{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/1495 - 2025/1751<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/1495 <br>KARAR NO\t: 2025/1751<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2025<br>NUMARASI\t\t: 2024/901 Esas 2025/318 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Davacı vekili<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 14/10/2025<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 04/11/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 20.04.2023 tarihinde ... ve davalı ... limited Ştd. tarafından yapılan inşaattan 2 adet  daire alması hususunda anlaşmaya varıldığını,  ... ve ortağı ... ...’un  Aralık ayı gelmeden dairelerin teslim edileceğinin davacıya bildirildiğini, satış bedeli olan toplam 1.800.000,00 TL'nin 900.000,00 TL’sinin elden ...'e şahitler huzurunda nakit olarak ödendiğini, kalan satış bedeli olan 900.000,00 TL karşılığı olarak da  12.06.2023’te ... 2013 model aracın noterde ...’e devredildiğini, ancak dairelerin davacıya teslim edilmediğini, bunun üzerine davacı tarafından ... ... 'unda cirosunu taşıyan çekin Ankara 8. Genel İcra Dairesinin 2024/16050  E sayılı dosyası üzerinden  icra takibine  konulduğunu belirterek, takibe vâki itirazın iptali ile asıl alacağın %20 'sinden az olmamak üzere icra inkar  tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, eldeki davada Aksaray Mahkemelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden ise; dava dışı ...'in kendisine ait olmayan gayrimenkulleri davacıya satma taahhüdünde bulunduğunu ve davacının parasını ve arabasını aldığını, davalıya verilmiş senet ya da çek bulunmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına  karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI: Mahkemece, takibe konu çekin keşide ve ödeme yerinin Aksaray olduğu, davalıların ikamet adreslerinin Aksaray olduğu, davalıların yasal süresi içerisinde takip dosyasına sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde Ankara İcra Dairelerinin yetkisine itiraz etmiş oldukları tespit edilmekle yetkili icra dairesinde başlatılmış icra takibinin bulunmasına ilişkin özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna gidilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davalı tarafından takibe itirazında yetkili icra dairesini açık bir şekilde belirtmediklerini, itirazlarında icra dairesinin yetkisine açık bir şekilde itiraz etmeyen ve yetkili/ doğru icra dairesini göstermeyen davalıların icra dairesinin ve bağlı bulunduğu mahkemenin yetkisini kabul etmiş sayılacaklarını, yerel mahkemenin bu hususu yanlış değerlendirdiğini, bu nedenle eldeki davada Ankara Mahkemeleri ve icra daireleri yetkili olup, davalıların yetki itirazlarının reddi gerekirken bundan zuhul ile davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE : Dava, harici taşınmaz satışından kaynaklanan ödendiği iddia edilen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan tahsili için başlatılan  ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.<br>Eldeki davada uyuşmazlık, mahkemenin görevli ve yetkili olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede altı bent halinde sayılan davalar, ticari dava sayılır. Taraflardan biri, tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. <br>Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup, taraflarca ileri sürülmese dahi, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.<br>Bu yasal açıklamalar neticesinde somut olaya dönecek olursak;<br>Mahkemece, davacının tacir olup olmadığının Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ilgili yerlerden sorulup, buna ilişkin ticaret sicil gazetesi ve ilgili belgelerin dosyaya intikali sağlanarak, davacının tacir olup olmadığı kesin bir şekilde tespit edilip mahkemece eldeki uyuşmazlığı çözmekle görevli olup olmadığının belirlenmesinin ardından yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.<br>\tSomut olayda, davanın dayanağı olan icra takibine konu alacak para alacağına ilişkin olduğundan  kesin yetki kuralı söz konusu değildir. Zira, 6100 sayılı HMK'nun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki, bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. \tAyrıca 6098 sayılı TBK'nun 89. maddesi uyarınca para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcu alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu  yer mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. <br>\tHal böyle olunca; davacı alacaklının ikametgahı \"Ankara\" olup eldeki davada \"Ankara\" mahkemelerinin yetkili olduğunun anlaşılması karşısında mahkemece verilen yetkisizlik kararında da bir isabet görülememiştir.<br>Belirtilen nedenlerle; görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetileceğinden ve görev konusunda kazanılmış hak olmayacağından, mahkemenin öncelikle kamu düzenine ilişkin olan görev hususunu tartışıp bunun neticesinde bir karar vermesi gerektiğinden ve yazılı gerekçeler ile yetkisizlik kararı doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>\t1-Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 12/05/2025  tarih, 2024/901 E.-2025/318 K. sayılı Kararının Kaldırılmasına, \t<br>\t2-Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine Gönderilmesine,\t<br>\t3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,      <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine,\t<br>\t5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a,3 maddesi gereğince KESİN olmak üzere  14/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan<br>e-imzalıdır  <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Üye <br> e-imzalıdır <br><br>Katip <br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"26ad1b3ab24868ed","SID":"d4de6f332bab965a"}}