{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C. <br>İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/730 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1319<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/01/2025<br>NUMARASI\t: 2014/325 Esas, 2025/82 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ: 16/10/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalısı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait çimento fabrikasının, endüstriyel paket dövizli sigorta poliçesi ile yangın sigortası genel şartları ve ek teminatları çerçevesinde güvence altına alındığını, fabrikada 01 Mayıs 2008 günü 5 numaralı çimento değirmeninin puant duruşu sırasında yapılan kontrolde, ana tahrik redaktörünün 2. Kademe pinyon dişlisinin dişli yüzeylerinde parça kopmaları ve diş diplerinde çatlamalar olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple değirmenin üretiminin durdurulduğunu,  sigortalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş ile davalı yüklenici ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında 13/04/2006 tarihli Çimento Öğütme Tesisi Yapım Sözleşmesi imzalandığını,  davalı firma tarafından redaktör arızasının garanti kapsamında tamir edilerek 12/06/2008 tarihinde arızanın giderildiğini, yapılan ekspertiz ile dişlilerde kırılma ve çatlamanın imalat hatasından kaynaklı olduğunun belirlendiğini, sigortalı firmanın makine kırılması nedeniyle oluşan hasarın davalı şirket tarafından yerine getirilmesi nedeniyle bir taleplerinin olmadığını ancak tesisin üretime ara vermesi nedeniyle kar kaybına uğradıklarını ve bu nedenle zararlarının giderilmesini talep ettiklerini, 41 gün üretim yapılamaması nedeniyle meydana gelecek kar kaybının sigortalı firma defter ve belgeleri  üzerinde inceleme yapılarak 245.087,00-USD olarak tespit edildiğini, 245.087,00-USD tutarındaki kar kaybı  tazminatının 09/02/2008 tarihli ibraname makbuz ve temlikname ile sigortalısına ödendiğini belirterek 245.087,00-USD kar kaybı tazminatının ödeme tarihi olan 09/02/2009 tarihinden itibaren işleyecek döviz faizi  ile birlikte Türk Lirası  olarak karar verilirse avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan işbu davanın konusuna esas teşkil eden Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2009/219 Esas sayılı dosyasının devam ettiğini, Mahkemenin işbu davasının hakkaniyetle sonuçlanabilmesi için Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/219 Esas sayılı davanın sonuçlanmasının beklenilmesi gerektiğini, davaya konu olayda tesisin müvekkili şirketin tüm sözlü ve yazılı uyarıları ve taleplerine karşın çeşitli bahanelerle işletmeye alınmadığını, tesisin hale işletime alınmadığını, tesisin sözleşmeye uygun olarak tam kapasite ile çalışmasına rağmen, müvekkili şirketin hak ediş bedellerini ödemediğini, davaya konu olaydaki makina kırılmasının dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş'nin ayıbından kaynaklandığını, söz konusu durumun her ne kadar  belgelerle sabit olmasına rağmen işbu durumun yargılamayı gerektirdiğini, bekletici mesele yapılması gereken dosyadan karar verildiğinde ve karar kesinleştiğinde davacı sigorta şirketinin talep hakkının doğabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece;  davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye ait fabrikanın davaya konu arıza nedeniyle çalışmadığı 41 gün süre nedeniyle oluşan kar kaybını dava dışı sigortalısına ödediği ve bedelin kusurlu olan davalıdan tahsilini talep ettiği, somut olayda öncelikle davalının kusurlu olduğunun tespitinin gerektiği, kesinleşen Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/219 Esas (yeni esası 2020/93) sayılı kararında, meydana gelen arızanın davalı ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş kusurundan kaynaklanmayıp, işbu davada davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin redaktörü kısa süreli de olsa yağsız çalıştırmasından kaynaklandığı, imalat hatasının bulunmadığı sabit olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına yaptığı ödemeyi kusuru olmadığı anlaşılan davalıdan talep hakkının bulunmadığı gerekçesi ile  davanın reddine karar verilmiştir.\t\t<br>İSTİNAF NEDENLERİ<br>Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davanın iş durması ve kesilmesi nedeniyle sigortalının uğradığı Kâr kayıplarını kapsadığını, olaylar çizelgesinin fabrikanın kurulum sözleşmesine uygun olarak tesis edilmediğini göstermesine rağmen redaktörün yağsız kalması sonucu devreden çıkmasını  ... A.Ş'ye ait bir kusurmuş gibi gösterilip sigortalının  olayda hatalı olarak gösterilmesinin bilimsel bir görüş olmadığını, redaktörün  2 kere değiştiğini, ilkinin ilk kulanımda mahrecine iade edildiğini, Elazığ Ticaret Odasının raporu ile,  2 inci yağsız kaldığı iddiası ile devreden çıkan redaktörün ise devreden çıktıktan sonra üretici ... firmasının raporları ile üretim hatası olduğu gerekçesiyle 3. cü redaktör ile değiştirildiğini, ısı ve arızanın,  ana fener dişli ve redaktörün hatalı üretiminden kaynaklandığını, arıza ve ısının sebep değil hatalı üretimin sonucu olduğunu, yetersiz bilirkişiler tarafından 5 nolu değirmendeki imalat hatalarının göz ardı edildiğini, çimento değirmeninin esası olan fener dişli ve değirmeni çeviren redüktörün imalat hatası ile ayıplı olmasının eser sözleşmesinin ihlali niteliğinde olduğunu ve davalının bundan sorumlu olduğunu, sonuç olarak fabrikanın sözleşmeye aykırı olarak tesis ve imal edildiğini, fabrika tesis edildikten sonra düzgün çalışmadığını, fabrikaya 3 adet redüktör konulduğunu, fener dişli de adım hatası olduğunun üretici ... firması tarafından kabul edildiğini, 2 adet redüktör imalat hatasından dolayı üretici firma olan ... tarafından değiştirildiğini, üretim hatalarının üretici firma tarafından kabul edildiğini, kısa bir yağsızlık sonucu 2 adet küçük dişlinin değiştirilmesinin ana bir etken olarak nitelendirilemeyeceğini, imalatın sözleşmeye uygunluğunun incelenmediğini, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br>HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, poliçe kapsamında sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ... San Tic A.Ş. arasında 28/02/2008-28/02/2010 tarihleri arasında Endüstriyel Paket Döviz Sigorta Poliçesi  düzenlendiği, sigortalısına ait fabrikada ana tahrik redaktörünün 2. Kademe pinyon dişli yüzeylerinde parça kopmaları ve diş diplerinde çatlamalar olduğu tespit edildiğinden daha büyük hasara sebebiyet verilmemesi adına değirmenin üretiminin durduğunu, dava dışı sigortalı ile davalı arasında Çimento Öğütme Yapım Sözleşmesi imzalandığı, dava dışı üretici firma ile davalının redüktör arızasını garanti kapsamında tamir ederek giderdiğini, sigortalının  tesisin üretime ara vermesi nedeniyle kar kaybı talebinde bulunması üzerine kar kaybının 245.087,00 USD olarak tespit edildiğini,  hasar bedelinin sigortalısına davacı tarafından ödendiği ve meydana gelen zarardan davalının sorumlu olduğundan bahisle iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/219 Esas sayılı (yeni esası 2020/93) dosyasında; asıl davada;  davacı(iş bu davada davalı) ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş tarafından davalı (iş bu davada davacının dava dışı sigortalısı) ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye karşı 13/04/2006 tarihli sözleşme kapsamında davacının yapımını üstlendiği ve davalıya teslim edilen işin bakiye bedeli ile banka teminat mektubunun iadesinin talep edildiği,  karşı davada ise davalı karşı davacının( ... A.Ş.) sözleşmeye aykırılık nedeniyle uğradığı zarar ve gecikme cezasının tahsilini istediği; bu dosya ile birleşen Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/481 Esas sayılı dosyasında ise davacı ... Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş (iş bu davada davalı)  tarafından davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş'ye( dava dışı sigortalı) yönelik sebepsiz zenginleşme nedeniyle uğranılan zararın tazmini talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. İlk derece Mahkemesince Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/219 Esas sayılı dosyasında yapılacak tespitlerin işbu dava ile yakından ilgili olması nedeniyle davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir.Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin  2009/219 Esas sayılı dosyasında, davacı sigorta şirketinin sigortalısı ile davalı arasında  imzalanan 13.04.2006 tarihli Spesifik Öğütme Soyutlu Kapalı Sistem Çimento Öğütme Tesisi  yapım işine ilişkin sözleşme kapsamında  davalı yüklenici tarafından bakiye iş bedeli ile birlikte banka teminat mektuplarının iadesi talebiyle  açılan  davada Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;  20/10/2022 tarihinde;  davalı tarafından davacıya  karşı açılan davada Mahkemece, 5 nolu çimento tesisinin 13.04.2006 tarihli sözleşmede belirtilen hususlara uygun olarak tesis edildiği, redüktör arızasının imalat hatasından kaynaklanmadığı, redüktör arızasının yetersiz ve kısa süreli de olsa yağsız çalışmasından  kaynaklandığı, redaktörün arızasında ortalya çıkan ayıbın işletme hatasından kaynaklandığını ve işin ayıpsız teslim edildiği gerekçesi ile   asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine, birleşen davanın reddine dair karar verilmiş olup; işbu karar Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 07/05/2024 tarihli (beklenen asıl dava yönünden) kararı ile onanarak kesinleşmiştir.Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 2023/1644 E-2024/1350 K sayılı 07.05.2024 tarihli kararında; \"1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik  bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özelikle; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ayıbın imalat hatasından olmayıp, yetersiz ve kısa süreli yağsız kullanımdan kaynaklandığı ve bu durumda işin ayıpsız teslim edildiği,  hükme esas alınan rapor ile bozma ilamından önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği ve  raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla; davalı karşı davacı ve birleşen dosya davalısı iş sahibi vekilinin tüm karşı davacı temlik alacaklısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz nedenleri  asıl dava dosyası hakkında verilen kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş, açıklanan nedenlerle asıl davada verilen kararın \"onanmasına\" karar verilmiştir\" denilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere aynı olaya ilişkin davalı tarafından davacının sigortalısına karşı açılan davada  hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ayıbın imalat hatasından olmayıp, yetersiz ve kısa süreli yağsız kullanımdan kaynaklandığı ve bu durumda işin ayıpsız teslim edildiğinden bahisle  asıl davada davanın kısmen kabulüne  yönelik tesis edilen  karara yönelik temyiz incelemesi sonucunda; yukarıda da yer verildiği üzere, Yargıtay 6 Hukuk Daresinin 2023/1644 E-2024/1350 K sayılı kararı ile, asıl dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ayıbın imalat hatasından olmayıp, yetersiz ve kısa süreli yağsız kullanımdan kaynaklandığı ve bu durumda işin ayıpsız teslim edildiği,  hükme esas alınan rapor ile bozma ilamından önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği ve  raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu  gerekçesi ile onanmıştır. Bu halde, asıl dava yönünden karar artık kesinleşmiştir. Bu durumda, taraflar farklı olduğundan asıl dava yönünden kesinleşen işbu karar, eldeki dosya bakımından kesin delil niteliğinde değil ise de, güçlü delil niteliğindedir. Sonuç olarak, eldeki davanın davalısı olan ... Mühendislik İnş. San ve Tic A.ş.'ye atfedilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığı kesinleşen karar ile sabit hale gelmiş olup artık davalının meydana gelen olayda bir sorumluluğunun bulunmadığının anlaşılmasına göre davalının da bu olay sebebiyle sorumlu tutulmasına imkan yoktur. Bu nedenlerle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/325 Esas, 2025/82 Karar sayılı ve 22/01/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf harçları davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/10/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ed1bc980c017693","SID":"4013d038330a9efc"}}