{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/1034 Esas   2025/1134 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2024/1034<br>KARAR NO\t\t: 2025/1134<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>TARİHİ\t\t:26/10/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/12 Esas 2022/642 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesine Dayalı) <br>DAVA TARİHİ\t: 07/01/2022<br>KARAR TARİHİ\t:17/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 17/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı arasında kredi sözleşmeleri imzalanarak davacı banka tarafından davalı şirkete krediler kullandırıldığını, kredinin geri ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine tüm borçlulara Beşiktaş 17. Noterliği'nin 03/10/2018 tarih ve 65176 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini ve usulüne uygun bir mehil verildiğini, borcun ödenmemesi halinde hakkında icra takibi yapılacağının bildirildiğini, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16839 sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığını ve ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, davalı borçlu tarafından takip dosyasına sunulan dilekçe ile tüm borca itiraz edilerek takibin durdurulması  talebinde bulunulduğunu ve takibin durduğunu bildirerek  davalının Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2021/16839 sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptalini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve  talep etmiştir. <br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinde ödeme emri ve takip talebinin usulüne uygun düzenlenmediğini, icra dosyasındaki taraflarına tebliğ edilen ödeme emrinde 5.707.878,17 TL toplam alacak yazdığını, borcun sebebi kısmında ise \"kredi çerçeve sözleşmeleri, Beşiktaş 17. Noterliği'nin 03/10/2018 tarih ve 65176 yevmiye nolu ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve meri çek yapraklarına müstenit 5.707.878,17 TL\" yazdığını, usulüne uygun başlatılmamış takibin davaya konu edilmesine imkan olmadığını, müvekkilinin davacıya bu miktarda borcu olmadığını, müvekkilinin açmış olduğu Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/798 sayılı konkordato dosyasının da incelenmesi gerektiğini, davacı bankanın konkordato geçici mühletinden sonra kendisine ibraz edilen hiçbir çeke karşılıksız işlem uygulamadığını, banka sorumluluk bedelini ödemediğini, davacı bankanın bu yöndeki talebinin de reddi gerektiğini, icra takibinde belirtilen faiz oranının fahiş olduğunu bildirerek davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporunun  taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yargısal uygulamalara uygun olduğu anlaşılmakla , rapor hükme esas alınarak   davalının ileri sürdüğü itiraz ve savunma nedenlerinin kısmen yerinde olduğu değerlendirildiğinden itirazın iptaline , her ne kadar  kısa kararda davanın 6.644.491,14 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş ise de , gerekçeli  kararda davanın 5.507.878,17  TL alacak istemi ile açıldığı, keza dava konusu takip dosyasında takip talebinin 5.707.878,17 TL üzerinden takibe geçildiğinin anlaşıldığı, ancak karar tefhim edildikten sonra bundan dönülerek yeni ve farklı hüküm kurulamayacağı gibi gerekçeli karar ile kısa karar çelişik olamayacağından bu durum gerekçede izah edilmekle  davanın  kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece kararın gerekçesinde hukuka aykırı ve eksik faiz hesabına dayalı bilirkişi raporuna dayanılmış olup, kararın hüküm kısmında işbu dava açılış tutarından daha fazla miktarda itirazın iptaline karar verilmiş olmakla birlikte \"kısmen kabul\" yönünde hüküm kurulması çelişki yaratmakta olduğundan, kararın gerekçesi ile hüküm arasındaki uyumsuzluğun giderilmesi istemiyle, kararın \"kısmen ret\" yönündeki kısmına karşı istinaf yoluna başvurulması ve \"davanın kabulü\" yönünde hüküm tesisi talep edilmesi  zorunluluğu doğduğunu,  temerrüt faiz oranın  hatalı  hesaplandığını  bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, itirazın iptali davasına konu icra takibi mükerrer olduğunu, davalı banka tarafından, davalı aleyhine başlatılan takiplerin dayanak belgesinin aynı olduğunu, her iki icra takibinde de takip dayanağı belge Kredi Çerçeve Sözleşmeleri, Beşiktaş 17.Noterliği'nin 03/10/2018 tarih ve 65176 yevmiye no.lu  ihtarname olduğunu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararıyla rehinle teminat altına alınan aynı alacaktan dolayı aynı borçluya karşı ayrı iki takip başlatılamayacağını, davalı banka hem ipotek takibi hem de ilamsız takip yaparak rehin alacaklısı hem rehine hem de borçlunun diğer mal varlığı unsurlarına müracaat ederek diğer alacaklıların müracaatı için borçlunun mal varlığını daralttığını, borçlunun rehin verdiği malı dışında da diğer malları üzerine aynca haciz konulmasının, borçlu için aşırı bir yük oluşturacağından menfaatler dengesine aykırı olup, cebri icranın amacıyla da bağdaşmayacağını, davalı ... Bankası Anonim Şirketinin aynı alacağı için aynı borçluya karşı ikinci icra takibi yapmasında hukuki yararı da bulunmadığını,  davanın anılan nedenlerle reddi gerekeceğini, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin  davayı kısmen kabul ettiği halde aleyhe davalı yana vekalet ücreti hükmetmemesinin hatalı olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>Dava;  genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>Temlik alan davacı vekili  23/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile;  davadan feragat ettiğini  beyan etmiştir. Temlik alan davacı vekilinin Gaziosmanpaşa 8. Noterliği'nin 24/04/2025 tarih ve 12340 yevmiye no'lu vekaletnamesinde dava ve kanun yollarından feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.<br>Davalı vekili 21/07/2025 tarihli beyan dilekçesi ile;  davacının davadan feragat etmesi halinde davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını beyan etmiştir.<br>HMK'nun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat davaya son veren ve davacının talep sonucundan vazgeçmesine ilişkin taraf işlemi olup karşı yanın ve mahkemenin kabulüne bağlı değildir.<br>HMK'nun 310/2. \"Feragat veya kabul, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince feragat veya kabul doğrultusunda ek karar verilir.<br>\" hükmünü içermektedir.<br>Hal böyle olunca,  HMK'nun 310/2. maddesi uyarınca hükmün verilmesinden sonra, karar kesinleşinceye kadar davadan feragat halinde, bölge adliye mahkemesince dosya ilk derece mahkemesine gönderilmeden feragat doğrultusunda ek karar verilebilir. Davacı vekilinin feragat talebi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine  dair aşağıdaki şekilde karar tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>A)1-Davacı vekilinin 23/07/2025 tarihli feragat talebi nedeniyle Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2022/12 Esas 2022/642 Karar  sayılı kararı kararının  KALDIRILMASINA,<br>2-Davacının davasının  feragat nedeniyle REDDİNE,<br>3-Alınması gereken 615,40 TL  karar ve ilam harcının 2/3'ü oranına isabet eden 410,26 TL harçtan peşin alınan 68.937,88 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 68.527,62 TL  harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davalı vekilinin talebi gözetilerek davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>\t6-Taraflarca yatırılıp harcanmayan gider avansı varsa, hükmün tebliğinden sonra kalan kısmının yatırana iadesine,<br>B)1-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davacı tarafından peşin yatırılan 427,60 TL peşin harcın davacıya iadesine,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuru sırasında davalı tarafından peşin yatırılan 113.471,30 TL peşin karar ve ilam harcının davalıya iadesine,<br>3-İstinafa başvuran davacı ve davalı  tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/10/2025  <br><br>Başkan -          Üye -               Üye -              Zabıt Katibi<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e1209725d8f20f62","SID":"ce0315db6aacf1b2"}}