{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2319 <br>KARAR NO: 2025/1659<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 15/06/2022<br>NUMARASI\t: 2020/574 Esas - 2022/478 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan )<br>KARAR TARİHİ: 17/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.07.2016 tarihinde Gebze’de meydana gelen, ... ve ... plakalı araçların karıştığı trafik kazasında ...'ün hayatını kaybettiğini, ...'ün sağlığında hafriyat kamyonu şoförlüğü yapmakta olduğunu ve bu işten aylık net 2.500,00 TL, gelir elde ettiğini,  ...’ün ölümüyle eşi ..., küçük kızı ... ve ölümünden sonra doğan küçük kızı ...'ün destekten yoksun kaldığını, destek tazminatı taleplerinin karşılanması amacıyla, ... plakalı aracın ZMSS poliçesini (trafik) tanzim eden ... Sigorta A.Ş.ye karşı İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/139 Esas sayılı dosyasıyla dava ikame edildiğini, iş bu davada tahkikat aşaması bittikten sonra davalı ... Sigorta A.Ş. ile bilirkişi raporları doğrultusunda sulhen anlaşmaya varıldığını, yapılan sulh anlaşması gereği, trafik poliçesi teminat limitinin tamamı ödendiğinden, konusu kalmayan davadan feragat edildiğini, ... Isı Cihazları Ltd. Şti.nin maliki olduğu ... plakalı aracın kaza tarihinde yürürlükte olan 9103538 numaralı İMMS ve ferdi kaza teminatını içerir Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesinin davalı ... tarafından tanzim edildiğini, davacıların destek tazminatı zararı, zorunlu mali sorumluluk limitlerinin üzerinde olduğundan, mali sorumluluk limitini aşan kısım ve 5.000 TL  ferdi kaza teminatı için ihtiyari mali sorumluluk sigortası limitiyle sınırlı olarak davalı şirketin sorumluluğunun doğduğunu, meydana gelen zararın giderilmesi için davalı ... şirketine 12.10.2016 tarihli yazıyla, 13.10.2016 tarihinde ve 27.02.2020 tarihli yazıyla 28.02.2020 tarihinde; zarar miktarının somutlaştırılması için gerekli tüm evraklarla müracaatta bulunulduğunu ve hasar dosyasının açtırıldığını, davalı ... şirketinin ödeme yapmadığından 27.12.2016 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla destek tazminatına ilişkin alacak tutarının tam ve kesin olarak tayini mümkün olmadığından, HMK'nın 107. madde gereğince davacı ... için 600,00 TL, ...  için 200,00 TL, ... için 200,00 TL olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL destek tazminatının, 26.10.2016 temerrüt tarihinden işleyecek, ticari avans faiziyle birlikte kaza tarihinde yürürlükte olan ZMMS tarife limitiyle sınırlı olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini, 5.000,00 TL ferdi kaza teminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... Isı Cihazları Üretim Paz. San. Tic. Ltd. Şti arasında 08.01.2016-08.01.2017 vadeli Genişletilmiş Kasko Poliçesi tanzim edilmiş olup ... plakalı aracın sigortalandığını, müvekkili şirketin sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, davacı tarafın talep ettikleri kısmın ZMMS teminatını aştığını ispat etmesi gerektiğini, ... Isı Cihazları Üretim Paz. San. Tic. Ltd. Şti’ne ait ... plakalı aracın, müvekkil şirketin kasko sigortalısı olduğunu, davacı tarafından talep edilen 5.000,00 TL'lik ferdi kaza teminatının, müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın tek taraflı trafik kazası sonucunda meydana gelen zararları teminat altına aldığını ancak konu trafik kazasının çift taraflı olmasından dolayı bu teminata dayanarak maddi tazminat talebinin haksız olduğunu, sigortalı aracın özel araç olduğunu, avans faizi talep edilemeyeceğini, yasal faiz istenebileceğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yapılan başvuru neticesinde karşı taraftan ''... plakalı aracın trafik sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş.' den taraflarına yapılan ödemelerin dekontları/ibranameleri ve T.C İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçeli kararını'' talepte bulunduğunu ancak karşı tarafça konu belgeler müvekkili sigorta şirketine ulaştırılmadığını, hal böyle iken müvekkil şirketin temerrüte düşmediğini, faiz başlama tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın Kısmen Kabulüne, Davacı ... yönünden 31.574,34 TL, davacı ... yönünden 8.767,13 TL, davacı ... yönünden 9.657,53 TL maddi tazminatın 26/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine, fazlaya dair talebin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gerekçeli kararın HMK 297. maddeye aykırılık teşkil ettiğini, kararın hükmün verilmesini haklı gösteren makul gerekçeleri barındırmamakla birlikte dava ve cevap dilekçelerinin özeti ile bilirkişinin değerlendirmesinden ibaret olduğunu, hukuki değerlendirmenin bulunmadığını, müvekkili şirketin talebe ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinde müvekkili şirketten ferdi kaza tazminatı talebinde bulunulduğunu, ıslah dilekçesinde destek tazminatı taleplerini toplam 50.000,00-TL olarak artırdıklarını, ferdi kaza tazminatı talebine ilişkin ise artırım talebinde bulunmadıklarını, ferdi kaza tazminatına ilişkin, davacı tarafın sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde vefat edenin içinde bulunduğu aracın kasko poliçesi olduğu düşüncesiyle sehven müvekkili şirketten ferdi kaza tazminatı istediğinin belirtildiğini, davanın konusunun belirlenmesi HMK 114 gereğince dava şartlarından olup davacı tarafın bu durumu müvekkili şirketin hatası gibi göstermesinin kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, denetime elverişli olmayan, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, müteveffanın, davacılara destek olduğu hususunun ve destekten yararlanma sürelerinin incelenmesi ve ispatlanması gerektiğini, SGK'dan rücuya tabi bir tazminat alınmışsa bu miktarın bulunacak zarar miktarından indirilmesi gerektiğini, desteğin gelir durumu kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, tazminat hesaplama yöntemine itirazlarının bulunduğunu, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre % 1,8 teknik faizle tazminat hesabının yapılması gerektiği halde progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, ıslah öncesi tutara dava tarihinden ve ıslah edilen tutara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek talep etmiştir.   Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 13.07.2016 günü davalının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu ... plakalı aracın, sürücüsü  ... yönetiminde seyri sırasında, olay yerine geldiğinde, davacıların murisi ... yönetimindeki ... plakalı araçla çarpışması sonucu davacıların murisi ...'ün ölümüyle neticelenen dava konusu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Mahkemece hazırlanan gerekçeli kararda, tarafların iddia ve savunmaları özetlenmekle ve bilirkişi raporlarında belirtilen hususlara değinilmekle birlikte taleple bağlantılı olarak  \"İnceleme ve Gerekçe\" bölümünde açıklayıcı ve yeterli gerekçe ile hüküm kurulmuş olduğu anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/900 E- 6725 K sayılı ilamında belirtildiği üzere \"...Destekten yoksun kalma tazminatının doğması için,  ölen kişinin üçüncü kişiye yardımda bulunması destek olması gerekir. Bu anlamda destek, tazminat hakkı bulunan kişiye fiilen, düzenli ve sürekli bir şekilde bakan veya bakması kuvvetle muhtemel kişi olmalıdır. Anne ve babaların çocuklarına  destek olmaları ise hayatın olağan akışına uygun bir durumdur...\" Genel olarak bir kimse ancak ölümden önce bakmakta olduğu ve sağ kalsaydı, kuvvetli bir ihtimalle ileride bakacağı anlaşılan kişilerin desteğidir. Öyleyse bir başkasına \"bakma\" destek olmanın en önemli şartıdır. Bir babanın-annenin sağlıklı çocuğuna erginlik çağına kadar bakması ona destek olması tabiidir. Bu bağlamda ölenin eşi ve çocukları olan davacıların ölenin bakımında ve desteğinde oldukları sabit olduğundan ayrıca araştırma yapılması gerekmediğinden ve bilirkişi raporunda sürelere göre hesaplama yapıldığından bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Ferdi kaza tazminatına ilişkin, davacı tarafın sunmuş olduğu ıslah dilekçesinde vefat edenin içinde bulunduğu aracın kasko poliçesi olduğu düşüncesiyle sehven müvekkili şirketten ferdi kaza tazminatı istediği belirtilmiş ise de Mahkemece bu taleple ilgili olarak yaptığı değerlendirmede gerekçesi de açıklanmak sureti ile reddine karar verilmiş ve davalı taraf lehine de vekalet ücretine hükmedilmiştir.  Bilirkişinin aktüerya uzmanlığı bulunduğu teslim tutanağında (... aktüerya (iş göremezlik/destekten yoksun kalma) belirtildiğinden bilirkişinin uzmanlığına; SGK'ya yazılan müzekkere cevabından  rücuya tabi ödemenin bulunmadığı belirtilmiş olduğundan rücuya tabii ödemenin mahsubu gerektiğine  ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. <br>Müteveffanın kamyon şoförü olduğu SGK kaydının meslek kodu kısmından anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin 16.06.2021 tarihli dilekçesi ekinde TÜİK'in kazanç sorgu sayfasından alınan kazanç bilgisi sunduğu; ücrete esas meslek kategorisinin \"sürücüler, hareketli makine ve teçhizat operatörü\" olduğu; 2014 Kasım ayı ortalama brüt ücretinin 1.651,00 TL olduğu; aynı tarihteki asgari ücretin 1.134,00 TL olduğu; bir başka anlatımla 2014 yılı Kasım ayı itibariyle TÜİK sayfasındaki ücretin aynı tarihteki asgari ücretin 1,46 katı olduğu husunun gösterildiği görülmüştür. Müteveffa kayden asgari ücret üzerinden gösterilmiş ise de desteğin meslek kodu ile aracın ruhsatının ağır vasıta olduğu değerlendirildiğinde  39 yaşındaki bir ağır vasıta şoförünün asgari ücret ile çalıştırılmasının olağan olmadığı, dosyada TÜİK verisinden başkaca da kazanç bilgisi olmadığından bu verilere göre hesaplama yapılmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.-  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları).  İhtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu, ZMMS ile karşılanamayan (aşan) kısma ilişkin olduğundan KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Islah edilen kısım içinde temerrüt tarihi aynı tarih olacaktır.  Somut uyuşmazlıkta hasar dosyasına göre ihbar 14.10.2016 tarihinde yapılmış olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 26.10.2016 itibariyle davalı ... temerrüde düşmüştür. Sigortacı yönünden bu tarihten itibaren dava ve ıslah ile talep  edilen tazminata  temerrüt faizine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 3.415,43 TL harçtan peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye  2.561,43 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.17/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"77efc5240d1dd720","SID":"8b31077dd2405bb7"}}