{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1816 - 2025/2009<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1816 <br>KARAR NO\t: 2025/2009<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/316 E.  -  2022/311 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2022 tarih ve 2021/316 Esas - 2022/311 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br> <br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu,  davalı Şirketin 2020/64708 sayılı ve \"...\" ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini,  dava konusu başvuru ile müvekkiline ait  \"...\" ibareli markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin markaları tanınmış olup dava konusu başvurunun bu tanınmışılıktan haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, 2021-M-5147   sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>  Davalı  ... vekili, müvekkili Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu olan 20,21 ve 25. sınıf emtia bakımından emtia benzerliği şartının gerçekleştiğini,  tarafların marka işaretlerinin de SMK'nın 6/1 maddesi anlamına benzer olduğu, zira “... – ...” kök ve asli unsurunu içerir taraf markalarının, bütünsel algıları açısından da tüketici nezdinde benzer algılar yarattıkları, “...-...” kelimesinin 20 ve 21.sınıf emtialar bakımından ayırt edici vasfının zayıf olmadığı, 25. Sınıf mallar açısından ise  davacı yanın uzun yıllara sair yoğun ve aktif kullanımı neticesinde ayırt edicilik kazandığı, taraf markalarının görsel bütünlükteki farklılığının yeterli düzeyde olmadığı, dava konusu başvurunun, davacının yeni bir ürün gamı ya da koleksiyonu için tercih ettiği bir isim algısı yaratarak, davacı markalarının kullanımla elde ettiği ayırt ediciliğin sağladığı daha geniş koruma gücü ve yine davacının seri marka yaratma geleneği göz önüne alındığında işaretlerin birbirlerinin serisi, devamı şeklinde algılanarak işaretlerin aynı iktisadi köke ait olduğu yanılgısını oluşturabileceği, davacı yanın “...” markalarının özellikle moda giyim – tekstil ürünlerinde ciddi bir bilinirliği bulunduğu,  davacının kavramsal olarak zayıf bir kelime üzerinden yıllara sair yoğun yatırım, emek ve çaba neticesinde elde ettiği güçlü ayırt ediciliğin, anılan ibare ile aynı ya da benzer şekilde oluşturulmuş markaların, davacı markasının tanınırlığı bulunduğu sektörde, doğrudan esas unsur ya da iktisadi kaynak gösterir nitelikte sonraki başvuruların öznesi olması halinde, bu durumun davacı yanın elde ettiği bilinirliğin zaman içerisinde yeniden azalma riskiyle karşı karşıya kalması sonucunu meydana getirebileceği, bu durumun işaretler arasında 25. sınıf emtialarda karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerlik görülme riskini daha da arttırdığı gibi davacı markalarının ayırt ediciliğini zayıflatabileceği, davacı markalarının bilinirliği üzerinden haksız menfaat temini gibi sonuçları da doğurabileceği, SMK m. 6/5 kapsamındaki koşullardan en az birinin somut olayda meydana gelme ihtimalinin ortaya çıkabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anamında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun bir bütün olarak \"...\" ibaresinden oluştuğunu ve bu haliyle davacının markalarından yeterince farklılaştığını, öte yandan \".../...\" ibaresinin  özellikle tekstil ve giyim sektöründe olukça yaygın olarak kullanılan ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğunu, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü<br> istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  dava konusu \"...\" ibareli başvuru ile davacının \"...\" asıl unsurlu itirazına mesnet markaları arasında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve işbu davada uyuşmazlık konusu olan 20,21 ve 25 sınıf mallar yönünden, emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, bunun yanında taraf markaları arasında anlamsal, görsel ve işitsel açıdan SMK’nın 6/1.maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, her ne kadar davalı tarafından \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu savunulmuşsada, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.07.2024 tarih ve 2023/2936 E.-2024/5395 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi; 06.06.2024 tarih ve 2023/1332 E.- 2024/4771 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi; 05.03.2024 tarih ve 2023/4828 E.- 2024/1744 K. sayılı kararında \"...\" ibaresi ve 20.06.2018 tarih ve 2016/13338 E.- 2018/4589 K. sayılı kararında da \"...\" ibaresinin davacının itiraza mesnet markalarıyla benzer olduğu kabul edildiğinden, davalının bu savunmasının yerinde görülmediği, diğer taraftan davacının \"...\" ibareli markaları giyim sektöründe tanınmış olduğundan başvuru kapsamında bulunan 25 sınıf mallar yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da oluştuğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 435,50-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"83574a11a1922769","SID":"8d151f73566aa7d9"}}