{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/481 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1258<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 04/10/2022<br>NUMARASI\t: 2021/227 E. - 2022/119 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı.... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2002 yılında kurulduğunu ve restoran-yiyecek içecek alanında faaliyet gösterdiğini, 24.12.2003 tarihli başvuru ile “...” ibaresini marka olarak tescil ettirdiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca “.../... .../...&...” markalarının yaratıcısı ve üstün hak sahibi olduğunu, “...” markasının ilk kez 1999 yılında ... tarafından “... ETİLER” olarak kullanılmaya başlandığını, markanın uzun yıllardır ticarette kullanılarak yüksek ayırt edicilik kazandığını, bu nedenle aynı ve/veya benzer hizmetler için üçüncü kişiler adına tescilinin mümkün olmadığını, markanın ülke genelinde farklı şubelerde ve ayrıca Irak/Erbil’de franchising yoluyla kullanıldığını, davalı tarafın ise “...”, “...” ve “...&...” adlı markaların tescilli sahibi olduğunu, bu markaların “...” ibaresi ile davacının faaliyet gösterdiği sektörde karışıklığa yol açtığını, davalı tarafın MK madde 2’ye aykırı şekilde başvuruda bulunduğunu ve davacının markasını taklit ederek tabela, broşür, sosyal medya ve ambalajlarda kullandığını, bu durumun markanın ayırt ediciliğini sulandıracağını ve tanınmışlığından haksız yararlanma oluşturacağını, bu nedenle söz konusu üç markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili  .... ... İnş. Gıda Ev Ger. San. Tic. İth. ve İhr. Ltd. Şti.’nin 13.01.1997 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre kurulduğunu, kuruluşundan bu yana birçok sektörde ticari faaliyet göstererek müşteri çevresi tarafından bilinir hale geldiğini, 30.12.2015 tarihinde “...&...” markası için başvuru yaptığını, bu markanın herhangi bir red kararı veya itirazla karşılaşmadan 35. ve 43. sınıflarda 04.08.2016 tarihinde tescil edildiğini, ardından 05.07.2018 tarihinde “...” markası için başvuru yapıldığını ve bu markanın da 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda 12.12.2018 tarihinde tescil edildiğini, sonrasında sosyal medya tanıtımları için geliştirilen “...” ibaresinin 25.07.2018 tarihinde marka olarak başvurulduğunu ve bu markanın da 03.12.2019 tarihinde 29, 30, 35 ve 43. sınıflarda tescil edildiğini, davacının “... ...” ve “...&...” ibareleri bakımından tescilli markası bulunmadığını, yalnızca “...” ibaresinin tescilli olduğunu, TürkPatent sicilinde 43. sınıfta “...” ibaresini içeren birçok tescilli marka bulunduğunu, bu nedenle ibarenin yaygın şekilde kullanıldığını, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığını ve halk nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, TPMK kayıtları, denetime elverişli 27/04/2022 tarihli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde  dava konusu 2019/... tescil numaralı “...”,  2018/... tescil no'lu “...” ve 2015/... tescil nolu “... & ...” markalarının SMK 6. maddesi gereğince hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılarak \"Davanın REDDİNE,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece eksik ve çelişkili değerlendirmeler içeren 27/04/2022 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek “...” markasının ayırt edici olmadığı yönündeki değerlendirmelerin hatalı olduğunu, raporun somut olaya uygun bulunmadığını, mahkemenin karıştırılma ihtimalini gerekçelendiremediğini, TPMK nezdinde verilen YİDK kararlarının dikkate alınmadığını, “...” markasının maruf hale getirenin müvekkili olduğunu, davalının Ankara lokasyonlarında açtığı işletmelerin tüketicilerce müvekkilinin şubesi gibi algılandığını, mahkemenin “...” ibaresini ayırt edici bulmamasının, “park” ve “çukurambar” gibi tanımlayıcı olmayan ibareleri ise farklı değerlendirmesinin hatalı olduğunu, davacının 2003/35255 sayılı markasının gerçek hak sahipliğini ispatladığını, bu husustaki delillerin dikkate alınmadığını, belirterek istinaf başvurusunun kabulünü talep etmiştir <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının dosyadaki bilgi ve belgeler ile mevzuata uygun ve isabetli olduğunu, karar gerekçesinde herhangi bir çelişki bulunmadığını, “...” ibaresinin  ayırt ediciliğinin  zayıf  olduğunu, bu nedenle koruma kapsamının da dar olması gerektiğini, bilirkişi raporunda tüketici algısı yönünden gerekçelendirme eksikliği olsa da mahkemenin bu konuda ayrıca hukuki gerekçe sunduğunu, YİDK kararlarının mahkemeyi bağlamadığını, davacının “...” ibaresiyle tanınmış marka sahibi olmadığını, sicilde de böyle bir tescil bulunmadığını, markaların bütünsel açıdan farklı olduğunu, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını,  belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava davalı adına tescilli  2019/..., 2018/...,  2015/... no'lu markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin   24.12.2003 tarihli başvurusuyla “...” markasını tescil ettirdiğini, markanın kullanımla  yüksek düzeyde bilinirlik ve ayırt edicilik kazandığını, davalının  2015-2019 yılları arasında “... & ...”, “...” ve “#...” ibarelerini içeren markaları 43. sınıf dahilinde tescil ettirdiğini, “...” ibaresinin aynı sektörde ve dikkat çekici biçimde kullanılmasının iltibas, marka sulandırması ve haksız yararlanma teşkil ettiğini beyanla davalı markalarının hükümsüz kılınmasını talep etmiştir. 24.12.2003 başvuru tarihli,  2003/35255 numaralı \" ... +şekil\" markasının  43. Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, 30.12.2015 başvuru tarihli 2015/... numaralı \"park ... &restoran\" markasının  35 / 43 sınıfta,  05.07.2018 başvuru tarihli 2018/... numaralı  \"...\" markasının  29 / 30 / 35 / 39 / 43 sınıfta ,  25.07.2019 başvuru tarihli  2019/... numaralı \"#...\" ibareli markanın 29 / 30 / 35 / 43 sınıfta davacı adına tescilli olduğu görülmektedir.  27/04/2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; dava konusu 2019 ... tescil numaralı “...”, 2018 ... tescil no'lu “...” ve 2015 ... tescil nolu “... & ...” markaları için yapılan değerlendirmede; davacının iddia ve talebine dayanarak tescilli markasının “... şekil” ibaresinden oluştuğu, davalılara ait markaların da “park ... &restoran” “...” “#...” ibarelerini içerdiği ,“...” kelimesi “Bir yapının genellikle dışarıya doğru çıkmış, çevresi duvar veya parmaklıkla çevrili bölümü” anlamına gelmekte toplumda sıkça kullanılmakta ve herkesçe bilinen bir kelime olduğu, marka uygulamasında “...” kelimesi toplumda sıkça kullanılan ve bilinen anlamlı bir kelime olması sebebiyle ayırt edicilik fonksiyonunun  oldukça düşük olduğu, davacı markası da “...” ibaresinin yanında “cafe” ibaresini ve şekil içerdiği  “... şekil” markası ile davalılara ait hükümsüzlüğü talep edilen “park ... &restoran” “...” “#...” markalarının karşılaştırılması neticesinde kelime, şekil, görsel unsurlarının farklılık gösterdiği, bu farklılıklar nedeniyle tüketici nazarında ilişkilendirmelerin ya da ciddi  karıştırma ihtimalinin bulunmadığı bu nedenle dava konusu davalı markalarının hükümsüzlüğü talebinin yerinde olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporundaki değerlendirmeye itibar edilerek  markaların tüketici nezdinde  karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda  davacının davasına dayanak teşkil ettiği \"... şekil\" ibareli marka ile davalı adına tescilli \"park ... restoran\", \"...\" ve  \"...\" ibareli markaların esas unsurunun  \"...\"  ibaresi olduğu ,  markalardaki diğer ibarelerin ve şekil unsurunun tali nitelikteki unsurlar olduğu markalara ayırt edicilik kazandıracak yönlerinin bulunmadığı, her ne kadar bilirkişi raporunda  ... ibaresinin sıkça kullanılan bilinen bir kelime olduğundan bahisle ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğu belirtilmiş ise de bu değerlendirmenin hatalı olduğu , ayırt edicilik vasfının tescil kapsamındaki mal ve hizmet yönünden cins bildiren, tanımlayıcı yada jenerik bir kelime olup olmadığına göre değerlendirilmesi gerektiği, balkan kelimesinin binalarda bulunan bir bölümü ifade etmesi nedeniyle 43. Sınıf hizmetlerde cins vasıf bildiren bir kelime olmadığı, yiyecek içeçek hizmetleri bakımından ayırt ediciliği bulunan bir ibare olduğu gözetilmeden mahkemece  hatalı rapora itibar edilmesi yerinde görülmemiştir. İşaretlerin benzerliğinden sonra sınıfsal benzerlik incelemesi yapılması gereklidir. Karşılaştırılan ürünlerin / hizmetlerin aynı sınıf içerisinde yer almaları ürün benzerliği yönünde bir karine teşkil etmediği gibi, farklı sınıf içerisinde yer almaları da  aralarında  bir benzerlik olmadığına işaret etmez. 6769 sayılı SMK hükümlerinin marka sahiplerini koruyan niteliği gözetildiğinde aynı veya benzer mal ve hizmet kavramının geniş yorumlanması ve müşterilerin gözünde bir mal veya hizmetinkine benzer fonksiyon gören tüm diğer mal veya hizmetlere karşı markanın koruyucu fonksiyonun uygulanması gereklidir. Benzerlik değerlendirmesinde  karşılaştırılan ürünlerin,  benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği (işlev yakınlığı), birbiri yerine ikame edilebilme veya birinin diğerini tamamlama imkânının bulunup bulunmadığı, dağıtım kanallarının ortak, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı, ürünlerin fiziksel görünümlerinin benzerliği, aynı reyonda/rafta yer almaları, aynı malzemeden üretilmeleri hususlarda bu karşılaştırmada dikkate alınarak sonuç olarak düşük derecede bile olsa ürün benzerliğinin varlığı halinde tüketici nezdinde  karıştırma ihtimali oluşup oluşmayacağı  değerlendirilmelidir. Yargıtay, 11. HD., E. 2015/865 K. 2015/5841 T. 27.04.2015 \"Aynı veya benzer mal ve hizmetlerin tayininde, markaların uluslararası sınıflandırması ve onun ulusal hukuka yansıyan sınıflandırması esas alınamaz. Nitekim Nis Anlaşması hükümlerinde sınıflandırmanın, tescil edilen herhangi bir markanın temin edilen koruma sınırlarının değerlendirilmesinde esas alınmayacağı belirtilmiştir. Aynı veya benzer mal ve hizmetlerin tespitinde ise piyasa anlayışı, halkın karıştırma ihtimali ve mal ve hizmetlerin benzer fonksiyonları karşılayıp karşılamadığının değerlendirilmesi gereklidir... tescili kapsamındaki malların aynı veya benzer olup olmadıklarının tesipitine ilişkin içerisinde gıda mühendisi bilirkişinin de yer aldığı bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucu itibariyle  bir karar verilmesi gerekirken ...\"Somut olayda, tarafların aynı sektörde faaliyet yürüttükleri, davalı markalarının yiyecek içecek sağlanması hizmetleri dışında  29 / 30 / 35 / 39 / 43 sınıfta çok sayıda mal ve hizmet için tescilli oldukları, mevcut  raporun  bu tescil kapsamları yönünden hiç bir inceleme ve değerlendirme içermediği görülmektedir.  Davacı markasının  tescilli olduğu  hizmetler yönünden davalının faaliyet alanı dikkate alınarak, markalarının tescilli olduğu   ürün ve hizmetlerin  bir birini tamamlar şekilde kullanılıp kullanılmadığı  hizmet ve ürün arasında  karıştırma riski bulunup bulunmadığı  piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, birbirleri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, dağıtım kanalları, kullanım yöntem ve amaçları ile hedeflenen halk kesimleri gibi hususların dikkate alınarak sınıfsal benzerlik  bulunup bulunmadığının tespiti gerekli olup, dosyadaki bilirkişi raporlarında anılan hususlarla ilgili ayrıntılı değerlendirme yapılmadığı, raporun bu bakımdan yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı , diğer yandan uyuşmazlığın niteliği itibarıyla ürünlerin / hizmetlerin  aynı ve/veya benzer tür olup olmadıkları hususunda değerlendirme yapılması hususunun özel ve teknik bilgiyi gerektirdiği de dikkate alınarak, bu konuda sektör bilirkişininde içinde yer aldığı  uzman bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, mahkemece  eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiştir.  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu nedenle kabulü gerektiği   sonucuna varılmıştır. Davacı  vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-a- 6 maddesi gereğince, kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 04/10/2022 tarih, 2021/227 E. 2022/119 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c0edf3b8e6d499f","SID":"1a9e410e47a78375"}}