{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1378 <br>KARAR NO\t: 2025/1337<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/08/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t: 2025/732 Esas <br>TALEP: İhtiyati Tedbir<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir isteyen davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili talep dilekçesinde özetle; davalı şirketin eski müdürü ve hakim ortağı tarafından hazırlanan faaliyet raporunun, 6102 sayılı kanun'un 516. maddesine ve ayrıca yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmamış olduğunu, ayrıca sahte olarak tanzim edildiği mahkeme kararı ile sabit olduğunu usulüne uygun hazırlanmayan 2022 ve 2023 yılları finansal tabloları, denetim raporları ve faaliyet raporunun geçersiz olduğunu, davalı şirket'in finansal tabloları, ne dürüst resim ilkesine ne de türkiye muhasebe standartlarına uygun olarak hazırlanmamış olduğunu, 2022 ve 2023 yılı faaliyet raporunun ve bilançonun gerçeği yansıtmadığını, eski şirket müdürü hakim ortağın daha önce şirketten zimmetine para geçirmiş olduğunu, buna ilişkin sürecin ayrıca derdest olduğunu, eski şirket müdürü hakim ortak,  eşi ve oğlu üzerinden yönettiği seger şirketi ile birlikte ... orman şirketinin içini boşaltmakta olduğunu, portföy aktarımı ile bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak rekabet yasağını da ihlal etmekte olduğunu, eski şirket müdürü hakim ortak ... orman şirketini, seger şirketi hakim ortağı eşi ayten ... ile yönettiğini ikrar ettiğini, açıklanan sebepler ile davalının mal varlığı hakkında tedbir uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir/tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"Davalının mal varlığına yönelik tedbir talebinin, talebin dayanağı olan iddiaların adli tahkikata dayalı olarak ileri sürüldüğü, soruşturmanın devam ettiği, iddiaya esas diğer hususlarla ilgili açılan ve celbi  talep olunan dosyaların da derdest oldukları, bu anlamda talebin haklı olduğuna ilişkin yasanın aradığı yaklaşık ispat şartının sağlanmadığı anlaşılmakla tedbir talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin 2019-2020-2021 ve 2022 mali yıllara ait bağımsız denetim raporlarının sahte olduğu tespit edildiğini, davalı şirket uzun yıllardır hakim ortak tarafından keyfi olarak yönetilen denetimden yoksun bir şirket olduğunu, bu hususun tedbir kararı verilmesi için yeterli olduğunu, hakim ortağın kötü niyetli davrandığını, davalı şirket ile ... Denetim A.ş. arasında imzalanmış sözleşme bulunmadığı, raporlardaki tüm imzaların sahte olduğu, imzası görünen denetçilerin şirket adını bu olay vesilesiyle ilk kez duydukları, konuyla ilgili Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu ve kamu gözetim kurumu’na ihbarda bulunulduğunu, davalı tarafından hiçbir mahkeme kararı tanınmadığını, tamamen kötü niyetli ve şirketi kaosa sürükleyen bir haksız yönetim sergilendiğini, davalının halen kendisinin müdür olduğunu zannetmekte olup buna göre hareket ettiğini, davalı hakkında iki ayrı mahkemeden tedbir kararına uymaması sebebiyle disiplin hapsi talep edildiğini, eski şirket yöneticisinin haksız fiilinin sabit olduğunu, bu husus dahi tedbir kararı için yeterli görülmesi gerektiğini, anılan tedbir kararına rağmen yetkisiz şirket ortağı tarafından ... Müşavirlik Ve Bağımsız Denetim A.Ş. isimli bağımsız denetim firmasına denetim yaptırılmış ve denetim raporu 17.12.2024 tarihli toplantı çağrı tutanağı ekinde azınlık pay sahiplerine tebliğ edildiğini, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/518 E. sayılı dosyasında 26.06.2025 tarihi itibari ile şirkete tedbiren yönetim kayyımı atandığını ancak davalı bu tedbir kararına da uymadığını, 16.07.2025 tarihinde yönetim kayyımlarının bilgisi dışında yetkisiz şekilde ilan ettirdiği genel kurul ilanı ile kendi kendine genel kurul yapıp yine kendi kendine, kendisini yetersiz nisaplarla şirket müdürü seçtiğini, genel kurul iptali davası açabilmek adına söz konusu toplantıya katılım sağlandığını, ancak hukuk bu kötü niyeti korumadığını, şirket, davalı hakim ortağın tekelinde denetlenmeyen ve hakim ortağın diktatörlüğü ile yönetilen bir şirket olduğunu, şirketin denetimsizliği dahi başlı başlına şirketin zarara uğratıldığını gösterdiğini, başkaca yapılan yargılama neticesinde yetkisiz şirket müdürü ...'nun zimmetine para geçirdiği tespit edildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :Talep,  anonim şirkete ilişkin olarak yöneticinin sorumluluğuna ilişkin açılan davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, davalının şirketi zarara uğrattığı ve mal kaçırma riski bulunduğu iddiasıyla mal varlığı ve banka hesapları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.  6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. İhtiyati tedbirler hali hazırda görülmekte olan veya ileride açılacak bir davanın sonucunun etkisiz veya anlamsız kalmasını önlemek için başvurulan geçici nitelikte ve kural olarak kanunla belirlenmiş önlemlerdir. Özel düzenlemeler bir kenara bırakılacak olursa ihtiyati tedbirlere ilişkin temel düzenleme Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389 ve devamı maddelerinde yer almaktadır. İhtiyati tedbirde ferdileştirilmiş muayyen bir talebin teminini hedef tutulmaktadır. Bu nedenle para alacağına ilişkin bir davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi hukuka uygun değildir. Ayrıca, HMK'nın 389/1. maddesinde belirtildiği gibi ihtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Somut olayda ihtiyati tedbir yargılaması devam eden bir dava içerisinde talep edilmiş olup, yargılamaya konu dava bir para alacağına ilişkindir. Bu halde, para alacağı hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Ayrıca, üzerine tedbir konulması talep edilen  davalının mal varlığı ve banka hesapları uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda ihtiyati tedbirin şartları oluşmamış olup, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından  İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;<br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  09/10/2025\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c459e1e4c5618c2","SID":"21edad38767f205f"}}