{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/1923 - 2025/2048<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/1923 <br>KARAR NO\t: 2025/2048<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/293 E.  -  2025/339 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14/05/2025 tarih ve 2025/293 E. - 2025/339 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacılar vekili, müvekkili ... ... Ltd. Şti.'nin belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki bir başka ülkeyle yapılan toptan ticaret (çeşitli malların toptan satışı) konularında hizmet veren bir şirket olduğunu, müvekkilinin diğer müvekkili ... Ltd. ile yapmış olduğu distribütörlük sözleşmesi neticesinde, \"...\" markasının tek Türkiye Distribütörü haline geldiğini, davalı şirketin müvekkili şirketlerin muvafakati olmaksızın, \"...\" markasının resmi teknik servisi olduğunu gerçeğe aykırı şekilde iddia ettiğini, bu şekilde tüketici nezdinde yanlış izlenim oluşturarak haksız rekabet oluşturduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait markayı kullanmak suretiyle tüketiciyi yanılttığını ve bu yetkisiz hizmetleriyle marka itibarına zarar verdiğini, bu durumun 4721 sayılı TTK kapsamında yanıltıcı ve gerçek dışı bilgilerle ticari itibarın zedelenmesi neticesinde haksız rekabet oluşturduğunu, davalının işbu usul ve yasaya aykırı eylemleri neticesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/228979 soruşturma numaralı dosyasında \"haksız rekabet suçu işlendiği kanaatine varılmıştır\" denmek suretiyle savcılık makamı tarafından davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespit edildiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti, önlenmesi, fiillerin durdurulmasına, tecavüzün giderilmesi ve şimdilik 50.000 TL maddi, 500.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 6769 sayılı SMK.'nın 156. maddesinde, bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olduğunun, 29. maddesinde de marka hakkına tecavüz sayılan fiillerin düzenlendiği, dava dilekçesinin sonuç bölümünde diğer taleplerinin yanında açıkça tecavüzün giderilmesinin de talep edildiği, davada 6769 sayılı SMK kapsamında kalan bir hukuki koruma talebi bulunduğundan, davanın fikri sınai haklar hukuk mahkemesinin görev alanına giren bir dava olduğu gerekçesiyle mahkemenin görevsizliği nedeni ile HMK nun 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Ankara  Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkillerince açılan davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 54 ve devamı maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve zararın giderilmesine yönelik olduğunu, haksız rekabet davalarının niteliği gereği ticari dava sayılacağını ve bu tür davalara bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesi’ne ait olduğunu, dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında TTK hükümlerine göre haksız rekabetin davacıların hakkına tecavüz niteliği taşıdığını ve bunun markaya dayalı talepten ziyade tanımlama şeklinde olduğunu, nitekim sonuç kısmında TTK m.56 da yer alan haksız rekabete dayalı tüm hakların talep edildiğini, HMK'nın 31. maddesi uyarınca usul ekonomisi gereği ve hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü gereği görevsizlik kararından önce çelişkili hususlarda davacı taraftan taleplerinin açıklatılmasının istenmesi gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka hakkına dayalı haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tecavüzün önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacılar vekilinin sunduğu dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait markayı kullanmak suretiyle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürdüğü gibi, davalının fiillerinin müvekkiline ait markanın itibarına zarar verdiğini ve SMK'nın 30. maddesi kapsamında marka hakkı üzerinde yetkisiz tasarrufta bulunduğunu ve markanın tanınmışlığına tecavüz teşkil ettiğini bildirdiği, bu durum karşısında mahkemece yazılı gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca  alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcı davacılar  vekili tarafından  peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 31/10/2025 tarihinde HMK 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a74301bf33727f3","SID":"0e30821a6d0b6f48"}}