{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1582 - 2025/1880<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1582 <br>KARAR NO\t: 2025/1880<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/216 E.  -  2023/140 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/03/2023 tarih ve 2022/216 E. - 2023/140 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış \"...\" ibareli markaların sahibi olduğunu, markasını ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiğini, 2019/130699 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun davalının itirazı üzerine kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde kazanılmış haklarının bulunduğunu, müvekkilinin seri markalarına bir yenisini eklemek istediğini,  davalı Kurumun daha önce \"...\" ile \"...\" markalarının benzer olmadığına karar verirken, somut olayda tam tersi yönde karar vermesinin çelişkili olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasının SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tanınmış markalara sağlanan korumadan yararlandığını, dava konusu markanın müvekkilinin markasını akla getireceğini ileri sürerek, YİDK'nın 2022-M-5044 sayılı kararının aleyhe kısım yönünden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili işletmesinin geçmişinin 120 yıl öncesine dayandığını, \"... markasını 29 ve 31. sınıflarda 1990 yılından beri tescilli olarak kullandığını, ticaret unvanını da aynı yıl tescil ettirdiğini, müvekkili 29, 30, 31, 32 ve 43. sınıflarda tescil sahibi olup, dava konusu markanın da aynı sınıfları kapsadığını ve müvekkili markalarıyla iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, davacı markalarının tanınmışlığının sadece \"un\" emtiası için kabul edilebileceğini, müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamından çıkartılan mallar yönünden emtia benzerliğinin gerçekleştiği; dava konusu marka beyaz zemin üzerinde siyah renkte düz kitap harfleri ile yazılmış \"...\" ibaresinden oluşmakta olup, herhangi bir şekil unsuru içermediği; taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; dava konusu \"...\" ibareli marka ile redde mesnet \"...\" esas unsurlu markalar arasında dört harfin birebir aynı olduğu ve aynı dizilimde yer aldıkları, başvuru markasının başında yer alan \"A\" harfinin markaları birbirinden yeter derecede ayırt edici hale getirmediği, görsel ve işitsel benzerlik nedeniyle, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı, markaları bir arada görme imkânından yoksun, markaların detaylarını analiz etmeyen, gözü ve kulağında kalan izi ile hareket eden ortalama tüketici kesiminin, daha sonra başvuru markasını davaya konu emtialar üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, redde mesnet markalar ile ilişkilendirebileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılama ihtimalinde dahi marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu kanaatine varıldığı; somut olayda davacı şirketin \"...\" markası üzerinde kısmi redde konu \"kuru bakliyat\" ve \"işlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar\" malları bakımından müktesep hakkının bulunmadığı; davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık savlarını ileri sürse de, bu hususların somut olayda davalı kurumun SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette olmadığı, itiraz veya hükümsüzlük sebebi olarak ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin kazanılmış haklarının dikkate alınmadığını, müvekkiline ait \"...\" markasının SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca tanınmış markalara sağlanan korumadan yararlandığını, dava konusu marka ile karşılaşan tüketicilerin aklına müvekkilinin markalarının geleceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için, kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunmasının gerektiği, oysa somut uyuşmazlıkta, dava konusu başvuruda davacının eski markalarının asli unsurunun değiştirildiği, davacı tarafın, başvuru tarihi itibariyle 5 yıldır tescilli olan markalarını başvuru kapsamından çıkartılan 29. sınıf \"Kuru bakliyat\" ve 31. sınıf \"İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri, tohumlar.\" malları üzerinde kullandığını da kanıtlayamadığı, bu durumda somut uyuşmazlıkta kazanılmış hak koşullarının oluşmadığı;  öte yandan, tanınmışlık iddiasının da başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali talebiyle açılan eldeki davada dinlenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/11/2025<br><br>\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Katip<br><br> <br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f8e4b1944d4fc324","SID":"7fd7044399d3a2df"}}