{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Antalya 3.Asliye Ticaret Mahkemesi                        <br>Tarihi:06/04/2023<br>Davanın Türü:Asıl Dava İtirazın İptali (Antalya 16. İcra Müd. ...), Karşı Dava Tazminat <br>Dava Tarihi:04/01/2018 asıl dava - 26/01/2018 karşı dava <br>Karar Yazım T:30/10/2025<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Ana Davada; davacı yüklenici vekili açtığı dava ile, taraflar arasında 15/06/2015 tarihli güneş enerji santrali sözleşmesi imzalandığını, iş sahibinin istekleri doğrultusunda sözleşme dışı işlerin de yapıldığını, sözleşme dışında yapılan bu işlerin bedellerinin Antalya 16.  İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında talep edilen 88.000,00 TL olduğunu, bu alacağın tahsili amacıyla yapılan takibe davalıların haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiklerini, davalıların sözleşmede imzası bulunmasına rağmen sözleşmenin varlığını da inkar etmek suretiyle HMK'nın 29. maddesine aykırı beyanda bulunulduğunu, davalıların yetki itirazının da alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olup kötü niyetli olduğunu, sözleşmenin 7.1 maddesinde tarafların ihtilafa düşmesi durumunda Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğu açıkça kararlaştırılmış olup, bu yetki sözleşmesinin hukuken geçerli bulunduğunu belirterek, davalılarca icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Karşı davada; davacı iş sahipleri vekili açtığı dava ile yüklenicinin yaptığı güneş enerjisi sağlayacak panellerin işin tekniğine ve bilimsel kriterlere uygun olmadığını, sözleşme ile taahhüt edilen enerjiyi sağlayacak sayı ve nitelikte panel takılmadığını, sözleşmeye göre yapılması gereken yürüyüş yolları yapılmadığını, sözleşmede güç olarak 698 kwp taahhüt edilmesine karşın 696 kwp güç sağlayan imalat nedeniyle, sözleşmeye aykırılık ve sistemde güç eksikliği bulunduğunu, teknik şartnameye göre 1250 kw trafo takılması gerekir iken, 800 kw güç üreten trafo montaji yapıldığını, sisteme konulması gereken asansörün TEDAŞ tarafından istenilen güvenlik ve imalat seviyesini taşımadığı için yenilenme ihtiyacı gösterdiğini ve yenilendiğini, sözleşmeye aykırı, eksik imalat, ayıplı imalatlar nedeniyle, karşı davacıların zararının tespiti için uzman bilirkişi incelemesi gerektirmekte olup, şimdilik buna ilişkin belirsiz alacak talebi olarak 20.000,00 TL alacak taleplerinin bulunduğunu, fazla ödenen iş bedeli nedeni ile de şimdilik 20.000,00 TL fazla ödemenin belirsiz alacak davası olarak ve nedensiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde yükleniciden tahsilini ve yüklenicinin  işi süresinde teslim etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, sözleşmede açıkça kabul edilen devlet hibesinin taahhüt edilen sürenin üzerinden 1 yıl 23 gün geçtikten sonra teslim edilmiş olmakla, davacıların aldığı hibeden döviz kuru üzerinden büyük zarar ettiğini, doğan kur farkı nedeniyle oluşan zararın bilirkişi marifetiyle tespiti ile belirsiz alacak olarak ve şimdilik 20.000,00 TL zararın tahsilini, iş sahibinin  02/12/2015 - 22/12/2016 tarihleri arasında üreteceği elektrik enerjisini devlete satmak suretiyle elde edeceği kardan yoksun kaldığını, belirsiz alacak davası olarak şimdilik 20.000,00 TL zararın  tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı/karşı davacı taraf dava değerini somutlaştırma ve harç ikmali dilekçesi ile 20.000,00 TL fazla ödemenin ve 170.570,83 TL sözleşmeye aykırı imalat, teslim ve işler ile eksik işler bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>II. CEVAP<br>Ana davada; davalı iş sahipleri vekili cevabında, davacı yüklenicinin tacir olarak, tip sözleşmeye uygun imalat yapmayı Tarım İl Müdürlüğü dosyasına sunduğu taahhüt ile de kabul ettiğini, fazladan imalat değil eksik ve ayıplı imalat bulunduğunu, davacı tarafça yapılan işin götürü bedelde tip proje üzerinde yapılmış olmakla, ek imalat bedeli talep etmesinin mümkün olmadığını, sözleşme ile yapılacak iş ve bedelinin açık şekilde ortada olduğunu, istenilen ek imalata ilişkin bedellerin keyfi ve fahiş miktarlar olduğunu, davacı tarafın yapılan iş nedeniyle düzenlediği fatura kapsamında, tüm bedeli aldığı gibi fazladan davalı vekil edenlerden tahsilat yaptığını, tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi halinde yapılan işe ilişkin fatura ve ödemelerin bilirkişi marifetiyle tespiti halinde, fazla ödeme olgusunun ortaya çıkacağını belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.<br>Karşı davada; davalı yüklenici vekili cevabında, yüklenici tarafından sözleşmede kararlaştırılan işin sözleşmeye uygun olarak zamanında yapıldığı, imalatlarda herhangi bir sözleşmeye aykırılık ve eksiklik bulunmadığı, eksik ve ayıplı imalat bulunmadığı, geç teslimin söz konusu olmadığı savunulmuştur.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, asıl dava yönünden; davacı-karşı davalı sözleşme dışında fazladan ek imalat yaptığını iddia etmiş ise de, Keçiborlu Asliye Hukuk Mahkemesi aracılığıyla talimat yoluyla yapılan keşif ve keşif neticesi bilirkişi heyetince tanzim edilen bilirkişi kök ve ek raporunda, ...'ın 15/03/2016 tarihli 8106 sayılı bağlantı görüşü ve çağrı mektubu hk yazısında, 640 kW gücünde lisansız elektrik üretimine ilişkin başvurularının kabul edildiği ve bununun hangi şartlarda gerçekleştirebileceğinin detaylar ile verildiği, kullanılan 800 KVA güç trafosu gücü 0.8 sözleşme katsayısı ile çarpılarak elde edilen 640 kW lisansız elektrik üretimine izni verildiği, davacının itiraz dilekçesinde mevcut pano ile GES panosu arasına ileride güç artırımı yapılabilecek şekilde fazla kesitli kabloların çekildiğini belirttiği ve bunun değerinin 10.000 TL olduğunu iddia ettiği, üretimin kurulu güçten bağımsız olarak sözleşme gücü 640 kw dan hesaplanacağı için Y2'lik bir güç artışının söz konusu olduğu, kablolar kesiti tayini yapılırken de tesisin akım üretme gücünün üstünde seçilme gerekliliği olduğu, bu durumda Y2'lik bir güç artırım için extra kablo kesiti yükseltilmesinin, tesisisin güvenli çalışması için gerekli olup güç artırımına yönelik olmayacağının açık olduğu, yüklenici firmanın fazladan yaptığını iddia ettiği yürüme yolları ile ilgili sözleşmede yürüyüş yollarının galvanizli saçtan yapılacağı yer almasına rağmen, yürüyüş yollarının bir kısmının sözleşme dışında olan malzeme ile imal edilerek sözleşmeye uyulmadığı, ancak sözleşmede yürüyüş yollarının miktarı/uzunluğu/şeklinin tanımlanmadığı, fazladan bir imalat olmadığı kanaatinde oldukları, ayrıca işletmeye ait eski trafonun yüklenici firmaya verileceğine dair sözleşmede herhangi bir hüküm bulunmadığı, bu çerçevede bu trafo ile ilgili bir bedel istenmesinin söz konusu olmayacağı kanaatine varıldığının belirtildiği, yine dosya kapsamında mali müşavir, elektrik mühendisi ve borçlar mevzuatında uzman hesap bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan ... tarihli bilirkişi raporunda, dosya içindeki bilgi ve belgeler, önceki bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinden, davacı-karşı davalının talep ettiği fazla yapılan iş bedelinin olmadığı kanaatine varıldığının belirtildiği, böylece davalı-karşı davacıların takibe itirazında haklı olduğu, ispat yükü üzerinde bulunan davacı-karşı tarafça fazladan imalat yapıldığı iddiasının usulünce ispatlanamadığı anlaşıldığından, sübut bulmayan ana  davanın reddine karar vermek gerektiği açıklanmıştır.<br>Karşı dava yönünden ise; davacı karşı davalı ticari defter kayıtlarına göre, dava tarihi itibariyle davacı karşı davalının davalı karşı davacıdan 18.446,81 TL alacaklı olduğu, davalı karşı davacı kayıtlarına göre ise, davacı karşı davalının davalı karşı davacıdan 17.600,00 TL alacaklı olduğu, taraflar arasındaki cari hesap farkı olan 846,81 TL'nin banka havale masrafı ve kur farkı kayıtlarından kaynaklanmış olabileceğinin değerlendirildiği, davalı karşı davacının talepleri yönünden 1250 kva yerine 800 kva trafo yapılmasından kaynaklı 9.089,32 TL ve 640 kwp güç yerine 627 kwp güç üretimi yapılmasından kaynaklı 44.212,00 TL eksik iş bedeli olmak üzere eksik iş bedeli toplamının 53.301,32 TL olduğunun, 640 kwp güç yerine 627 kwp güç olması nedeniyle üretim kaybı tutarının 7.352,11 TL ve gecikme nedeniyle 109.917,40 TL zarara uğradığının, üretim kaybı ve gecikme zararı toplamının 117,269,51 TL olduğunun, sonuç olarak eksik iş ve zararlar toplamının 170.570,83 TL olarak hesaplandığının, davalı karşı davacı kayıtlarına göre, davacı karşı davalı 17.600,00 TL ve davacı karşı davalı kayıtlarına göre 18.446,81 TL alacaklı olduğundan, mahkemece takdir edilecek eksik iş bedeli, üretim kaybı ve zarar tutarından, 17.600,00 TL veya 18.446,81 TL'nin düşülmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, mali müşavir bilirkişi tarafından aradaki farkın kur farkından kaynaklanmış olabileceği belirtilmiş olmakla, davacı karşı davalı kayıtlarına göre 18.446,81 TL alacaklı olduğundan, davalı-karşı davacıların hak kazandığı eksik iş bedeli, üretim kaybı ve zarar toplamı 170.570,83 TL'den, davacı-karşı davalının alacaklı olduğu 18.446,81 TL'nin mahsubu ile 152.124,02 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsilinin gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.<br>IV. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davacı/karşı davalı yüklenici vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun davaya konu enerji santralini görmeden dosya üzerinde düzenlendiği ve bu nedenle de hatalı olduğu gibi önceki rapora yapılan itirazları da cevaplayamadığı, sözleşmeden sonra TEDAŞ'ın talebi ile onay alabilmesi için zorunlu olarak yapılan SCADA sisteminin ne raporda ne de mahkeme kararında değerlendirilmediği, ayrıca sözleşmede onay sürecindeki gecikmenin yükleniciye atfı kabil bir kusur olarak yüklenemeyeceğine dair hükmün hiç nazara alınmadığı, karşı davanın ise harca esas beyanı ile netice-i taleplerinin çeliştiği, mahkemenin bu hususu açıklatmadan davaya devam ettiği, neticeten de davalı/karşı davacı tarafın değer artırımını rapora göre sayısal değerler üzerinden yaptığı, ancak bu hususun usul ve yasaya uygun olmadığı gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>Davalı/karşı davacı iş sahipleri vekili, iş bedelinin fazla ödeme kısmında, iş sahibinin ticari kayıtlarındaki alacağın ilavesi gerekirken mahsup yapılmasının hatalı olduğu, ayrıca faiz istemlerinin de kabul edilmeyerek faize hükmedilmemesinin hatalı olduğu gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Asıl dava, yüklenicinin açtığı fazla imalat bedeline ilişkin alacak; karşı dava ise, iş sahiplerinin açtığı, eksik ve ayıplı iş bedeli, kar kaybı ve gecikme tazminatına ilişkin  alacak ve tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı / karşı davalı yüklenici, davalı / karşı davacı  ise iş sahipleridir.<br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>3.1.Asıl davada, davacı yüklenici, davalıların GES santralini projesine uygun şekilde yapıp teslim ettiğini, ancak sözleşme dışı yaptığı işler nedeniyle alacaklı olduğu iddiası ile asıl davayı açmıştır. Davalı iş sahiplerinin yaptırdığı tespitte, yapılan işlerin bir kısmı ile ilgili \"ölçüm yapılmadı\", \"görülmedi\" gibi açıklamalar ile hesaplamaların yapılmadığı görülmüş, mahkemenin talimat yolu ile aldığı rapor ve ek raporda da imalatların yine ölçülmediği görülmekte olup, davacı yüklenicinin sözleşme dışı iş olarak talep ettiği iş kalemlerinden yürüme yolu ve  güç kabloları ile ilgili değerlendirme yapılmış, ancak  diğer talepleri tek tek incelenip sözleşme dışı bir iş yapılıp yapılmadığı ayrıntılı incelenmemiştir. <br>3.2. Karşı davada, davalı iş sahipleri dava dilekçelerinde harca esas dava değerini 100.000,00 TL olarak beyan etmiş, bu tutarın açıklamasında ise; 20.000,00 TL'nin fazla ödenen iş bedeli olduğu, 20.000,00 TL nin eksik ve ayıplı imalatlardan kaynaklandığı, 20.000,00 TL'nin geç teslim nedeni ile hibe alacağının dolar kuru karşısındaki kayıplarına ilişkin olduğu ve 20.000,00 TL'nin de üretime geç başlanmasından ve üretim eksikliğinden kaynaklanan kayıplar olduğu hususu açıklanmış, ancak bakiye 20.000,00 TL tazminatın neye ilişkin olduğu hususu açıklanmamıştır. HMK'nun 31. maddesindeki hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, müphem ve çelişkili hususların taraflara açıklattırılması gerekmektedir. Ayrıca, yine HMK 119. maddeye göre de davacı dava dilekçesinde açık bir şekilde talep sonucunu yazmak zorundadır. Mahkemece bu husus üzerinde durulmadan ve davacının talepleri açıklatılmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.<br>3.3. Davacı vekili de verdiği ıslah dilekçesi ile \"davayı 80.000 TL üzerinden açtıklarını\" beyan ederek davasını ıslah etmiştir. Oysa davanın 100.000 TL dava değeri üzerinden harç yatırılarak açıldığı hususu sabittir. Islah yolu ile bile talebin daraltılamayacağı, bunun ancak kısmi feragat olarak yorumlanacağı kabul edilmekle, ıslah dilekçesi içeriğine ve açılan davaya uygun bir hüküm kurulması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>3.4. Karşı davacının taleplerinden birisi fazla ödenen iş bedeli olup, karşı dava dilekçesinde bu bedel 20.000,00 TL olarak açıklanmıştır. Mahkeme ise hüküm kurarken, dava konusu yapılan ve iş sahibinin kayıtlarına göre 17.600,00 TL fazla ödeme görülmektedir. Tacir olan davalı/karşı davacının kendi kayıtlarında yazılı olan ödeme tutarları ile bağlı olduğu gözetilerek, buna uygun bir hüküm kurması gerekirken, yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması da usul ve yasaya uygun düşmemektedir.<br>3.5. Davalı/karşı davacının taleplerinden birisi şimdilik 20.000,00 TL olarak talep ettiği geç teslimden dolayı  ile hibe alacağı nedeni ile oluşan zarar olup, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında bu alacakla ilgili bir değerlendirmenin olmadığı, bu alacak kalemi yönünden açılan davanın red/kabul gibi bir neticeye de varmadığı  anlaşılmakla bu husus da usul ve yasaya uygun düşmemektedir. <br>3.6. Kabule göre de, davalı/karşı davacı iş sahiplerinin dava dilekçesinde alacaklarına yönelik avans faizi ile birlikte tahsil talepleri bulunmasına rağmen, faiz konusunda olumlu ve olumsuz  bir karar verilmemesi de usul ve yasaya uygun düşmemektedir.<br>3.7. Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin  asıl ve karşı davaya yönelik  istinaf başvurularının  kabulü ile HMK'nun 353/1-a/ 4-6 maddesi  uyarınca, esası incelenmeden kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>V. KARAR<br>1)Yerel mahkeme kararının esası incelenmeksizin ORTADAN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, <br>2)Peşin alınan istinaf karar harcının isteği halinde ilk derece mahkemesince istinaf yoluna başvuran taraflara iadesine, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 30/10/2025 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.\t<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2e53a2caf7fb77e5","SID":"a9269952de48a806"}}