{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1809 - 2025/2010<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1809 <br>KARAR NO\t: 2025/2010<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/147 E.  -  2023/24 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali, Marka Tescili <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/147 Esas - 2023/24 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t Davacı vekili, müvekkilinin  2019/135089 sayılı ve \"...+şekil\" ibareli başvurusunun davalı Şirketin 2001/12910, 201/59545 sayılı ve \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu,  tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, müvekkilinin dava konusu ibareyi redde mesnet marka tescillerinden önce ticaret unvanı olarak kullandığını ve  tanınmış hale getirdiğini, dava konusu ibare üzerindeki öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, 2021-M-2315 sayılı YİDK kararının iptalini ve başvurunun tesciline karar verilmesini istemiştir. <br><br>Davalı ... vekili, müvekkil Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 35 sınıf hizmetlerin, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mal ve hizmetler aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, davalı adına tescilli \"...\" esas ibareli markalar ile davacının \"...\" ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davacının \"...\" markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu; öte yandan tarafların faaliyet alanlarının farklı bulunmasının, dava konusu markanın kullanılıyor olmasının 6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükmü gereğince daha sonra başvurusu yapılmış bir markanın reddedilmesine engel teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, uyuşmazlık konusu hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olduğunu, markaların karıştırılmayacağını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırmasını ve davanın kabulün istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu \"\"...\" ibareli başvuru ile davalı şirkete ait redde mesnet \"...\" ibareli markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel bıraktıkları genel izlenim itibariyle iltibas tehlikesinin bulunduğu, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan ibareler arasındaki tek harften kaynaklanan farklılığın, iltibas tehlikesini ortadan kaldırmadığı,  uyuşmazlık konusu 35. sınıf hizmetler ile redde mesnet markalar kapsamında yer alan 6 ve 35 sınıf mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür ve benzer bulunduğu, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin bulunmadığı, uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin tüketicisinin bilinçli olmasının da markalar arasındaki iltibası bertaraf etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken  615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 345,55-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 24/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025  \t\t<br><br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6f4527ea1c7f4f25","SID":"fec50c8790432d20"}}