{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/511 <br>KARAR NO\t: 2025/1264    \t<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 26/10/2021<br>NUMARASI\t: 2021/140 E. - 2021/617 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların İddia ve Savunmaları: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirkete yapmak istediği ödemenin davalı bankanın verilen bilgileri kontrol etmemesi ve gerekli özeni göstermemesi nedeniyle havale bedelini başka bir kişinin hesabına yapmasından dolayı müvekkilinin mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, davalı bankanın yapmış olduğu bankacılık hizmetlerinden kaynaklı olarak üstlenmiş olduğu yükümlülüklerine aykırı davrandığını, müvekkilinin uğramış olduğu zararın tazmini için davalı bankaya ihtarname göndermiş ise de olumlu bir sonuç alamadığını, müvekkilinin mağduru olduğu dolandırıcılık suçunun failinin tespit edilerek cezalandırılması için suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı banka aleyhine icra takibi yapıldığını, söz konusu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin davacının talimatına uygun şekilde gerçekleştirildiğini, müvekkili bankaya herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, müvekkili bankanın swıft işlemlerinde gönderilen hesaba yönelik hesabın kime ait olduğu gibi bilgileri kontrol edebilme imkanının bulunmadığını, müvekkili bankanın davaya konu eylemi öğrendiği andan itibaren vakit kaybetmeksizin gerekli işlemleri gerçekleştirdiğini, davalı firmanın tacir olduğunu, objektif özen ölçüsüne göre basiretli bir tacir gibi davranarak ileride doğması muhtemel zararları öngörmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; somut olayda dava konusu havale tutarının alıcının bankası tarafından hesaba aktarıldığını, IBAN ile alıcı unvanı arasında eşleştirme yapılmamasının kusurunun alıcının bankasına ait olduğunu, davalı banka ile muhabir bankanın yalnızca davacının gösterdiği IBAN ve alıcı unvanına göre havale işlemini gerçekleştirdiğini,  IBAN–unvan uyumunu denetlemek yükümlülüğünün alıcının bankasına ait olduğu, böyle bir denetim yapılmadığından kusurun alıcının bankasında bulunduğu, davalı banka ile alıcının bankası arasında yardımcılık ilişkisi olmadığı için davalının sorumlu tutulamayacağı, davacı tarafın IBAN ile alıcı unvanının uyumsuz olduğuna dair kanıt sunamadığı, Yargıtay 11. HD’nin 19/12/2018 tarih, 2017/2671 E., 2018/8089 K. sayılı kararında da aynı ilkenin benimsendiği belirtilerek, ortaya çıkan zararda davalı banka ve muhabir bankanın kusuru bulunmadığı gerekçesiyle “davanın reddine” karar verilmiştir.<br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:<br>Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın kusurlu davranışından dolayı zarara uğradığını, bankacılık yükümlülüklerine aykırı davrandıklarını, mahkemece tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verildiğini, ancak raporda yer alan tespitlerin ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, muhatap bankanın müvekkili şirketin vermiş olduğu swift kodu ve diğer bilgilerin doğruluğunu teyit etmeden söz konusu havale işlemini gerçekleştirdiğini, bunun da davalı bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmediğinin göstergesi olduğunu, bankaların aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda olduklarını, özen yükümlülükleri gereği hafif kusurlarından dahi sorumlu bulunduklarının kabulü gerektiğini, taraflar arasında imzalanmış olan ticari bankacılık hizmetleri sözleşmesinde yer alan hükmün genel işlem koşulu olarak değerlendirilebileceğini, metinde yurtdışı havale veya EFT işlemlerinde müşterinin sorumluluğuna yönelik açık ve net bir düzenleme bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 3 numaralı alacaklı cari hesap işlemleri ve çek ile diğer kambiyo senetleri ile ilgili hükümler bölümü 8 numaralı maddesinin genel işlem koşulları kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, dosya arasında alınmış bilirkişi raporunda sözleşme kapsamında yer alan işbu hükme dayalı olarak davaya konu olayda banka sorumluluğunu ortadan kaldıran ve müvekkili şirketin tam sorumlu olduğuna yönelik sonuç çıkarılmasının yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından gerçekleştirilen işlemlerin davacının talimatına uygun şekilde gerçekleştirilmiş olup müvekkili bankaya herhangi bir kusuru bulunmadığına yönelik ilk derece mahkemesinin ret kararının hukuka uygun olduğunu, müvekkili bankanın swift işlemlerinde gönderilen hesaba öynelik hesabın kime ait olduğu gibi bilgileri kontrol edebilme imkanı bulunmadığını, müvekkili bankanın davaya konu eylemleri öğrendiği andan itibaren vakit kaybetmeksizin gerekli işlemleri gerçekleştirdiğini, davalı firmanın tacir olup objektif özen ölçüsüne göre basiretli bir tacir gibi davranarak ileride doğması muhtemel zararları öngörmekle yükümlü olduğunu, aksi takdirde ise davaya konu zararlara davalının basiretli bir tacir olması sebebiyle kendisinin katlanması gerektiğini, tüm bu edenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Gerekçe ve Sonuç:<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız  icra takibine vaki itirazın  iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.Davacı vekili,  müvekkilinin ticari ilişkide bulunduğu dava dışı şirkete yapmak istediği ödemenin, davalı bankanın kusuru ile  başka bir kişinin hesabına gönderildiğini,  müvekkilinin zarara uğradığını, davalı banka aleyhine başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz edildiğini belirterek; itirazın iptali, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini  talep etmiştir. İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 15.143,78 EURO üzerinden ilamsız  icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin  durduğu, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.09.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; \"... Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ... Silivri Şubesi’ne hitaben; 06.10.2016 tarihli 91148 nolu hesaptan 15.000.-EUR tutarlı ön ödeme gönderilmesi içerikli yurtdışı transfer işlemi yapılmak üzere hazırlanmış talimatın firmaya ait kaşeli ve davacıya ait imzalı olduğu, talimatta işlemin yapılabilmesi için gerekli swift kodu, iban no ve diğer bilgilerin yer aldığı, yine davacı firma tarafından ... Silivri Şubesi’ne hitaben hazırlanmış 10.10.2016 tarihli talimatta 91148 nolu hesaptan 06.10.2016 tarihinde yapılan 15.000.-EUR tutarlı transferin iadesi ve gerekli işlemlerin yapılmasının talep edildiği, talimatın firma kaşeli ve davacıya ait imzalı olduğu, dosyada yer alan swift mesajlarının incelendiği, her iki müşteri talimatının da talimatlarda yer alan verilerle ilgili tarihlerde davalı banka tarafından işleme alındığı,  IBAN’ın amacının para transferlerinin hatasız ve hızlı şekilde gerçekleşmesini sağlamak olduğu, IBAN’ın her banka hesabı için tekil ve eşsiz bir numara olduğu, IBAN’ın ilk dört hanesinin ülke kodu ve kontrol rakamı içerdiği, IBAN’ın sonraki kısmının ulusal banka hesap numarasını içerdiği, IBAN ile yapılan havale işleminde bu numaranın verilmesinden sonra banka ismi, ülke ismi, hesap numarası ve benzeri ek bilgilere ihtiyaç olmadığı, sistemin yanlış IBAN girildiğinde uyarı verdiği, ancak IBAN ile isim eşleştirmesi yapılmadığı, bankanın sorumluluğunun olmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/941 E., 2021/144 K. ile, bankaların havale yaparken alıcının IBAN numarası ile isim bilgilerini eşleştirme yükümlülüğünün bulunmadığına hükmettiği, ... Türk A.Ş.’nin, davacı ... San. ve Tic. A.Ş.’nin yurtdışı transfer işlemini talimatta yer alan bilgilere göre işleme aldığı, talimatta yer alan IBAN’ı girerek yaptığı havale işleminde IBAN’ın ait olduğu şirket ile alıcı şirketin aynı olup olmadığını görme ve denetleme imkanı bulunmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebildiği, paranın gönderildiği ülkedeki banka hesabının gerçekten alıcı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, davacı firmanın, davalı banka ile arasında akdedilen Ticari Bankacılık Hizmet Sözleşmesini imzaladığı, sözleşmenin III nolu Alacaklı Cari Hesap İşlemleri ve Çek ile Diğer Kambiyo Senetleri ile ilgili hükümler bölümü 8. Nolu maddesini kabul ettiği, davalı bankanın sorumluluğunun bulunmadığı ve davacı tarafından yapılan icra takibinin yerinde olmadığı\" belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari müşteri bankacılık sözleşmesi bulunduğu, sözleşmesel ilişkinin yanlar arasında uzun süredir  sorunsuz devam ettiği, sözleşmeye yabancı şaşırtıcı hükümler olmadığı,  tacir olan davacının sözleşme hükümlerini anlayarak , bilgi sahibi olarak kabul ettiğinin kabulü gerektiği,  nitekim  sözleşmede tarafların tam mutabık olduklarının belirtilmiş olduğu, bu nedenle genel işlem denetimine tabi tutulması gerektiğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı, davalı bankaya 06.10.2016 tarihinde yazılı talimat vererek yurt dışındaki  alacaklısına  15.000 € gönderim talebinde bulunmuş,  talimatta alıcı firma unvanı ve IBAN bilgilerini bildirmiştir. Ancak IBAN numarasının alıcıya ait olmaması nedeniyle paranın  yanlış hesaba aktarılmış olduğu  davacı şirketin , ... firmasına ödeme yapmak üzere, firma tarafından bildirilen ... IBAN numaralı Sloven hesabına ödeme talimatı verdiği daha sonra 10.10.2016 tarihinde ...’den gelen e-posta ile ödemenin kendilerine ulaşmadığı, e-posta adreslerinin hacklendiği ve dolandırıldıklarını öğrendiği  ,somut olayda , davacının ödeme yapmak istediği firmanın İtalyan firması olduğu ve Sk38 kodu ile başlayan slovakyadaki bir ibana ödeme yapmayı kabul edip bankaya bu doğrultuda talimat verdiği, davacının kendisine e-posta ile bildirilen  İBAN numarasının gerçek alıcı şirkete ait olup olmadığını basiretli bir tacir olarak teyit etmeden ödeme talimatını verdiği, alıcı firmanın e-posta adresinin hacklenmesi suretiyle gerçekleştirilen dolandırıcılık olayından davalı bankanın sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı, bankacı  bilirkişiler tarafından  raporunda belirtildiği üzere,  IBAN sistemi gereği bankaların isim - IBAN eşleştirmesi yapma yükümlülüğü bulunmadığı ve  davalı bankanın yalnızca müşteri talimatına uygun hareket ettiği ve herhangi bir kusurunun bulunmadığı, raporun uzman bilirkişiler tarafından düzenlendiği ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu,  davacının bankaya verdiği talimata uygun yapılan işlemlerin sonucundan kendisinin sorumlu olduğu  anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/941 E., 2021/144 K. Sayılı ilamı,\"  Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının bildirdiği IBAN ile gerçekleştirilen ve alıcısı hesabına ulaşmayan havale işleminde, işlemi gerçekleştiren davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı ve davalı bankadan zarar talebinde bulunup bulunulmayacağı hususlarında toplanmaktadır....Bilirkişi raporunda davalı bankanın, davacı şirketin kendisine ilettiği IBAN’ı doğru girerek yaptığı havale işlemi sırasında IBAN’ın ait olduğu kimse ile havale amirinin belirttiği kimsenin aynı kişi olup olmadığını görme ve denetleme imkânının olmadığı, bu iki bilginin birbiriyle uyumlu olup olmadığını ancak lehdar bankanın görebileceği, paranın gönderildiği İngiltere’deki banka hesabının gerçekten ithalatçı şirkete ait olup olmadığının belirlenmesinin mümkün olmadığı, davalı bankanın davacı şirket tarafından verilen IBAN bilgilerine göre havale işlemlerini gerçekleştirdiği,  paranın gönderildiği IBAN ile havale alıcısının isminin aynı olup olmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bulunmadığı anlaşılmaktadır.\" Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, davacının istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2021 tarih ve 2021/140 E., 2021/617 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"97d6805ba97a5115","SID":"3c4597db2b2cb873"}}