{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2074 - 2025/2123<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2074 <br>KARAR NO\t: 2025/2123<br>KARAR TARİHİ\t: 20/10/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t:  <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/502 ESAS 2022/500 KARAR<br>DAVACI\t: ... TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... İTHALAT İHRACAT VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>İLİŞKİLİ KİŞİ\t: ... - \t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                  : 20/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ    : 20/10/2025<br><br> ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/502 esas 2022/500 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, müvekkili şirketin ... İlinde seracılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda seracılık sektöründe ihtiyaç olan ürünleri, ekipmanları, makinelerin üretim ve satımını yaptığını, aynı zamanda Türkiye çapında bahçecilik endüstrisinde çilek,  yumuşak meyve, tarla sebzeleri, korunan kırpma, kesme çiçekler ve bahçecilik endüstrisinin tüm sektörlerinde faaliyet göstererek çok çeşitli ürünler ve hizmetler sunduğunu, müvekkilinin bu faaliyeti kapsamında da davalı  şirket ile sera içi kültürel işlem arabası, sera oluk makinesi ( elektrikli), hasat arabası, modern sera yapı ekipmanları vb. seracılık ekipmanlarının satımı konusunda anlaşma yaptıklarını, müvekkili şirket anlaşma kapsamında ürünleri tam ve eksiksiz olarak davalı  şirkete teslim ettiğini, ancak davalı  tarafından ürünlerin bedeline ilişkin olarak kısmi ödeme yapıldığını, bakiye 105.072,45.TL ödemenin yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün  2019/11712 E. Sayılı dosyasından ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı  tarafın haksız ve kötü niyetli itirazı ile takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını belirterek icra takibine haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, usulüne uygun arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, söz konusu takipte yetkili icra daireleri Anadolu İcra Daireleri olduğunu, müvekkilinin adresinin  ... mah. ... cad. no:173/3 ... olduğunu,  işbu sebeple Anadolu icra dairelerinin yetkili olduğunu, dosyanın yetkili Anadolu icra dairelerine gönderilmesini, müvekkilinin  davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, satın alınan bu 10 adet araç 19/11/2018 tarihinde ticari ilişkilerin bulunduğu Azeri firma olan ... firmasına, 8 adet araç ise aynı tarihte ticari ilişkilerinin bulunduğu Azeri ...’ye ihraç edilen araçlar 28/11/2018 tarihinde Bakü’ye alıcı firmalara ulaştığını, buna ilişkin gümrük beyannamesi ve satış faturasını sunduklarını, satın alınan 18 adet kültürel işlem arabasında gizli ayıp mevcut olup bu ayıplar araçlar kullanıldıkça ortaya çıktığını, araçların satıldığı firma ticari teamül ve hayatın olağan akışına uygun olarak edimlerin ayıplı olduğuna dair kendilerine ihtarname göndermiş ve araçlar nedeniyle yaşanan maddi kayıpların talep  edildiğini, araçların satıldığı firmalar ticari teamül ve hayatın olağan akışına uygun olarak; edimlerin ayıplı olduğuna dair ihtarname gönderildiğini, bu mallara ilişkin toplam 9.829,94-USD masraf yapıldığının bildirildiğini, , davacı tarafça  haksız kazanç elde etmeye yönelik olarak açılan işbu davanın  reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \" alacaklı  ... Taahhüt Sanayi Ve Tic. AŞ tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün  2019/11712 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine faturaya ve açık hesaba  dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının açık hesaptan kaynaklı alacak olduğu, ödeme emrinin tebilği üzerine süresinde yapılan itirazı nedeni ile takibin durdurulduğu, borçlunun itiraz dilekçesinde alacaklıya herhangi bir borcu olmadığını belirterek borca ve yetkiye itiraz ettiği ancak mahkememizce alınan bilirkişi raporu nazara alındığında yapılan itirazın haksız olduğu,  zira davacının açık hesaptan kaynaklı davalıdan 103.185,71.TL alacaklı olduğu, ayrıca her ne kadar ayıplı hizmet iddiasında bulunulmuş ise de, bu hususun işin tesliminden itibaren yasal süresi içerisinde alacaklıya bildirilmediği nitekim takip dayanağı  alacağa ilişkin malların Kasım 2018 tarihinde davalı borçluya teslim edildiği, ancak davalı borçlunun teslimden bir yıl sonra .... Noterliği'nin 16/10/2019 tarihli ve 33566 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, bu hali ile davalı tarafından ayıbı ihbar süresine uyulmadığı, takip tarihi itibariyle davacı alacaklının, davalı borçludan 103.185,71.TL alacaklı olduğu fatura bedelinin bakiye kısmının  ödenmediği anlaşılmakla haklı davanın kabulüne \" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVALI  TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t:<br>Davalı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; usulüne göre arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığından dava şart yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını,  söz konusu takip için yetkili  icra müdürlüğü'nün Anadolu İcra Müdürlüğü olduğunu, davacı tarafın takibe konu ettiği sözleşmede bütün edimleri yerine getirdiğini iddia etmiş ise de bu durum gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, söz konusu sözleşmede davacı tarafın 18 aracı sorunsuz  olarak müvekkiline teslim etmekle yükümlü olduğunu, ancak bu yükümlülüğü yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı her ne kadar alacaklı olduğunu iddiası ile bu davayı ikame etmiş ise de, müvekkiline herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu dosya kapsamında anlaşıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br><br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t                     :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t                    :<br>Dava, cari hesaba dayalı olarak başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı tarafından, davalı  şirket ile sera içi kültürel işlem arabası, sere oluk makinesi (elektrikli), hasat arabası, modern sera yapı ekipmanları vb. seracılık ekipmanlarının satımı konusunda anlaşma yaptıkları, anlaşma kapsamında ürünleri tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim ettiği, ancak, davalı  tarafından ürün bedeline ilişkin olarak kısmi ödeme yapıldığı, bakiye 105.072,45.TL'nın ise ödenmediği,  alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, usulüne uygun arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığını, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacıdan 18 adet araç satın aldığını, ancak araçlarda gizli ayıp olduğunu, bu hususun  ihtarname ile davacıya bildirildiğini, satın alınan araçları yabancı firmalara sattığını, araçlardaki ayıbın kullanıldıkça ortaya çıktığını, araçların satıldığı firmaların, satın alınan mallardaki gizli ayıp nedeniyle kendilerine ihtarname gönderdiklerini ve bu nedenle toplam 9.829,94-USD masraf yaparak maddi zarara uğradığını, tüm bu nedenlerle, davanın usulden ve esastan reddi gerektiğini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br>Karara karşı davalı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br> Davalı tarafından, davacı vekilinin arabulucuya başvurma yönünde vekaletnamesinde özel yetki bulunmadan yapılan arabuluculuk görüşmesinin usulüne uygun olmadığı savunulmuş ise de, arabuluculuk görüşmelerinin davacı vekilinin genel yetki içeren vekaletnamesi ile sonuçlandırıldığı, dava şartı olan ve süreye bağlı bu hususun acele işlerden ve gecikmesinde zarar doğabilecek hallerden olup, yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, mahkemece ve arabuluculuk bürosu tarafından acele işlerde vekaletsiz iş görme hükümleri dikkate alınarak, HMK'nun 77/1 maddesi gereğince, vekil avukata bir defaya mahsus verilecek sürede vekaletnamesinin sunulmasının istenmesi ile bu eksikliğin tamamlanabileceği, davacı vekili tarafından özel yetki içeren vekaletnamenin dosyaya ibraz edildiği, bu nedenle, davalı vekilinin, arabuluculuk görüşmelerinin usulsüz olduğu yönündeki istinaf talebinde haklı olmadığı anlaşılmıştır. <br>   Davalı tarafından, icra müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu hususu sabit olup, İİK'nun 50.maddesi atfı ile HMK'nun 10 ve TBK'nun 89.maddesince alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi de yetkili bulunduğundan davalının icra dairesinin ve mahkemenin yetkisine itirazının mahkemece reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Cari hesaba dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı,  faturalara konu olan mal/hizmeti davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü  davalıdadır.  <br>      Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti TTK 21/1-c. maddede düzenlenmiştir. Bu hükme göre “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için bu durumu bu süre içerisinde satıcıya bildirmeye mecburdur.” Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. TTK 21/1-c. maddede gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Borçlar Kanunun 223. maddesinde ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde bildirimin derhal yapılması, aksi halde alıcı malı ayıp ile beraber kabul edilmiş sayılacaktır.<br>Somut olayda, davacı tarafından, davalıya satılan sera içi kültürel işlem aracı ve ekipmanlarının bedeline ilişkin olarak davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığının, bakiye 105.072,45.TL'nın ise ödenmediğinin iddia edildiği, davalı ise, davacıdan 18 adet araç satın aldığını, ancak, müşterilerine satılan bu araçlardaki gizli  ayıp nedeniyle ödeme yapmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, bu nedenle davacıya borcu bulunmadığını savunmuş ise de, tarafların tacir olup, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz etmediği ve ticari defterlerine işlediği, faturada içeriğindeki malın teslim alındığı, ayıplı ifa yönünden ispat yükü davalı üzerinde olup,  tacir olan davalının  derhal ayıp ihbarında bulunma ve iade etme yükümlülüğünü yerine getirdiğine dair dosyaya sunulmuş bir delil bulunmadığı, fatura konusu malların Kasım 2018 tarihinde davalıya teslim edildiği, ancak, davalının teslimden bir yıl sonra .... Noterliği'nin 16/10/2019 tarihli ve 33566 yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiği, bu hali ile davalı tarafından ayıbı ihbar süresine uyulmadığı, davalının malı mevcut haliyle kabul ettiği ve fatura bedelinden sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporuna göre, takip tarihi itibariyle davacının, davalıdan 103.185,71.TL alacaklı olduğu ve fatura bedelinin bakiye kısmının  ödenmediği, davalı tarafından fatura bedelinin ödendiğine ilişkin bir delilin ise dosyaya ibraz edilmediği, bu nedenle, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>  Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki  hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t         \t        :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.048,61.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.762,15.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.286,46.TL nispi-  maktu  istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden  davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  20/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>    <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13c29b45197bd7b9","SID":"bd64f76adb66962d"}}