{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/358 <br>KARAR NO\t: 2025/1294<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/04/2021<br>NUMARASI\t: 2019/1122 Esas -  2021/361 Karar<br>DAVA: İstirdat <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br>Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisine, şirket alacağına karşılık düzenlenen 08.09.2019 tarihli, 370 nolu  20.000,00 TL bedelli keşidecisi ... olan çekin 30.04.2019 tarihinde şirket aracının camı kırılıp bagaj içerisindeki çanta ile birlikte çalınmak sureti ile müvekkilin elinden rızası dışında çıktığını, müvekkil şirket yetkilisinin karakola müracaat ederek durumu bildirdiğini, İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2019/ 76470 Soruşturma dosyası ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından takibe başlandığını, müvekkilinin elinden rızası dışında çıkan çekler ve senetler hakkında İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/350 Esas sayılı dosyası ile hasımsız  iptal davası açıldığını ve bu dosyadan ödeme yasağı kararı alınarak muhatap bankaya  bildirildiğini, çekte tek yetkili hamil olan keşideci müşterisinin cebri icra baskısı altında ödeme zorunda kaldığı çek tazminatı, icra masrafları ve icra dosyası ferilerini de cari hesap alacağından mahsup ettiğini, müvekkilinin toplam 28.116,00 TL zararı olduğunu bildirdiğinden bahisle İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan 28.116,00 TL ödemenin istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: davaya herhangi bir cevap verilmemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda \"... Dava konusu çekin incelenmesinde; ciro silsilesinde görünürde herhangi bir kopukluk olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının çekte lehtar ve buna bağlı olarak ilk ciranta olduğu anlaşılmaktadır. Davacı dava dilekçesinde ciroda şirket kaşesinin  ve imzanın sahte olduğunu ileri sürmüş, imza incelemesi yapılarak  imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığının tespit edilmiş olması halinde dahi  mevcut dosya kapsamına göre bu durumun neticeye etkisinin olmadığı sonucuna varılmaktadır. Nitekim TTK 818/c maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak TTK  677. maddesindeki düzenlemeye göre, \"imzaların istiklali\" prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, düzgün ciro silsilesine göre çeki iktisap eden hamilin,  çeki iktisapta ağır kusurunun bulunduğunun ayrıca kanıtlanması gerekmektedir. Davacı dava konusu çekin çalındığını, bu nedenle borçlu olmadığını ileri sürerek ve haklı hamil bulunduğundan dolayı çek bedeline ve keşideci tarafından ödenen icra takibinin ferilerine ilişkin istirdat talebinde bulunmuştur. 6762 sayılı TTK 704 maddesine göre çek herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı bir çek bahis mevzu olsun, ister ciro suretiyle nakledilebilen bir çek bahis mevzu olup da hamil hakkının 702. Maddeye göre ispat etse çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetli iktisab etmiş olduğu veya iktisabda ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür, dava konusu çekte muntazam birbirini takip eden cirolar ile çekin davalılardan ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. eline geçtiği bu haliyle işbu davalının son hamil olduğu, diğer davalıların ise ciranta olduğu, tüm davalılar yönünden çeki kötü niyetli iktisab edildiği ve iktisabında ağır kusurunun bulunduğu kanıtlanamamış olup davalıların iyi niyetli yetkili hamil konumunda olduğunun kabulü ile davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı... Turz. İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili arasında hiçbir bağ olmayıp bu şirketin çeke hamil olmasının yasal bir dayanağı olmadığını, dolayısı ile iş bu davalının iyi niyetli olmayacağını, çalınan ve daha sonra tedavüle konulan çekler sebebi ile sahtecilikten şikayetçi olunduğunu, soruşturmaların halen devam ettiğini, müvekkili şirketin ciro silsilesindeki hiç bir şirket ile ticari faaliyette bulunmadığını  ve şirketlerin hiç birisini tanımadığını, silsilede bulunan şirketlerin hiç birisinin iş yerine normal tebligat yapılamadığını, tamamına Tebligat kanunun 35. Maddesine göre tebligat yapıldığını, müvekkil şirketi takip eden ciranta ile aralarında  herhangi bir ticari faaliyet olmadığını ve bu cirantanın tacir sıfatını da taşıdığı göz önünde bulundurularak imzanın müvekkili şirkete ait olmadığı durumda bu şirketin kötü niyetli olarak kabul edilmesi zorunluluğunun göz ardı edildiğini, tüm ciranta ve davalılar bakımından  ağır kusur ya da suçun varlığının soruşturma sonucunda ortaya çıkacağından Mahkemece ceza dosyasının akibeti beklenmeksizin davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını, tüm davalılar tacir olduğundan şirketlerin ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi ile ancak kötü niyetli olup olmayacakları ortaya çıkabileceğinden bu hususlar da değerlendirilmeksizin karar verildiğini beyanla İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/ 1122 Esas sayılı dosyasında 12.04.2021 tarihinde verilen 2021/361 K sayılı kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar  verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE  :Dava,  çalındığı iddia olunan çek nedeniyle davacının, mahrum kaldığı çek bedeli ile keşidecinin ödediği ve cari hesap alacağından mahsup edildiği beyan edilen çek tazminatı, icra masrafları ve icra dosyası ferilerinin tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı, yasal süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dava konusu çek incelendiğinde, Kuveyttürk Bankası'na ait 08.09.2019 tarihli, 370 nolu  20.000 TL bedelli keşidecisi ... olan çekin davacı şirket lehine keşide edildiği, arka yüzünde ilk cironun davacı şirkete ait olup, sırasıyla davalılar... Turizm İthalat İhracat Ve Ticaret Limited Şirketi, ... ... Yapı Malzemeleri İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, ... Gıda İnşaat Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, dava dışı ... ...- ...'in cirolarının bulunduğu, davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi  tarafından bankaya ibraz edilen çekin arkasına 09.09.2019 tarihinde İstanbul Anadolu 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/350 esas sayılı ödeme yasağı kararı nedeniyle işlem yapılmadığı şerhinin düşüldüğü görülmüştür.  Davalı ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davacı ve davalılar ile dava dışı keşideci ve cirantalar hakkında İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 20.000 TL asıl alacak, 128,22 TL işlemiş faiz, 2.000 TL %10 tazminat, 60,00 TL komisyon, 123,90 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 22.918,12 TL alacağın tahsili istemiyle 20.09.2019 tarihinde  kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmış, dava dışı takip borçlusu keşideci tarafından 25.09.2019 tarihinde  icra dosyasına 28.116,06  TL yatırılmıştır.Somut olayda davacı, alacağına karşılık düzenlendiğini iddia ettiği dava konusu çekin 30.04.2019 tarihinde şirket aracının camı kırılıp bagaj içerisindeki çanta ile birlikte çalınmak sureti ile  elinden rızası dışında çıktığını, bu suretle çek alacağından mahrum kaldığını, cebri icra baskısı altında ödeme yapmak zorunda kalan keşidecinin ödediği çek tazminatı, icra masrafları ve icra dosyası ferilerini cari hesap alacağından mahsup ettiğini beyan ederek çek bedeli ile icra dairesine ödenen feriler toplamı 28.116 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 790. maddesi uyarınca, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir.TTK 818/c maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanacak TTK 677. maddesinde  \"imzaların istiklali\" prensibi benimsenmiş olup, ciro imzalarından biri sahte bile olsa, bu durumdan düzgün ciro silsilesinde yer alan  diğer imzaların geçerliliği etkilenmez.TTK’nın 792. maddesinde ise \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı,  ister  ciro yoluyla devredilebilen  bir çek  söz konusu  olup da  hamil  hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmü bulunmaktadır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından hamilin çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte hamilin çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir.  Çekle ilgili zayi nedeniyle iptal davası açılmış olması, savcılığa suç duyurusunda bulunulması,  çeki elinde bulunduran hamilin çeki kötüniyetle iktisap ettiğini veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu göstermez. İspat külfeti üzerinde olmadığından çeki ne şekilde iktisap ettğini açıklama yükümlülüğü bulunmayan hamilin açıklamada bulunmamaması da çeki kötüniyetli iktisap ettiği anlamına gelmez. Davaya konu çekte  düzgün bir ciro silsilesi bulunmakta olup, bu husus, şeklen çeki elinde bulunduran davalı ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin  hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından davalı hamil, senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır. Her ne kadar mutlak defii niteliğindeki imza inkarına dayalı sahtelik iddiası  her aşamada herkese karşı ileri sürülebilir ise de davaya konu çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğu gözetildiğinde ilk cironun davacıya ait olup olmamasının sonuca bir etkisi olmadığından imza incelemesi yapılmasına  gerek yoktur. Davacı tarafça İstanbul Cumhuriyet Savcılığının 2019/ 76470 Soruşturma dosyası ile hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından soruşturma başlatıldığı belirtilmiş ise de UYAP'tan yapılan incelemede ilgili soruşturma dosyasının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/97276 sayılı soruşturma esasına kaydedildiği, soruşturma sonucunda davalılar... Turizm İthalat İhracat Ve Ticaret Limited Şirketi,... Gıda İnşaat Plastik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi, ... ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davalılar hakkında yürütülen bir kovuşturma bulunmadığı görüldüğünden davacının ceza dosyasının akıbetinin beklenmediği  yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Somut olayda dava konu çekteki ciro silsilesinin düzgün olmasına göre   çekin borçtan mücerret olma niteliği karşısında, çekte cirosu bulunan davacı ve davalıların ticari defterlerinde herhangi bir ticari ilişki bulunmaması, hamilin çeki  kötü niyetli ve ağır kusurlu olarak iktisap etmiş olduğu anlamına gelmeyeceğinden, davacı vekilinin tarafların ticari defterlerinde inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğu yönündeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Eldeki uyuşmazlıkta dava konusu çekin kötü niyetle iktisap edildiği veya iktisabında ağır kusurlu bulunduğu hususunda ispat yükü üzerine düşen davacı, dosya kapsamındaki delillerle bu hususu ispatlayamamıştır. Bu durumda çek bedelinin ve davacının cari hesap alacağından mahsup ettiği keşidecinin icra dosyasına ödediği çek tazminatı, icra masraflarının tahsili istemine ilişkin davanın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR  : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.  02/10/2025<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43a67f209f52285e","SID":"136d42df444c2337"}}