{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1343 Esas  - 2025/1064 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1343 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1064<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t:  ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t:  09/05/2025 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t :  2025/334 Esas<br><br>TALEP\t: Devir bedelinin Tespiti  ve Alacak<br>TALEP  TARİHİ\t: 05/05/2025<br>KARAR TARİHİ\t : 07/10/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 07/10/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki devir bedelinin tespiti ve alacak istemli davada verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tTALEP<br>\tDavacı; ... İlçesinde bulunan 949,50 hektarlık kömür ocağı sahibiyken madene ilişkin işletme hakkını davalılardan ... Şirketine devrettiğini, diğer davalının ise bu şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, taraflar arasında 03/11/2022 tarihli sözleşme imzalandığını, davalıların bu sözleşme hükmüne aykırı davranarak 2024 yılı Eylül ayında işletmeyi 3.000.000-TL bedelle devrettiklerini öğrendiğini, oysa işletmenin bir başkasına devri halinde sözleşme gereği devir bedelinin % 25'nin kendisine ödenmesi gerektiğini, davalı şirketi devralan alıcı ile yaptığı görüşmeden ise işletmenin 150 bin USD karşılığı devralındığını öğrendiğini belirterek öncelikle devir bedelinin mahkemece tespiti ile payına düşen miktarın kendisine ödenmesi istemiyle açılan davada, davalı şirketin, 3.kişilere devrinin önlenmesini teminen şirket paylarından 750.000-TL karşılığına denk gelecek şekilde şirket ve ortağı adına kayıtlı taşınır/ taşınmaz malları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\t\t     \tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; mevcut delil durumu itibariyle alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirip mevcut delillerin yaklaşık ispat koşullarının oluştuğunun kanıtı için yeterli sayılamayacağı, yasal koşulların bulunmadığı gerekçesiyle; \" bu aşamada yasal koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine\" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tİhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalı limited şirketin 24/09/2024 tarihinde devredildiğini, davalıların, sözleşme hükümlerine aykırı davrandıklarının açık olduğunu, yaklaşık ispat bulunduğunu, ihtiyati hacze konu edilen tutarın TSG de şirketin devir bedeli olarak gösterilen tutarın, %25 i olduğunu, bu oranın sözleşmede yer aldığını, davalıların, bu tutara karşılık gelecek taşınır/ taşınmaz malları ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulması gerektiğini ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tTalep; İİK'nın 257. maddesine dayalı ihtiyati haciz kararı istemine ilişkindir.\t  \t<br>\t İhtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nın 257. maddesinde; vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. <br>Aynı yasanın 258. maddesi gereğince alacaklının, alacağının varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemeden olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterlidir. Bir başka deyişle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp  yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacaktır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 26/02/2014 tarihli 2013/16354 esas 2014/3605 karar sayılı içtihadı emsal niteliktedir).  <br>\tSomut olaya gelince; taraflar arasında imzalanan 03/11/2022 tarihli sözleşme hükümleri uyarınca, davacıya ait 949,50 hektarlık maden ocağının işletme hakkının davalı şirkete devredilerek davalı şirketin, bir başkasına devri halinde ise devir bedelinin %25'nin davacıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalı şirketin, Eylül 2024'de bir başkasına satılarak TSG'de bu durumun ilan edildiğinin öğrenilmesine karşın geçen sürede sözleşmede öngörülen edimin davalı taraflarca yerine getirilmediği iddiasıyla açılan davada; söz konusu satış bedelinin % 25'ne karşılık gelecek şekilde 750.000-TL üzerinden ve davalı şirketin bir başka şahsa ya da tüzel kişiliğe devrinin önlenmesi adına, davalılara ait taşınır, taşınmaz mallar ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş, mahkemece, talep yargılamaya muhtaç bulunmakla birlikte dosya kapsamına göre yasada aranan yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmediği gibi İİK'nın 257. maddesinde öngörülen muaccel bir alacağın varlığına ilişkin yasal koşulun da bu aşamada gerçekleşmediği hususuna işaret edilmek suretiyle; ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik karar verildiği anlaşılmaktadır.<br> Hal böyle olunca, İİK'nun 257. maddesindeki koşulların oluşmadığı, yaklaşık ispat kuralının gerçekleşmediği gözetilerek mahkemece, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br><br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddi  yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati haciz talep eden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>\t1-İhtiyati haciz talep eden Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan  alınması gerekli olan 615,40-TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.07/10/2025<br><br>  Başkan-       Üye -                     Üye -   Zabıt Katibi-<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b25742fae9c2a696","SID":"040c4d2bf6532f46"}}