{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1994 - 2025/2185<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1994 <br>KARAR NO\t: 2025/2185<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2025<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t:  <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/592 ESAS  2022/572 KARAR <br>DAVACI\t: ...   <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ                   : 24/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ      : 24/10/2025<br><br>....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/592 esas 2022/572 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ                                                                     :<br>Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında bulunan ticari ilişki sebebiyle iki taraf arasında sürüp giden alacak verecek işlemlerinin tutulması için açık hesap düzenlendiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ürün alım satımlarının gerçekleştiğini, bu ürünlerin bedelinin borç ve alacak olarak açık hesaba yansıtıldığını, taraflar arasında alacak verecek sirkülasyonunun süreklilik arz ettiğini, müvekkili tarafından davalı şirkete satılan malların teslimi ile teslim tarihi ve irsaliye numarası yer alacak şekilde sevk irsaliyesi düzenlendiğini, malların teslim edilmiş olmasına rağmen davalı şirketin üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, Noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, borcun yine ödenmemesi üzerine davalı borçlu aleyhine ....İcra Müdürlüğü'nün 2020/5485 esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, itiraz üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar  tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ                  \t\t\t\t\t                                  :<br>Davalı vekili, müvekkili şirketin takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, faturaya konu malların müvekkili şirkete teslim edilmediğini, sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümünde yer alan imzaların müvekkili şirketin sigortalı çalışanına ait olup olmadığının tespitinin gerektiğini belirtilerek davanın reddine, %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ                                                    :<br>Yerel mahkemece verilen karar ile; \" hizmet ilişkisinin varlığının sabit olduğu, işin yapıldığının ve teslim edildiğinin ispat yükünün davacıda, ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükünün ise davalıda bulunduğu, ilgili faturaların davalı defterine işlenmiş olduğu, bu haliyle faturaya konu malların davalıya teslim edildiğinin ve davalının faturaları bildiğinin sabit olduğu, ödemeye ilişkin ispat yükünün davalıda bulunduğu, davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu,  davacının defterlerinin ise usulüne uygun tutulmadığı, usulüne uygun tutulmuş defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, bilirkişi raporunda belirtilen alacak miktarının davalı defteri ve dosya kapsamındaki mevcut deliller değerlendirilerek tespit edildiği, davalı tarafından da ödemeye ilişkin aksini gösterir bir delil ve belgede sunulmadığı anlaşıldığından açıklanan tüm bu nedenlerle davacının davalıdan   87.259,36.TL asıl alacak ile 1.441,57. TL işlemiş faiz alacağının  bulunduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne,  alacağın faturaya dayalı likit alacak olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine\" şeklinde karar verilmiştir.  <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t:<br>Davalı  vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; müvekkili şirketin takip alacaklısına herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrine ve içeriğine borcun tamamına, faizlerine, masraf ve vekalet ücreti dahil borcun tüm ferilerine karşı müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, davacının icra takibinde haksız olduğunu, faiz talebinde davacı tarafın haksız olduğunu takip öncesi müvekkili şirketin temerrüde düşürüldüğünü, işlemiş faiz talebinin haklı bir dayanağının bulunmadığını, faturaya konu mallar müvekkili şirkete teslim edilmediğini, davacının fatura içeriği malları müvekkili şirkete teslim ettiğini ispatlamakla mükellef olduğunu, sevk irsaliyelerinin teslim alan bölümünde yer alan imzaların müvekkili şirket sigortalısı çalışanına ait olup olmadığının tespiti gerektiğini, isatın davacı tarafça yapılamamasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu  belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını  beyan etmiştir. <br>DELİLLER                                                                                              \t\t\t\t\t\t            :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu,  ve tüm dosya kapsamı. <br>GEREKÇE                                                                                               \t\t\t\t \t\t           :<br>Dava, fauraya dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından, davalıya satılarak teslim edilen mal bedellerine ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, bu hususta başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddia edilmiş, davalı ise, davacı tarafından, takibe dayanak teşkil eden faturalar içeriğindeki malların teslim edilmediğini, irsaliyelerdeki teslim alan imzasının şirket çalışanına ait olmadığını, davacıya borcu bulunmadığını savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Karara karşı davalı  vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır<br>Faturaya dayalı itirazın iptali davasında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdadır. Davacı, cari hesap ilişkisinin dayanağı olan faturalara konu olan malları davalıya teslim ettiğini ve alacağa hak kazandığını yazılı deliller ile ispatlamak zorundadır. Mal ve hizmetin teslim edildiğinin ispatı halinde ise, borcun ödendiğini ispat yükü  davalıdadır.<br>Kural olarak davacı, faturalara konu malları davalıya teslim ettiğini ispat etmek zorunda ise de, davalının, davacı tarafından düzenlenen ve takibe konu edilen faturaları alıp defterlerine işlemesi veya Vergi Dairesi'ne bildirmesi durumunda faturaya konu malların davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, aksinin davalı tarafından ispatı gerekecektir.<br>6100 Sayılı HMK'nın ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesinde; (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.   (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.   (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi*1*  yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Ek cümle: 22.07.2020 - 7251 S.K./23. md) Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.    (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. sayılacağı düzenlenmiştir.<br> Somut olayda, taraflar arasında düzenlenmiş yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davacı tarafından, takibin dayanağı olan fatura bedellerinin ödenmediğinin iddia edildiği,  davalının ise, davacı ile akdi ilişki bulunmadığını, faturada belirtilen malların teslim edilmediğini, irsaliyedeki teslim alan imzasının şirket çalışanına ait olmadığının savunulduğu, tek başına fatura düzenlenmesinin alacağın varlığını ispat amacıyla yeterli olmayıp, faturada yazılan mal/hizmetin davalıya teslim edildiğinin davacı tarafından ispatı gerektiği, takibe dayanak teşkil eden faturaların, davalıya ait ticari defterlerde kayıtlı oldukları ve BA formu ile beyan edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların, davalı tarafından kendi defterlerine işlenmesi veya Vergi Dairesi'ne bildirilmesi, faturaya konu mal-hizmetin davalı tarafından teslim alındığına dair karine oluşturduğundan, bu karinenin aksinin ispat yükünün davalıda olduğu, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalının, usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde, dava konusu faturalarla ilgili yapılan ödemelerin mahsubu sonucu 87.259,36.TL borçlu olunduğunun kayıtlı olduğu, davalı tarafından bakiye borca yönelik herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığı ve bu yönde bir savunmada  bulunulmadığı, davalıya ait ticari defterlerdeki fatura, borç ve ödeme kayıtları dikkate alındığında davacı tarafından, fatura içeriğindeki mal/hizmetin davalıya teslim edildiğinin ve bakiye borç bedelinin ödenmediğinin kabulü gerektiği, davalının, takip tarihinden önce gönderilen ihtarnamede verilen süre sonunda, 03/05/2020 tarihinde temerrüde düştüğü, bu nedenle, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda hesaplanan 1.441,57.TL işlemiş faiz miktarının da tüm dosya kapsamına uygun olduğu, tüm bu nedenlerle, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin  istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, buna  dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                      \t\t\t\t\t      :<br>1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 6.059,16.TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 1.817,50.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.241,66.TL nispi  istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından  vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  24/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d93a8ecca224a66","SID":"b625e9156ea5dc3f"}}