{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/2202 - 2025/2405<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2202 <br>KARAR NO\t: 2025/2405<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE                : ...<br>ÜYE                : ...<br>KATİP             : ...<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 18/07/2023<br>NUMARASI\t: 2021/7 Esas, 2023/350 Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>İHBAR OLUNAN: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br><br>KARAR TARİHİ\t: 03/11/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 03/11/2025<br><br>Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarih ve  2021/7 Esas, 2023/350 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin 07/05/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanmalı maddi hazarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, müvekkilin maddi zararları nedeniyle 1.000 TL belirsiz maddi tazminatın davalıların tamamından kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'den kaza  tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini  talep etmiş ayrıca 09/01/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini 388.231,10 TL arttırarak toplam 389,231,10 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasında davadışı-...’a kusur atfı kabil olmadığı için davalı ... A.Ş.’nin de hukuki sorumluluğunun bulunmadığını belirterek açılan davanın reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulüne; davacının  maddi tazminat talebinin kabulü ile; 382.257,00 TL kalıcı iş göremezlik ve 6.974,10 TL geçici iş göremezlikten kaynaklı olmak üzere toplam 389.231,10 TL maddi tazminatın; davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 25/09/2020 tarihinden itibaren, diğer davalı ... ... A.Ş. yönünden olay tarihi olan 07/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 07/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş.' dan  alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili; müvekkili şirket sigortalısı ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu şeklinde yapılan değerlendirmelere itiraz ettiklerini, müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, kararda hükmedilen faiz ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporlarının denetime elverişsiz ve makul gerekçelerden uzak düzenlendiğini, somut olayda hatır taşıması şartları oluştuğundan tazminatta indirim yapılması gerekirken yerel mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmamasının esastan bozmayı gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir. <br>Karara karşı davalı ...  ... A.Ş vekili; mahkemece hükme esas alınan kusur bilirkişi raporunun yapılan yargılama, keşif incelemesi ve dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilip tartışılmaksızın sadece trafik kaza tespit tutanağı bilgilerinin rapora aktarılmasından ibaret olup, oluşa ve kanıtlara bütünü ile aykırı olduğunu, davacının bizzat muayene edilmeden evrak üzerinden düzenlenen maluliyet raporuna yönelik itirazlarının gerekçesiz reddedilerek hüküm oluşturulduğunu, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda hesaplamaya esas alınan veriler ve hesaplama tekniklerinin hukuki olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, ıslah talebine yönelik zaman aşımı definin değerlendirilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır. <br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir. <br>Kusur raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br> Dosya arasında mevcut bulunan kaza tespit tutanağında sürücü ...'ın manevraları düzenleyen kurallara uymadığından  tam kusurlu olduğu, davacı ...'in sie herhangi bir kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir.  <br>İşbu dosyada alınan 21.09.2021 tarihli trafik bilirkişisi kusur raporunda manevra kurallarına uymaması, dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kazanın oluşumuna etken kusurunun bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Mahkemece aldırılan raporun dosya kapsamına ve olayın oluşuna uygun olduğu gibi kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olduğu ve aralarında çelişki olmadığı, davalı şirkete ait aracın sürücüsü olan ...'ın sağa yanaşırken arka sağdan gelen motosikleti görmeyip ona çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, keşif yapılmasının her durumda zorunlu olmadığı anlaşıldığından kusur oranın hatalı tespit edildiğine ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Maluliyet raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde;<br>Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında  gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K;  2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) <br>Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 07.05.2020 olup mahkemesince hükme esas alınan 27.06.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 07.05.2020 tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin %8 olduğu anlaşılmakla davalıların bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Hesap raporuna yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 yaşam tablosu ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile davacının zararının belirlendiği, raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. <br>Hatır taşımasına yönelik yapılan istinaf incelemesinde:<br>Davalı sigorta şirketi vekili hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılması gerektiğini belirtmiş ise de, davacının kazaya karışıa motosikletin sürücüsü konumunda olduğu, hatır taşıması indirimi ancak kişinin yolcu konumunda bulunduğu araç için tezahür edecek riskin gerçekleşmesi sonucu söz konusu olabileceğinden davacının yolcu olarak bulunmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>Davalı ... ... hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik istinaf incelemesinde;<br>TBK 49. maddesi uyarınca kusurlu davranışı nedeniyle başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK'nın 56/1.maddesine göre bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.  6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). TMK'nun 4 üncü maddesine göre kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya  da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. <br>Somut olayda; dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralandığı, maluliyet raporuna göre davacının kazadaki yaralanmalar nedeniyle kalıcı maluliyet oranının %8 olduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı şirkete ait aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, olayın oluş şekli, tarafların kusur oranı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı, yaralanmasının niteliği, olay tarihi ve TMK'nın 4. Maddesi birlikte değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen 30.000,00 TL manevi tazminat yüksek olmadığından davalı şirket vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Yargılama giderleri yönünden yapılan istinaf incelemesinde;    <br>Davalı sigorta şirketi vekili tarafından mahkemece yargılama gideri konusunda hatalı karar verildiği ileri sürülmüş ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede yapılan yargılama giderlerinin doğru hesaplandığı, kabul edilen miktar üzerinden tarifeye göre vekalet ücretinin 60.384,67 TL olması gerekirken mahkemece 57.492,35 TL olarak verildiği, bu hususta davacı vekilinin istinafı olmadığı için verilen vekalet ücretinin davalılar lehine olduğu anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Faizin başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf incelemesinde;<br>Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>Haksız fiilde sürücü ve işleten yönünden temerrüt olay tarihinden itibaren gerçekleşir. Sigorta şirketinin ise poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9. gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir.<br> Davacı davadan önce 14.09.2020 tarihinde sigorta şirketine başvurmuş olduğundan davalı 25.09.2020 tarihinde temerrüde düşürülmüştür. Mahkemece  usul ve yasaya uygun olarak davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 25.09.2020 tarihinden itibaren faiz hükmedildiğinden davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Zamanaşımı yönünden yapılan incelemede:<br>Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de \"Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.” hükmüne yer verilmiştir. Zaman aşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.<br>Mevcut verilere göre uyuşmazlığa konu haksız fiil 07.05.2020 tarihinde gerçekleşmiştir. Bu durumda kural olarak davacının talep edebileceği tazminat yönünden zamanaşımının son günü 07.05.2028 tarihidir. Davacı vekili dava dilekçesini 05.01.2021 tarihinde sunmuşt olup dava tarihi olan 05.01.2021 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi dolmamıştır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davada esasen halen dahi zaman aşımı dolmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalı ... ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı sigorta şirketi vekilinin ve davalılar ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalılardan alınması gereken 26.588,36 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 6.650,00 TL ile 7.160,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 12.778,36 TL harcın davalılardan müştereken veya müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03/11/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br><br>Üye <br><br>Üye <br><br>Katip <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br> <br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b93fe9e4a5a05059","SID":"24c3c54c07f4a13a"}}