{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ:30/12/2021<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:23/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:23/10/2025<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç ... tarihinde ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... sokakta yaya halde bulunan müvekkiline çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin acilen Denizli Pamukkale Üniversitesi hastanesine sevkinin yapıldığını, kafa travması, sol bacak kaval kemiğinde kırık olduğu anlaşılarak acilen ameliyata alındığını, kaza sebebiyle müvekkilinin uzun süre hastanede kaldığını, ameliyatın ardından fizik tedaviye başlandığını, sol bacağında hareket kısıtlılığının başladığını, kaza sebebiyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını, karşı tarafın aracının ... Sigorta tarafından sigortalandığını, arabulucuya davadan önce başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, şimdilik 50,00 TL geçici 50,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle beraber tahsili ile her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket poliçe dahilinde davacının geçici iş göremezlik taleplerinden sorumlu olmadığını, yapılacak yargılamada davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların tespit edilerek müvekkili şirket aleyhine hükmedilecek olası bir tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinin son derece açık olduğunu, müvekkili olduğu şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, başvuru şartı ve dava şartı eksikliğinden davanın reddine, faiz, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece aşağıdaki gerekçeyle; \"davaya konu meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun belirlenmesi amacıyla trafik bilirkişi tarafından düzenlenen ... havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...; idaresindeki kamyonetiyle duraklama yaparak araç içerisinden olayın tarafları ile tartışmasını sürdürdüğü esnada olay yerinden ayrılmak kastıyla aracını hareket ettirmeye başladığı esnada araç çevresinde bulunan yaya konumundaki şahısların varlığını göz önüne almadan tedbirsizce ani olarak aracını hareket ettirmesiyle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  Tedbirsizce araç sürme: başlıklı Madde: 73 sayılan kuralı ihlal ettiği yaya ...; olay esnasında taşıt yolu içerisinde çalışır vaziyette duraklama yapan araç sürücüsünün her an hareket edebileceğini göz önüne almadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde taşıt yoluna girip duraklayan aracın önünden geçmeye çalışmasıyla  2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Yayaların uyacakları kurallar başlıklı 68/1-c  sayılan kuralı ihlal ettiği görüş ve kanaatini bildirmiştir.<br>Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığının ... tarih, ... toplantı ve ... nolu karar sayılı, “Adli trafik bilirkişilerin trafik kazalarında tarafların kusur oranlarını belirtmesi halinde, hukuki nitelendirme ve değerlendirmede bulunmuş sayılacağından, bu şekilde bilirkişilik kanunun 3/2 maddesinde belirtilen temel ilkelere aykırı hareket etmiş sayılacağına dair” kararı gereğince, trafik kazası ile ilgili olarak, kazaya karışan taraflar hakkında kusur oranı belirtilmeyeceği konusunda bilirkişilerin bilgilendirilmesi, TBK.74 maddesinde haksız eylemin “kusur” öğesi konusunda hukuk hakimine iki yetki tanınmış olup birincisi “kusur bulunup bulunmadığına”, öteki “kusurun derecesini ve zararın tutarını belirlemeye” ilişkin olması, maddenin ilk cümlesine göre “kusurun varlığını” araştırmada yetkileri sınırlı olan hukuk hakimi, maddenin ikinci cümlesine göre “kusurun derecesini ve zarar tutarını belirlemede”  tam bağımsız kılınmış olması ve HMK 266 madde hükmüne göre kusur oranlarının belirlenmesinin teknik değil hukuki bir konu olması nedeniyle, dosya kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler değerlendirilerek kusur oranı Mahkememiz tarafından belirlenmiştir.(Yargıtay 17. HD 09/07/2020 tarih2018/6414- 2020/4591)<br>Mahkemece kusur durumunun tespiti amacıyla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; 29/09/2018 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın aracını ... sokak üzerindeki No:... sayılı ikametgah önüne park etmesi nedeniyle ikametgah sahibi ile aralarında tartışma çıktığı, davalı sürücünün olay yerinden ayrılmak istediği, ... ve dava dışı ...'in aracın kapılarını açtıkları, tartışma devam ettiği sırada davalı sürücü ...'ın aracının ön ileriye hareket ettirdiği sırada tartıştığı taraflardan davacı ...'e çarpması neticesinde meydana gelen kazada tüm dosya kapsamı ve dosyamız arasına alınan ceza dosyası bir bütün halinde değerlendirildiğinde, olayın oluş ve meydana geliş şekil itibariyle davacı ...'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda Yayaların uyacakları kurallar başlıklı 68/1-c \" taşıt yolu üzerinde yayaların, trafiği engelleyecek şekilde davranışlarda bulunmaları yasaktır\" kuralı ihlal etmesi nedeniyle %75 oranında, davalı ...'ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda tedbirsizce araç sürme başlıklı 73. maddesi olan \"Karayolunda araçların kişilere zarar verecek şekilde saygısızca sürülmesi yasaktır\"  kuralını ihlal etmesi nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>Trafik sigortasında 2918 sayılı kanunun 99. maddesi gereğince sigortacı başvurudan itibaren 8 iş günü içinde zararı gidermelidir. Zarar gidermeyen sigortacı 8 iş gününün dolmasından sonra temerrüte düşer. Sigortacıya başvuru olmadığı takdirde ise Yargıtay uygulamasında şekillendiği üzere sigortacının temerrütü dava tarihinde başlar. Somut olayda davacı tarafından davalı sigorta şirketine 25/03/2019 tarihinde başvuruda bulunulduğu, davalı sigorta şirketinin 05/04/2019 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü anlaşılmakla, davalının bu tarih itibariyle mütemerrit olduğu sonuç ve kanaatine varılmış, ayrıca davalı tarafından sigortalanan aracın kamyonet olması nedeniyle avans faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\"Davanın KISMEN KABULÜ ile 2.718,01 TL geçici işgöremezlik tazminatının davalıdan poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 05/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Kalıcı işgücü kaybı oluşmadığından kalıcı işgöremezlik tazminat talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili özetle, kusur raporuna itiraz ettiklerini, mahkemece itirazlar dikkate alınmadığı gibi kusur durumu net değilken mahkemece davacının % 75 kusurlu kabul edildiğini sürekli iş göremezlik raporunun özürlülük ölçütüne göre alındığını çalışma gücü kaybına göre alınması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Dava haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi gereğince; İstinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.<br>Dosya kapsamına göre kusur raporunda oran belirtilmemiş olması sebebiyle mahkemece yapılan değerlendirmede davacının %75 kusurlu olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma yeterli değildir. Buna göre mahkemece resen kusur dağılımı yapıldığı gözetilerek dosyadaki tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için, ATK’dan veya üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğünde görevli fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli, oransal kusur dağıtımını gözetir şekilde rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. (emsal Yargıtay 4 . Hukuk Dairesi Esas No: 2021/24836 Karar No: 2023/2018)<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>1-Davacı vekilinin istinaf  isteminin KABULÜNE, kararın 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-6) bendi gereğince KALDIRILMASINA, sair istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacının  peşin yatırdığı istinaf karar harcının isteği halinde iadesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek hükümde dikkate alınmasına,<br>5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 23/10/2025  tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 353. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13dc0958da7df9dd","SID":"56f2e25b9b145f2c"}}