{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2015/257 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2020/650<br>DAVA\t\t\t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t\t: 02/03/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2020<br><br>\tMahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>TALEP\t:\t <br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../...  E. Sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takibe dayanak belgenin A4 kağıt kullanılmak üzere ve ön yüzü baskı suretiyle oluşturulmuş sahte bir senet olduğunu, çıplak gözle dahi senedin normal bir senet olmadığının anlaşılabileceğini, uygulamada önce isim yazılıp altına imza atıldığını, oysa ki takibe konu senette tam tersinin yapıldığını, senette borçlu gösterilen ...  ...'ın davacının halasının oğlu, alacaklı gözüken ...'ın ise davacının öz kız kardeşinin oğlu olduğunu, her ikisinin de borca batık olduğunu, davacının hiçbir çekinin yazılmadığını, bankadan dahi kredi kullanmadığını, davalının benzer şekillerde yaygın dolandırıcılık suçlarına karıştığını, belirterek Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün .../... E. Sayılı takip dosyası ve dayanağı bonoya ilişkin davacının borcunun bulunmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP\t: <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmediklerini, dava konusu belgenin bono vasfında olduğunu, gerçek bir belge olduğunu, ... ... takibe konu senedi kendinin düzenleyip davacıya verdiği ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../.... dosyasındaki beyanında kabul ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DAVA\t:<br>\tDava 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesine göre açılmış menfi tesbit davasıdır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ:\t<br>\tDava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.<br>\tAntalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /...E. Sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ..., ...  TL asıl alacak, ...  TL işlemiş faiz, ....TL protesto masrafı olmak üzere toplam ...  TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin yapıldığı görülmüştür.<br>\tAntalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ...  tarih ... /...  E. ... /... .K. sayılı kararının incelenmesinde; katılanın ..., sanıkların ... ... , ... , ... olduğu; dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, hırsız ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından yargılama yapıldığı; sanıkların hırsızlık ve konut dokunulmazlığı ihlal suçlarından CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, sanık ... ... 'ın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından beraatine, sanıklar ... ...  ve ...'ın resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmalarına karar verildiği, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Ceza Dairesi'nin ... ...  tarih ... /...  E. ... /... .K. Sayılı kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiği, kararın ...  tarihinde kesinleştiği görülmüştür.<br>\tAntalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /...E. .../... K. Sayılı dosyasında; ... Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... ... Uzmanlık numaralı ekspertiz raporuna göre; A- İncelemeye konu senedi ön yüz muhtevasındaki yazıların atılı bulunan imzaların aynı veya benzer mürekkepli bir kalem, B- İncelemeye konu senedin arka yüzündeki \"...\" içerikli ciranta isim yazısı üzerinde atılı bulunan ciranta imzasının farklı mürekkepli ikinci bir kalem, C- İncelemeye onu senedin arka yüzündeki \"...\" içerikli ciranta isim yazısının farklı mürekkepli üçüncü farklı bir kalem, D- İncelemeye konu senedin arka yüzündeki \"...\" ciranta isim yazısı ve altında atılı bulunan ciranta imzasının ise farklı mürekkepli dördüncü bir kalem olmak üzere dört farklı mürekkepli kalem ile oluşturuldukları söz konusu senet üzerinde birbiriyle uyumlu olmayan kat izlerinin mevcut olduğu, söz konusu senedin ebat olarak genel anlamda bu tip orijinal senetlere kıyasla daha küçük ebatlarda olduğu, söz konusu senedin matbu bölümlerinin sayfa üzerindeki konumları itibariyle sıkışık vaziyette oldukları görülmüş ise de söz konusu senedin kenar hatlarının kesildiğinin beyanına imkan verebilecek nitelikte fiziksel bulgular tespit edilemediği, senedin arka yüzündeki \"...\" ciranta isim yazısı üzerinde atışlı bulunan ciranta imzasının ... elinden çıktığının kuvvetle muhtemel olarak değerlendirildiğinin bildirilmiştir.<br>\tAntalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /...  E. ... /... . Sayılı dosyasında; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ... ...  tarih .... - ... ... ... sayılı raporuna göre, inceleme konusu senet arka yüz birinci ciro imzası ile ...'ün mukayese imzaları arasında uygunluk ve benzerlik saptadığından söz konusu imzanın ...'ün el ürünü olduğu, inceleme konusu senedin baskı kalitesi kağıt evsafı bakımından mutad, matbu senetlerden olmadığı senedin metin bölümündeki yazının hatalar içerdiği, senedin sol üst kenarının forme kesim olmadığı, sol kenarına yakın dikey katlama ekseninin konum olarak mutad olmadığı söz konusu kat yerinin sağ kenara olan mesafesinin yarım A4 ebatıyla uyumlu olduğu, senet arka yüzünde ... adına atılı imzanın mutad olmayacak şekilde forme kesim olmadığını belirtilen ön yüze göre sol kenara yakın olduğu, senet arka yüzünde toner partikülleri bulunduğu ve senet ön yüzü desenine ait mürekkep kalıntılarının arka yüz üst kenarda devamlılık gösterdiği inceleme konusu senette ... adına atılı imzanın senet içeriğini onaylar mahiyette atılmayıp sonradan ... adına atılan imzadan faydalanılarak mevcut duruma dönüştürülmüş olmasının kuvvet ve muhtemel olduğunun belirtilmiştir.<br>\tDava dosyamızda alınan; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ...  tarih ... -...-.../... sayılı raporunda; inceleme konusu senette tespiti istenen hususla ilgili olarak evvelce tanzim etmiş olduğumuz ... tarih ve .../.../.../... sayılı raporumuzda sonuç bildirilmiş olup eklenecek yeni bir husus bulunmadığı belirtilmiştir.<br>\t2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığım ispat için menfi tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur (MK.nun 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07/02/2019 tarih 2017/19-1645AE. 2019/79K. sayılı kararında;; \"... İİK’nın 72. maddesinin beşinci fıkrası hükmüne göre, menfi tespit davasının davacı lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacının üzerindedir...   Menfi tespit davasına konu edilen iki adet kambiyo senetlerinin keşidecisi , avalisti ...  ve lehtarı... yazılmak suretiyle keşide edilmiş, sonrasında davalı alacaklı şirkete ciro edilmiş, yerel mahkemece yapılan imza incelemesi sonucunda ise takibe konu senetlerde avalist olarak yer alan imzaların davacıya ait olmadığı tespit edilmiştir...  Kambiyo senetleri keşideci ve lehtar arasında kural olarak birlikte hazır olmaları ile düzenlenir ve imza altına alınır. Yine avalistin de senedin düzenlenme anında orada olduğunun kabulü karinedir. Bu husus kambiyo senedinin birlikte düzenlendiğini gösterir. Şayet atılan keşideci veya avalist imzasının sahte çıkması durumunda somut olayda olduğu gibi, dava dışı lehtar ... ’nın senetlerin keşideci tarafından sahte olarak düzenlenerek kendisine verildiğini ve dolayısıyla senetlerin üzerinde avalist olarak yer alan davacıya ait imzanın da sahte olduğunu bildiğinin kabulü gerekir. Ancak davalı alacaklı şirketin (hamilin) senetleri ciro yoluyla elde etmesi nedeniyle icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabul edilebilmesi için senetlerin sahte olarak düzenlenerek kendisine verildiğini ve dolayısıyla senetler üzerindeki imzanın ciro yolu ile devredildiği tarihte sahte olduğunu bilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir.<br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74. maddesi (818 sayılı BK'nun 53. maddesi ) uyarınca; 'Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.' Bu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” olgusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemleri saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıyacağından hukuk hakimini de bağlayacaktır (Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 03/07/2017 tarih  2017/1429E. 2017/1423K. sayılı kararı). <br>\tCeza mahkemesinin “delil yetersizliğine dayanan beraat kararının” hukuk hakimini bağlamayacağı ancak beraat kararı bir maddi olguyu tespit ediyorsa bu kararın hukuk hakimini bağlayacağı, beraat kararı suçun sanıklar tarafından işlenmediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayanıyorsa, bu kararın hukuk hakimini de bağlayacağı, bundan başka kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hüküm altına alınmıştır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/11/2012 tarih 2012/11-413E. 2012/901K. sayılı kararı; aynı mahiyette Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2018 tarih 2017/1515E. 2018/103K. sayılı kararı; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 02/10/2018 tarih 2018/3232E. 2018/7342K. sayılı kararı).<br>\tYargıtayın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir (HGK’nın11.10.1989 tarihli ve 1989/11-373 E., 1989/472 K. sayılı ilamı) Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2020 tarih 2020/873E. 2020/964K. sayılı kararı).<br>\tDavamıza gelince, davacı Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /...  E. sayılı takip dosyasına dayanak bononun sahte olarak düzenlendiğini iddia ederek bono ve takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemi ile dava açmıştır. ...  Kriminal Polis Laboratuvar Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... ... Uzmanlık numaralı ekspertiz raporu, Adli tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ...  tarih ... - ...  /...  /...  /...  sayıl raporu, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin ... tarih ...- ...  - ...  sayılı raporu nazara alındığında takibe konu bononun davacının gerçek imzası kullanılarak sahte olarak oluşturulmuş olduğunun tespit edilmiştir. Esasen Antalya ... . Ağır Ceza Mahkemesinin ... /... tarih ... /...  E. ... /...  K. sayılı kararında da maddi olgu bu şekilde değerlendirilmiş ve sanıklar ... ...  ve ...'ın resmi belgede sahtecilik dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmalarına karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hâkimini bağlayacak olması ve adli tıp  ile ekspertiz raporlarında da bu hususa işaret olunması nedeni ile davacının takibe konu bono ve takip nedeni ile borçlu olunmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Kambiyo senetleri keşideci ve lehtar arasında kural olarak birlikte hazır olmaları ile düzenlenir ve imza altına alınır. Yine avalistin de senedin düzenlenme anında orada olduğunun kabulü karinedir. Bu husus kambiyo senedinin birlikte düzenlendiğini gösterir. Şayet atılan keşideci imzasının sahte çıkması durumunda somut olayda olduğu gibi, lehtar olan davalının senetlerin keşideci tarafından atılmadığı ve dolayısıyla senetlerin üzerinde davacıya ait imzanın da sahte olduğunu bildiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle de icra takibinde kötü niyetli olduğunun kabul edilebilmesi gerekir. Anılan nedenlerle davanın kabulüne ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1. Davacının davasının KABULÜNE, <br>2. Davacının Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün .../... E. sayılı takip dosyası ve takibe konu senet nedeni ile borçlu olmadığının TESPİTİNE, <br>3. 2004 sayılı İİK 72/5. Fıkrası gereğince asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan ... kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...  TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...  TL'nin mahsubu ile bakiye ...  TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>5. Davacı tarafından yapılan ...  TL başvurma harcı, ...  TL peşin harç ile ... .TL tebligat, posta ve adli tıp masrafı olmak üzere toplam ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5. Davalı yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince takdir olunan ...  TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7. Karar kesinleştiğinde Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün ... /....E. sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine,<br>8. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine,  <br>\tDair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/12/2020<br><br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f91a637b282a1fa4","SID":"b78e428118484e15"}}