{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/1571 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1415 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t:  2025/231 D.İş - 2025/239 Karar  <br>TARİH: 07/07/2025 (Ek Karar Tarihi)<br>DAVA: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ  : 18/09/2025                                                             <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde özetle, müvekkilinin borçlulardan ibraz edilen çek nedeniyle alacaklı olduğunu, borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu belirterek, borçluların  menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı kadar ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 26/06/2025 tarihli kararı ile;\" 1-Talebin,İcra İflâs Kanununun 257 ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla KABULÜ İLE; yukarda kimliği yazılı alacaklının 1.200.000,00-TL alacağının ifasının temini için borçluların yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklariyle diğer haklarının borca yeter miktarının İ.İ.K’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE,2-Alacağın takdiren % 30'u oranında  360.000,00-TL  nakdi veya banka teminat mektubunun alacaklı tarafından Mahkememiz veznesine teminat olarak DEPO EDİLMESİNE,3-Alacaklının, haksız çıktığı takdirde,İcra İflâs Kanununun 259'ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, borçluların zararını tazmin ile mükellef olduğu hususunun İHTARATINA,  4-Teminat yatırıldığında karar örneğinin mahkememiz yargı çevresinde İcra Müdürlüğüne gönderilmek üzere alacaklıya (vekiline)   TEVDİİNE,\" karar verilmiş ve verilen karara karşı borçlu vekili tarafından itiraz kanun yoluna başvurulmuştur. Borçlu vekili ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde; Müvekkili  hakkında verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati hacze konu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin  imzasının taklit edilmiş olabileceği gibi başka sahtecilik yöntemlerinin de kullanılmış olabileceğini,  müvekkili ile çekte keşideci görünün, ciranta olan kişiler arasında hiçbir ticari veya kişisel bağlantı bulunmadığını, müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yapmakta olduğunu, sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını müvekkilinin ticaretinin sekteye uğrayacağını, davacının amacının da aslında tam olarak bu olduğunu, müvekkilinin ticaretini sekteye uğratarak müvekkiline istediği rakamı zorla ödetmekte olduğunu, ayrıca ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını, müvekkili  üzerine kayıtlı bulunan 3 adet araç, bir daire ve banka hesaplarında mevduatlar bulunduğunu, müvekkilinin imzasının taklit edilerek mağdur edildiğini, bu sebeple borca itiraza yönelik gerekli adımları atmakta ve gerekli davaları açmakta olduğunu, ancak bu süreçte hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş olması sebebiyle ticari hayatının olumsuz etkilendiğini, bu  nedenlerle ;haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararına itiraz  ettiklerini ve kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 07/07/2025 tarih ve 2025/231 D.İş - 2025/239 Karar  sayılı ek kararında;\"Dava, hukukî niteliği itibariyle İİK'nun 265'nci maddesinde düzenlenen ihtiyati hacze itiraz davasıdır.   İhtiyati hacze itiraz İİK'nun 265 maddesinde düzenlenmiş olup, bu kapsamda yetkiye, teminata ve ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz edilebilir.İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde; ihtiyati haciz kararına itirazların yargılamayı gerektirir cinsten olup, mahkememizce sınırlı sayıda inceleme yapılarak yaklaşık ispat kuralı gereği karar verilmiş olmakla talep hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.\"gerekçesi ile, ''1-İHTİYATİ HACZE  İLİŞKİN İTİRAZLARIN REDDİNE,2-İhtiyati hacze itiraz eden tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu; ihtiyati hacze konu çek üzerinde bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını; müvekkilinin imzası taklit edilmiş olabileceği gibi başka sahtecilik yöntemleri de kullanılmış olabileceğini; müvekkili ile çekte keşideci görünün, ciranta olan kişiler arasında hiçbir ticari veya kişisel bağlantı bulunmadığını, Müvekkili firmanın ticari bir firma olduğunu ve kredili işlemler yapmakta olduğunu; sisteme ihtiyati haciz dosyası düşmesi durumunda kredi işlemlerinin durdurulacağını ve müvekkilin ticareti sekteye uğrayacağını; davacının amacının da aslında tam olarak bu olduğunu,  Ayrıca ihtiyati haczin şartlarının da oluşmadığını beyan etmek istediklerini; ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek delillerin dosyada olmadığını; İİK 257. Madde uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemesi, mal kaçırmaya yada kaçmaya hazırlanması yada hileli işlemlerde bulunması gerektiğini,  Müvekkili üzerine kayıtlı bulunan 3 adet araç, bir daire ve banka hesaplarında mevduatlar bulunmakta olduğunu; müvekkilinin imzası taklit edilerek mağdur edildiğini; bu sebeple borca itiraza yönelik gerekli adımları atmakta ve gerekli davaları açmakta olduğunu ancak bu süreçte hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş olması sebebiyle ticari hayatının olumsuz etkilendiğini,  Çek üzerindeki banka şerhinden görüleceğini, ihtiyati hacze konu çekte bulunan  keşideci imzasının da sahte olduğunu; bu sebeple çek üzerinden bulunan vadeyi düzelten imzanın da sahte olduğunu; bu sebeple ihtiyati haciz kararı verilirken henüz vadesi gelmemiş bir çekle ilgili olarak da ihtiyati haciz kararı verildiğini; çek üzerinden bulunan diğer cirantalarla ilgili işlem başlatılmamış olmasının da şüpheli bir durum oluşturmakta olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve Bölge Adliye Mahkemesinin resen nazara alacağı nedenlerle, ihtiyati haciz kararına itiraz ederek, kaldırılmasını talep etmiştir.  İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin ek istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilim- hakkında verilen ihtiyati haciz kararının sahte çek'e binaen verilmiş olup bu hususun çek keşidecisi firmanın tek yetkilisi olan ... isimli kişinin ifadeleri ile sabit olduğunu, Çekle ilgili taraflarınca yapılan sahtelik şikayetinde alınan ifadelerden açıkça görüleceği üzere şirket yetkilisi ...'nın ihtiyati hacze konu çeki kendisinin keşide etmediğini, Bu durumda hem çekteki keşideci imzası hem de vadeyi tadil eden imzanın sahte olduğunu; ihtiyati haciz kararı verilen tarih itibariyle çekin vadesinin gelmediği görülmekte olduğunu; ihtiyati haciz kararının çekteki vadenin tadil edilmesi suretiyle alındığını, Vadeyi tadil eden imzanın sahte olduğu durumda ihtiyati haciz kararının da dayanaksız kalacağını,  Ekte ...'nın şirket yetkilisi olduğuna ilişkin kayıtlar ile bu kişinin ifadelerini ve savcılıkça alınan imza örneklerini ibraz ettiklerini; müvekkilinin bu kararlar sebebiyle son derece mağdur durumda olduğunu; ticari faaliyetlerinin tamamen durduğunu; ticarette kullandığı araçların bağlandığını; banka hesaplarının blokeli olduğunu,  Ayrıca çekteki müvekkilili imzasının da sahte olduğuna dair açmış oldukları dava da Büyükçekmece 1 İcra Hukuk Mahkemesi 2025/478 E sayılılı dosya ile derdest olduğunu; tüm bu sebeplerle dayanaksız ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının elzem olduğunu,  İleri sürerek, yukarıda açıklanan ve Mahkemenin resen nazara alacağı nedenlerle, haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep; kambiyo senedine (çeke) dayalı ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, Mahkemece 26/06/2025 2025/231 D.İş esas ve 2025/239 karar sayılı ilamı ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine Mahkemece 07/07/2025 tarihli ek karar ile ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiş ve ek karara karşı taraf vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 257/1 maddesi uyarınca;  rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca;  ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.Somut talepte; ihtiyati haciz talep eden vekilinin çeke dayalı alacağın tahsilinin temini için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece talebin kabulüne karar verildiği, karşı taraf vekili tarafından bonodaki müvekkilline ait ciro üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığı gibi, keşideci tarafından atılan imzanın ve vade tarihinin çizilerek düzeltilmesine ilişkin imzanın da keşideciye ati olmadığını, çekte sahtecilik yapıldığını iddia ederek ihtiyati haciz kararına itiraz etmiştir. Talep konusu çekte sahtecilik yapıldığına dair itiraz sebebi İİK'nın 265 maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebeplerinden birini oluşturmadığı gibi ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilebilecek hususlardan da olmadığından Mahkemece incelenmesi yasal olarak mümkün olmadığından Mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup, itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.   Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.    <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br> 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.   <br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"55d65dd35e507383","SID":"6ce0b30d05006116"}}