{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C. <br>İSTANBUL <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1959 <br>KARAR NO\t: 2025/1406<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/12/2023<br>NUMARASI\t: 2023/595 Esas -  2023/1027 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/01/2019 kaza tarihinde müvekkili ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile, davalı nezdinde ZMM Sigortalı, ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle davacı müvekkilinin yaralandığını, kazada ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'nun kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında davalıya başvuru yapıldığını ancak davalı sigorta şirketince herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, (-belirsiz alacak davası-) 500,00-TL sürekli iş göremezlik, 250,00-TL geçici iş göremezlik, 250,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti nezdinde aynı olaya ilişkin talepte bulunulduğunu ve talebin reddedildiğini belirterek, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesini, talep ve beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; ''davacı tarafça daha önce aynı sebeplerle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuruda bulunulduğu, bu nedenle söz konusu başvuru sebebiyle derdestlik ve kesin hüküm yönünden dava koşulunun gerçekleşmediği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından; Sigorta Tahkim Komisyonu kararının kesin hüküm niteliğinde olmadığı, kararın; bir nevi davadan el çekme mahiyetinde olduğu, zira kusur dağılımının tespiti için tanık, keşif, bilirkişi gibi delillerin toplanması gerektiğinden ve Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde kapsamlı inceleme yapılması gerekeceğinden, ilk derece mahkemesinin kararının isabetli olmadığı belirtilerek, istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar sebebiyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri istemine ilişkindir.Bilindiği üzere kesin hüküm, ilişkin olduğu konuda uyuşmazlığı ortadan kaldırır. Bu yüzdendir ki açılan bir dava hakkında kesin hüküm bulunmaması bir yargılama koşulu olup, mahkemece re'sen gözetilmesini gerektirir.(HMK.m.303)Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla hâkim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.Bir kararın kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi için de, evvelce verilen kararın usulüne uygun şekilde kesinleştirilmiş olması zorunludur.Anayasa Mahkemesi'nin 2005/465 nolu başvuru üzerine yaptığı inceleme sonucunda verilen 12/09/2018 günlü kararda; hakem heyeti kararları ile ilgili olarak, kararın mahkemece tebliğ edilmesi gerektiğine hükmedilmiş ve bu kararla aynı mahiyette bulunan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 04/12/2018 gün ve 2018/5787 Esas, 2018/11726 Karar sayılı kararında; \"5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 23. fıkrasında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın tahkim usulüne ilişkin tebligatı düzenleyen 438. maddesinde de, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça tebligatın 11/02/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı düzenlenmiştir. Bu itibarla hakem kararı kendisine verilen mahkeme, hakem kararının kendisine verildiğini ve kararın neden ibaret olduğunu iki tarafa da yazılı olarak tebliğ etmelidir. Her iki taraf hakkında da temyiz süresi ancak bu tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar.\" denilerek, sigorta tahkim komisyonu hakem kararlarına karşı istinaf/temyiz süresinin, mahkemesince tebliğinden itibaren başlayacağı kabul edilmiştir.  Yargıtay 11. HD. 31/05/2018 gün ve 2018/1476 Esas, 2018/4167 Karar ayılı kararı da aynı yöndedir.Açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dosya içerisinde yer alan Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 29/10/2021 tarihli K-2021/141736 sayılı kararının incelenmesinde; davacı tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine, davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararlarının tazmini için talepte bulunulduğu, davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmadığı sonucuna varılarak başvurunun reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan itirazın Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce reddedildiği, tahkim kararının; kararı saklamakla görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilip gönderilmediği, kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediği hususlarında inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeyle karar verilemez.O halde mahkemece; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın, kararı saklamakla görevli mahkemeye gönderilip gönderilmediği, gönderilmiş ise, mahkemece saklama kararı yazılıp yazılmadığı ve yazılmış ise kararın taraflara mahkemece tebliğ edilip edilmediği, bu suretle usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılıp belirlenmesi, henüz kesinleşmemiş ise talep edilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat kalemleri yönünden derdest dava niteliği taşıyıp taşımadığını değerlendirilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.Kabule göre de, davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri tazminatı için başvurulduğu, eldeki davada ise, tedavi gideri tazminatı talebinde de bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin kararının; koşullarının bulunması durumunda ancak sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı yönünden eldeki dava için kesin hüküm teşkil edebileceği, tahkim kararının; tedavi gideri talebi yönünden eldeki dava için kesin hüküm oluşturmayacağı, hal böyle olunca da ilk derece mahkemesince yargılamaya devam edilerek, toplanan ve toplanacak delillere göre tedavi gideri talebine ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve tahkim kararının eldeki davada talep edilen tüm zarar kalemleri için kesin hüküm oluşturacağı düşüncesiyle, davanın (tümden) usulden reddine karar verilmesi de hatalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/4-6. maddesi hükmü gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  / Gerekçe uyarınca,<br>1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/12/2023 tarih ve 2023/595 Esas 2023/1027 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4-6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davacıya   iadesine,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı  tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/10/2025<br><br><br><br><br><br><br> <br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4943d28b933a3563","SID":"130db7d9804e537d"}}