{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1497 <br>KARAR NO\t: 2025/1124<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/07/2025<br>NUMARASI\t: 2025/691 Esas (Derdest)<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 16/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Davacı vekili 24/07/2025 tarihli dilekçesi ile; davalı ile davacılar arasında İstanbul İli, Büyükçekmece İlçesi, Bahçelievler Mah. ... Ada 3 Parsel nolu taşınmazda davacı şirketler tarafından inşa edilen projede tezgah işlerinin yapılarak anahtar teslim şekilde davacı şirketlere teslim edilmesi hususunda anlaşma imzaladıklarını, iş bedelinin tamamının davacı şirketler tarafından çek verilmek suretiyle işin başında ödendiğini, sözleşmeye konu işin davalı tarafından tamamlanmadığını, şifahen yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, ayrıca davalı tarafından davacı şirkete ...Bankası ... nolu çek sureti teslim edilmiş olup, bu çek kapsamında da davacı şirketin alacağı ispatlandığını,  davacı şirketin bu hususta zarara uğradığını, davalı tarafından artık sözleşme konusu işin teslim edilemeyeceği anlaşıldığından dava konusu iş davacı şirketler tarafından dava dışı ... İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti. firmasına  4.000.000,00 TL ödeme karşılığında yaptırıldığını, davacı şirketin zararı ödenen fiyat farkları ve bazı eksiklerin başkaca taşeronlar ve  davacı şirket personelleri tarafından da giderilmiş olması nedeniyle bu bedelden de fazla olduğunu, bilirkişi incelemesi yapılarak davacı şirketin zararının ve fazla ödenen bedellerin hesaplanması gerektiğini, sözleşmeye ve davaya konu işin bedeli davalı şirketler tarafından peşin olarak ödendiğinden henüz vadesi gelmemiş; 15.08.2025 vadeli 1.000.000,00 TL bedelli ... Turz. Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti tarafından ... A.Ş. – ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı'na keşide edilip davalıya ciro edilen çek, 15.09.2025 vadeli 1.000.000,00 TL bedelli ... Turz. Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti tarafından ... A.Ş. – ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı'na keşide edilip davalıya ciro edilen çek, 15.10.2025 vadeli 1.000.000,00 TL bedelli ... Turz. Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti tarafından ... A.Ş. – ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı'na keşide edilip davalıya ciro edilen çeke ilişkin ödeme yasağı verilmesini, ayrıca ödeme yasağı dışında söz konusu çek asıllarının davacıya iadesini, bunun mümkün olmaması ve vadelerinin geçmesi ihtimalinde bedellerin davacı şirketlere iadesini, dava tarihi itibariyle vadesi gelmemiş yukarıda bilgileri yazılı çek bedelleri davacıların zararını karşılamayacak olduğundan davalı tarafından yapılan eksik ve ayıplı iş bedelinin yapılacak bilirkişi incelemesi kapsamında hesaplanmasını, ödenen bedellerinin avans faizi ile davacı şirkete iadesini, sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca şimdilik 50.000,00 TL cezai şart bedelinin davacı şirkete ödenmesini, işbu dava kapsamında ihtiyati haciz talebi için yeterli olan yaklaşık ispat kuralı gerçekleştiğini, davacı şirketin alacağı rehinle temin edilmediğinden, vadesi de gelmiş olduğundan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nun 257/1. maddesi uyarınca şimdilik dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. İlk derece mahkemesinin 25/07/2025 tarihli ara kararı uyarınca; ihtiyati haciz talebi yönünden, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmayan ihtiyati haciz isteminin reddine; ödeme yasağı talebi yönünden çek yönünden ödeme yasağına ilişkin düzenleme TTK'nın 818/1-s maddesi atfıyla aynı yasanın 757. maddesinde düzenlendiğini, bu madde kapsamında ödeme yasağı verilebilmesi için, çekin irade dışında elden çıkması gerektiğini, anılan yasa hükmü gereğince ödeme yasağı talep hakkı da çek iradesi dışında elinden çıkan lehtar veya hamile tanınmış bir hak olduğunu, iş bu yargılama dosyasında ödeme yasağı talep eden davacının çekin iradesi dışında değil taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya verildiğinin ikrarı karşısında davacının yasal şartları taşımayan ödeme yasağı talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin 13/08/2025 tarihli istinaf dilekçesi ile; ihtiyati haciz talebi için yeterli olan yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini, ayrıca davalı tarafından davacı şirkete ...Bankası ... nolu çek sureti teslim edilmiş olup, bu çek kapsamında da davacı şirketin alacağının ispatlandığını, davacı şirketin alacağı rehinle temin edilmediğinden, vadesi de gelmiş olduğundan fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nun 257/1. maddesi uyarınca şimdilik dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine karar verilmesi taleplerini yinelemişlerdir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İstinaf eden davacı, davalı ile aralarındaki sözleşme uyarınca davalının yapmakla yükümlü olduğu edimleri yerine getirmediğini, iş bedelini davalıya işin başında çek verilmek suretiyle ödeyen davacının zarara uğradığını belirterek davalıya ciro edilen çeke ilişkin ödeme yasağı kararı verilmesini, ayrıca ödeme yasağı dışında söz konusu çek asıllarının davacıya iadesini, davacının   menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İİK’nun 257/1. maddesi uyarınca şimdilik dava değeri ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.Uyuşmazlıkta; ihtiyati haciz talebine konu dava konusu alacağın davanın esasına girerek yargılamayı gerektirmesi, ihtiyati haciz kararının dava sonucunu belirleyecek yahut davanın esasını çözecek mahiyette olamayacağı ve İİK md.257'de düzenlenen şartların oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ödeme yasağı talebi yönünden 6102 Sayılı TTK'nın 757.maddesi uyarınca iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişinin, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebileceğinin düzenlendiği, TTK'nın 792. maddesinde \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünün düzenlendiği, bu madde uyarınca ispat yükü, çekin yetkili hamili olduğunu ve çekin rızası hilafına elinden çıktığını ileri süren davacıya ait olup, davacının bu hususların yanı sıra ayrıca davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu ileri sürüp kanıtlaması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemenin çek ödeme yasağı talebinin reddi kararı yerindedir. Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> 1-Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25/07/2025 tarih ve 2025/691 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    <br><br>\t\t\t\t<br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff540241556f3666","SID":"c28a597246dcce65"}}