{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO\t: 2025/2127 <br>KARAR NO\t: 2025/1616<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 14/07/2025<br>NUMARASI\t: 2024/272 Esas - 2025/586 Karar<br>DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ         :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.10.2023 tarihinde müvekkilinin mesleği gereği ormanda çalışma yaparken dağdan kopan kaya parçasının yolun kenarına park ettiği ... plakalı traktörünün üzerine düşmesi sonucu müvekkilinin aracında maddi hasar meydana geldiğini, ... plakalı aracının davalı nezdinde .../1 poliçe numaralı Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile 04/04/2023 tarihinde kaskolandığını,  davalının araçta oluşan değer kaybı, maddi hasar tutarı ve araçtan yoksun kalma tazminatının karşılanması gerektiğini, bahsi geçen bedellerin tahsili amacıyla davalı şirkete 17/01/2024 tarihinde  başvurulduğunu ancak yasal süre içinde ödeme yapılmadığını belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulünü; 100,00-TL maddi hasar, 100,00-TL değer kaybı tazminatı ile 100,00-TL aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile uğranılan zarar bedeli olmak üzere toplam 300,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini, haksız fiil tarihi itibariyle temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren avans faize hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı ıslah dilekçesi ile talebini  654.076,00 TL'ye yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili tarafından 04/04/2023 - 04/04/2024 tarihlerini kapsayan .../1 poliçe numaralı Traktör Genısletılmıs Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminatları ve poliçe limitleri ile poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin sorumlu olabilmesi için olayın vukundan itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiğini, iddia edilen toprak kaymasından dolayı meydana gelenm zararın Traktör Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi teminatında yer almadığından dosyada taraf sıfatlarının bulunmadığını, toprak kaymasının ek sözleşme yapılması halinde teminat kapsamında olacağını, diğer yandan davacının davadan önce başvuru şartını yerine getirmediğini, davayı kabul etmemek kaydıyla hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemelerin 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu,  davacının faiz taleplerinin de haksız olduğunu ve yasal faiz uygulanması gerektiğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile 458.976,00 TL maddi hasar bedelinin, 05/03/2024 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair araç mahrumiyeti ve değer kaybı talebinin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; toprak kaymasının .../1 poliçe numaralı traktör genişletilmiş kasko sigorta poliçesi teminat kapsamında olmadığını, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, davada sigortalının (davacı) taraf, aracın tamirine yönelik herhangi bir belge ibrazında bulunmadığını, usule uygun kesin ekspertiz raporu ile bilirkişi raporu arasındaki fahiş farkın kabulünün mümkün olmadığını, poliçede sigortalı araç üzerinde ziraat bankasının rehin hakkı bulunduğunun görüldüğünü, sigortalıya yapılacak tazminat ödemesinde rehin alacaklısının da muvafakati alınması gerektiğini, muvafakat alınmadan açılan davada davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararın bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, rehin sahibinin izni bulunmadıkça, sigortacı sigorta tazminatının sigortalıya ödeyemeyeceğini, dosyada muvafakat yer almadığını, müvekkili şirket bakımından muacceliyet gerçekleşmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere yapılan inceleme sonucunda: HMK'nın 1.maddesine göre  göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun   5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.  TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek \" Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi \"tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre \"İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.\". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise  esnaf ve sanatkâr, \" ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler\" olarak açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; davacının gerçek kişi olup, davacıya ait aracın kullanım şeklinin \"zirai araç-hususi\" olduğu belirtilmekle, davacının tacir ya da esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması, varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa davacının işletmesinin bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının işletmesi bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre davacının tacir olup olmadığı değerlendirilerek, eğer davacı tacir değil ise mahkemenin görevli olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus araştırılmadan esasa girilip kararı verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,  5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2025<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ddb25bfcd1822ae2","SID":"46090739a550d779"}}