{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/537 <br>KARAR NO\t: 2025/1141<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/01/2023<br>NUMARASI\t: 2021/497 E. - 2023/5 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... San. Ve Tic. A.Ş. tarafından 30/01/2019  tarihinde müvekkili ... hakkında yetkisiz imza sebebiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle keşidecisi ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş.  keşide tarihi 31.10.2018 ve 134.000,00 TL bedelli çek dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını,  icra takibi üzerine taraflarınca, borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine alacaklı tarafça  itirazın kaldırılması talepli dava açıldığını, yerel mahkemece açılan bu dava müvekkili ...'ün çekin keşide ve ibraz tarihinde şirketi temsile yetkili bulunması sebebiyle reddolunduğunu, alacaklı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 20 HD. 2020/1111 E. Sayılı kararı ile taraflarınca verilen borca itiraz dilekçesinde açıkça imzaya itiraz edilmediğinden çek imzasının ikrar  edildiğini, senet niteliğine kavuşmuş sayılacağından bahisle itirazın kaldırılmasına karar verildiğini, söz konusu çek ile ilgili bahsi geçen borcun müvekkili ...'e ait bir borç olmadığını, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı  dosyasında söz konusu takibin konusu çekle ilgili icra takibi müvekkili ...'e karşı yapıldığını, borcun,  müvekkilin yetkilisi olduğu şirket olan  ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş.'nin borcu olduğunu, İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı  dosyasıyla alacaklı tarafından açıkça yetkisiz imza iddiasıyla müvekkili ... aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarından, imza sirkülerinden ve tüm dosya kapsamından görüleceği üzere ...'ün ileri tarihli olarak düzenlenen çekin keşide ve ibraz tarihinde şirket yetkilisi olduğunun sabit olduğunu, müvekkilin, yetkili şirket temsilcisi olduğunu, söz konusu şirket çekinin müvekkili tarafından imzalanması suretiyle  yapılan işlem de bu sebeple şirket adına yapılan hukuka uygun bir borçlandırıcı işlem olduğunu, bu sebeple borcun müvekkili ...'e değil yetkilisi olduğu ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş.'ye ait olduğunun kabulü gerekmekle birlikte, çek altındaki imza ikrarına şahsi borç  ikrarı anlamı yüklenmesinin hatalı olacağını, şirket unvanı içerir çek hakkında çek altında şirket yetkilisi sıfatıyla imzası bulunan müvekkili ...'ün borç hakkında şahsi sorumluluğuna gidilmesi her yönüyle haksız, usule ve hukuka aykırı olduğunu, takibe dayanak çek, keşide tarihi 31.10.2018 olan ileri tarihli bir çek olup, ibraz tarihi itibariyla müvekkilin yetkilisi olduğu şirket hakkında mevcut olan Bursa 1 Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı konkordato projesi kapsamında olduğunu, müvekkili sanığın yetkilisi olduğu şirket hakkında  Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı konkordato davasında 22.10.2018 tarihinde geçici mühlet kararı verildiğini, 14.03.2019 tarihinde kesin mühlet kararı verilmiş ve 16.10.2020 tarihinde de konkordatonun tasdik edilmesine karar verildiğini, Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı  konkordato dosyasının 22.10.2018 tarihli geçici mühlet kararı ile müvekkilin yetkilisi olduğu ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş. aleyhinde icra takibi başlatılamaması, başlatılan takiplerin  durdurulması yönünde tedbir kararı verildiğini, alacaklı taraf olan ... Mobilya San. Ve Tic. A.Ş. Tarafından ise müvekkilin şirket yetkilisi olduğu, şirket hakkında konkordato davası görüldüğü, bu dava nedeniyle şirket hakkında takip yasağı dahil verilen tedbir kararlarının açıkça bilindiğini, zira alacaklı  ... San. Ve Tic. A.Ş. 04.03.2020 tarihli beyanı ile  Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı  konkordato dosyasına katılma talebinde bulunduğunu, alacaklılar toplantılarına ve duruşmalara katıldığını,  bir yandan  söz konusu şirketin borçlu olduğu gerekçesi ile çek alacağı konkordato projesine kaydedildiğini, diğer taraftan çek alacağının takip yasağı nedeniyle tahsil edilemediğinden haksız şekilde yetkisiz temsil gerekçesi ile şirket yetkilisinin sorumluluğu yoluna gidilmeye çalışıldığını, alacaklı tarafça Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı  konkordato dosyasında söz konusu çek alacağı, borçlu ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş'nin konkordato projesine dahil edilerek ödeme planına alındığını, alacaklı tarafın 07.08.2020 tarihli beyanı ile konkordato projesi alacaklılar toplantısında olumsuz oy kullandığını, 16.10.2020 tarihli konkordato tasdik kararı ile de söz konusu çekin borçlu ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş ile ilgili olarak tekrar yapılandırılarak konkordato projesine dahil edildiğini, alacaklı tarafın, söz konusu konkordato davasına aktif katılım sağladığını, toplantı ve kararları takip ettiğini, söz konusu çekin ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş'nin ticari defterlerine 29.06.2018 tarih ve ...yevmiye numarası ile kaydedildiğini, söz konusu çek borcu şirket borcu olduğunu, alacaklı tarafın alacağını tahsil amacıyla Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı  konkordato dosyasına taraf olduğunu, şirketin konkordato alacaklıları listesine kaydedildiğini, fakat yine Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1411 E. Sayılı ve 22.10.2018 tarihli geçici mühlet kararı ile şirket hakkında takip yasağı uygulanması yönünde tedbir kararı alınması sebebiyle, alacaklı tarafça şirket hakkında takip yapılamadığını, tüm bu hususlar doğrultusunda söz konusu çek alacağının borçlusunun  ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.ş olduğu  alacaklı tarafça da açıkça ve alenen bilinmesine rağmen, geçici mühlet kararı ile verilen takip yasağının dolanılması suretiyle ...'e karşı yetkisiz temsil bahanesi ile açılan takip kötü niyetli olup asıl borçlunun ... olmadığının kabulü gerektiğini, bu nedenlerle müvekkilin davalıya İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkiline karşı başlatılan icra takibi kötü niyetli ve haksız olduğundan müvekkili lehine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 134.000,00 TL bedelli, 31.10.2018 keşide tarihli, keşideci ismi ... ... Mobilya Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, Türk Ticaret Kanunu anlamında unsurlara sahip, çekin arkasındaki banka şerhi; çek yasal süresinde davacı tarafından bankaya ibraz edildiğini,  şerh düşüldüğünü, çek üzerindeki imzanın ...'e ait olduğu tespit edildiğini, bu sebeple bankanın çek arkasındaki şerhi doğrultusunda ve imzanın ...'e ait olduğu da dikkate alınarak çek ile ilgili olarak yetkisiz imzadan ... hakkında İstanbul Anadolu 18. İcra müdürlüğü'nün ... E dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 07.02.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun yasal süresinde 11.02.2019 da borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, borçlunun borca itirazında sebep bildirmediği gibi imzasına da açıkça itiraz etmediğini, takibin durmasının neticesinde taraflarınca İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinde 2019/155 Es. görülen itirazın kaldırılması davası açıldığını, bu dava sonucunda yerel mahkeme; \"takip dayanağı olarak gösterilen çekin şirket unvanını içerir şirket çeki olduğu, çeki imzaladığı kabul edilen ...'ün çekin keşide ve ibraz tarihinde ve de ilk teslim tarihinde şirketi temsile yetkili bulunduğu, ticaret sicil ve banka kayıtlarından ve de imza sirkülerinden anlaşıldığından\" dosyada yer alan ticaret sicil kayıtlarına bakmadan davanın haksız olarak reddedildiğini, yerel mahkeme kararına karşı 02.03.2020 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, borçlunun yapmış olduğu itirazın kesin olarak kaldırılmasına karar verildiğini, davalı alacaklının hem yetkisiz imza dolayısıyla davacı ...'den alacağını talep etmesinde hem de çek dolayısıyla konkordato kapsamında ... firmasından tahsilde tekerrür etmemek üzere alacağını talep etmesinde hukuki yararı olduğunu, davalı alacaklı ... firmasından olan bu çek dolayısıyla alacağını alamamasının dışında bu ticari ilişkiye aracılık eden ve müvekkili davalı firmayı ... firması ile tanıştırıp komisyon karşılığı ticarete vesile olan dava dışı ... Mobilya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (vd-no:ikitelli Vergi Dairesi 7810533171) firmasına İstanbul Anadolu 10.İcra Müdürlüğü ... E dosyası (67.946 TL) ve İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğünün ... E sayılı (50.230,49 TL) dosyaları ile toplamda 118.176 TL zarara uğramış olup icra dosyalarına bu parayı yatırmak zorunda kaldığını, çek arkasındaki banka şerhiyle sabit olduğu üzere \"keşidecinin bankadaki imzası tutmadığı\" gerekçesi ile çeke karşılıksızdır işlemi yapılmadığını, müvekkili bankanın bu şerhi dolayısıyla (karşılıksızdır işlemi yapılmaması dolayısıyla) karşılıksız çek şikayetinde bulunamadığını, şirket yetkilisinin şahsi cezalandırılması hakkını kullanamadığını, zira bu çeke arkasındaki şerh dolayısıyla karşılıksız çek şikayetinden ceza çıkması hukuken imkansız olduğunu, bankanın sorumlu olduğu çek yaprak bedelini alamadığını, imzanın davalıya ait olduğu hususunda taraflar arasında çekişme bulunmadığını, zira hem huzurdaki davada hem de icra hukuk yargılamasındaki davada bu hususta açık kabullerinin mevcut olduğunu, davacı borçlunun borca itirazında imzaya da bir itirazı olmadığı ve takip konusu çek arka metninden de anlaşıldığı üzere imza keşideci şirket yetkilisine ait olmadığı hususundaki şerhin bulunduğu, davacı borçlunun yetkisiz imza dolayısı ile sorumluluğu yasa ve içtihatlar gereği olduğunu, ... şirketine konkordato komiseri atanmış olduğundan davacının şirket yetkilisi olsa dahi çek imzalama yetkisi olmadığını, çekin mevcut durumu - bankanın mevcut şerhi - bursa ticaret sicilin cevabı ve davalı alacaklının bu şerh dolayısıyla kullanamadığı yasal hakları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının çeki şirket adına ve şirketin yetkilisi olarak vermiş olduğu savunması sonuca etkili olmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/497 esas, 2023/5 karar, 10/01/2023 tarihli kararı ile; \"Davanın KABULÜNE, Davacının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine \" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin yukarıda esas numarası anılan dosyasında ikame edilen dava ile; davacının 31.10.2018 keşide tarihli 134.000,00-TL bedelli çekten yetkisiz imza sebebiyle sorumlu olduğu iddiasıyla başlatılan İstanbul Anadolu 18. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talep ve dava edildiğini,  mahkeme tarafından oluşturulan kararın dosya kapsamındaki delillerin eksik ve hata değerlendirilmesi neticesinde oluşturulduğu ve kaldırılması gerektiğini, banka tarafından düşülen bu şerhin, davacının birden çok imza kullandığına ve dolayısıyla takibe konu çek altına atılan imza ile müvekkilinin alacağına kavuşmasının  geciktirilmeye çalışıldığına dair  şüphe olduğunu, davacı taraf ... şirketinin yetkilisi olsa dahi, alacağın tahsilini engellemek için kötü niyetli olarak yetkisiz imzaya sebebiyet verdiği ve bu durumunda da davacının sorumluluğunun doğuracağını, İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/155 E. 2020/62 K. sayılı dosyasında yapılan yargılamada, çekin imzası kabul edilmiş senet niteliğine kavuştuğu haklı ve yerinde olarak tespit edilmiş ve davacı tarafından yapılan itirazın kaldırılmasına karar verildiğini,  istinaf taleplerinin kabulü ile  İstanbul 5 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/497 E. 2023/5 K sayılı ve 10/01/2023 tarihli usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılması ve yeniden esas hakkındaki talepleri doğrultusunda karar verilmesine, fazlaya ilişkin tüm taleplerin ve dava haklarının saklı kalmasına, usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın açılmasındaki amacın şirket ünvanını içerir çek olduğunu, borcun müvekkili ...'e değil yetkilisi olduğu  ... şirketine ait olduğunu ve bu tespit ancak uyuşmazlık konusundaki esasa ilişkin yapılacak olan yargılama neticesinde tespit edilebileceğinden huzurdaki menfi tespit davası açıldığını, bununla beraber menfi tespit davalarında özü itibariyle esasa yönelik inceleme yapıldığından bu davalara bakan görevli mahkeme kanunda icra mahkemeleri değil genel yetkili mahkemeler olarak düzenlendiğini, ve bu  yönüyle de istinaf başvurusunun reddi gerektiğini beyan ederek, davalı tarafça hukuka aykırı gerekçelerle yapılan  istinaf başvurusunun reddine, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/497 E, 2023/5 K. sayılı kararının onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; 31/10/2018 keşide tarihli 134.000-TL bedelli çek bedelinin tahsili amacı ile başlatılan İstanbul Anadolu 18. İcra  Dairesinin ... E. sayılı icra takibi kapsamında menfi tespit istemine ilişkindir.  İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasında; davalı/alacaklı tarafından, davacı/borçlu aleyhine yetkisiz imza nedeniyle sorumlu olduğundan bahisle 134.000,00 TL asıl alacak, 6.443,01 TL işlemiş faiz toplamı olan 140.643,01 TL' nin tahsiline ilişkin ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip borçlusunun takibe, borca, faize ve borcun tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, takibin dayanağı olan 134.000-TL bedelli  çekin incelenmesinde; keşidecisinin dava dışı ... İnşaat İçmimarlık Mobilya San. ve Tic.A.Ş., lehdarının davalı ... Mobilya San. Ve Tic. A.Ş olduğu, takibin yetkisiz imza nedeni ile davacı/ takip borçlusu aleyhine başlatıldığı görülmüştür.İstanbul Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/155 esas, 2020/62 karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı / takip alacaklısı tarafça, davacı / takip borçlusu tarafın ilamsız icra takibine itirazı sonucunda itirazın kaldırılması davası açıldığı, mahkemece davanın reddine karar verildiği, kararın davalı / takip alacaklısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından 2020/1111 esas , 2021/644 karar sayılı ilamı ile \" Somut olayda, alacaklı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan genel haciz yolu ile takipte, alacaklı icra mahkemesine başvurusunda; borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş olup, istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; alacaklının takipte dayandığı çekin İİK’nın 68/1. maddesinde yer alan ve soyut (mücerret) borç ikrarını içeren bir belge olmadığı, ancak borçlunun icra dairesine verdiği itiraz dilekçesinde yalnızca borca itiraz ettiği, senet altındaki imzaya itiraz etmediği gözetildiğinde, çek imzası ikrar edilmiş senet niteliğine kavuştuğu sabit bulunmuştur (12. HD, 03.02.2020, E. 2019/218, K. 2020/722). Borçlu yargılama aşamasında itirazın kabul edilmesini sağlayacak “senet, makbuz ya da belge” sunmamıştır. Bu nedenle itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. \" gerekçesi ile istinaf isteminin kabulü ile yeniden esas hakkında \"İtirazın kaldırılması isteminin kabulüne, borçlunun yaptığı itirazın kesin olarak kaldırılmasına, istem esasa ilişkin nedenlerle kabul edildiğinden, İİK'nın 68/7. maddesi gereğince itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacağın %20'si oranında tazminatın davalı borçludan alınarak davacı alacaklıya verilmesine, \" karar verildiği, anılan kararın bu defa davacı / borçlu tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 15/11/2021 tarih 2021/4841 E. 2021/10132 K.sayılı kararıyla Onanmasına karar verilmiş olmakla hükmün 15/11/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1411 esas sayılı dosyasının incelenmesinde;  ... ... Mobilya Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin talebinin kabulü ile konkordatoya tabi olan ve faiz içermeyen 122.718.248,25 TL asıl alacağa ilişkin borcunun ilk taksiti 14/09/2021 tarihinden başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde garameten alacaklılara ödenmesine ilişkin projenin tasdikine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde 22/10/2018 tarihli tensip ara kararı ile ... İnş. İç Mimarlık Mob. San. Tic. A.Ş. aleyhinde icra takibi başlatılamaması, başlatılan takiplerin  durdurulması yönünde tedbir kararı verildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, davacının İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takibe konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafın istinaf başvurusunda; banka tarafından çek üzerine düşülen şerhin, davacının birden çok imza kullandığına ve dolayısıyla takibe konu çek altına atılan imza ile müvekkilinin alacağına kavuşmasının geciktirilmeye çalışıldığına dair şüphe olduğunu, davacı tarafın ... şirketinin yetkilisi olsa dâhi, alacağın tahsilini engellemek için kötüniyetli olarak yetkisiz imzaya sebebiyet verdiği ve bu durumunda da davacının sorumluluğunun doğduğu iddiası ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ettiği, davacı vekilinin ise dava konusu çeke dayalı borcun davacı ...'e değil, davacının yetkilisi olduğu keşideci ...  İnşaat İçmimarlık Mobilya San. ve Tic.A.Ş'ye ait olduğunu iddia ettiği görülmüştür. Davaya konu; davalının lehtar ve hamili olduğu, Garanti bankası Nilüfer Şubesinin, 31/10/2018 tarihli, 134.000TL bedelli çek keşidecisinin davacı asilin yetkilisi olduğu ... İnşaat İçmimarlık Mobilya San. ve Tic.A.Ş olduğu noktasında dosya kapsamında bir ihtilaf bulunmamakta olup somut olaydaki uyuşmazlığın, davacı şirket yetkilisi asilin çekten şahsen sorumlu olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.  Anonim şirketler tüzel kişi tacir olup  6102 sayılı TTK'nın m. 39/1 uyarınca ticari işletmeleri ile ilgili işlemleri ticari unvanları ile yapmak ve imzalarını unvanın altına atmak zorundadır. Anonim şirketin “imzası” temsilcilerinin imzasıdır. Temsil yetkisi, anonim şirketin ticari unvanı altına, imzaya yetkili kişi/ kişilerin imzalarını atması yoluyla kullanılır. Bu kural TTK'nın m. 372/2’de tekrarlanmış olup; ''(1) Şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza atarlar. 40 ıncı maddenin ikinci fıkrası hükmü saklıdır.'' şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; davalı tarafından çek üzerindeki keşideci imzasının banka kayıtlarındaki imzası ile tutmadığından işlem yapılmadığına ilişkin banka şerhi üzerine imzanın davacının el ürünü olması nedenine dayalı olarak davacının çek bedelinden şahsen sorumlu olduğu iddia edilmiş ise de davacının şirket yetkilisi olmadığına yönelik, bir diğer ifade ile keşideci dava dışı şirketi temsile yetkili olmadığına yönelik herhangi bir iddia ve delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bahsi geçen TTK'nın 372. maddesine göre, şirket kaşesiyle birlikte atılan imzanın şirketi sorumlu kılabilmesi için, imzanın şirketi borç altına sokmaya yetkili kişi/kişiler tarafından atılması zorunlu olup bu kapsamda takip dayanağı olarak gösterilen çekin şirket unvanını içerir şekilde temsilci imzası ile keşide edildiği, çeki imzaladığı kabul edilen davacı ...'ün çekin keşide tarihinde şirketi temsile yetkili bulunduğu anlaşılmakla; takibe konu çek nedeniyle davacının şahsi olarak sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki kabulün yerinde olduğu, icra mahkemelerinin incelediği itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul ve takip kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılı mahkemenin kararlarının kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığının kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve  sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2023 tarih ve 2021/497 E. 2023/5 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  9.607,32-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 2.401,83-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.205,49-TL  harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3343542d3a8a8918","SID":"bb83f1f0357993c0"}}