{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1529 - 2025/965<br><br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t               (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t        <br>ESAS NO\t: 2025/1529 <br>KARAR NO\t: 2025/965<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 29/05/2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2022/352E., 2025/457K.<br><br><br>\tDavacılar vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacılar vekili, miras bırakan ...'in 02/08/2017 tarihinde davalı bankadan 128.250,00-TL tutarlı kredi kullandığını, kredi teminatı olarak davalı sigorta şirketinin hayat sigorta poliçesi düzenlediğini, murisin 17/09/2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı sigorta tarafından beyan yükümlülüğünün ihlali gerekçesiyle ödeme yapılmadığını, borcun doğmasında davalı bankanın tam kusurlu olduğunu, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce kredi grup hayat sigortası bilgilendirme formu imzalatıldığını, murisin krediden doğan bakiye 26.470,00-TL borcunun sigorta bedelinden karşılanması gerektiğini ileri sürerek, davalı banka yönünden menfi tespit ile artan sigorta bedeli olan 121.017,50-TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsilini, mahkeme aksi kanaatte ise 147.487,50-TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.  <br> Davalı ... A.Ş. Vekili, kredi borcunun kapatılıp kapatılmadığının araştırılması gerektiğini, ... Bankasından davaya muvafakatinin olup olmadığının sorulması gerektiğini, murisin sigorta kapsamına alınmadan evvel larenks kanseri tanısı aldığını, kanser hastalığı bulgularının sigorta teminatı kapsamı dışında kaldığını, muris tarafından sigorta öncesinden gelen kanser hastalığının bildirilmediğini,murisin bu hastalığa bağlı olarak vefat etmesi nedeniyle TTK 1439/2. maddesi gereğince sigorta bedelini ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Bankası vekili, bankaya husumet yöneltmesinde hukuki yararın bulunmadığını, murisin beyan yükümlülüğünü ihlal ettiği hususunun riziko gerçekleştikten sonra tespit edildiğini, riziko gerçekleşmeden önceki aşamada gündeme gelecek olan cayma hakkı ve bu hakkın düşmesine ilişkin hükümlerin işbu uyuşmazlıkta uygulama alanı bulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince; \"... davacılar murisinin, sigortacı için önemli sayılabilecek bir hususu bildirme yükümlülüğünü ihlali nedeniyle, TTK 1435 md. Ve Hayat Sigortası Genel Şartları'nın C.2-son maddesi gereği proporsiyon hesabıyla tazminatın belirlenmesi için, beyan edilmeyen risk faktörlerinin bildirilmesi halinde alınabilecek prim tutarının saptanması amacıyla gerekli araştırmanın yapılması üzerine tespit edilen prim (alınması gereken) ile alınan prim arasındaki orana göre tazminatın hesaplanması için konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış olup, taraflarca da raporun aksini ortaya koyar bir delil sunulmadığı da görülmekle bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre davacıların borçlu olmadığı ve ayrıca alacaklı olduğu kısımda tespit edilmekle davacıların davasının kısmen kabulü ile davacıların davalılara 14.748,75-TL borçlu olmadığının tespitine, davacılar tarafından ödenen 14.748,75-TL'nin 17/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalılardan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin ve diğer taleplerinin ayrı ayrı reddine ...\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Savunma olarak ileri sürülmeyen hususların resen araştırıldığını, davalıların savunmasında bulunmayan murisin aort anevrizması hastalığından dolayı vefat ettiği görüşünün hatalı olduğunu, ihsası rey yasağının bilirkişiler için de geçerli olduğunu, ilk derece mahkemesinin proporsiyon hesabı yapmasının doğru olmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, can sigortası kapsamında tazminat ve bankaya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.<br>I-Mahkemece, davaya asliye ticaret mahkemesi olarak bakıldığı ve yukarıda belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3/1-(k) maddesinde, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiler \"tüketici\"; 3/1-(l) maddesinde ise, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında  kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemler \"tüketici işlemi\" olarak kabul edilmiş ve tüketici kanununun kapsamı esaslı şekilde genişletilmiştir.<br>\tAynı Kanunun 73/1. maddesinde “tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda” tüketici mahkemelerinin   görevli olduğu belirtilirken; 83/2. maddesinde de “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez” hükmüne yer verilmiştir. <br>\tDavacılar murisi ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda uyuşmazlık, bir tarafı tüketici olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmakta olup; dava, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, 28/09/2017 tarihinde açılmıştır. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda görevli mahkeme, tüketici mahkemeleri olacaktır. (Yargıtay 11.H.D., 10.10.2016 T., 2016/7590 E., 2016/7972 K.) Dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi tarafından davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması gerekirken asliye ticaret mahkemesi olarak bakılması doğru olmamıştır.<br>\tBu nedenle HMK m. 353/1,a.3 ve 355 gereğince kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>II-Kararın kaldırılması nedenine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığı değerlendirilmiştir.<br><br>\tHÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Yukarıda I noulu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,a.3 gereğince, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2022/352E., 2025/457K. sayılı dava dosyasında verdiği 29/05/2025 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.<br>\tYukarıda II nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın kaldırılması nedenine göre davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına.<br>\t2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.<br>\t3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t06/11/2025  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07/11/2025<br><br>Başkan             Üye       Üye             Katip <br> e-imza\t\t\t                  e-imza\t\t\t          e-imza\t\t\t\t \t             e-imza<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ca5ea6669eb8f660","SID":"593d311db766c49d"}}