{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2025/1622 <br>KARAR NO\t: 2025/1183<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/08/2025<br>NUMARASI\t: 2025/1020 Esas (Derdest) 2025/1042 <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ : 23/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Talep; eser sözleşmesinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen yerel mahkemenin değişik iş kararına karşı talep eden tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>Talep eden vekili; ... Makina Ve Plastik Sanayi Ticaret A.Ş. ile ... Döküm Sanayi ve Ticaret  - ... arasında imzalanan 27.11.2023 tarihli \"Ticari Anlaşma\" ile talepte bulunan şirket tarafından  \"Kromat kaplama hattının malzeme, montaj, kurulumu ve devreye alınması\" işlerinin gerçekleştirildiğini, sözleşmeye konu tamamlanması gereken işler ve bakiye 49.000,00 Euro sözleşme bedeli ödenmesi ile ilgili taraf vekilleri arasında imzalanan 24.03.2025 tarihli protokol gereğince toplamda 31.500,00 Euro değerindeki bu ürünlerin tesliminin ve montaj işlemlerinin gerçekleştirilmemesine, 31.500,00 Euro'nun bakiye sözleşme bedeli olan  49.000,00 Euro’dan mahsubu ile neticede bakiye sözleşme bedeli olan 17.500,00 Euro'nun ödenmesi konusunda anlaşma sağlandığını, protokolün imzalanması ile müvekkili şirket tarafından sözleşme ve protokole konu iş ve işlemlerin tamamlandığını, sürece ilişkin görüşmelerin ekli mail silsilesi gereğince gerçekleştirildiğini ve 11 Haziran 2025 tarihinde, ... Döküm Sanayi ve Ticaret  - ... yetkilisi ... 'e ait <...@....com> mail adresinden talepte bulunan şirket yetkililerine hitaben,\"Merhaba ... Bey, Göndermiş olduğunuz “...” plakaları tambur sepetlere monte ettik.Sorun çözülmüştür.Tesis kabulüne ilişkin açık konu kalmamıştır.\" e-postası ile sözleşme ve protokole konu yükümlülüklerin talepte bulunan şirket tarafından tamamlandığı ve tesis kabulünün ekli e-posta gereğince sağlandığının açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından  sözleşme ve protokole konu yükümlülüklerin tamamlanmasına ve tesis kabulünün karşı taraf şirket yetkilisinin yazılı ikrarı ile sağlanmasına rağmen borçlu şirket tarafından bakiye 17.500,00 Euro'nun ödenmesinin gerçekleştirilmediğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme 28/08/2025 tarihli değişik iş karar ile; ihtiyati haciz talebinin dayanağı olan ve talep dilekçesinin ekindeki sulh sözleşmesi ve evraklar incelendiğinde, ödemeye konu edilen işlerin eksiksiz bir şekilde yapılıp teslim edildiği hususunun bu aşamada yargılamayı gerektirdğini, İİK 257. maddede öngörülen şartların oluşmadığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; genel olarak dava dilekçesini tekrar ederek, karşı tarafın farklı gerçek/tüzel kişilere borçlu olduğunu, taşınır ve taşınmazlarını süratle elden çıkarmakta olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini, taraflar arasındaki yazışmalar ve yapılan protokoller kapsamında ihtiyati haciz kararı verilebileceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Öte yandan Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.İhtiyati haczi düzenleyen İ.İ.K.'nın 257. maddesi uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmemiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan menkuller ve gayri menkul mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, borcun vadesi gelmemiş olsa bile ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir. İ.İ.K.'nın 258. maddesine göre, ihtiyati haciz talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmesi gerekir. Ayrıca Anayasanın 141/3. maddesine göre mahkeme, ihtiyati tedbir isteminin kabulüne veya reddine karar vermesi hallerinde, kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.<br>DEĞERLENDİRME:<br>Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser  sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Talep eden yüklenici, karşı taraf iş sahibidir.Talepte bulunan; karşı tarafla yapılan sözleşme ve protokoller gereği, anlaşmaya konu kaplama hattına ait iş ve işlemleri üstlendiğini ve edimini yerine getirdiğini, karşı tarafın ise yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade ederek taraflar arasında sonradan varılan mutabakata göre ödenmesi gereken sözleşme bedelinin ödenmediğini belirtmiştir.Dosya incelendiğinde; sözleşme ve protokollere ilişkin hususların ve davacının mevcut taleplerinin bu aşamada yargılamaya muhtaç olduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği görülmüş olup yerel mahkemenin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin değişik iş kararı yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/08/2025 tarihli 2025/1020 Değişik İş, 2025/1042 kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,2-İstinaf  harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINDair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince  KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    <br>\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d4e425956c839d13","SID":"b8976ef0c22747ee"}}