{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2022/2588 <br>KARAR NO\t: 2025/1719<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/05/2021<br>NUMARASI\t: 2017/625 Esas - 2021/658 Karar<br>DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ: 22/10/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ     :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2016  tarihinde  sürücü...'ın idaresindeki ... plaka sayılı araç ile seyir halinde iken ...'in sevk ve idaresindeki ... aracın çarpışması sonucu kaza anında yolda park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması sonucu ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkili ...'nın yaralandığını belirterek şimdilik fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50,00 TL geçici işgöremezlik ve 50,00 TL kalıcı işgöremezlik olmak üzere toplam 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğununu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, meydana gelen kazanın zincirleme bir kaza olduğunu, tüm araçların kusur oranlarının ayrı ayrı belirlenmesi gerektiğini, dava dilekçesinde davacıların kaza sonrası kalıcı sakatlığının oluştuğu iddia edilmiş olmakla birlikte her bir davalı için talep edilen miktarın belirli hale getirilmesi gerektiğini, kaza sonucu üçüncü bir kişinin maluliyeti söz konusu olduğunda, sigortacı sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve sigortalının kusuru oranında malul kalanlara tazminat ödemekle sorumlu olduğu belirtilerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Maluliyet raporunda  belirlenen  maluliyet oranı ve iyileşme sürecinin hayatın olağan akışına aykırı olup hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmadığını, raporu kabul etmediklerine ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğunu ancak itirazlarının değerlendirilmediğini,  esas alınacak maluliyet yönetmeliğine ilişkin karmaşanın giderilmesini talep ettiklerini, karara dayanak yapılan hukuki dayanakların açıkça belirtilmesini hukuki dinlenilme ve adil yargılanma ilkesi gereğince talep ettiklerini, dosyanın yeniden ATK'ya gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin 6 aylık iyileşme süresince %100 malul olduğunun açık ve bu nedenle müvekkili küçük beden gücü kaybından dolayı daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmeye çalışacağını, müvekkili küçüğe ilişkin tazminat talebinin efor kaybı ile ilgili olduğunu, müvekkilinin iyileşme dönemi boyunca yaşamsal aktivitelerinde yaşıtlarına göre daha fazla efor sarfederek hayatını sürdürmeye çalışacak, bu durum her anlamda fazlasıyla mağduriyetine yol açacak ve gelişim çağında yaşıtları ile aynı şartlarda olamayacağını, küçüğün kaza tarihinde çıraklık yaptığı da dikkate alınarak efor kaybı değerlendirilmeden tazminat talep etmeye hakkı olmadığı yönünde karar verilemesi yasalara, hukuka, Yargıtayın Yerleşmiş İçtihatlarına aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.  Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut uyuşmazlıkta dava 29/11/2016 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile davacının içinde yolcu olarak seyahat etmekte olduğu ... plakalı aracın çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve davacının bu yaralanması nedeni maddi  tazminat talep ettiği anlaşılmıştır. Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de  Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları) İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan düzenlenen 09.01.2020 tarihli maluliyet raporunun davacının fiziken muayenesi yapılarak, kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre  hükme esas alınmasında usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırılık bulunmamaktadır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş içtihatlarına göre 18 yaşından küçük olup aktif çalışması bulunmayan çocuk yararına geçici iş göremezlik tazminatı hükmedilemez. Somut olayda, davacı Eren'in çıraklık yaptığına ilişkin belge sunulmadığı, kaza tarihinde 14 yaşında olup, nedenle gelir getiren bir işteçalıştığıdüşünülemeyeceğinden dolayısıyla tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancı olmadığından geçici iş göremezlik zararı bulunmadığı gözetilerek geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/23783 E. - 2023/2210 K., 2021/4507 E. - 2021/8342 K. sayılı kararları).  HMK'nın 26.maddesi gereği hakim taleple bağlı olup, talepten fazlasına karar veremez. Dava dilekçesinde anlatım, dayanılan vakıalar ve talep kısmında davacının geçici iş göremezlik süresi için efor kaybı bulunduğu iddiası ile bu süre için efor kaybı tazminatı talep edildiği başka bir ifadeyle açıkça geçici iş göremezlik süresi için efor kaybı tazminatı talepli olarak dava açılmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak bu yönde bir  araştırma ve değerlendirilme yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  534,70 TL harcın davacıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/10/2025<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f137cc3631dc1e26","SID":"a7f9c2208f312f30"}}