{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2025/773 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2025/1183<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/06/2025<br>ESAS-KARAR NO\t: 2025/323 E -  2025/423 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/11/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili; davalının avukatlık mesleğini icra ettiğini, davalının müvekkilinin komşusu olan ...'in vekilliğini yaptığını, davalının müvekkili ... ve kardeşi ...'e ait dairelerde bazı tadilatlar yapılırken K.M.K.'nun 19. maddesine aykırı biçimde işlem yapıldığını beyan ederek müvekkili ... adına eski hale getirme davası açtığını, 14/11/2007 tarihinde davanın sonuçlanarak eski hale getirilmesine karar verildiğini, davalı ile müvekkilinin arasındaki ilişkinin davalının müvekkilinin geçmişte maliki olduğu taşınmazın bulunduğu apartmanının yöneticiliğini yapması nedeniyle doğan ilişki ve davalının avukat olması nedeniyle davalının vekil sıfatıyla bahsedilen dosyada davacı vekili olarak bulunmasından ibaret olduğunu, davalının, müvekkili aleyhine eski hale getirme davasının icrası için Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6642 esas (yeni 2022/11821 esas) sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, 07/03/2013 tarihinde ... adresine hacze gelindiğini, haciz esnasında alacaklı vekili tarafından haczi durdurmasının şartı ve müvekkilinin teminatı olduğu beyan edilerek haciz baskısı altındaki ...'ten boş imzalı senet alındığını, senedin haciz tutanağına geçirilmediğinin sonradan fark edildiğini, davalının boş olarak kendi adına 300.000,00 TL değerindeki senedi aldığını, aldığı senedi icra dosyasına bildirmediğini, seneler sonra senede güncel tarih atarak kendi adına Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/223210 esas sayılı icra takibini başlattığını, bununla birlikte davalının müvekkili adına açtığı  Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/6642 esas sayılı dosyasına da 10 sene sonra yenileme talebini sunduğunu, dosya kapsamında 18/05/2023 tarihinde yeniden hacze gelindiğini, haciz işleminden sonra dava konusu senet üzerinden müvekkilinin tehdit edilerek icra takibine konu edilerek bu defa da müvekkili adına açmış olduğu icra dosyası için baskı unsuru olarak kullanıldığını, davalı ile müvekkilinin ilişkisinin müvekkil ile kardeşi ...'ün birlikte davalısı olduğu Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1194 esas sayılı dosyasının da davacı vekili olmasından ibaret olduğunu, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığının açık olduğunu, senedin ... tarafından sonradan doldurulduğunu, 26/09/2022 tarihinde senedin ödeme tarihinin açıkça boş olduğu belli olan halinin davalıya ait olan 0532 212 2338 numaralı telefon üzerinden müvekkiline gönderdiğini, senedin 10 yılı aşkın süre önce davalı tarafından müvekkili imzalatılmasının akabinde iadesi istenen ve davalı tarafından iade edilmeyen senet için 04/07/2013 tarihinde davalıya Ankara 16. Noterliğinin 17221 yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, senedin iade edilmediğini, Ankara 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/679Esas sayılı dosyasında görülen borca itiraz davasında davalı-alacaklı tarafından sunulan cevap dilekçesinde \"senedin müvekkilince 20/03/2021 tarihi konularak doldurulduğunu ve icra takibine başvurmak zorunluluğunun doğduğunu\" beyan ettiğini, davalının bunların yanı sıra kendi namına açtığı icra takibinde yenileme talebinde bulunduğunu, 18/05/2023 tarihinde yeniden hacze gelindiğini, avukatlık mesleğini kötüye kullanan davalı ...'nin müvekkilini kandırdığını, müvekkili adına teminat olarak almış gibi davranarak senedi kendi namına düzenlediğini ve icra işlemine konu ettiğini, geri dönülmez sonuçlara yol açmamak üzere  belirterek Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2023/132 D. İş sayılı ve 19/10/2023 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir taleplerinin dava sonuçlanıncaya kadar kabulüne karar verildiğini, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/740 esas sayılı dosyasında da esasa girildiğini, arabuluculuk görüşmeleri yapılmadığından dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddedildiğini ve bu davanın açıldığını belirterek Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/223210 esas sayılı dosyasında ve takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, dava sonuçlanıncaya kadar dava konusu icra takibinin öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat mukabilinde durdurulmasını, aksi halde dosyaya yatırılan paranın alacaklıya ve 3. kişilere ödenmesinin durdurulmasını, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece; davacı vekili dava dilekçesinde icra takibinden ve takibin dayanağı olan 08/03/2013 tanzim, 20/03/2021 vade tarihli ve 300.000,00 TL bedelli bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitini ve tazminata hükmedilmesini talep ettiği, davacının yaklaşık ispat derecesinde talebini ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi ve ekleri ile dosyada bulunan delillerin incelenmesinde, imza inkarında bulunulmayan Ankara 2. Genel İcra Dairesinin 2023/223210 esas sayılı icra takibinin dayanağı olan 08/03/2013 tanzim, 20/03/2021 vade tarihli ve 300.000,00TL bedelli bononun boş kısımlarının sonradan doldurulup doldurulmadığının, doldurulmuş ise anlaşmaya veya borçlunun rızasına aykırı olarak doldurulup doldurulmadığının, bononun bedelsiz olup olmadığının belli olmadığı, davacı vekilinin talebindeki haklılığı ancak yargılama sırasında veya sonucunda anlaşılabileceği, davacı vekilinin talebini yaklaşık ispat derecesinde ispat edemediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davacı vekili; davaya konu senedin eski tarihli ve davalıya boş olarak verildiğini, daha sonra davalı tarafından senedin haksız kazanç sağlamak amacıyla doldurultuğunu, senedin boş olarak verildiğine ilişkin whatsapp kayıtları ve Ankara 10. İcra Mahkemesinin 2023/679 Esas sayılı dosyasında kabulleri mevcut iken taleplerinin yaklaşık ispat koşullarının yerine getirmediğinden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.f maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 17/10/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan...<br>  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Üye...  e-imzalıdır<br>       <br> <br>Üye...<br> e-imzalıdır<br>       <br>  <br>Katip...<br> e-imzalıdır<br>       <br>  <br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09b9c005ac957586","SID":"d2a43fd1b43f8edd"}}