{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/110 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/1194 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2023<br>NUMARASI\t: 2017/626 E. -  2023/432 K.<br>DAVANIN KONUSU: Borçtan Kurtulma Davası<br>KARAR TARİHİ: 08/10/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... Eğitim ve ... Yaz. Don. Özel Kurs. Ve .... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket aleyhine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/2523 D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yine başka bir mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının ise İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, belirtilen iki icra müdürlüğünün dosyaları için müvekkili şirketin şubesi olan Yıldız. Mh. 200/17 Sk. No:... Buca/İzmir adresindeki ... Okuluna ihtiyaten hacze gelindiğini, hacze gelinen adresin okul olması nedeniyle öğrenciler ve veliler nezdinde sıkıntı yaşanmaması için alacaklı vekilinin anlaşma teklifinin mecburen kabul edildiğini, iki icra dosyası ve 25.05.2017 keşide tarihli 80.000,00-TL bedelli çeke mahsuben alacaklı vekiline elden 13.000,00-TL nakit para, dava dışı şirketin 27.10.2017 tarihli 16.000,00-TL bedelli çeki, 30.05.2017 tarihli 15.000,00-TL bedelli çeki ve ayrıca müvekkilinin şahsi imzaladığı 30.05.2017/vadeli 6.009,90-TL bedelli, 03.06.2017 vadeli 75.000,00-TL bedelli, 18.06.2017 vadeli 100.000,00-TL bedelli bonoların verildiğini, müvekkili ile davalı şirket arasında ticari herhangi bir ilişki bulunmadığını, bonoların verilme amacının ihtiyati haciz uygulanmaması olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından ödenen 13.000,00-TL ve 6.000,00-TL senetlerle ilgili istirdat açma haklarını da saklı tuttuklarını ileri sürerek İİK'nin 72. maddesi gereğince bonoların takibe konmamasının önlenmesine veya takibe konması halinde takibin tedbiren durdurulmasına, borçlu olmadıklarının tespiti ile bonoların iptaline, masraf ve vekalet ücretlerinin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlunun yetkilisi olduğu dava dışı  ... eğitim şirketi tarafından keşide edilen arasındaki ticari ilişkiye istinaden  çeklerdeki LEHTAR olan dava dışı  ... Dekorasyon mobilya  şirketi  firmasına çeklerin verildiğini, 3K firması tarafından da borçlarına mahsuben CİRO EDEREK  müvekkili ... firmasına çeklerin verildiğini, çeklerin; ... BANKASI A.Ş İZMİR Şubesine ait 0124324 seri no'lu 50.000,00 TL'lık 05.05.2017 keşide tarihli, ... seri no'lu 55.000,00 TL'lık 20.04.2017 keşide tarihli, ... seri no'lu 80.000,00 TL'lık 25.05.2017 keşide tarihli  çek olduğunu, belirtilen çeklerden 05.05.2017 keşide tarihli 50.000 TL bedelli çekin davalı alacaklı müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 14.İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile hem davacı borçlu ... hem de diğer davalı borçlu ... dekorasyon aleyhinde Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, 20.04.2017 keşide tarihli 55.000 TL bedelli çek davalı alacaklı müvekkili tarafından İstanbul Anadolu 25.İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile hem davacı borçlu ... hem de diğer davalı borçlu ... dekorasyon aleyhinde Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, Bu iki icra dosyası ve birde icra takibine konu olmayan yukarıdaki çeklerden 25.05.2017 keşide tarihli 80.000 TL lik çeki de kapsar şekilde borçlu ... ve Yetkilisi ...  ile 29.5.2017 tarihli protokol yapıldığını, protokol gereği davacı ile diğer alacak kalemleri için toplam da 225.000 TL ödenmesi hususunda anlaşıldığını, bu protokol gereği dava konusu senetler ve belirtilen diğer tahsilatların; 13.000 TL NAKİT, 27.10.2017 keşide tarihli 16.000 TL lik müşteri çeki, 30.05.2018 keşide tarihli 15.000 TL lik müşteri çeki, 30.05.2017 vadeli 6.000 TL bedelli ... ve ... keşideli bono, 03.06.2017 vadeli 75.000 TL bedelli ... ve ... keşideli bono, 18.06.2017 vadeli 100.000 TL bedelli ... ve ... keşideli bonoların alındığını, Protokole davacı borçlu tarafından uyulmaması sebebi ile protokol ile alınan DAVA KONUSU 75.000 TL bedelli ve 100.000 TL bedelli senetler yukarıda belirtilen iki icra dosyasıyla tahsilde tekerrür olmamak üzere İstanbul Anadolu 23.İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile kambiyo takibine konu edildiğini, davanın menfi tespit davası olarak açıldığını, davacının senetlerdeki imzaya bir itirazının bulunmadığını, davalı müvekkiline senet veya çek bedellerinin tamamını ödediğine dair bir iddiasının olmadığını, müvekkili alacaklı firmanın iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, senetlerin haciz baskısı altında verildiğine dair iddiaların geçersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dosya borcunun borçlu dışında biri tarafından ödenmesinin önünde hiçbir engel bulunmadığını, alacak hususunda aşırı bir menfaat sağlanmadığını sadece dosya borcu kadar senet alındığını savunarak davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Takip dayanağı senetler (bonolar) davacı keşideci konumunda olup senet davalıya ciro yoluyla geçmiştir. Davalı tarafından senede dayanarak keşideci ve lehtar hakkında ihtiyati haciz kararı alınmış ve karar icra edilmiştir. Keşideci davacı, senetlerdeki imzasını inkar etmemiştir. Bu durumda keşideci davacı ile lehtar olan diğer davacı şirket arasındaki şahsi def'ilerin senetleri ciro yoluyla alan hamile karşı ileri sürülebilmesi 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca hamilin senetleri kötüniyetle iktisap ettiğinin kanıtlanması koşuluna bağlıdır. Davacı tarafından, davalının söz konusu çekin elinden rızası hilafına çıktığı hususunu bilerek senetleri aldığı ve bile bile borçlu zararına hareket ettiğinin dosya kapsamında ispat edilememiştir. Davacı vekilince, dava dışı lehtar şirket ile davacı keşideci arasındaki ticari ilişki gerekçe gösterilip, senetlerin bedelsiz kaldığı ileri sürülmüş ise de, dava dışı lehtar şirket ile keşideci arasındaki ticari ilişkinden kaynaklı def'iler senetleri iyi niyetle iktisap eden hamile karşı ileri sürülemez. Kaldı ki davacının lehtara karşı menfi tespit davası açması ve bu davada borçlu olmadığını tespit ettirmesi dahi davanın tarafı olmayan iyi niyetli hamil yönünden bağlayıcı olmaz. Ayrıca keşideci davacı ile dava dışı lehtar şirket arasındaki ticari ilişki uyarınca borcun bulunup bulunmadığı hususu da bu davanın konusunu teşkil etmediği gibi açılan dava uyarınca bu yönde bir araştırma yapılması da mümkün değildir (Y. 11 HD. 2021/8888 esas, 2023/3203 karar sayılı ilamı). Protokol kapsamında aşırı bir menfaat sağlandığı iddiasının da dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE,...\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dışı şirket 5580 sayılı kanun kapsamında Özel Öğretim Kurumu olduğunu, İİK' nu madde 362/A - \"8/2/2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında faaliyet gösteren okullar ile 24/3/1950 tarihli ve 5661 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrenci Yurtları ve Aşevleri Hakkındaki Kanuna Ek Kanun kapsamında faaliyet gösteren özel öğrenci barınma hizmetleri veren yurt ve benzeri kurumların taşınır ve taşınmaz malları, ...içinde bulunulan eğitim ve öğretim yılı sonunda haczedilir\" hükümüne amir olduğunu, haciz tarihi 29.05.2017 tarihi olup 2017 yılı eğitim ve öğretimin devam ettiği, bu nedenle davalının haciz ve muhafaza işlemini yapması kanunen mümkün olmamasına rağmen dava dışı şirketin; 1 adet Acer maka laptop, 1 adet xerox marka yazıcı, 1 adet Thinkcentre marka PC, 1 Adet 14.000 BTU klima, 1 adet Lenovo marka masaüstü bilgisayarının haczedildiği, davalının haciz talebinin ve fiilen uygulanan haciz işleminin TBK' nun 38/2 fıkrası kapsamında \"Bir hakkın veya kanundan doğan bir yetkinin kullanılacağı...\" unsuru olarak kabulünün mümkün bulunmadığını, Protokolün yapılmasına ilişkin olarak müvekkilinin iradesini \"...öğrencilerin mağdur olmaması ve eğitimin aksamaması için yükümlülüğüm olmayan bu borcu tasfiye etmek üzere tavsiye edilen bu protokolü imzaladım. Yasal haklarım saklıdır...\" şeklinde açıkça haciz tutanağına işlediğini ve bu şerhe davalı tarafça itiraz edilmediğini, Haczin hukuka aykırı olmasının bir başka nedeninin ise ihtiyati haczin yetkisiz mahkemece verilmesi olduğunu, yetki itirazlarının kabul edilmesi üzerine yetkisizlik kararı verildiğini, takiplerin iptal edildiğini ve dolayısı ile ihtiyati haciz dayanağının ortadan kalktığını, Davalı tarafından İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinden alınan iki adet ihtiyati haciz kararlarına yetki yönünden itiraz edildiğini ve ihtiyati haciz kararlarının iptal edildiğini, kararların kesinleştiğini, bu şekilde 29.05.2017 tarihinde yapılan ihtiyati hacizlerin haksız olduğu ispatlandığını, Davalı tarafından dava dışı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 14.ve 25. İcra Müdürlüğü dosyaları ile yapılan icra takiplerine de İstanbul Anadolu 3 ve 11. İcra Hukuk Mahkemelerinde itiraz edildiğini, takiplerin iptaline karar verildiğini, bu şekilde davalının takip yapmakta da haksız olduğu ispatlandığını, Davalı yanın sonradan kaldırılan ihtiyati haciz kararına istinaden müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket adresine geldiğini, okullar açık olması ve öğrencilerin mağdur olmaması için müvekkilinin şahsının borçla ilgisi olmamasına rağmen şirket adına olan bu borçtan dolayı ihtiyati haciz baskısı ile bu senedi vermek durumuna kaldığını, müvekkilinin tutanağa da özgür iradesi olmadığını şerh ettiğini, senetlerin geçerli olmadığını, haczin hukuka aykırı olarak yapıldığının kabulü halinde menfi tespit taleplerinin kabul edilmesi gerektiği, mahkeme kararında ise bu yöne hiç değinilmediğini, Bilirkişilerin dava dışı ... ve davalının defterlerini dahi incelemeksizin ve hatta dava dışı ... tarafından davalı ... aleyhine ihtiyati hacze gelinen icra dosyasına konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti amaçlı İzmir 2 ATM nin 2017/632 sayılı dosyası ile açılan davanın sonucunu bile belirleyecek şekilde dava dışı Meridyenin davalıya borçlu olduğuna karar verildiğini, İzmir 2 ATM nin 2017/632 sayılı dosyasının derdest olduğunu, mahkeme sonucunda verilen karar ile dava dışı meridyenin gerçekte davalıya borçlu olup olmadığı tespit edilebileceğini, bilirkişilerce başka bir davanın konusu olan ve henüz karar verilmeyen bir davayı da hiç defter incelemesi dahi yapmaksızın sonuca bağlayacak şekilde görüş bildirdikleri ve mahkemece de bu raporun hükme esas alındığını, dava sonucunda müvekkilinin davalıya borçlu olmadığı tespit edilirse dava bakımından da kabul kararı verilmesi gerekeceği, Borca katılmanın esas itibariyle fer’i bir borç doğurmadığını, asıl borç ile katılma yoluyla ortaya çıkan borcun birbirinden bağımsız ise de geçerli bir borca katılmadan söz edebilmek için, mevcut geçerli bir borcun varlığı gerektiği, mevcut olmayan bir borca katılmanın mümkün bulunmadığını, Çek incelendiğinde keşidecinin ... şirketi olduğu, Alacağa konu çekin TTK bakımından çek vasfını taşımakta ise de dava dışı firma tarafından keşide edildiği belge aslından anlaşılamadığını, bu nedenle asıl alacağa konu belgenin ciro yolu devrinin de mümkün olmadığını, alacağın temliki gerçekleştiğinin yazılı belge ile ispatı gerektiği, Mahkeme dosyasında bu konuda iddia dahi bulunmadığını, aşamalardaki tüm beyanlarını istinaf nedeni olarak tekrar ettiklerini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: <br>Dava; menfi tespit davasıdır.<br>Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacıları vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili tarafından; Davacının yetkilisi olduğu dava dışı ... şirketi aleyhine alınan ihtiyati haciz kararı nedeni ile mahalde haciz tatbik edildiği, mahalin eğitim kurumu olaması nedeniyle haksız karalamaya mahal vermemek üzere alacaklı vekilinin anlaşma teklifinin kabul edildiğini, davalı tarafından başlatılan iki adet icra dosyası ve ilgili tarihte henüz icraya konu edilmemiş olan 25/05/2017 tarihli 80.000,00 TL bedelli çeke mahsuben  bir kısım elden ödeme ve çek ile 3 adet bono verildiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığını, verilen bonoların haciz baskısı altında davacının iradesinin fesada uğratılarak alınması nedeniyle geçersiz olduğu iddiası ile 03/06/2017 vade tarihli 75.000,00 TL ve 18/06/2017 tarihli 100.000,00 TL bonolara yönelik  menfi tespit istemiyle huzurdaki davanın açıldığı görülmüştür.Davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirket tarafından 05/05/2017 tarihle keşide edilen 0124324 seri numaralı 50.000,00 TL bedelli çekin davalı tarafından İstanbul Anadolu 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından takibe konu edildiği, 20/04/2017 tarihle keşide edilen ... seri numaralı 55.000 TL bedelli çekin ise İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takibe konu edildiği görülmüştür. Uyap üzerinden celp edilen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/632 Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; Dava dışı ... şirketi tarafından ... Pro... Şirketi aleyine  bir kısım çekler nedeniyle menfi tespit davası açıldığı görülmüştür. İddia ve savunma kapsamından davaya konu iki adet bononun; Davalı tarafından iki ayrı icra takibine konu edilen 05/05/2017 keşide tarihli  0124324 seri numaralı 50.000,00 TL bedelli ve 20/04/2017 keşide tarihli ... seri numaralı 55.000 TL bedelli çekler ile protokol tarihinde henüz icra takibine konu edilmediği anlaşılan 25/05/2017 keşide tarihli ... seri numaralı 80.000,00 TL bedelli çeklerden doğan alacağa ilişkin olarak verildiği sabit olup, davacı tarafından bonoların haciz baskısı altında iradesi fesada uğratılarak verildiğinin iddia edilmesine göre, ilk derece mahkemesi tarafından protokolün imzalanma tarihi, ihtiyati haciz tarihi,  protokol metninde ve ödeme yaparken ihtirazı kayıt beyanı ileri sürülüp sürülmediği başta olmak üzere davacının irade fesadı iddialarına dayanak tüm delillerinin incelenmesi ile davacı eyleminin TBK 195. Madde kapsamında borcun üstlenilmesi niteliğinde olup olmadığı ile neticesine göre huzurdaki davaya dayanak bonoların verilme sebebini teşkil ettiği anlaşılan çekler hakkında asıl borçlu tarafından İzmir 2. ATM 2017/632 Esas sayılı dosyasından açılan dava neticesinin bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı hususu da incelenerek ve karar yerinde tartışılarak hasıl olacak neticesine göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı ve yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yargılamaya devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince,  İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/05/2023 tarihli 2017/626 E. -  2023/432 K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı vekilinin istinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 08/10/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br>      </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2d0499cf1df01346","SID":"f0372ec611ebb908"}}