{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1086 - Karar No:2025/1091<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1086 <br>KARAR NO\t: 2025/1091<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/754 E-2023/581 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/10/2025<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı vekili; müvekkili ile ... arasında taşeronluk ilişkisi bulunduğunu, bu kapsamda müvekkilinin ... nolu parselde taşeron olarak hizmet vermiş olduğunu, bu hizmeti karşılığı olarak davalı adına düzenlemiş olduğu 696.200,00 TL tutarındaki faturanın davalı tarafından ödenmemesi üzerine Şereflikoçhisar İcra Müdürlüğü'nün 2021/394 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı tarafından icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde son tutanağın 02.12.2021 tarihinde anlaşamama neticesiyle düzenlendiğini ileri sürerek, davalının haksız olarak takibe yapmış olduğu itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; taraflar arasındaki sözleşme ile anlaşmazlıkların çözümünde yetkili Mahkeme'nin Şereflikoçhisar Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik nedeniyle ve yine, dava değeri alacak miktarına ilişkin harcın süresinde ikmal edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kamu düzeninden olan hususların re'sen dikkate alınması gerektiğini, taraflar arasında anahtar teslimi inşaat sözleşmesi kurulmuş olduğunu, sözleşme bedeli 3.450.000,00 TL olduğundan, bu kapsamda müvekkili tarafından davacıya, nam ve hesabına toplamda 3.707.600,00 TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından, müvekkili adına 3 adet fatura düzenlendiğini, bu faturaların toplamının 2.171.200,00 TL olduğunu, davacı tarafından faturaların eksik oluşturulması hususunun muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olup, 213 Sayılı Kanunun 359. maddesinde; “Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir” şeklinde tanımlandığını, davacı tarafından düzenlenen yanıltıcı belgelere ilişkin suç duyurusunda bulunma ve evrakta sahteciliğe ilişkin dava açma haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacıya sözleşmede belirtilen tutardan fazla ödeme yaptığını, müvekkilinin sözleşme doğrultusunda her türlü yükümlülüğünü yerine getirmiş olup, davanın hukuka ve kanunu aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tMahkemece, toplanan delillere göre taraflar arasında 26/10/2019 tarihinde anahtar teslimi inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmeye göre inşaat yaptığı, yapılan inşaatın eksik ve ayıplı olduğuna dair herhangi bir iddiada bulunulmadığı, davalı kayıtlarına göre davacının daha fazla alacağının olduğunun belirlendiği, davacı kayıtlarına göre ise takip edilen miktar kadar bakiye alacağın olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile<br>696.200,00 TL'ye davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, kabul edilen miktara takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, şartları oluşmadığından davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvurusunda; taraflar arasında anahtar teslimi inşaat sözleşmesi ile iş ilişkisi kurulmuş olup, sözleşmede belirtilen tüm ödemelerin müvekkili tarafından ifa edildiğini, sözleşmede anlaşmaya varılan toplam tutarın 3.450.000,00 TL olup, vergi dahil olduğunu ancak taraflar arasındaki güven ilişkisine binaen müvekkili tarafından belirlenen miktarın üzerinde ödeme yapıldığını, ayrıca davacının talebi üzerine davacının eşi üzerine yapılan dairelerden 17 numaralı dairenin davacının eşi üzerine devredildiğini, müvekkilinin iş adamı olduğunu ve muhasebe işlemleri ile muhasebecisinin ilgilendiğini, davacının iddia ve taleplerinin her türlü delil ve hukuki dayanaktan yoksun olup, açılan haksız davanın reddi gerektiğini, mahkemece taraflar arasında gerçekleşen para akışlarını ve daireyi yoksaymış olmakla, hesaplamalara dahil etmediğini, taraflar arasında yalnızca tek bir iş akdi gerçekleştirilmiş olup, sunulan “Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi”  ile yüklenici davacı ile iş sahibi davalı müvekkilinin sözleşmede belirtilen edimleri karşılıklı olarak yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, yargı yerinin caiz olup olmadığının, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığının, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığının, kesin yetki kuralının bulunup bulunmadığının dava şartlarından olduğundan, bu hususların da ayrıca mahkemece resen araştırılması ve usule aykırılığın tespiti halinde, dava şartlarının yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, pandemi sürecinde bazı ödemelerin müvekkilinin çocukları tarafından, bir kısım ödemelerin ise doğrudan davacıya makbuz karşılığında yapıldığını, tüm bunlar dışında diğer birkaç ödemenin ise müvekkilinin hesaplarının bulunduğu bankalara, kendi hesabından davacıya para ödemesine ilişkin verilen talimat dilekçeleri ile gerçekleştirildiğini, mahkemece lüzum görülmesi halinde davacının borcunun müvekkili tarafından ödendiğine ilişkin tanık deliline başvurulacağını, tüm ödemelerin yanı sıra müvekkilinin yapılan konutlar içinden 17 numaralı daireyi 150.000,00 TL karşılığında davacının eşine verdiğini ancak söz konusu ödemeyi nakit olarak almadan aralarındaki borç ilişkisinden düşülmesinin istenildiğini, ödemelere ilişkin makbuz- fatura- evrakların ek olarak sunulduğunu, müvekkilinin davacıya toplam 3.707.600,00 TL ödeme ve 17 numaralı daireyi ödeme yapmaksızın davacının eşi adına verdiğini,  Şereflikoçhisar Tapu Müdürlüğü’ne müzekkereye yapılarak tapu kayıtlarının dosyaya celbinin talep edilmesine rağmen mahkemece bu kayıtların dosyaya celp edilmediğini,  müvekkilinin yapması gereken ödemeleri içeren ... İnşaat adına 01.12.2020 tarihli  GIB2020000000002 fatura numaralı 590.000,00 TL, ... İnşaat ... adına 17.12.2020 tarihli GIB2020000000003 fatura numaralı 885.000,00 TL, ... İnşaat ... adına  21.12.2020 tarihli GIB2020000000004 fatura numaralı 696.200,00 TL e-arşiv faturaların oluşturulduğunu ve toplam miktarın 2.171.200,00 TL olduğunu, davacı tarafından faturaların eksik oluşturulması hususunun muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olup, 213 Sayılı Kanunun 359. maddesinde; “Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir” şeklinde tanımlandığını, dava konusu alacağın davacıya ödenmesi durumunun, taraflar arasındaki sözleşme edimlerinin müvekkili tarafından yerine getirilmesi sebebiyle davacı tarafın sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, mamafih bu durumu hukuk düzeninin korumayacağını, müvekkilinin davacıya sözleşmede belirtilen tutardan fazla ödeme yaptığını, mahkemece yapılan incelemelerin eksik yapılmış olup, dosyaya sunulan fatura ve belgelerin yok sayıldığını, Şerefli Koçhisar Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılması taleplerinin karşılık bulmadığını, demir vb. faturalar hesaplamalara dahil edilmemiş olup, aynı zamanda korona virüs döneminde müvekkilinin yaş kısıtlaması sebebiyle sokağa çıkamadığı bu doğrultuda müvekkilinin banka hesaplarındaki para ve ödemelerin davacı tarafa  yapıldığının göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında işin yapılıp teslim edildiği ve bakiye hakediş ödenmediği iddiasına dayalı olarak yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. <br>\tYargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere eser sözleşmelerinde kural olarak yüklenici sözleşme ve yasaya uygun gerçekleştirdiği imalât miktarını, iş sahibi ise yaptığı ödemeleri kanıtlamakla yükümlüdür.<br>\tTaraflar arasındaki sözleşme konusu işin teslim edildiği ihtilafsız olup, davalı tarafça, davacıya sözleşme ile kararlaştırılan bedelin bir kısmının covid salgını nedeniyle çocukları tarafından, bir kısmının doğrudan davacıya, bir kısmının da banka havalesi ile yapıldığını, ayrıca 17 no'lu dairenin 150.000 TL karşılığında davacının eşi ...'a devredilerek yapıldığı ve  davacıya borcunun olmadığı savunulmuş olmakla  uyuşmazlığın ödeme miktarında toplandığı anlaşılmıştır. <br>\t Mahkemece tarafların ticari defterleri incelenerek  karar verilmiş ise de, davalı tarafça ödeme iddiasına dayanak olarak  elden ödemeye ilişkin dosyaya fotokopi olarak sunulduğu anlaşılan ödeme belgeleri kapsamında davacı tarafça imza itirazında bulunulduğu dikkate alınarak, bu imza inkarı yönünden gerekli incelemenin ve değerlendirmenin yapılmadığı gibi, yine davalı çocukları tarafından davalı adına yapıldığı belirtilen ödemelerin tarafların ticari defter kayıtlarındaki ödemelerinin  dayanaklarıyla birlikte denetlenebilir şekilde incelemesi gerekirken, yine davalının iş bedeline mahsuben davacının eşi ... adına devredildiği iddia edilen 17 no'lu bağımsız bölüme ilişkin taraf delilleri ve beyanları alınıp değerlendirilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır. <br>\tMahkemece yapılması gereken iş, davalı tarafça ödeme olarak iddia edilen ve dosyaya sunulan delillerin yukarıda belirtilen şekilde incelenmesi ve sonucuna göre yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetinden  denetlenebilir bir bilirkişi raporu alınarak, rapora itiraz halinde itirazların denetlenebilir şekilde karşılanması yönünde ek rapor alınması, her bir ödeme iddiasının dayanığının ve buna bağlı kabul ve reddine ilişkin denetlenebilir gerekçe oluşturulması ve belirtilen bu deliller dışında gerektiğinde, cevap dilekçesinde açıkça  yemin  deliline dayanılmış olmakla, son delil niteliğindeki yemin teklif etme hakkı  da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. <br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>    <br>\t\t\t\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,<br>\t<br>\t\t\t\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/07/2023 tarih ve 2021/754 Esas- 2023/581 K<br>arar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t\t\t\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t<br>\t\t\t\t4-Davalı tarafından yatırılan 11.890,00 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-İstinaf talep eden davalı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>\t\t  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   \t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bd235b1a372e166","SID":"731dda8b9f6457cb"}}