{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/890 <br>KARAR NO\t: 2025/1374<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 09/03/2022<br>NUMARASI\t: 2021/221 Esas - 2022/232 Karar <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı şirketten olan alacağının tahsili için Küçükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlattığı takibe yönelik itiraz haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde davacının talebi davalı tarafa yapmış olduğu havale ödemesinin tahsili talebine ilişkindir. Taraf defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de, davalı tarafın defter ve belge sunmadığı, davacı tarafa ait defterlerin incelenmesinde ise davalı tarafa ait hesabın borç bakiyesi vermediği görülmüştür. Davacının talebine konu banka havalesi kural olarak bir ödeme vasıtası olup, var olan bir borcun ödendiğini gösterir. Bu karinenin aksine havaleyi gönderenin, somut olayda davacı tarafın ispat etmesi gerekir. Davacının banka havale dekontu incelendiğinde, paranın gönderiliş nedenine ilişkin şerhin bulunmadığı anlaşılmaktadır.  Her ne kadar davacı vekili tarafından davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalı şirket aracılığı ile yurt dışına satış yapıldığı ve davalı şirketin yurt dışı satışlara ilişkin yapılan işlemlerde masraf olarak kullanılmak üzere para istediğini, yapılan banka ödemesinin buna ilişkin olduğunu belirtmiş ise de dosya kapsamı itibari ile belirtilen hususun ispatlanamadığı...\"  gerekçesiyle davanın reddine, karar  verilmiştir. <br>Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; <br>Alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin defterlerinin incelenerek alacaklı olduğunun belirlendiğini, ticari defterlerle belirlenen bir alacağın farklı gerekçe ile reddinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin usulüne uygun ara karar ve kesin süresine rağmen, davalının ticari defterlerini ibraz etmediğini, bu nedenle müvekkilinin iddiasını ispat ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Dava, davacı tarafından davalıya gönderilen havale bedelinin iadesi amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava dilekçesinde, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye ilişkin bir açıklama yapılmamış ve davalının takibe yönelik itirazının haksız olduğu belirtilmiştir. Mahkemece verilen süre sonucu dava vekilinin sunduğu 08.03.2022 tarihli açıklamada, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu belirtilmiştir. Açıklamaya göre, davacının mallarını davalı şirket aracılığıyla yurt dışındaki bir şirkete sattığı, yurt dışındaki şirketin ürün bedellerinin davacıya ödediği, hesaplar arasında virman yapıldığı, daha önce davalının yurt dışında yapacağı satış işlerindeki masraflar için müvekkilinden para istendiğini ve paranın 03.01.2019 tarihli banka havale makbuzu ile gönderildiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan 03.01.2019 tarihli makbuzun incelenmesinde, 8.000 TL'nin herhangi bir açıklama yapılmaksızın davacı tarafından davalıya gönderildiği anlaşılmıştır. Mahkemece davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının 8.000 TL EFT yaptığı ve bu miktarda alacaklı olduğu davacı defterlerinden belirlenmiştir. Davalı ise defterlerini incelemeye sunmamıştır. Eldeki davada ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, bu davada ispat yükü davacıdadır. Davacı, HMK'nın 190 ve TMK'nın 6. maddesi gereğince davalıdan alacaklı olduğunu, yapılan havalenin borç için yapılmadığını ve paranın iadesinin istenebileceğini usulüne uygun şekilde kanıtlamalıdır. Davacı, davalı aracılığıyla emtia sattığını, ihracat işlemlerinin masrafı için paranın gönderildiğini ileri sürmektedir. Ancak buna ilişkin yazılı bir delil bulunmadığı gibi havale makbuzunda açıklama da bulunmamaktadır. Davacının ticari defterlerinde alacak bulunması davanın kabulü için yeterli değildir. İspat yükü davacıda olduğundan ve davacı münhasıran davalının defterlerine dayanmadığından, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesinin davayı kabul anlamına gelmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu banka dekontunda açıklama bulunmadığından, uyuşmazlığın TBK'nın 102. maddesi hükmü çerçevesinde çözümlenmesi gerekir. TBK'nın 102. maddesinde; \"Kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur.\" denilmektedir. Davacı tarafından gönderilen havale makbuzunda bir açıklama yapılmamıştır. Bu nedenle bu ödemenin havale göndericisinin muaccel bir borcu için gönderildiği kabul edilmelidir. İspat yükü kendisine ait olmayan davalının ticari defterlerini ibraz etmemesine sonuç bağlanamayarak davanın kabulüne karar verilemesi mümkün olmayıp, mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Açıklanan bu gerekçelerle;<br>1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın  kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 11.09.2025 tarihinde,  oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a  maddesi uyarınca dava değeri itibariyle  karar kesindir.  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0adabfc061c14202","SID":"585d532885daf6de"}}