{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/997 - 2025/1164<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2023/997 <br>KARAR NO\t: 2025/1164<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15.06.2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/177 Esas 2023/354 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 09.10.2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 13.10.2025<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacılar vekili, 22.09.2018 tarihinde müteveffa ...'in davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araçlar arasında meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davacı ...’in desteğin eşi, diğer davacıların ise çocukları olup, zarar gören 3. kişi konumunda bulunduklarından ve müteveffadan maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardım aldıklarından destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakları bulunduğunu, kazada her iki araç sürücüsünün kusurlu olup müteveffanın herhangi bir kusurunun bulunmadığını, destek kusurlu olsa dahi kusurun davacılara yansıtılmasının mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketlerine başvurudan sonuç alınamadığını, desteğin ... Belediyesinde işçi olarak çalıştığını, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek davacı ...'in destekten yoksun kalma maddi zararlarına mahsuben 50.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 70.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 08.11.2018'den itibaren hesaplanacak artan oranlardaki avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 28.08.2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı ... için toplam 351.132.58 TL, davacı ... için toplam 40.011.69 TL, davacı ... için toplam 89.752.26 TL tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, 29.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için 288.497,46 TL ... Sigorta AŞ'den, 288.497,46 TL ... Sigorta AŞ'den olmak üzere toplam 576.994,92 TL'nin, davacı ... için 54.861,88 TL ... Sigorta AŞ.den, 54.861,88 TL ... Sigorta AŞ'den olmak üzere toplam 109.723,76 TL'nin davacı ... açısından 10.058,89 TL'nin ... Sigorta AŞ'den, 29.952,80 TL'nin ... Sigorta AŞ'den olmak üzere toplam 40.011,69 TL'nin temerrüt tarihi olan 08.11.2018'den itibaren işleyecek avans faizi ile beraber davalılardan tahsili için ıslah etmiştir. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili, kazada hayatını kaybeden desteğin çocukları için yetiştirme indirimi, desteğin eşi için de evlilik indirimi talep ettiklerini, desteğin eşi henüz 36 yaşında olduğundan evlenme ihtimalinin çok yüksek olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini ve temerrüde düşürülmediklerini, dava şartının yerine getirilmemesi sebebiyle  davanın reddine, esas incelemesine geçilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Anonim Türk Sigorta Şirketine usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi vermemiş, yargılama aşamasında davanın reddini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece, 17.09.2020 tarihli ve 2018/814 Esas, 2020/430 Karar sayılı kararla davanın kabulüne ilişkin verilen hükme karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuş, Dairenin 23.02.2023 tarihli ve 2020/1937 Esas, 2023/127 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama ile davanın trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olduğu, üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün % 75 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğu, müteveffanın kusursuz olduğunun belirtildiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 08.05.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 576.994,92 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin 288.497,46 TL, ... Sigorta AŞ'nin 288.497,46 TL ile ve poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olmaları kaydıyla) 08.11.2018 tarihinden itibaren davalılardan ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek avans, ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, 26.699,55 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin 10.058,89 TL, ... Sigorta AŞ'nin 16.640,66 TL ile ve poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olmaları kaydıyla) 08.11.2018 tarihinden itibaren davalılardan ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek avans, ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, davalı ... Sigorta AŞ yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, 109.723,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalılardan ... Sigorta AŞ'nin 54.861,88 TL, ... Sigorta AŞ'nin 54.861,88 TL ile ve poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olmaları kaydıyla) 08.11.2018 tarihinden itibaren davalılardan ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek avans, ... Sigorta AŞ yönünden işletilecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, davalı ... Sigorta AŞ yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece verilen hüküm ile davacılar ... ve ...’ın davalı ... sigorta AŞ’den alacaklarındaki fazlaya dair hakların saklı tutulmamış olması ve işletilen faiz türü yönünden hatalı olduğunu, her iki sigorta şirketinin de poliçe limitlerinin tamamının ödenmesinde alacakların bir kısmının karşılanacağını, fazlaya ilişkin taleplerin reddinin hak kaybına neden olacağını, davacıların zararlarının bilirkişi raporunda hesaplanandan çok fazla olsa da bu miktarların gerçek zarara en yakın miktarlar olduğunun sabit olduğunu, bu nedenle bir takım alacaklar bakımından fazlaya dair taleplerin reddedilmesinin yerinde olmadığını, davalı ... Sigorta AŞ yönünden hüküm altına alınan tazminatı yasal faiz uygulanmasının hatalı olduğunu, avans faizine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, mahkemece Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararından sonra tazminat hesabı yapılması için bilirkişiye tevdi edildiğini, dosyadaki kusur raporunun hukuka aykırı olup kabulünün mümkün olmadığını, Adli Tıp Kurumundan kusur incelemesi yapılması taleplerinin kabul edilmediğini, kusur oranının hatalı belirlendiğini, kazaya karışan ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, ayrıca ... plakalı araç sürücüsünün de karşı istikametten gelen araçların sağa dönüşünü engelleyecek biçimde duraklaması nedeniyle kusurlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu kabul edilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, asgari ücretin son iki yılda orantısız şekilde yükseldiğini ve 1,477 katı olarak hesaplamaya alındığını, hesaplamanın devrebaşı ödemeli belirli süreli rant yöntemine göre 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, mahkemece SGK tarafından desteğin vefatı nedeniyle davalı şirket aleyhine ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/176 Esas sayılı rücu davasının nazara alınmadığını, davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı tarafça başvuru şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, usulüne uygun başvuru bulunmadığından hüküm altına alınan tazminata dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Genel Şartlar uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1,65 teknik faiz yerine progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olup ceza dosyası getirtilerek yeniden kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, sigortalı aracın kusurlu olduğu kabul edilse dahi müteveffanın müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılmasını talep ettiklerini, kaza tarihi itibariyle teminat limitinin 360.000,00 TL olup kararda 720.000,00 TL olarak tespit edildiğini, SGK tarafından yapılan ödemelerin rücuya tabi olduğu takdirde hesaplanan tazminattan indirilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca resen gözetilmesi gereken hususlar ve ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>Davacılar vekili, 22.09.2018 tarihinde davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araçların çarpışması sonucunda ... plakalı aracın  park halinde bulunan aracın sağ ön yolcu kısmına binmek isteyen yaya ...'e çarpması sonucunda davacı ...'in eşi, diğer davacıların babası ...'in vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde her iki araç sürücüsünün de kusurlu olup müteveffanın kusursuz olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 23.02.2023 tarihli ve 2020/1937 Esas, 2023/127 Karar sayılı kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Dosya içeriğinden davanın 22.09.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'in eşi ve çocukları olan davacılar için kazaya karışan her iki aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalılardan destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açıldığı, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 08.05.2023 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak karar verildiği anlaşılmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 11.12.2018 tarihli cevabi yazısında müteveffa ...'in vefatından dolayı hak sahibi eşi ve çocuklarına 01.10.2018 tarihinden geçerli olmak üzere gelir ve aylık bağlandığı, rücuya tabi ödeme olup olmadığı Rehberlik ve Teftiş Daire Başkanlığınca düzenlenecek teftiş raporu sonrasında tespit edileceği bildirilmiş, davalı ... Sigorta AŞ vekili de SGK tarafından aleyhlerine bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin rücuen tahsili için ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/176 Esas sayılı davasının açıldığını belirtmiştir. Ne var ki mahkemece davacılara SGK tarafından rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda hüküm vermeye yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı gibi aktüer bilirkişi raporunda bu yönde değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. <br>6098 sayılı TBK 55.maddesinde; “destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez” düzenlemesi mevcuttur. Buna göre; rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri yahut ifa amacı taşımayan ödemeler tazminattan indirilememekte, ifa amacı taşıyan ödemeler bulunması halinde davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için, davadan önce yapılan bu neviden ödemelerin güncellenmiş karşılığının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekmekte, rücu edilebilir sosyal güvenlik ödemeleri bulunması halinde ise sadece ödemeler toplamının hesaplanan zarar tutarından mahsup edilmesi gerekmektedir. Zira, sigortalıya veya hak sahiplerine Kurum tarafından 5510 sayılı yasa gereği yapılmış veya ileride yapılacak olan sosyal güvenlik ödemeleri (geçici iş göremezlik ödeneği, cenaze masrafları ve kız çocuklarına verilen evlenme ödeneği) ilgililere rücu edilmekte, sigortalıya bağlanan sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının ölümü sebebiyle hak sahiplerine iş kazası ve meslek hastalığı sigortası kolundan bağlanan ölüm geliri bulunması halinde de bu gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ilgililere rücu edilmektedir. Nitekim davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesinin 4. fıkrasında \"iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir\" düzenlemesine yer verilmiştir. Kurum tarafından yapılmış rücu edilebilir ödemeler, ifa amacı taşıyan ödeme niteliğinde olmayıp; bu ödemeler zarar sorumlularını sadece toplam zarar miktarından, zarar görene veya hak sahibine kurumun yaptığı ödemeler kadar sorumluluktan kurtarmaktadır. Bu yönüyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, zararın tazmininden sorumlu olanların mükerrer ödeme yapmasının önüne geçilmesi ve zarar görenlerin gerçek zararlarının üzerinde sebepsiz zenginleşmemesi bakımından önem arz etmektedir.<br>SGK tarafından davacılara rücuya tabi ödeme yapılmış ise ödeme kadar zararın karşılandığı, davaya konu edilen zarara ilişkin olarak davacıların SGK'dan tahsil ettiği bedel için davalının sorumluluğunun bulunmayacağı, zarar görenin aynı zarar nedeniyle iki kez ödeme alarak sebepsiz zenginleşmesinin önlenmesi gerektiğinden Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, rücuya tabi bir ödeme var ise ödemenin ilk peşin sermaye değerinin sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. <br>Bu durumda öncelikle rücu talepli olarak açıldığı belirtilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/167 Esas sayılı dosyasının sonuçlanıp sonuçlanmadığının belirlenmesi, SGK'dan davacılara bağlandığı belirtilen gelir ve aylığın iş kazasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının ve rücuya tabi olup olmadığı ve ne kadarının rücuya tabi olduğunun açıklığı kavuşturulması, davacılara ayrı ayrı rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ilk peşin sermaye değeri ve rücu edilecek miktarın belirtilmesi için yazı yazılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir. <br>Bununla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacılara bağlanan gelir ve aylığın rücuya tabi olduğunun anlaşılması halinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/167 Esas sayılı davası sonucu da değerlendirilerek poliçe limiti yönünden yapılacak garame hesabında, rücuya tabi miktarın dikkate alınması gerektiği de nazara alınmak suretiyle gerektiğinde bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmek üzere hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>Davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekili, davalı ... Sigorta AŞ vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran davacılar ve davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,<br>4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>5-Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/48698 esasına yatırılan 490.000,00 TL + 220.000,00 TL TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dad24ac1f9141763","SID":"e57da3626b9a94e3"}}