{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2025/2134 <br>KARAR NO: 2025/1941<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/09/2025 (ARA KARAR)<br>ESAS NO: 2025/843<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:31/10/2025<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:03/11/2025<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin 18/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; \"Davacıların alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı devredilen madenin devir, satış lisans işlemleri vb. İşlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirilerek duruşması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve mal kaçırma kastı olması nedeniyle hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesini \" talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/2. maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de ödeme yasağının konulması kararı verebilir. HMK'nun 390/3. maddesine göre ödeme yasağı talep eden taraf dilekçesinde ödeme yasağının konulması isteme sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre ödeme yasağının konulmasını isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve ödeme yasağının konulması kararının verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ödeme yasağı konulması talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar vekilinin alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı devredilen madenin devir, satış lisans işlemleri vb. İşlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirilerek durdurulması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve mal kaçırma kastı olması nedeniyle hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesi istemine dayalı olduğu olduğu sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceğinden davacılar vekilinin talebinin reddine...\" dair karar verilmiştir. <br>İş bu kararı davacılar vekili süresinde istinaf etmiştir.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; dosyada hisse devir sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye alacaklarının tahsili amacıyla açtıkları davada alacağın tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı talep ettikleri ihtiyati tedbir talebinin sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği gerekçesiyle reddedildiğini, mahkemenin red gerekçesinin hukuka usule ve somut dosya içeriğine uygun olmadığını, dilekçeleri ekinde sunulan noter onaylı sözleşmeler ve davalıya gönderilen ancak ödeme yapılmayan ihtarname gibi belgelerin davadaki haklılıklarını kuvvetle muhtemel kılan yaklaşık ispatı sağladığını, ihtiyati tedbir şartlarının mevcut olduğunu, davalı tarafın mal kaçırma kastı olduğu yönündeki kuvvetli şüphelerinin mevcut olduğunu, red gerekçesinin hatalı olduğunu, talep ettikleri tedbir kararının devredilen madenin devir , satış, lisans işlemleri vb işlemlerini durdurulması ve hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde olduğunu, müvekkillerinin alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı devredilen mal varlığı üzerindeki tasarruf yetkisinin kısıtlanması yönündeki tedbir taleplerinin reddedilmesinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin tedbir taleplerinin reddine dair kararının incelenerek itirazlarının kabulünü, tedbir talebinin reddi kararının kaldırılmasını, dava dilekçelerindeki talepleri doğrultusunda devredilen maddenin devir, satış, lisans işlemleri vb işlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ne bildirilerek durdurulması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Yapılan inceleme sonunda derdest davanın : <br>\"...KONU\t\t: Hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 USD'lik kısmının yasal faiziyle birlikte tahsili, ihtiyati tedbir ve sözleşmenin feshi talebidir...TALEP VE SONUÇ : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; Öncelikle adli yardım talebimizin kabulüne; Davamızın KABULÜNE,<br>Fazlaya ilişkin hak ve alacaklarımız saklı kalmak kaydı ile, davalının müvekkillerimize olan bakiye hisse devir bedeli borcunun şimdilik 100 USD'lik kısmının, dava tarihi itibarıyla işleyecek en yüksek orandaki ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan TAHSİLİNE,<br>Yargılama süresince, müvekkillerimizin alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı, devredilen madenin devir, satış, lisans işlemleri vb. işlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne (MAPEG) bildirilerek durdurulması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve mal kaçırma kastı olması nedeniyle hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini,<br>Şayet mahkemeniz, alacağın tahsilinin mümkün olmadığına veya dosya kapsamından sözleşmenin feshinin hakkaniyete daha uygun olduğuna kanaat getirirse, akdedilen hisse devir sözleşmelerinin feshine ve devredilen hisselerin tekrar müvekkillerimize İADESİNE karar verilmesi...\"  talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.   Davacı vekilince istenen sözkonusu ihtiyati tedbir hakkında mahkemesince 26/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararla :<br> \"...HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacak yada tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.<br>HMK'nun 390/2. maddesi uyarınca talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de ödeme yasağının konulması kararı verebilir. HMK'nun 390/3. maddesine göre ödeme yasağı talep eden taraf dilekçesinde ödeme yasağının konulması isteme sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.<br>İhtiyati tedbir, kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumlarında meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte hukuki korumadır.<br>İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre ödeme yasağının konulmasını isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve ödeme yasağının konulması kararının verilmesini gerektirir sebeplari de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ödeme yasağı konulması talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür.<br>Yukarıda yapılan genel açıklamalar, yasa maddeleri, dava dilekçesi ve ekinde sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacılar vekilinin alacağının tahsilini imkansız kılma ihtimaline karşı devredilen madenin devir, satış lisans işlemleri vb. İşlemlerinin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne bildirilerek durdurulması ve madenin işletme faaliyetlerinin dava sonuçlanıncaya kadar askıya alınması ve mal kaçırma kastı olması nedeniyle hisselerin başkasına devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesi istemine dayalı olduğu olduğu sadece uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceğinden davacılar vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacıların  ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,<br>2-Kararın bir suretinin davacılar vekiline tebliğine, tebligat giderinin  davacıların yatırdığı gider avansından karşılanmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda işbu kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir.<br>Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır. <br>İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri , mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 26/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Davacı vekilince derdest işbu davada istenen sözkonusu ihtiyati tedbire ilişkin taleplerinin kabulü için HMK 389. vd . Maddeleri gereğince aranan gerekli ve ayrıca yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı anlaşıldığından sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda mahkemesince yazılı açıklamalar,yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte gözetildiğinde istinaf edilen işbu ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle, davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;<br>Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2025/843 Esas sayılı, 26/09/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı tarafın istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin  derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, <br>İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ve 391/3 maddeleri  uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 31/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5403cc8c87af30c2","SID":"0298a82564ee9592"}}