{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/197 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1248<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/05/2023<br>NUMARASI\t: 2020/260 Esas, 2023/95 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi ve Tazminat İstemli<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin SMK 6/3 maddesi gereğince markayı yaratan ve üstün hak sahibi olan kişi olduğunu, TPMK nezdinde marka başvurusu da olduğunu, davacı ile karşı tarafın, 08/06/2017 tarihinde , “...” isminin iş yerinde kullanılmasına dair sözleşme imzalandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile 08/06/2020 tarihine kadar ... isminin sadece “Çınar Mah. Turgut Özal Bulvarı No:... Maltepe/ İstanbul” adresinde bulunan ...- ... isimli mevcut iş yeri dâhilinde olmak kaydıyla kullanılması, ... isminin bu işyerinde sadece 2 adet tabelada kullanılması, kiralanan mecur haricinde ... isminin herhangi bir şekilde kullanılmamasının kararlaştırıldığı, karşı tarafın, müvekkilin tanınırlığından faydalanmak için, sözleşmeye aykırı olarak, davacının isim ve görsellerini, www.... adlı sosyal  medya adresinle ve davacı adına  açılmış  bulunan wwaw.instgram/muazzezersoy neffiset adlı sosyal medya hesaplarında davacının izni  Müvekkilin ismi ve markasının, müvekkilin izni haricinde sosyal medya araçlarında kullanılması dolayısıyla, 08/06/2017 tanzim ve imza - tarihli “...”  isminin işyerinde kullanılmasına dair sözleşmenin kendileri tarafından haklı nedenlerle feshedildiği ve ihtarnamenin  tebliğinden  itibaren “...” isminin kullanımının  derhal durdurulmasının. ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin karşı tarafa tebliğ edilmesine rağmen karşı tarafın, “...” ismini iş yerinde ve sosyal medya hesaplarında kullanmaya devam  ettiği, fotoğraflardan görüldüğü üzere, karşı tarafın, davacının ismini, tabela, tabak, şekerlik, masa gibi restoran araçlarında kullandığı ve aynı zamanda iş yerinin çeşitli yerlerinde davacı fotoğraflarının teşhir edildiği, karşı taraf için bu eylemleri, sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğunu, Bakırköy 40. Noterliğinden keşide edilen ... yevmiye nolu ve 09.07.2019 tarihli ihtarnamenin semeresiz kaldığının ve davalı yanca \"...\" markasının usulsüz olarak kullanımına devam edildiğinin öğrenilmesi üzerine; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2019/124D.İŞ sayılı dosyası ile tespit talebinde bulunulduğu, İstanbul Anadolu I. Fikri ve Sımai Haklar Hukuk Mahkemesi - 2019/124D.İŞ sayılı dosyası ile yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda; \"Karşı tarafa ait iş yerinde www.... instagram hesabında \"...\" markasının, sözleşmede yer alan koşullardan farklı olacak şekilde menü, masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, tente, şeker ambalajı, menü, mangal üzerinde ve duvarlarda kullanıldığı\" tespit edildiğini,   Davalının, davacının şahsına ait \" ... \" isimli markasını 08.06.2017 tarihli sözleşme ile belirlenmiş alanlar dışında ve sosyal medyada haksız menfaat gayesi ile iyiniyetle bağdaşmayacak şekilde kullanması ve bu sözleşmeye aykırılığın sona erdirilmesi yönündeki taleplere rağmen bu eylemlere devam etmesi nedeniyle müvekkilini maddi ve manevi yönden zor durumda kalmasını sonladırmak amacıyla 08.06.2017 tarihli sözleşmeyi, sözleşmenin 1, 2 ve 3. Maddeleri uyarınca haklı nedenle feshettiğimizi bildirmelerine  rağmen , haksız kullanımına devam ettiği, taraflar arasındaki protokol kapsamında “...” isminin belirlenen şekilde kullanılması kaydıyla yeni işletmeci ..., 08.06.2020 tarihinden itibaren 2 yıl boyunca işletmenin aylık brüt cirosu üzerinden ( %2,5 net - yüzde iki buçuk - net) oranında ...’a ödenmesi koşuluyla ismin kullanılmasına devam edilmesi maddesine aykırı hareket ettiğini, bu nedenle Beyoğlu 20. Noterliğinden keşide edilen 29.05.2020 tarihli ... yevmiye no.lu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği bir kez daha bildirildiğini, sözleşmeye aykırı olarak kullanım nedeni ile sözleşmenin feshedildiği bildirilmesine rağmen kullanılmaya devam etmesi açık olarak davacıya ait markaya  tecavüz oluşturduğunu, davalı tarafın davacıya ait \"...\" markasına haksız tecavüzünün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve kaldırılarak sona erdirilmesine, davalı taraf davacının tescilli markasını sözleşmeye aykırı olarak kullanmak suretiyle haksız kazanç elde etmiş olması ve davacının bu nedenle uğradığı maddi zarara ilişkin olarak bilirkişi incelemesi ile yapılacak tespit sonucu artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000TL maddi tazminatın, 200.000TL manevi tazminatın  ve davacı markanın kullanımını bir lisans sözleşmesi ile  hali hazırda haksız olarak kullanılan çerçevede başka birine devretmiş olsaydı kazanacağı gelirden mahrum kalmış olması nedeni ile kazanç kaybına uğranılmış olması nedeni ile 25.000TL yoksun kalınan kazanç kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edilmiş ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında korunduğu belirtilen '...' markasının üzerinde üstün hak sahibi olduğunu belirterek, taraflar arasında akdedilmiş 08.06.2017 tarihli sözleşmenin ihlali nedeniyle marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılması ile maddi ve manevi tazminatın ve ayrıca yoksun kalınan kazanç kaybının tahsilini talep ve dava ettiği, davacı - tarafın davasını dayandırdığı. '...' markası, Türk - Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre, 29.11.2018 tarihinde yapılan tescil başvurusu ile 2018/108652 başvuru numarasını almış, 13.11.2019 tarihinde ise marka siciline tescil edildiği, Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca markanın bu kanun kapsamında korunması başvuru tarihinden itibaren başladığı, davacının dava  dilekçesinde ihlal edildiğini bildirdiği hukuki sözleşme taraflar arasında imzalanmış ve 08.06.2017 tarihini taşımakta olduğunu, dolayısıyla açıkça görünmektedir ki taraflar arasında '...' isminin kullanılmasına dair akit, '...'un marka başvurusunda bulunmasından öncedir ve bu itibarla bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülen iddiaların Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında değil Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu kapsamında değerlendirilmesi ve sonuçlandırılması gerektiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun 156. maddesi ile kurulmuş bulunan fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri, bu kanun kapsamında öngörülen davaları görmekle görevlendirildiklerini, basit bir inceleme ile görüleceği üzere taraflar arasındaki uyuşmazlık 08.06.2017 tarihli sözleşmenin ihlal edilip edilmediği noktasında toplandığını  ve bu sözleşme tarihi itibariyle davacının sahibi olduğu herhangi bir marka hakkı olmadığını, dolayısıyla davacının sözleşme tarihi itibariyle '...' ismi üzerinde hak sahibi olmadığı ileri sürülemeyecekse de davacının bu haklarının yasal dayanağı Sınai Mülkiyet Kanunu değil diğer genel kanunlar olacağını, mahkemeniz görevine  giren bir uyuşmazlık söz  konusu olmadığından öncelikle görev yönünden davanın reddini, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini talep ettiği şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:<br>\"... tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde, taraflar arasında düzenlenen 08/06/2017 tarihli sözleşme incelendiğinde davalı işyerinde 08/06/2020 tarihine kadar ... isminin sadece bir adet üst katta ön cephede bir adette taşınmazın çatısında olmak üzere iki adet  tabelada kullanılması, bunun karşılığında 08/06/2020 tarihinden itibaren iki yıl boyunca işletmenin brüt cürosu üzerinden yüzde 2,5 oranında ödeme yapılacağını, sözleşmenin 08/06/2022 tarihinde sona ereceğinin kararlaştırıldığı, İstanbul 1. Anadolu Fikri Sınai Hukuk Mahkemesinin 2019/124 değişik iş sayılı dosyasında 03/09/2019 tarihinde yapılan tespitte davalı işyerinde ... isim ve resimlerinin menü, masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, mangal, duvarda ve restoran içerisinde kullanıldığı, bu kullanımın 08/06/2017 tarihli sözleşmeye aykırı olduğu  davacı tarafından davalıya gönderilen Bakırköy 40. Noterliğinin 09/07/2019 tarih ... sayılı ihtarnamesi ile kullanımlara son verilmesi ve sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, iş bu ihtarname tarihinden sonra yaptırılan az yukarıda bahsedilen değişik iş sayılı tespit dosyasında sözleşme feshine rağmen kullanımların devam ettiği, bu kullanımların fesihten sonra olması nedeniyle marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, her ne kadar davacıya ait markanın tescil tarihi 2018 yılı olup, sözleşme tarihi itibariyle marka tescilli değil ise de davacının ... isminin özellikle müzik sektörü bakımından marka olduğu, tescil edilmese dahi hem marka olarak hem de FSEK hükümleri uyarınca korunması gerektiği, davalının sözleşmeye aykırı kullanımlarının aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiği bu sebeple mahkememizce tespit tarihi itibariyle davacı markası tescilli olduğundan ve kullanımlar devam ettiğinden bu kullanımların 6779 sayılı SMK nun 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği bu sebeple davacının SMK 149. Maddesi uyarınca tecavüzün refi ve meni ile maddi manevi tazminat talebinde bulunabileceği, maddi tazminat talebi yönünden davalı ticari defterleri incelenerek taraflar arasında mevcut sözleşme kapsamında hesaplanan 433.406,61 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu, bu bedelin 134.785,955 TL sine taraflar arasındaki 08/06/2017 tarihli sözleşmenin 8. Maddesi uyarınca ilk ödeme tarihi olan 10/07/2020 tarihinden kalan kısma ise davalının temerrüte düşürüldüğü noter ihtanrmesi tebliğ tarihi itibariyle 16/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davacı tarafından ayrıca yoksun kalınan kazanç yönünden 25.000 TL maddi tazminat talep edilmiş ise de tazminat hesabının SMK 151 maddesi uyarınca yoksun kalınan kazanç hesaplamasına göre yapılıp toplam tazminatın 433.406,61 TL olarak hesaplandığı, iş bu 25.000 TL lik maddi tazminatın neye dayalı olduğu, belirtilmediği gibi mahkememizce mükerrer talepmiş gibi değerlendirildiği bu sebeple bu talep yönünden talebin reddine karar verildiği, manevi tazminat talebi yönünden ise her ne kadar davacı taraf tanınmış bir sanatçı ise de taraflar arasında mevcut sözleşme olması, bu sözleşme kapsamında fakat sözleşmeyi aşar nitelikteki kullanımların olması ayrıca dosya kapsamı ve sosyal ekonomik durum tespitine göre manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarakta talep edilemeyeceği yönündeki yargıtay emsal kararları da dikkate alınarak takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilerek;Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı tarafından davacının ... markasına yönelik tecavüzün tespitine, önlenmesine, men'ine, Maddi tazminat yönünden: 433.406,61 TL maddi tazminatın 134.785,955 TL' sine 10/07/2020 tarihinden itibaren yasal faiz kalan kısmına ise 16/07/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine 25.000 TL ' Lik mükkerrer maddi tazminat talebi yönünden: Davanın REDDİNE, Manevi tazminat yönünden: Davanın KISMEN KABULÜ ile, 20.000 TL Manevi tazminatın 16/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline davacıya verilmesine fazlaya ilişkin istemin reddine, \" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili katılma yoluyla başvurduğu istinaf isteminde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında her ne kadar  talebin mükerrer olması gerekçesiyle kısmen reddine karar verilmiş ise de; kararın bu yönü ile yerinde olmadığını, 6769 sayılı Kanun ile sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayanın hem bu nedenle uğradığı zararın tazminini isteyebileceği hem de yoksun kalınan karı isteyebileceği kanun ile düzenlendiğini, davada da;  6769 sayılı SMK 150/1 maddesi gereğince marka hakkına tecavüz nedeni ile maddi tazminat ve  6769 sayılı SMK 151/2 maddesi gereğince de yoksun kalınan kazanç ile ilgili ayrı ayrı taleplerde bulunulduğunu,  bilirkişi raporlarına bu yönüyle itiraz edildiğini, ek rapora itirazların reddedildiğini, davalı tarafın müvekkilinden izin ve muvafakat almaksızın kendisi tarafından açılan ve kullanıldığı sonradan öğrenilen sosyal medya hesabı ve oradaki paylaşımların, müvekkilinin marka değerini oldukça olumsuz etkilemiş ve zedelemiş olduğunu, katılma yoluyla istinaf talebi doğrultusunda fazlaya ilişkin  haklarımız saklı kaydıyla şimdilik 25.000 TL olarak talep edilen maddi tazminat  talebimiz yönünden  reddedilen kısmının kaldırılarak yeniden karar verilmesini, davalı yanın istinaf isteminin reddini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinaf isteminde özetle;<br>Davacı tarafın davasını dayandırdığı '...' markası, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarına göre, 29.11.2018 tarihinde yapılan tescil başvurusu ile   13.11.2019 tarihinde ise marka siciline tescil edildiğini, ancak dava dilekçesinde ihlal edildiğini bildirdiği taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin ise  08.06.2017 tarihli olduğunu, bu itibarla bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülen iddiaların SMK kapsamında değil, TTK ve TBK kapsamında değerlendirilmesi  gerektiğini, mahkemenin görevli olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, Müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranışı olmadığını, sözleşmenin 1.maddesine göre; davacının, mevcut icra dosyaları kapsamında önceki mal sahibine yapılan ödemelerle ilgili olarak 08.06.2020 tarihine kadar \"...\" isminin mevcut işyeri dahilinde olmak kaydıyla kullanılmasına muvafakat etmekte olduğunu, \"...\" isminin mevcut işyeri dahilinde kullanılmasını öngörmüş, 2. maddesi ise 2 tabelada ... yazılabileceğini belirtildiğini, sözleşmeye aykırı bir kullanımdan bahsedilebilmesi için ya ikiden fazla tabelada '...' isminin kullanılması ya da '...' isminin iş yeri haricinde kullanılması gerektiğini, menü, masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, tente, şeker ambalajı, mangal üzerinde ve duvarlarda kullandığı kabul edilse dahi iş bu kullanım sözleşme gereğince işyeri dahilinde kullanım kapsamına girdiğini,Davacının kendi sosyal medya hesaplarında kendisine ait olduğunu beyan ettiği paylaşımları görmezden gelerek salt restoran içindeki kullanımın müşteri nezdinde yanlış intiba uyandırdığını iddia etmesinin yerinde olmadığını,Davacının sözleşmeden kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden de davanın reddi gerektiğini, işyeri dahilinde masa, duvar ve saire eşyalar üzeride '...' ibaresine yer vermesinin müvekkilde nasıl bir haksız kazanca yol açtığının davacı tarafça ispatlanamadığını,Sözleşmeye göre davacı tarafa isim hakkı kullanımı nedeniyle yapılacak ödemelerin 08.06.2020 tarihinden itibaren başlayacağını, davacıya 3 yıl boyunca isminin kullanılmasına rağmen ödeme yapılmayacak olmasının sebebinin, müvekkilinin iş bu sözleşmeden önce davacı ve davacının eski ortağı ...'nun önceki dönem kira borçlarını (icra dosyaları kapsamında) ödemiş olması olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait vergi dairesine sunduğu kurumlar vergisi beyannamelerinde yer verilen brüt kazançları üzerinden %2,5 oran uygulanmak suretiyle tespit edilen 433.406,61-TL bedel sözleşmeye aykırı olduğunu, müvekkilinin 2017 - 2020 aralığındaki isim kullanma hakkının karşılığını peşin olarak davacıya zaten ödemiş durumda olduğunu, bir anlamda tahsilde tekerrür yaratıldığını, Davacı taraf, Bakırköy 40. Noterliği aracılığıyla keşide ettiği 09.07.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğinden, sözleşme hala ayaktaymış gibi %2,5 oranındaki ödeme koşulunun talep ve dava edilebilmesi hukuken mümkün  olmadığını, sözleşmenin 3. maddesi uygulanacak ise tam olarak uygulanması gerektiğini,müvekkilinin iş bu dava konusu olan ve '...' isminin kullanıldığı restoranı yanında birçok işletmesi daha bulunduğunu, celp edilen vergi dairesi kayıtları müvekkil şirketin tüm işletmelerinin cirolarını gösterdiğini, Müvekkili şirketin, ... markaları altında işlettiği iki farklı işletmesi ve Ataşehir Meyve Sebze Halinde bir işletmesi daha bulunduğunu, bu hesaba göre maddi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde olmadığını, sözleşmeye aykırı kullanım olduğunun bir an için kabulü halinde dahi, müvekkilin işyeri içindeki masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, tente, şeker ambalajı, mangal üzerinde ve duvarlardaki kullanımına davacı tarafın muvafakat ettiğini, sözleşmeye aykırı kullanım iddiasının kötüniyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. <br>GEREKÇE<br>Dava, markaya tecavüzün tespiti, meni, refi, maddi, manevi tazminat istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili  yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin usule ilişkin istinafı mahkemenin görevli olmadığına ilişkindir. Davacının dava dilekçesinde TPMK nezdinde tescil başvurusu yapılmış olan ... markasına ve SMK 6/3 maddesine göre öncelik hakkı sahipliğine dayalı olarak dava açtığı görülmekle uyuşmazlığı çözmekle fikri sınai haklar hukuk mahkemesi görevli olduğundan davalı vekilinin usule ilişin istinaf isteminin reddi gerekmiştir.Davalı vekilinin esasa yönelik istinaf istemlerine gelince; taraflar arasındaki 08.06.2017 Tarihli sözleşmenin 1.maddesinde; ...'un mevcut icra dosyaları kapsamında önceki mal sahibine yapılan ödemelerle ilgili olarak 08.06.2020 tarihine kadar \"...\" isminin \"mevcut işyeri dahilinde olmak kaydıyla\" kullanılmasına muvafakat ettiği, 2.maddesinde; ... isminin işyerindeki bir adet üst katta ön cephede, bir adet de taşınmazın çatısında olmak kaydıyla iki adet tabelada kullanılmasına muvafakat edildiği, kiralanan \"mecur haricinde\" ... isminin kullanılması halinde  ...'un her türlü fikri mülkiyet hakkının saklı olduğunun düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının sözleşmenin fesih tarihinden sonraki kullanımlarının markaya tecavüz oluşturduğu yönündeki gerekçe yerinde ise de; fesihten önce davalının isim ve resimlerinin menü, masa örtüsü, peçete, ıslak mendil, mangal, duvarda ve restoran içerisindeki kullanımlarının sözleşmenin 1. ve 2. Maddelerinde \"işyeri dahilinde olmak\" koşuluna aykırılık teşkil ettiği söylenemeyecektir. Davacı, sosyal medyadaki kullanımların da akde aykırı olduğunu ve markaya tecavüz oluşturduğunu ileri sürmüş, davalı ise kullanımların davacının muvafakatine dayalı olduğunu, davacının kendisinin de bu yönde paylaşımları olduğunu savunmuştur. Delil tespit dosyasında ve esas mahkemede yapılan yargılamada alınan raporlarda bilişim uzmanı bilirkişi bulunmamakta olup; mahkemece belirtilen hesapların arşiv kayıtları, kullanım şekilleri, aidiyet bilgileri de dikkate alınarak kullanımların sözleşme kapsamında olup olmadığı, davacının muvafakati olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekirken bu hususta eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Kabule göre ise; mahkemece maddi tazminat talebinin kısmen mükerrer olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiş ise de, yargılama sırasında davacı vekiline yoksun kalınan kazanca ilişkin maddi tazminat talebinin SMK 151/2.maddesinin hangi fıkralarına dayalı olduğunun açıklatılmadığı, diğer tazminat talebinin de hangi hukuki sebebe, yasa maddesine dayandığının açıklatılmadığı, bilirkişi heyetinin de SMK 151/2.maddesinin hangi bendine göre hesaplama yaptıklarını açıklamadıkları anlaşılmakla mahkemece öncelikle davacı vekiline bu hususta seçimlik hakkını açıklaması için süre verilerek maddi tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle taraf  vekillerinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih,  2020/260 Esas, 2023/95 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, Sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,4-İstinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine, 5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 60TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.229,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 492TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 200TL posta masrafı olmak üzere toplam 692TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/10/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc8773e058ca1dac","SID":"8024f29772bd42bd"}}