{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>54. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA <br>GEREKÇELİ KARAR<br>KARAR KALDIRMA<br>DOSYA NO: 2025/2081 <br>KARAR NO\t : 2025/2642<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/02/2025<br>NUMARASI\t: 2023/390 - 2025/185<br>DAVANIN KONUSU: Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak ve Tazminat <br>İSTİNAF TARİHİ : 28/03/2025<br>KARAR TARİHİ : 30/10/2025<br>Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,<br>GEREĞİ  GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkında düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru  dilekçesinin kamu düzeni ve  istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.İstinaf sebepleri: Davalı vekili süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece kararın eksik inceleme sonucunda verildiğini, bilirkişi raporunun bilimsel verilere ve somut argümanlara dayalı olmadığını, varsayımlara ve subjektif yorumlara dayalı olduğunu, bilirkişilerce sözleşmenin feshinin geçerli bir nedene dayanıp dayanmadığının irdelenmediğini, davacı tarafın kira sözleşmesinin / ilişkisinin sürdürülmesinin kendileri için çekilmez hale geldiği yönünde müvekkiline hiç bir yazılı bildirimde bulunmadığını, kendi kusur ve ihmalinden kaynaklı olarak çekimlere başlayamadığını, çekim firması tarafından yaptırılacak olan bütün imalat, tadilat ve alımların tadilat/imalat onay formuna aktarılıp otel yönetiminden onay alınması gerektiğinin sözleşmede geçtiği halde yaptırılan hiçbir imalat, tadilat veya alımlar için otel yönetiminden onay alınmadığını, gerçek dışı ve tamamen soyut beyanlara dayalı iddilar da bulunularak çeşitli bahanelerle sözleşmenin feshedildiğini, davacı tarafın iddialarının aksine tüm tanık beyanları değerlendirildiğinde, davacı tarafın otele girişlerinin engellenmesi, set alanlarının kullandırılmaması ve set eşyalarının 3. kişilere kullandırıldığı iddialarının gerçeği yansıtmamakta olup tüm bu hususların kamera kayıtları ile de sabit olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini  talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Yargılama konusu olayda:  Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalı şirket arasında müvekkilinin yapımcılığını üstlendiği bir televizyon dizisinin çekimlerinin yapılması amacıyla 22/11/2022 tarihinde bir mekan kiralama sözleşmesi ve 2 adet protokol akdedildiğini, işbu sözleşme kapsamında davacı şirketin davalının Rica'da bulunan ... Otel isimli tesisinde 01/02/2022 ile 28/02/2023 tarihleri arasında haftanın dört günü çekim yapması hususunda mutabık kalındığını, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacının oteli kullanması karşılığında 950.000,00 TL +KDV ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin söz konusu tutarı peşin olarak ödediğini, sözleşme'nin 8. maddesinde düzenlendiği üzere müvekkili şirketin otelin birtakım kısımlarını çekimlerinin yapılacağı diziye uygun olarak yeniden düzenleyeceğini ve dekore ettireceğini, buna ek olarak davacı şirket ile davalı arasında akdedilen 22.11.2022 tarihli Ek Protokol-1 uyarınca davacının otelde kullanacağı alanlarda mekanın dizi çekimine hazır hale getirilebilmesi için boya-badana yapabileceğinin kararlaştırıldığını, davalının çekimler tamamlandıktan sonra boya rengini istedikleri renge dönüştürebilmesi için önceden peşinen 300.000,00 TL nin müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, müvekkilinin üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ve  ödemeleri sözleşmenin imza tarihi itibariyle peşinen yaptığı halde davalının  müvekkiline  sözleşme konusu alanları kullandırmadığını, müvekkilinin çalışanlarını ve set ekibini otele almadığını, çekim ya da tadilat yapılmasına izin vermediğini, yapılan boya ve tadilat işlemlerinin yarım kalıp tamamlanamadığını, müvekkili tarafından keşide edilen 30/12/2022 tarihli ihtarname ile sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ancak davalı tarafından sözleşme bedelinin müvekkiline  iade edilmediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek,  sözleşme'nin 16/C maddesi gereğince sözleşmenin haklı feshi ile sözleşmenin bitim tarihi arasında kalan süreye tekabül eden sözleşme bedelinin fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 633.333,33 TL'nin şimdilik 10.000,00-TL'sinin temerrüt tarihi olan 13.01.2023 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin davalının sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı uğradığı zararın fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ödenen 300.000TL tutarındaki boya-badana parasının şimdilik 10.000,00-TL'sinin dava tarihinden itibaren ticari işlere uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Çekimlerin ve yayının aksamasının tamamen  davacının kendi kusurlu süreç yönetiminden kaynaklandığını, davacının sözleşmeye uymadığını, ek protokoldeki görev ve sorumluluklarını yerine getirmediğini, müvekkili tarafından davacının eşyalarının kullanılmadığını, davacı tarafından yapılması gereken imalatların yapılmadığını, davacının çalışanlarının otel içerisinde çalışmalarını kısıtlayacak ve engelleyecek bir durumun söz konusu olmadığını, çeşitli bahanelerle boya işini yarım bıraktığını ve yarım bırakılan boya işinin tamamlanma ücretinin de ödenmediğini  belirterek, davanın reddine  karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece;  Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin kira sözleşmesi ve hizmet sözleşmesi hükümlerini içinde barındıran, karma nitelikli bir sözleşme olduğu,  sözleşmenin davacı tarafça haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile; '' Davanın kabulü ile,  taraflar arasında düzenlenen  22.11.2022 tarihli sözleşme ve ek protokol kapsamında davacı maddi zararı olarak hesaplanan 633.333,33 -TL alacağın ve boya bedeli olarak ödenen 150.000,00-TL olmak üzere toplam 783.333,33-TL alacağın temerrüt tarihi 13.01.2023 tarihinden itibaren  3095 sayılı Yasanın 2/2 maddesi uyarınca işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, '' karar verilmiştir. Dava; davalıya ait otelin belirli kısımlarının haftanın belirli günlerinde dizi çekimi yapılmak üzere davacıya kiralanmasına ilişkin 22/11/2022 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshine dayalı olarak ödenen bedelin iadesi ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.  6098 sayılı TBK'nın 299. Maddesinde, ''Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.'' şeklinde tanımlanmıştır.  6100 Sayılı HMK'nun 4/1-a maddesine göre; kiralanan taşınmazların, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda \"Sulh Hukuk Mahkemesi\" görevlidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Somut olayda; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık kira ilişkisinden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığı bu kapsamda değerlendirme ve  çözme görevi HMK nun 4. maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesine aittir. Yerel mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken yargılamaya devamla işin esası  hakkında karar verilmesi hatalı olup, istinaf  başvurusunun kamu düzenine ilişkin olan görev yönünden değişik gerekçe ile yerinde olduğu anlaşılmıştır. Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, açıklanan nedenler ile mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi kamu düzenine ilişkin görev yönünden değişik gerekçe ile yerinde olduğundan  HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun  kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>Davalının istinaf  başvurusunun kamu düzenine ilişkin olan görev yönünden değişik gerekçe ile  KABULÜNE,İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna, Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine, Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile   KESİN olarak  karar verildi.  30/10/2025<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3a591db0d414d615","SID":"94daffb2dc5c9095"}}