{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1577 - 2025/1884<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/1577 <br>KARAR NO\t: 2025/1884<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/252 E.  -  2023/195 K.<br><br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2023 tarih ve 2022/252 E. - 2023/195 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi  davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek 2021/035661 sayılı ve \"... ...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın davalı TÜRPATENT 2022-M-8333 sayılı YİDK kararıyla hukuka aykırı olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin tanınmış markalarıyla benzer olduğunu ve iltibasa sebebiyet vereceğini, SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların da bulunduğunu, başvurunun TTK hükümleri uyarınca haksız rekabete de sebebiyet vereceğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalılar vekili, emtia benzerliğinin ve bu nedenle iltibas ihtimalinin bulunmadığını,  tanınmışlık iddiasının kendi mal ve hizmet sınıfına ilişkin olduğunu, tanınmışlığın markanın farklı mal ve hizmet sınıfında mutlak olarak korunacağı anlamına gelmediğini, daha önce davacı tarafından \"markaya tecavüzün tespiti, men'i, unvan terkini\" talebiyle açılıp Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davanın, 2021/409 E.- 2022/137 K. sayılı kararla reddolunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı tarafından mesnet gösterilen 2011/102605 sayılı marka tescilli olmadığından ve 2021/069887 sayılı marka, dava konusu markadan sonraki tarihte başvuruya konu edildiğinden incelemede dikkate alınmadığı; dava konusu marka kapsamında 44. sınıfta yer alan \"Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri.\"nin bulunduğu, davacıya ait markaların ise 18, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli olduğu; taraf markaları kapsamındaki mal ve hizmetler, kullanım amacı ve doğası farklı, rekabet halinde olmayan mal ve hizmetler olup, aynı işletme tarafından üretilmesi beklenen, birlikte satışa sunulan, tüketicinin birlikte aldığı mal ve hizmetler olmadığı, dolayısıyla; dava konusu marka kapsamında yer alan hizmetler ile davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerin aynı ya da benzer olmadığı; taraf markalarının esas unsurlar bakımından görsel ve işitsel olarak yüksek seviyede benzerlik taşıdığı ve fakat taraf markalarında yer alan mal ve hizmetlerin birbiri ile benzer/ilişkilendirilebilir nitelikte olmaması nedeniyle, somut olayda dava konusu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunmadığı; \"...\" ibaresi için T/02171 sayı ile tanınmış marka tescili için 21.01.2011 tarihinde başvuru yapıldığı, bu başvurunun kabul edildiği; davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse dahi davacının markasını tanıttığı \"ayak giysileri\" sektörü ile davalının markası kapsamında yer alan \"Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri\"nin birbiri ile ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olduğu, bu nedenle, davalıya ait markanın, davacıya ait \"...\" ibareli tanınmış markanın ayırt edicilik karakterine ve itibarına zarar vermesi ve tanınmışlığından haksız yarar sağlanması ihtimallerinin somut olay bakımından mevcut olmadığı kanaatine varıldığı; davacı taraf, kullanım ispatı bakımından dosyaya bir kısım belge sunmuşsa da, bu belgeler incelendiğinde, davacının ticaret unvanını kullanarak \"ayak giysileri\" emtiasına yönelik faaliyet gösterdiği, fakat bu emtiaların, davalının dava konusu markası kapsamında yer alan \"Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ile ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri\" ile ilişkilendirilebilirliğinin bulunmadığı, bu mal ve hizmetlerin ilişki kurulamayacak derecede farklı olduğu, bu nedenle somut olayda ticaret unvanına dayalı olarak marka başvurusunun reddedilemeyeceği, davalıların kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının yüksek düzeyde benzerlik gösterdiğini, dava konusu markanın müvekkilinin markasına zarar vereceğini, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her iki taraf markası da \"...\" ibaresinden oluşmakta ise de, dava konusu markanın kapsamındaki 44. sınıf \"Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler; peyzaj tasarımı hizmetleri\" ile davacının mesnet markalarının tescilli olduğu 18, 25 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer olmadığı, çekişmeli hizmetlerin özel bir sektöre hitap ettikleri ve taraf markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilgili tüketicilerinin birbirinden farklı olduğu, bu nedenle SMK'nın 6/1. maddesindeki emtia benzerliği şartının oluşmadığı; öte yandan,  davacının \"...\" ibareli markasının \"ayak giysileri\" malları bakımından tanınmış olduğu anlaşılmış ise de; bu malların dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerle ilişkilendirilemeyecek derecede farklı olması nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluşmayacağı, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09,04.2025 tarih ve 2024/4006 E.-2025/2299 K. sayılı kararının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/11/2025\t\t<br> <br>Başkan<br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"61897f01720ef603","SID":"233c122c8d0b9c2d"}}