{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br> İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/2304 <br>KARAR NO\t: 2025/1683<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/06/2022<br>NUMARASI\t: 2020/606 Esas -  2022/526 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br> K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/08/2020 günü, ZMM sigortası bulunmayan ... plakalı aracın, müvekkili ...'a çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK.m.107) 500,00-TL bakıcı ve tedavi gideri ile (-19/11/2020 tarihli beyan dilekçesiyle 250,00-TL bakıcı, 250.00-TL tedavi gideri olarak-) 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 500,00-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31/05/2022 tarihli dilekçe ile de, talebini 44.456,99-TL artırarak toplam 45.956,99-TL tazminatın tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;Davanın KISMEN KABULÜ ile 29.707,75-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.643,44-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.394,82-TL bakıcı gideri ve 3.840-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 45.586,01-TL nin 01/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı  davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; dava açılmadan önce müvekkiline usulüne uygun başvurulmadığı, bu nedenle davanın başvuru dava koşulu yokluğundan reddinin gerektiği, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor bedeli, tedavi gideri v.s. zararların teminat kapsamı dışında olduğu, sağlık giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğu,  fiilen bakıcı tutulduğuna ilişkin ispata yarar  bir  delil ve belgenin dosyaya sunulmadığı, maluliyet oranı bakımından hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Sağlık Kurulu Raporunda, herhangi bir tedavi gideri gereğinden bahsedilmemesine rağmen, mahkemece alınan bilirkişi raporunda  tedavi gideri tespitinin  ATK raporu ile çeliştiği, tedavi  gider kalemleri yönünden fatura, makbuz v.s. bir belgenin ibraz edilmediği,  20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esasları çerçevesinde usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir yeni bir rapor aldırılması gerektiği, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınacak bir rapor ile hüküm tesis edilmesi gerekirken, makine mühendisi bilirkişiden tek taraflı olarak kusura ilişkin rapor alınmış olmasının hatalı olduğu, hesaplama yapılırken TRH 2010 Hayat Tablosu ve 1,8 Teknik  Faiz kullanılmayıp. “0” teknik faiz ile hesaplama yapılmasının mevzuata ve hukuka aykırılık teşkil ettiği, trafik kazalarına ilişkin olarak yapılacak hesaplamalarda TRH 2010 tablosunun ve 1,8 teknik faizin dikkate alınması aksi halde 1,65 teknik faize göre hesaplama yapılarak hüküm kurulması gerektiği, ... Hesabı’nın temerrüdü bulunmadığından, 01.10.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1)Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, davacı tarafça dava açılmadan önce davalı kuruma başvurulmuş olup dava şartının gerçeklemiş olmasına,  30/05/2022 tarihli  kusur raporundaki kazanın oluş şekli ile kusur durum ve oranlarının ne olduğuna ilişkin belirleme ve değerlendirmelerin dosyaya oluşa uygun, denetlenebilir gerekçeler içermesi ve bu belirlemelerin kazadan sonra kolluk kuvvetlerince düzenlendiği anlaşılan kaza tespit tutanağındaki tespitler yanında, olayla ilgili olarak  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcığı'nın 2021/43514 soruşturma  sayılı  dosyasında temin edilen 04/06/2021 tarihli bilirkişi raporuyla da örtüşmesi karşısında hükme esas alınmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 20/09/2021 tarihli  raporun  kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olması nedeniyle bu hususlara temas eden davalı vekilinin istinaf itirazlarının isabetli olmamasına,(2)Davalı ... Hesabının, davacı tarafça yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşeceği, başvurunun 18/09/2020 tarihinde  yapılmış olduğu,  bu durumda  davalının, başvuru tarihini takip eden 8. iş günü sonrası 01/10/2020 günü temerrüde düştüğü  anlaşılmakla temerrüt tarihinin tespitinde bir hata olmamasına, bununla birlikte belgesiz tedavi giderleri yönünden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam ettiğinden bu yönüyle  ilk derece mahkemesinin uygulamasında her hangi bir hata bulunmamasına göre, davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  (3)Diğer yandan trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan  hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, Sosyal  Güvenlik  Kurumu'nca da ilk peşin sermaye değerlerinin hesabında anılan tabloların uygulanmasına geçilmiştir. Gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de göz önüne alındığında Yargıtay İlgili Dairesince de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve % 1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, % 1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamaları ile kabul edilen progresif rant yöntemi kullanılarak yapılması gereklidir. Eldeki davada; davacının işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan hesap raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve % 10 artış ve %10 iskonto  uygulanarak tazminat hesabı  yapılarak  bulunan hesap doğrultusunda karar verilmiş olması, ayrıca geçici iş göremezlik tazminatından sağlık giderleri teminatı kapsamında  ZMM sigortacısı yerine geçen davalı ... Hesabı'nın sorumlu tutulmuş olması da doğru olduğunda, davalı vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun da HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,<br>1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine,2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 3.113,98-TL harçtan peşin yatırılan 778,50-TL harcın düşümü ile bakiye  2.335,48-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama  giderlerinin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/11/2025<br> </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a83a11d9b86befe","SID":"f839535061478b44"}}