{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/506 <br>KARAR NO\t: 2025/2745<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2024<br>NUMARASI\t: 2023/620 E - 2024/871 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 30/10/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait mahalde  (ayakkabı mağazası) 03/04/2023 tarihinde şirket yetkilileri tarafından yapılan kontrollerde dağıtım sistemine müdahale edilerek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmek sureti ile kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini,  ödenmeyen fatura bedelleri nedeniyle icra takibi başlatıldığını, İcra takibine davalının itirazı ile  takibin durdurulduğunu, kaçak elektrik kullanımının delillerle desteklendiğini ifade ederek haksız itirazın iptalini ve takibin devamı, İcra takiplerinde yazılı alacakların davalıdan tahsilini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, Tensiple birlikte, borçlunun taşınmaz, taşınır malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, Masraf ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.. <br>Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \" Dosya kapsamında sunulan  ... seri numaralı faturaya göre 03/04/2022 ile  05/10/2022 arasında 185 günlük kaçak elektrik kullanımı için 41.050,63 TL faturalandırma yapıldığı ve  bir  diğer ... seri numaralı faturaya göre 05/10/2022 ile 03/04/2023 tarihleri arasında 180 gün kaçak elektrik kullanımı için 78296,90 TL faturalandırma yapıldığı anlaşılmış olup, bu faturaların  üzerinde yazan KAÇAK SERİ NUMARASINA göre ... kaçak elektrik tespit tutanağına dayandırıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu her iki faturanın toplam bedeli icra takibindeki ödeme emrinde belirtilen asıl alacak miktarı olan 119.347,53 TL'dir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi kullandığı anlaşılmıştır.  Dava konusu her iki faturada tespit edilen kullanım dönem aralığının bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere 365 gün olarak belirlendiği anlaşılmışsa da, EFDK tüketici hizmetleri yönetmeliği 42/1-b'de, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez düzenlemesine yer verildiği, dava konusu faturaların da  ... nolu tek bir  kaçak elektrik tespit tutanağına dayandırıldığı anlaşıldığından belirlenecek olan hesaplamada bilirkişi raporunda yapıldığı şekilde 180 gün üzerinden yapılan hesaplamanın mevzuata uygun olduğu anlaşıldığından hesaplanan 46.849,19 TL bedel üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiş buna ilişkin hüküm kurulmuştur. İcra takibine itirazında davalının işlemiş faize  ve faizin türüne alacağın fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmakla, taraflar arasında geçerli bir  sözleşme ilişkisi bulunmadan davalının harici hat çekmesi sureti ile gerçekleştirdiği haksız fiil kapsamında istenebilecek  gecikme zammının 6183 sayılı yasaya göre değil yerleşik Yargıtay İçtihatları doğrultusunda haksız fiil nedeniyle yasal faiz oranı üzerinden talepte bulunulabileceği anlaşıldığından asıl alacağa işlemiş faiz olarak yasal faiz uygulanmasına dar karar verilmiştir.\" gerekçeleriyle<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,-Davalının Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 46.849,19 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa işlemiş faiz olarak yasal faiz uygulanmasına ve faizin KDVsinin de bu miktar üzerinden belirlenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davacı ve davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  davalı yan tarafından aynı faturaya istinaden İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi-2023/291 sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası ikame edildiğini, menfi tespit dosyası ile  dosyanın tarafları ve konusu aynı olmasına rağmen dosyaların birleştirilmediğini, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı tesis edildiğini, bilirkişi tarafından kaçak tespit tarihinin başlangıcı hatalı şekilde 03/04/2022 olarak kabul edildiğini,  hesaplamaya esas alınan birim fiyatlarının da 2021-2022 yıllarına ait fiyatlar olduğunu, bilirkişi tarafından dosya kapsamında doğru bulgu ve belgelerin bulunmadığı gerekçesiyle yalnızca 180 gün üzerinden hesaplama yapıldığını,  kaçak tespit tutanağının tarihinin sehven  03/04/2022 şeklinde yazılmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu,  müvekkil şirket tarafından tahakkuk edilen faturaların  03/04/2022-03/04/2023 tarihleri arasına ait olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; müvekkilinin  yıllardır abonesi olduğu davalı şirketten elektrik hizmeti aldığını, bu hizmetlerin karşılığı olan fatura bedellerini de eksiksiz ve zamanında yatırdığını,  elektrik gibi teknik hususları içeren bir alanda alınan bilirkişi raporlarının heyet tarafından alınması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak kullanıma dayalı tahakkuk eden fatura alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile  ihtiyati haciz talebine  ilişkindir.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda özetle; \" 03/04/2022 işlem tarihli ve ... seri numaralı  kaçak elektrik kullanım tespit tutanağında \"EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42 maddesinin 1/b bendine göre ilgili kullanım yerinde  dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle  sayaçtan geçirmeksizin elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edildi\" denilmektedir. Sayaç demantı 0,3 kW olarak belirtilmiştir. Aynı tutanağa göre kaçak elektrik kullanımı yapan yerin ticarethane olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca harici hattan beslenen alıcıların toplam gücünün 9 kW olduğu tutanak ile kayıt altına alınmıştır...   Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması varken dağıtım sistemine müdahale ederek direkt bağlantı yaptığı ve ölçümsüz enerji tükettiği tespit edilen şüpheli ...'ın   kaçak elektrik enerjisi kullandığı kanaatine varılmıştır.   kaçak elektrik kullanımıyla ilgili tahakkuk edecek bedelin ise 46.849,19 TL olduğu tespit edilmiştir. \" şeklinde görüş bildirmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise, \" İlgili yönetmelik maddesi gereği bu kaçak elektrik kullanımının süresi 180 gün olarak alınmalıdır. Bu tarihler ise 03/04/2022 tarihinden geriye doğru en fazla 180 günü kapsamaktadır. Burada hesap edilen süre kaçak elektrik tespit edildiği gün itibarıyla kaçak elektrik kullanımının ... tarafından bitirileceği bilindiğinden yönetmelik maddesine dayandırılarak tespit edilmiştir. İlgili kullanım için 180 gün olarak  5 Ekim 2021 Salı ile 3 Nisan 2022 Pazar tarihleri arası dikkate alınacaktır. Diğer taraftan ilgili yönetmelik maddesi gereği  05/10/2022 ile 03/04/2023 tarihleri arasında 180 gün ilave kaçak elektrik kullanımı tahakkuku dikkate alınmamıştır. Diğer bir ifadeyle bu tespit için doğru bulgu ve belge, tutanak, resmi evrak vb. bulunmamaktadır. Bu nedenle göz önünde bulundurulamayacağı anlaşılmıştır. .. dosya kapsamında sunulan v kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tarihi 03/04/2022  olduğu anlaşılmaktadır. \" şeklinde görüş bildirilmiştir.Davacı vekili, davalı tarafından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi-2023/291 sayılı dosya üzerinden menfi tespit davası açıldığını,   dosyanın tarafları ve konusu aynı olduğunu ileri sürmektedir.Davaların birleştirilmesi ve ayrılmasına ilişkin hükümler, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 166 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemektir. Anılan Yasanın HMK 166/1maddesine göre; \"Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.\"Birleştirmenin koşulu olan “bağlantı” da, aynı yasanın HMK 166/4 maddesinde, \"Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelik bulunması\" olarak tanımlanmıştır. Şu halde menfi tespit dosyası ile eldeki dosya arasında  fiili ve hukuki irtibat olduğu, biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, aralarında bağlantı mevcut olduğundan gerek yargılamanın daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesi ve gerekse çelişkili kararlar verilmesini önlemek açısından, davaların birlikte görülmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur. Mahkemesince menfi tespite ilişkin dosyanın getirtilerek incelenmesi, tarafların ve konusunun aynı olmasının anlaşılması halinde dosyaların birleştirilmesi, karar  verilmiş olması halinde ise sonucunun beklenilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. <br>K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>Davacının ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fdd58a8811868a81","SID":"538ccdc632928bde"}}