{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/497 <br>KARAR NO\t: 2025/1262<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/12/2022<br>NUMARASI\t: 2020/286 E. - 2022/221 K.<br>DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Davacının İsrail bölgesinin önde gelen fotoğraf ajanslarından biri olup, mali hakları davacıya ait fotoğrafların \"...\", \"...\" gibi uluslararası haber sitelerinde yayınlandığını, davalının, davacıya ait, yayın ve pazarlama haklarına sahip olduğu 6 ayrı fotoğrafı, izin almaksızın ve hiçbir bedel ödemeksizin farklı tarihlerde \"https://www...com\" web sitesi aracılığıyla umuma arz ettiğini, davaya konu fotoğrafları içeren haberin listesinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, mali hakları davacıya ait olan ve hepsi sahibinin hususiyetini taşıyan 6 ayrı fotoğrafın FSEK 4/5 uyarınca koruma altında olup davalının davranışının mali haklara tecavüz niteliğinde olduğunu, öncelikle tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması için davaya konu fotoğrafların davalıya ait haber sitesinden derhal kaldırılması ve iş bu belirsiz alacak davalarının kabulü ile, davaya konu fotoğraflar hakkında sözleşme yapılmış olması halinde davacıya isteyebileceği bedelin veya bu Kanun (FSEK) hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlasının ayrı ayrı tespiti ile şimdilik her bir fotoğraf için 1000 TL olmak üzere 6.000 TL'nin her bir fotoğrafın davalı sitesinde yayınlandığı günden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini,  belirlenecek 3 kat fazlası bedelin davacı zararlarını karşılamaması durumunda; FSEK 70/2 uyarınca zararlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu fotoğrafların zamanaşımına uğradığını, dava konusu fotoğrafların yayın tarihine bakıldığında tamamının 4 ve 6 ayı çoktan aştığını, Davalının habercilik alanında faaliyet gösterdiğini, davacının ise fotoğraf ajanı olduğunu, uyuşmazlığın 5651 sayılı ve 5187 sayılı Basın Kanunu ile çözülmesi gerektiğini, Huzurdaki davanın konusunun, maddi zarara dayanan tazminat talebi olduğunu, huzurdaki davaya bakıldığında, davacının bir internet haber sitesi olmasına bağlı olarak gazetecilik faaliyetleri kapsamında dava konusu fotoğrafların kullanıldığını, kaldı ki kullanılan fotoğrafların internette onlarca ajans tarafından çekilmiş ve kullanıma sunulmuş fotoğraflar olduğunu, dilekçelerinin ekinde dava konusu fotoğrafların davalıdan önce kullanıldığını, Davalının, fotoğrafların davacının sitesinden alındığı ve bedel ödenmediği tamamen afaki bir  suçlama olduğunu, davalının 13 yıldır sayısız haber ve fotoğraf ajansına ücretli abonelik yolu ile haberlerini oluşturduğunu, Davalının, fotoğrafları umuma arz etmediğini, dava konusu fotoğraflar aradan yıllar geçmesine rağmen Google'da ve birçok haber kaynağında anonim bir şekilde dolaştığını,  kanun ve usul hükümlerine aykırı olarak açılan ve somut kanıtlardan uzak davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Bilirkişi heyetinin 18/08/2021 tarihli raporunda fotoğrafların davacının sitesinde 2013–2019 yılları arasında yayınlandığının, eser niteliğinde olmadığının ancak haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabileceğinin, rayiç değerinin de fotoğraf başına 500 TL olduğunun belirtildiği, fotoğrafların bire bir aynı olduğunun tespit edildiği, karine olarak hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun kabul edildiği, ancak fotoğrafların eser sayılmayacağından FSEK kapsamında korunamayacağını, buna karşılık FSEK m.84 göndermesiyle haksız rekabet hükümlerine göre koruma sağlanabileceğini, davalının izinsiz kullanımıyla haksız fiil işlediğini , bu nedenle bilirkişinin rayiç bedel değerlendirmesi esas alınarak her bir fotoğraf için 500 TL olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminata,  faiz başlangıç tarihi olarak davacının sunduğu CD’nin oluşturulma tarihi olan 27/01/2020 kabul edilmesi gerektiği fotoğrafların eser niteliğinde olmaması nedeniyle FSEK m.68 uyarınca talep edilen  tazminatın  kabul edilemeyeceği, taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan bahsedilemeyeceği bu sebeple tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması  talebi yönünden de davanın kısmen kabul kısmen reddi  gerektiği belirtilerek  \"Davanın KISMEN KABUL, KISMEN  REDDİ  ile, davalının tecavüzünün önlenmesine, davaya konu fotoğrafların davalının haber sitesinden kaldırılmasına, her bir fotoğraf için 500 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin 27/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,\" karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle beraber davacının iddia ettiği şekilde kullanılmış fotoğraflar olsa dahi bu fotoğrafların kullanıldığı haber tarihlerine bakıldığında dava açma süresinin zamanaşımına uğradığının görüleceğini, haber  konusu fotoğrafların üzerinden 6 yıl geçtiğini ve o sırada müvekkilin hangi ajansla anlaşmalı olduğunun belirlenmesinin imkansız olduğunu, bu yönüyle davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda da fotoğrafların yayın tarihlerinin belirtildiğini, mahkeme kararında zamanaşımına dair karar verilmediğini, mahkemenin işbu dava yönünden görevli olmadığını, dava şartı yoksunluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekmekteyken mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacı şirketin İsrail'de faaliyet gösteren yabancı bir tüzel kişilik olup Türkiye'de mutad meskeni bulunmadığını, bu durumda MÖHUK m.48 ve HMK m.114/ğ hükümlerine göre davacının teminat göstermesinin bir dava şartı olduğunu, hakimin taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın tamamen reddi gerektiğini, dava ikamet edilirken FSEK 84 hükmü gereğince haksız rekabet hükümlerine göre herhangi bir koruma talebi olmamasına rağmen mahkemenin bu konuda kurduğu hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, hakimin talebin daha azına hükmedebileceğini ancak daha fazlasına hükmedemeyeceğini, dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olmadığını, fotoğrafların haksız rekabet hükümlerince de korunamayacağını, davacı yararına 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, tazminatın 5 katı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin adil olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı iddialarının süresinde olmadığını, basın kanununda ceza zaman aşımı için öngörülen sürelerin hukuk davasında uygulanamayacağını, görev itirazının yersiz ve geçersiz olduğunu, mahkemece dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olduğu iddiaları kabul edilmese de haksız kullanım sebebiyle tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkilinin mali hak sahibi olduğuna kuşku olmadığını, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu iddia olunan  davacıya ait 6 adet fotoğraftan kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti,  önlenmesi giderilmesi ve  tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, mali hakları müvekkiline  ait olan 6 fotoğrafın, davalıya ait  \"https://www...com\" sitesinde izinsiz ve bedelsiz şekilde yayımlandığını, bu durumun  mali haklara tecavüz oluşturduğunu beyanla , tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması ile . FSEK 68 ve 70/2 maddesine dayalı 6.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı, dava konusu fotoğrafların yayın tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın Basın Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, fotoğrafların habercilik faaliyeti çerçevesinde ve zaten internette birçok kaynakta anonim şekilde yayılmış olarak kullanıldığını,  dava konusu fotoğrafların davacının sitesinden alındığına dair somut delil bulunmadığını belirterek, davanın reddini  talep etmiştir.  18/08/2021 tarihli raporda sonuç olarak; Davaya konu 6 adet davalının haber sitesinde yer alan ekran görüntülerin zaman damgalı olduğu ve davalının internet sitesinde haber içerikleri ile birlikte davaya konu fotoğrafların yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 15.06.2015 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 01.08.2016 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 11.03.2013 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 07.02.2019 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 16.02.2015 tarihinde yayınlandığı tespit edilmiştir Söz konusu fotoğrafların anlık olarak çekilen haber amaçlı fotoğraflar olduğu bu fotoğrafların eser mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla FSEK m.84 atfı ile haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabileceği, Ürünlerin eser mahiyetinde olmaması sebebiyle davacının FSEK m.68 dayalı tazminat talep edemeyeceği, Dava konusu ürünlerin birim rayiç değerinin 500-TL olabileceği, toplam kullanılan 6 adet ürün sayısı ile çarpılması neticesinde 3.000-TL tazminat talep edilebileceği belirtilmiştir.  28/02/2022 tarihli ek raporda sonuç olarak; Dava konusu uyuşmazlıktaki dava konusu fotoğrafın FSEK m.4 anlamında güzel sanat eseri sayılamayacağı, Dava konusu ürünlerin birim rayiç değerinin 500-TL olabileceği, toplam kullanılan 6 adet ürün sayısı ile çarpılması neticesinde 3.000-TL tazminat talep edilebileceği, belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre,  dava konusu fotoğrafların davacıya ait internet sitesinde davalıdan önce yayınlandığı, aksi ispatlanamadığından  karine gereği  söz konusu fotoğrafların davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, davacıya ait fotoğrafların davalı yanca  davacıdan izinsiz olarak  internet sitesinde haber içerikleriyle birlikte yayınlandığı , kullanıldığı sabittir. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere   dava konusu fotoğrafların    anlık haber amaçlı çekimler olup bir olayın fotoğraflanması niteliğinde olduğu ve  eser niteliğinin bulunmadığı,   ancak FSEK 84.maddesindeki \" Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.    Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.    Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.\" yasal düzenleme gereğince, eser niteliği taşımasa bile fotoğrafın ilk tespit sahibi davacıya  FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davacının  fotoğrafların izinsiz kullanılmasına, yayınlanmasına    FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği ve   tazminat talebinde bulunabileceği ancak eser niteliği bulunmayan fotoğraflar nedeni ile FSEK 68.maddeye dayalı telif tazminatı talebinde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır. FSEK 37. Maddesi gereğince\"haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması\" serbest ise de, aynı maddenin son fıkrasında da belirtildiği üzere \"bu serbestlik hak sahibinin hukuki menfaatine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz. Davalı taraf, davacının hak sahibi olduğu fotoğrafları izinsiz ve bedelsiz hukuka aykırı olarak yayınladığından eylemin  FSEK  37. Maddesi kapsamında korumasına olanak bulunmadığı, anılan düzenlemenin dava konusu fotoğrafların eser niteliğinin bulunmaması nedeniyle  somut olay bakımından uygulama yeri bulunmadığı, yine  fotoğrafın alenileştiğinden bahisle izinsiz kullanılabileceği  iddiasının yerine olmadığı anlaşılmıştır. <br>Aşağıdaki Yargıtay ilamına konu dava , davacı İhlas haber ajansı tarafından  hak sahibi olduğu  haber fotoğraflarının  davalı tarafından gazete ve internet sitesinde  izinsiz kullanımı nedeniyle ... Gazetecilik şirketine  karşı açılmış olup, fotoğrafların haber içeriğinde kullanılması , alenileştiği ve FSEK 37 kapsamında kaldığı savunmalarını içeren  emsal niteliktedir.    Yargıtay 11. H.D 2011/8859- 2012/15637   \"Davacı vekili  müvekkilinin haber ajansı olarak faaliyet gösterdiğini,.. internet sitelerinde yayınlamış oldukları haber ve fotoğrafları bilgileri olmadan ve ücret ödemeden davalının kendi internet sitesinde ve gazetesinde yayınladığını ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ayrı ayrı 500 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.  Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, davacının haber ve fotoğraflar üzerinde hak sahibi olduğunu ispatlaması gerektiğini, bunların internet sitesinde yayınlanmak suretiyle alenileştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.    Mahkemece,  davacının internet sitesinde bulunan haber ve fotoğrafların, davalı tarafından kaynak gösterilmeksizin, imzasız olarak internet sitesi ve gazetede yayınlandığı, bunların eser niteliğinde olmadığı, FSEK 84. maddesi delaletiyle TTK'nun 56. maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, karar verilmiştir.. usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,..\"FSEK'in 84. maddesi delaleti ile  6102 sayılı TTK 56.maddesine göre,  haksız rekabet halinde  kusur varsa  maddi zararın tazminini talep edebilir. Somut olayda , davacı tarafından ilk çekimi yapılan fotoğrafların davalı tarafından davacıdan izinsiz kullanıldığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi  zararının tazminini gerektirdiği  , izinsiz kullanılan fotoğraflar  için tespit edilen,  500 TL  rayiç değer üzerinden maddi tazminat tutarının  makul  olduğu, 3.000 ,00 TL  maddi  tazminatın hüküm altına alınması ile davanın kısmen kabulü kararının  dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Somut olayda, davalıya dava dilekçesinin 03.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediği, kaldı ki,  eldeki davada  haksız rekabet hükümlerinin uygulandığı buna göre TTK 60.  Maddesi gereğince 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu  olduğu, fotoğrfların yayın tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı , dava konusu uyuşmazlığın FSEK hükümleri kapsamında olduğu bu nedenle görevli mahkemenin FSEK 77. Maddesi gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi olduğu , davacı her ne kadar İsrail'de mukim tüzel kişi ise de, İsrail devletinin  1954 tarihli “Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi”ne taraf olduğu, sözleşmenin 17. Maddesi gereği teminattan muaf olduğu , davalı vekili her ne kadar sözleşmenin 17. Maddesinin tüzel kişileri kapsamına almadığını ileri sürmüş ise de ;  yabancılık muafiyetine ilişkin 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinin uygulanmasında gerçek ya da tüzel kişi ayrımı bulunmadığı , yargısal uygulamada bu hususta duraksamanın bulunmadığı , Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/8463 - 2017/15601 sayılı kararında \" Her ne kadar borçlu tarafından dosyaya sunulan, 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinde, tüzel kişilerle ilgili olarak, 25.10.1980 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından 07.07.2004 tarihinde imzalanan, ancak henüz yasalaşmayan \"Adalete Uluslararası Erişim Hakkında Sözleşme'nin\" 14/1. maddesi ile; \"Bir akit devlette mutat meskeni olup, diğer bir akit devletin mahkemelerinde açılmış davalarda, davacı veya müdahil olarak bulunan kişilerden (tüzelkişiler de dahil), sırf yabancı uyruklu olmaları veya davaların açıldığı devlette ikamet etmemeleri yada mutat meskenlerinin olmamaları sebebiyle her ne isim altında olursa olsun herhangi bir teminat, kefalet yada depozito istenemez\" şeklinde değişikliğin yapılması sonucu, sözleşmenin ilk halinin tüzel kişileri kapsamadığına ilişkin Dairemizce kararlar verilmiş ise de, anılan kararlar maddi hataya müstenit olup, yabancılık muafiyetine ilişkin 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinin uygulanmasında gerçek ya da tüzel kişi ayrımı bulunmamaktadır.\" şeklindeki karar ile aksi yöndeki eski kararların yerinde olmadığı belirtilerek tereddüt giderilmiştir. Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2020/286 E., 2022/221 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b1d01e2a4fdc65d","SID":"cb964349fffe7335"}}