{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1765 <br>KARAR NO\t: 2025/1018<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>KARAR NO\t: 2024/732<br>KARAR TARİHİ: 24/09/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP<br>Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; ..., ... ve ...'nun ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ortak ve yöneticisi olup müşterek kefalet durumlarından kaynaklı borçları bulunduğunu, konkordato talebinde bulunan müvekkili şirket ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi unvanı ile 12.06.2002 tarihinde ... ticaret sicil ... mersis numarası ile tescil edilip, 21 Haziran 2002 tarih ve 5575 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanarak, Y.Dudullu Des Sanayi Sitesi D-8 Blok .. Sokak No:... Ümraniye/ İstanbul adresinde kurulduğunu, şirketin halihazırda ticari faaliyetini Akse Mahallesi Nazım Hikmet Caddesi .... Sokak No:... Çayırova / Kocaeli adresinde sürdürmekte olup Gebze Ticaret Odasına kayıtlı olduğunu, müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu tekstil ve inşaat sektörleri ürün yelpazesinin geniş olmasından dolayı, stok maliyetleri yükseldiğini, stok maliyetlerinin yüksekliğinin ise, daha fazla sermayeye ihtiyaç duyulmasına, daha fazla sermaye gerekliliğinin ise kredi ihtiyacını artırdığını, müvekkili şirketin borçlarını zamanında ödeyemeyebileceğini, bu durumda vaki icra ve hacizler ile karşı karşıya kalınması ve mal bütünlüğünün tehlikeye girmesinin hasıl olduğunu, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan müvekkilleri ..., ... ve ...'nun ise şahsi malvarlıklarını ve elde ettikleri kârı dahi şirket bünyesinde tuttuklarını ancak şirket ortaklığından kaynaklı müteselsil borçluluk nedeniyle vadesi geldiğinde icra tehdidi ve tüm varlıklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını, ortak olan ..., ... ve ...'nun ise şirket borçlarından da sorumlu olması nedeniyle tüm varlığını da kaybetme tehlikesi altında bulunduğundan konkordatoya başvuran şirket ile aynı şart ve vadelerde konkordatoya başvurma gereğinin hasıl olduğunu, konkordato ön projelerinde yer alan tablodan da tespit edileceği üzere ..., ... ve ...'nun müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğu borçların asıl borçlularının konkordato projesinin tasdiki ile ödemelerin yapılması halinde borçtan kurutulacakları gibi hisseleri karşılığı olan malvarlığı değerlerinin korunacağını bu sebeple; üç aylık geçici mühlet kararı verilmesini ve gereği halinde 2 ay uzatılmasını, kesin mühlet süresi içinde yapılacak konkordato anlaşmasının kabulü halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hukuki niteliği itibariyle; 7101 Sayılı Kanun ile değişik İ.İ.K 285 ve devamı maddeleri gereğince geçici, kesin konkordato mühleti verilmesi ve sonucunda konkordatonun onanmasına karar verilmesi istemine ilişkin davada, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine açılan dava aynı Mahkemenin 23.02.2024  tarih ve 2024/158 E. 2024/160 K. sayılı kararı ile kesin yetki kuralı gereğince Mahkemeye gönderilerek belirtilen esas numaraya kaydının yapıldığı, 29.04.2024 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, 26.07.2024 tarihli duruşmada üç aylık geçici mühlet süresinin 29.07.2024 tarihinden itibaren 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği, komiser heyetinin tespitlerinin mahkemece denetlenerek bilimsel, somut verilere ve mali verilere göre değerlendirme yapıldığı, konkardato projesinin hayata geçirilmesinin olanaksız olduğu, davacıların iflasa tabi gerçek kişi tacir olmadıkları  belirlenmekle Koşulları oluşmayan DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerin ortağı olduğu ... Kimya San. Tic. A.Ş., Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/152 E. sayılı dosyası kapsamında 27/02/2024 tarihi itibariyle konkordato sürecinde olup hakkında 23.05.2024 tarihli ve 1 yıl süreli kesin mühlet kararı verildiğini ve sürecin halen devam ettiğini, ... Kimya San. Tic. A.Ş.'nin ortakları olan müvekkillerinin 5 aylık geçici mühlet süresince gerek sermaye arttırımı gerekse hibe anlaşmaları ile şirket aktifinin artmasını sağladıklarını, diğer taraftan ... A.Ş.'nin konkordato projesinde de yine şirketin faal olarak çalışmaya devam etmesi nedeniyle malvarlığı ve sermaye değerinde artışlar meydana geldiğini, bu hususun huzurdaki dosyada alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, hukukilikten uzak komiser raporunun tüm yönleri ile gerekçe yapıldığını, konkordato komiseri tarafından hazırlanan nihai raporun konkordato taleplerinin reddedildiği duruşmadan 3 gün öncesinde 24.07.2024 tarihinde taraflarına elektronik tebliğat ile gönderildiğini, bir diğer ifade ile henüz usulen taraflarına tebliğ dahi edilmeden karar verildiğini, raporu incelemek, değerlendirmek, projelerini revize etmek yönünde imkan tanınmadığını savunma haklarının açıkça kısıtlandığını, 27.09.2024 tarihli duruşmada da, makul nedenlerinin Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, ortağı oldukları şirketin bir kısım borçlarına kefaletleri nedeniyle şirket alacaklılarına karşı savunmasız kaldıklarını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden kişilerin yerleşim yerinin Ataşehir ilçesi olması dikkkate alındığında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nce asıl borçlu ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin bulunduğu 2024/152 E. sayılı dosyadan tefrik ile oluşturulan 2024/158 E. 2024/160 K. Sayılı dosyadaki 23.02.2024 tarihli yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerinde dosya görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nde yargılamaya devam edilmiştir. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep edenler hakkında 29.04.2024 tarihinde 3 ay süreyle geçici mühlet kararı verildiği, konkordato geçici komiserinin görevlendirildiği, 26.07.2024 tarihli celsede geçici mühlet süresinin 29.04.2024 tarihinden itibaren 2 ay süreyle uzatılmasına karar verildiği, 27.09.2024 tarihli celsede ise yukarıda yer verildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.Konkordato talep eden gerçek kişilerin ve asıl dosyadaki borçlu şirketin ön projeleri: \"...karar tasdik tarihinden başlamak üzere; Teklif edilen oran %100 ve borçların tamamı,  İlk 12 ay ödemesiz, Teklif edilen süre ise 4 yıl (48 ay), Adi Borçlara % 5 Ek Faiz Ödemesi Yapılacaktır.\" şeklindedir.Konkordato talep eden gerçek kişilerin 16.09.2024 tarihli revize ön projeleri:\"2026 yılından itibaren alacaklıların alacaklarını 48 (kırksekiz) ay içinde eşit taksitlerle ödeme teklifini içeren vade konkordatosudur.\" şeklindedir.Geçici komiser Yeminli Mali Müşavir ... tarafından sunulan 24.09.2024 tarihli raporunda:\"Gerçek kişi davacıların esas itibariyle dava dışı ... Kimya Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin banka borçlarına kefaletinden dolayı konkordatoya başvurduğu, Gerçek kişi davacıların malvarlıklarının (sadece gayrimenkul var) ve şirket aktifinde yer  alan araçların kredi nedeniyle bankalara rehinli olduğu,Davacıların tacir olmadıkları için iflasa tabi olmadıkları,Davacıların ortak olduğu şirketin değerinin tespiti için tarafımdan bilirkişi görevlendirildiği, bilirkişinin Şirket Değerine ilişkin raporunun dava dosyasına sunulduğu, şirketin değerinin 32.604.692,00 TL olarak tespit edildiği,Davacılardan ... ve ...'nun borçlarının (borç listelerinin) aynı olduğu, diğer borçlu ...'nun borcunun tamamının da bu listede yer aldığı, bu husus dikkate alındığında davacıların toplam borcunun (kaynağının aynı olması nedeniyle) 28.685.385,00 TL olduğu, borçların tamamının davacı kişiler bakımından adi borç niteliğinde olduğu, ipotekli kısmının ise davacıların ortak olduğu şirket bakımından imtiyazlı borç niteliğinde olduğu, Davacıların sahip oldukları gayrimenkullerin değerinin toplam 31.400.000,00 TL olduğu ve toplam borcu karşıladığı, Davacı ... Yönünden;1-... son revize projesinde borçların tamamının 2025 yılının 2. Yarısından itibaren 48 ayda (4 yılda) eşit taksitler halinde ödenmesinin teklif edildiği,2-Davacının 11.036.838,00 TL kefaletten kaynaklı borcu olduğu, ayrıca 1.510.702,00 TL tutarında kefalet borçlusu olduğu,3-Borç ödeme kaynağı olarak sahip olunan 2 taşınmazdan birinin satışının, ortak olunan şirketteki bir kısım hisselerin satışının, aile büyüklerinin parasal katkısı gösterildiği, projenin başarıya ulaşmasının ancak ortak olunan şirketin projesinin başarıya ulaşması ile mümkün olduğu, bu hususun projelerde açıkça ifade edildiği,4-Kaynak olarak gösterilen gayrimenkuller bankalara ipotekli olduğu, hisse satışı için yeni ortak bulunması gerektiği, son revize projede bir firma ile işbirliği görüşmelerinin yapıldığının belirtildiği, ancak buna ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı, ailenin parasal desteğinin hangi kaynaklardan karşılanacağının delillendirilenemediği, sağlanması düşünülen kaynağın geri alınamayacağına ilişkin adi bir taahhütnamenin dosyaya sunulduğu, bunun resmi nitelikte olmadığı, 5-Sunulan son revize projenin mevcut haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı,   Davacı ... Yönünden;1-... son revize projesinde borçların tamamının 2025 yılının 2. Yarısından itibaren 48 ayda (4 yılda) eşit taksitler halinde ödenmesinin teklif edildiği,2-Davacının borçlarının 28.685.3 85,00 TL olduğu, 3-Borç ödeme kaynağı olarak sahip olunan 1 taşınmazın satışının, ortak olunan şirketteki bir kısım hisselerin satışının, huzur hakkının, aile büyüklerinin parasal katkısı gösterildiği, projenin başarıya ulaşmasının ancak ortak olunan şirketin projesinin başarıya ulaşması ile mümkün olduğu, bu hususun projelerde açıkça ifade edildiği,4-Kaynak olarak gösterilen gayrimenkulün bankalara ipotekli olduğu, hisse satışı için yeni ortak bulunması gerektiği, son revize projede bir firma ile işbirliği görüşmelerinin yapıldığının belirtildiği, ancak buna ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı, huzur hakkının bir nevi ücret olduğu, davacının geçimini sağlayacak bir kaynak göstermediğini, bunun bu mahiyette değerlendirilmesi gerektiği, ailenin parasal desteğinin hangi kaynaklardan karşılanacağının delillendirilenemediği, sağlanması düşünülen kaynağın geri alınamayacağına ilişkin adi bir taahhütnamenin dosyaya sunulduğu, bunun resmi nitelikte olmadığı,5-Sunulan son revize projenin mevcut haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı, Davacı ... yönünden;1-... son revize projesinde borçların tamamının 2025 yılının 2. Yarısından itibaren 48 ayda (4 yılda) eşit taksitler halinde ödenmesinin teklif edildiği,2- Davacının borçlarının 28.685.385,00 TL olduğu,3-Borç ödeme kaynağı olarak sahip olunan 1 taşınmazın satışının, ortak olunan şirketteki bir kısım hisselerin satışının, huzur hakkının, aile büyüklerinin parasal katkısı gösterildiği, projenin başarıya ulaşmasının ancak ortak olunan şirketin projesinin başarıya ulaşması ile mümkün olduğu, bu hususun projelerde açıkça ifade edildiği, 4-Kaynak olarak gösterilen gayrimenkulün bankalara ipotekli olduğu, hisse satışı için yeni ortak bulunması gerektiği, son revize projede bir firma ile işbirliği görüşmelerinin yapıldığının belirtildiği, ancak buna ilişkin her hangi bir belge sunulmadığı, huzur hakkının bir nevi ücret olduğu, davacının geçimini sağlayacak bir kaynak göstermediğini, bunun bu mahiyette değerlendirilmesi gerektiği, ailenin parasal desteğinin hangi kaynaklardan karşılanacağının delillendirilenemediği, sağlanması düşünülen kaynağın geri alınamayacağına ilişkin adi bir taahhütnamenin dosyaya sunulduğu, bunun resmi nitelikte olmadığı,5-Sunulan son revize projenin mevcut haliyle başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir.\" şeklinde kanaat bildirilmiştir.İİK'nın 287. Maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin “konkordatonun başarı şansı “kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu  sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir. (Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av.Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt).İsviçre İİK'da da konkordato mühletinin amaçlarından biri olarak açıkça,\" borçlunun iyileşmesi \"kavramına yer verildiği, buna göre, geçici mühletin, açıkça iyileşme ümidi görülmüyorsa, yani konkordatonun tasdikine gerek kalmaksızın iyileşme yahut konkordato ihtimali yoksa kaldırılacağı ifade edilmiştir. Ancak burada iyileşmeden söz edebilmesi için bilançosal bir iyileşme yeterli olmayıp başarılı bir iyileşme için yapısal (gerçek) bir iyileşmenin varlığı aranmalıdır. Bu sebeple konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu nedenle ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. ( ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 187 )İİK'nın 286/1-a maddesinde \" borçlunun talebiyle birlikte  borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi\" gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir.  Dolayısıyla 286/1- a bendinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl temin edileceği kapsamında, ..., Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185 de  ifade edildiği gibi  \"ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.\" Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.03.2025 tarih ve 2024/3717 E., 2025/1008 K. sayılı ilamı:\"Somut olayda talep edenin, konkordato projesinin konkordato talep eden şirketin ön projesi ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği, talebin vade konkordatosu olduğu, talepte bulunan şirketin borçlarının ödenmesi ile birlikte kendi kefaletlerinin ve ipoteklerinin de sona ereceği, bu sayede konkordato talep eden ortak olarak mal varlığının bütünlüğü korunarak faaliyetine devam etmesinin sağlanacağı belirtilmiştir. Dosyanın tetkikinden, talep eden gerçek kişinin projesinin mali dayanağının hissedarı olduğu şirketin borcunu ödemesine, şirketin konkordato projesinin başarılı olmasına bağlandığı, konkordato ilan eden şirketin projesi uygulanırsa gerçek kişi talep edenin de borcu ödeyebileceğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Konkordato talep eden projesini sunarken konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynak, mal varlığı ve özgün proje sunamamıştır. Bu durumda ilk derece ve bölge adliye mahkemesinin kararında isabetsizlik görülmemiştir.\"şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.09.2022 tarih ve 2022/571 E., 2022/4223 K. sayılı ilamı:\"Somut olayda, davacılar Ü.. Ü.. ve M.. Ü.. ayrı konkordato ön  projesi sunmuş olsa da  ödeme planları ve ödeme tekliflerinin davacı şirketin projesiyle aynıdır. Öte yandan davacı gerçek kişiler, davacı şirketin konkordato projesine nakit finansması sağlayarak ve alacaklarından vazgeçerek katkı sağlayacaklarını beyan etmektedir. Oysa kendi ticari mevcudiyetleri dahi bizatihi şirkete bağlı olduğu gibi konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynakları, malvarlıkları ve özgün projeleri bulunmamaktadır. Bu durumda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından davacı gerçek kişiler yönünden konkordatonun tasdikine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.\"şeklindedir.Belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar doğrultusunda konkordato talebi değerlendirildiğinde, konkordato talep eden ve kesin mühlet aşamasında bulunan şirkete ...'nun %10, ...'nun %25, ...'nun ise %36,60 oranında hissedar oldukları, başlaca ticari faaliyetlerinin de bulunmadığı, şirket borçlarına kefalet nedeniyle konkordato talebinde bulundukları sabit olup, ön projelerinde üzerlerine kayıtlı taşınmazlar ile hisse satışlarının yer aldığı, revize ön projede ise huzur hakkı bedelleri ve aile büyüğü katkılarından bahsedildiği, aile büyüğü katkısı şeklinde denetime açık olmayan ve ne şekilde temin edileceği belli olmayan gelir ve kaynak kalemine itibar edilemeyeceği, huzur hakkı kalemine yönelik gelir açıklaması yönünden ise şirketin de konkordato sürecinde olması dikkate alınarak düzenli bir gelir kalemi olarak dikkate alınmaması gerekmektedir. ...'nun ve ...'nun üzerinde kayıtlı birer adet gayrimenkul ve şirket hisse değerleri yönünden komiser raporunda yer verilen hesaplamaya göre borç miktarından daha az tutarda kaynak gösterebildiği anlaşılmıştır. ... ve ...'nun yarı yarıya hissedar oldukları İstanbul, Ataşehir, Yukarıdudullu Mah. 13452 parselde bulunan 38 no'lu bağımsız bölüm üzerinde T, ... Bankası A.Ş. lehine 1. dereceden 2.500.000,00 TL limitli, 2. dereceden ise 10.000.000,00 TL limitli ipotekler mevcut olup ... yönünden bu taşınmazın satışından 7.850.000,00 TL kaynak gösterilmiştir. Bu durumda şirket ön projesi ile bağlantılı ve aynı mahiyetteki ön projenin tenzilat içermeyip yalnızca vade konkordatosuna ilişkin olduğu, bu durumda da bağımsız ön proje sunması gereken şirket ortakları gerçek kişilerin ön proje tekliflerinin borçları ödeme konusunda yetersiz olduğu şirket projesinden ayrıca bağımsız ve müstakil bir yönünün bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sırf alacaklıların icra takibine maruz kalmamak için konkordato talep edilmesi de müessesenin amacına uygun düşmeyecektir. Bu durumda gerçek kişi ortakların sundukları ön projelerin şirketin ön projesi üzerine temellendirildiği, şirketin ticari başarısına bağlandığı, şirket tarafından borçlar ödendiği takdirde ve ödendiği sürece kendilerinin de borçtan kurtulmalarının öngörüldüğü, bu nedenle alacaklılara sunulan bağımsız ve müstakil bir proje bulunmadığı kanaatine varılmıştır.İlk Derece Mahkemesince 5 aylık geçici mühlet süresinin tamamlanmasından önce kesin mühlet ile ilgili kararını İİK'nın 289/1. maddesi uyarınca vermek zorunda olması, konkordato talep edenler vekilinin 16.09.2024 tarihinde revize projesini sunmuş olması, geçici mühlet sürecinde tekrar revize proje sunulması gibi yasal bir zorunluluğunda bulunmaması, geçici komiser raporunun son olarak sunduğu yukarıda yer verilen raporunun önceki iki ayrı rapor ile benzer tespitleri içermesi ve raporundan konkordato talep edenler vekiline duruşma öncesi tebliğ edilmiş olması dikkate alındığında konkordato talep edenler vekilinin savunma haklarının kısıtlandığına yönelik istinaf başvuru sebeplerine itibar edilmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, konkordato talep edenler tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın konkordato talep edenlerden ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin konkordato talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın konkordato talep edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda İİK'nın 293/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2025<br><br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"901b9d90d672e16b","SID":"f64c096241209698"}}