{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2023/1069 - Karar No:2025/1095<br>                     T.C.<br>                ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       27. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/1069 <br>KARAR NO\t: 2025/1095<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/265 E-2023/237 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/10/2025<br>\tDavacılar tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar ... kendi adına asaleten ... Müh. İnş...Ltd.Şti'yi temsilen istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t<br>\tDavacı tarafça dava dilekçesinde özetle,  Rize ili Hemşin ilçesi içme suyu ve kanalizasyon ikmal inşaatını ihaleyi kazanmak suretiyle yüklenmiş olduğunu, iş ortaklığı, taahhüdü altında bulunan işleri ifa için 12.06.2015 tarihinde işe başlandığını, ancak davalı idarenin gerek işin yapımı süresince, gerekse de sözleşmeye ek olarak belirlediği keşif ilavesi işlerde işin ifa edileceği sahaları zamanında ve işin ifa edilebileceği halde teslim edemediğini,<br> gerek geç teslim hali, gerekse de teslim edilmeye çalışılan alanlarda arazi sahipleri tarafından çıkartılan ihtilafların işin teslimi ve ifasını uzattığını, işin ifasının istendiği sahada dere ıslahı faaliyetinde bulunan DSİ Bölge Müdürlüğünün çalışmaları ile ihale konusu işin çakıştığını, bu nedenle de o alanda işe başlanamadığını, bütün bu nedenlerle süre uzatım talebinde bulunulduğunu ancak idarenin süre uzatımlarını kabul etmediği gibi haksız olarak gecikme cezası uygulayarak, hakedişlerden bu miktarları tahsil ettiğini, mahallinde  Pazar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/78 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını, alınan bilirkişi raporunda DSİ Genel Müdürlüğü'nün saha içerisinde faaliyette bulunması nedeniyle ihale konusu işin yapılamadığının saptandığını, idarenin 10 no'lu hakedişten 30.714,02 TL, 11 no'lu hakedişten 64.611,10 TL gecikme cezası uyguladığını, 12 no'lu hakedişte de kesilen gecikme cezasından 48.495,82 TL'nin iade edildiğini, böylece haksız olarak 46.879,30 TL gecikme cezası uygulandığını, bu cezalara itiraz edilmiş ise de, itirazlarının yanıtlanmadığı gibi, dava yoluna başvurulması halinde diğer hakedişlerinin ödenmeyeceği ve iş kabulünün yapılmayacağının şifahen bildirildiğini, gecikme cezasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, süre uzatımlarının 28.06.2016, 03.08.2016, 10.08.2016 ve 31.10.2016 tarihli dilekçelere ile talep edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı vekili; davacıların iddialarının mesnetten yoksun olup, kabulünün mümkün olmadığını, Pazar (Rize) Asliye Hukuk Mahkemesi yetkisiz olduğundan, davanın öncelikle yetki yönünden incelenerek reddine karar verilmesini, sözleşmeye göre işin süresinin 180 gün olup, bitim tarihinin 08.12.2015 tarihi olmasına karşılık davacıya 25.12.2015, 11.05.2016 ve 07.12.2016 tarihli yazılar ile ilave süre verilerek, bitim tarihinin 11.10.2016 olarak belirlendiğini, geçici kabul itibar tarihinin 09.11.2016, geçici kabulün 14.03.2017, kesin kabulün ise 29.11.2017 tarihinde yapıldığını, davacının 10 ve 11 no'lu hakedişlerinde kesilen cezanın sözleşmenin 25.2 ve YİGŞ'nin 29.1 maddesi gereğince usulüne uygun olarak kesildiğini, davacıya Hemşin (Rize) İçmesuyu ve Kanalizasyon İkmal İnşaatı Yapım İşi’nde imalat aşamasında hem belediye tarafından gerekli izinlerinin alınamaması hem de DSİ tarafından yapılan dere ıslahı çalışması nedeniyle yapılamayan imalatlar için gerekli süre uzatımlarının verilmiş olmasına karşılık davacının işin son bitim tarihi olan 11.10.2016 tarihinde imalatları tamamlamadığını, 29 gün gecikmeli olarak tamamladığını savunarak, öncelikle davanın yetki yönünden reddine, davanın esasına girilmesi halinde ise haksız ve mesnetsiz davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava ilk olarak Pazar (Rize) Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2020/138 Esasına tevzi edilmiş, mahkemece 26.01.2021 tarih ve 2021/91 Karar sayılı kararı ile mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş, dosya Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/265 Esasına kaydedilmiştir.<br>\t Mahkemece, düzenlemeler ve yapılan tespitler ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacının yüklenicisi olduğu işi, işe başlama tarihi olan 12/06/2015 tarihinden itibaren 180 gün içerisinde (11/10/2016)  bitirip teslim etmesi gerekirken 09/11/2016 tarihinde 29 gün gecikme ile işi teslim ettiği, davalı tarafından sözleşmenin 25.2 maddesi gereğince sözleşme bedelinin onbinde altı'sı (0,06%) oranına denk gelen günlük 1.616,52 TL ile gecikilen gün sayısı olan 29'un çarpımı neticesinde elde edilen 46.879,08 TL gecikme cezası taahakkuk ettirildiği , söz konusu gecikme cezasının davacının hak edişinden kesildiği, her ne kadar davacı tarafından işin yapıldığı yerde DSİ tarafından yapılan dere ıslahı çalışması nedeniyle gecikme yaşandığı iddia edilse de, dosya içerisinde yer alan  Pazar 1 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/78 D.iş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile alınan bilirkişi heyet raporlarında tespit edildiği üzere, gerçekleştirilen dere ıslahı çalışması ile davacının yüklendiği işin zaman zaman çakıştığı tespit edilmiş olsa da, idare tarafından verilen süre uzatımların işin bitirilmesi için yeterli olduğu, bu nedenle davacının işin gecikmesinden sorumlu olduğundan idarenin gecikme cezası kesme işleminin yerinde olduğu, tarafların iddiaları gereği, yerinde olduğu tespit edilen gecikme cezasının sözleşme bedelinin tamamı üzerinden mi yoksa geciktirilen kısım üzerinden mi hesaplanacağına ilişkin ihtilafa yönelik yapılan değerlendirmede ise; <br>sözleşmenin 9.2 maddesinde yüklenici taahhüdün tümünü işyeri teslim tarihinden itibaren 180 (yüzseksen) gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorunda olduğunun düzenlenmesi karşısında söz konusu işte kısmi kabulün öngörülmediği, yine sözleşmenin 25.5. maddesinde ise kısmi kabul öngörülmeyen işlerde işin tamamının bitirilmemesi halinde günlük gecikme cezası sözleşme bedeli üzerinden alınacağının hüküm altına alındığı, bu durumda gecikme cezasının, sözleşme bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği, davacının sözleşme bedelinin üzerinden 29 gün gecikme bedeli ile yapmış olduğu hesaplama neticesinde belirlenen 46.879,08 TL 'nin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olan ve öncelik sıralamasında birinci sırada uygulanması gereken Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 39.3 maddesi gereğince hakedişlere ilişkin düzenlemenin delil sözleşmesi niteliğinde olması ve davacının söz konusu hakedişlere ihtirazi kayıt koymadığı da dikkate alındığında, davacının hakedişinden kesilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı ...- ....Ltd. Şti. istinaf başvurusunda; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın ana konusunun davacılar  taahhüdünde devam eden Hemşin Rize Kanalizasyon ve İçme Suyu İkmal İmalat İşinde, işin devamı süresince aynı güzergah üzerinde DSİ Trabzon Bölge Müdürlüğünce ihalesi yapılan ve dere ıslahı çalışmasının çakışması sebebiyle bu güzergaha girilememesi nedeniyle, İlbank Trabzon Bölge Müdürlüğünden süre uzatma talebinde bulunulmasına rağmen, idarenin bu talebi hukuka aykırı şekilde reddetmesinin ve müteakiben haksız surette 46.879,30 TL gecikme cezası uygulamasına itiraz edilerek kaldırılması olup, güzergah çatışması ve sahaya girilememesinin, dosya içerisine alınan Pazar Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 02.11.2016 tarih ve 2016/78 D.iş sayılı tespit raporuyla sabit olduğunu, tespit raporunda DSİ tarafından yapılan imalatın, kanalizasyon çalışmasına engel teşkil ettiğinin açıkça belirtildiğini ancak mahkemece DSİ çalışmasının ihale süresine etki etmediğinin, verilen sürelerin yeterli olduğunun ve hatalı bilirkişi raporuna atıfta bulunarak gecikme süresinin yasallaştırılmaya çalışıldığını, mahkeme hükmünün bu yönüyle de hatalı olup, zira davada ki taleplerden birinin de, gecikme süresi uygulanmasının hatalı olması olduğunu, mahkemece, bu yönde ki delil tespitine dayanan itirazlarının usulüne uygun olarak incelenmediğini ve maalesef haksız bir gerekçe ile taleplerinin reddedildiğini, delil tespiti işlemi ile saptanan DSİ menfez çalışmasının, ihale kapsamında yürütülen işe tesirinin olup olmadığının, davacı şirketin bu süreçte durumu bildirmek suretiyle talep ettiği süre uzatımlarının değerlendirilmemesinin hukuka aykırı kalıp kalmadığının incelenmesinin, başka deyişle idarenin uyguladığı gecikme süre tespitinin yasal olup olmadığının gözetilmesinin gerektiğini, mahkemenin bu hususta idarenin verdiği süre uzatımlarının yeterli olduğuna dair kararının yerinde olmadığını, zira verilen süre uzatımlarının sebeplerinin farklı olup, dosya kapsamında yer alan belgelerden bunun da açıkça anlaşıldığını, mahkemece bilirkişi raporlarıyla açıkça saptanan alacak hakkının da yolsuz surette reddedildiğini, alınan 29.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda 28.296,98 TL'lik alacağın olduğu Yargıtay'ın 2017/841 Esas- 2017/2298 Karar sayılı gecikme cezasının tümü üzerinden değil, bitirilmeyen kısımlar üzerinden hesaplanır hususu ortada olduğunun bilirkişi heyetinin raporunda belirtildiğini ve şirket lehine alacak çıkarıldığını ancak davacı olarak bilirkişi heyetinin sehven hesap hatasının olduğunu belirterek,  tekrar hesabın gözden geçirilmesi için yapılan başvuruda mahkemece bilirkişi heyetine yazı ile bildirilip, yapılan hesaplamalar sonucu bilirkişi ek raporunda talep edilebilecek tutarın Yargıtay kararları doğrultusunda 37.158,74 TL olduğunun ek bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen sözleşme bedelinin 2.246.920 TL olduğu 13 ve kesin hak edişe bakıldığında hak ediş miktarının 2.522.723,29 TL olduğunu, işin tamamının bitirildiğinde fazladan bu iki bedel arası fark oluşturan 275.803,29 TL fazla imalat yapıldığından, ortada sözleşmenin 25.6 kısmı gecikme cezası işin tamamının süresi içinde bitirilmesi durumunda uygulanır maddesinin uygulanmasının esas alınması gereken bir husus olduğunun Yargıtay kararında açık ve net olduğunu, bilirkişi raporlarında, idarece uygulanan gecikme cezasının sözleşmeye göre fazla hesap edildiği saptandığı halde, mahkemenin bu alacağı reddetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı idarenin itirazı kayda almadığını, dosya içerisinde yer aldığı üzere, davalı idareye birden fazla kez verilmiş süre uzatım taleplerinin bulunduğunu, bu kayıtları kabul etmeyen idarenin, ihtirazi kayıt dilekçelerini kabul etmemesi üzerine Pazar 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nde delil tespiti yaptırılarak, bilirkişi raporu alındığını, raporda ihale konusu alanda DSİ Bölge Müdürlüğünün faaliyetinin sürdüğü ve kapalı menfez çalışması tamamlanmadan işe devam edilemeyeceğinin saptandığını ancak davalı idarenin önce süre uzatım taleplerini usulsüz surette reddettiğini, daha sonra hak edişleri ödemeyerek müzayaka haline düşülmesine neden olduğunu, süre uzatım taleplerini ve delil tespiti ile ortaya konulan durumu gözetmeyen davalı idarenin, iş ortaklığını 10 nolu hak edişinde 30.714,02 TL gecikme cezası uyguladığını, ardından 11 nolu hak edişinde 64.661,10 TL gecikme cezası daha uygulandığını, 12 nolu hakedişte bu kesilen gecikme cezasından 48,495,82 TL'nin iade edildiğini, toplamda 46.879,30 TL gecikme cezası uygulandığını, bu cezalara itiraz edilmişse de, itirazlarının yanıtlanmadığı gibi, dava yoluna başvurulması halinde diğer hak edişlerinin ödenmeyeceğinin ve işin kabulünün yapılmayacağının şifahen bildirildiğini, kaldı ki YİGŞ'nin 29.maddesi uyarınca, müteahhide atfı kabil olmayan, idareden kaynaklanan gecikmelerin işin süresine eklenmesinin zorunlu olduğunu, dolayısıyla, yapılacak incelemede bu hususun da gözetilmesi gerektiğini, gecikme cezasının sözleşmenin tüm bedeli üzerinden değil, tamamlanmayan kısım üzerinden hesaplanması gerektiğini, bu konuyla ilgili Yargıtayın 29.05.2017 gün 2017/841 esas ve 2017/2298 karar sayılı kararı dosyada mevcut olup, bu hususun açıkça belirtildiğini, bilirkişi raporunda esas alınan sözleşmenin 25.6 maddesinin uygulanamayacağı, aksine sözleşmenin 25.5 maddesine göre cezai şart hesabının doğru olduğuna dair davalı itirazının yerinde olmadığını, zira sözleşmenin 25.5 maddesinin, işin tamamının bitirilmemesi haline dönük bir hesaplama yöntemi olup, somut olayda işin tamamlandığını, hatta daha fazla iş imal edildiğinin hak ediş raporlarından sabit olduğunu, 13 ve kesin hak edişe bakıldığında, imalat tutarının 2.522.723,39 TL olduğunun görüldüğünü, oysa sözleşme bedelinin 2.246.920 TL olup, 2.522.723,39-2.246.920,50 = 275.803,90 TL fazla imalat bulunduğunu, 25.5 maddesinin uygulanabilmesi için işin tamamen bitirilmemesi, yani sözleşmenin bedelinin altında kalması, diğer bir deyişle işin yarım bırakılması halinin bulunması gerektiğini ancak izah edildiği üzere işin tam olarak tamamlandığı gibi, fazla imalat dahi yapıldığını, dolaysıyla cezai şartı kabul etmemekle birlikte, aksi düşünüldüğünde dahi sözleşmenin 25,6 maddesine göre hesap yapılmasının zorunlu olduğunu, nitekim bilirkişinin de hesaplamayı bu şekilde yaptığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacılar ... kendi adına asaleten ....Ltd.Şti'yi temsilen istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davaya konu sözleşmede YİGŞ'nin sözleşmenin eki olmasına, 10 no'lu hakedişin herhangi bir düzeltme yapılmaksızın imzalanarak, herhangi bir itiraz olmadığının anlaşılmasına, 11 no'lu hakedişe uygulanan gecikme cezası düzeltme bulunmamakla birlikte davacı tarafça bu hakedişe düzeltmiş haliyle yapılan ödemeden itiraz sürecinde itiraz edildiğinin yasal delillerle kanıtlanamamış olmasına, 11 no'lu hakedişten sonra yapılan tespit dosyasında tespit dilekçesi ve tespit raporunun davalı idareye tebliğ edilmediğinin anlaşılmasına, hakediş bedelinin ödenmesi noktasında itiraz edildiği ve hakkın engellendiği iddiasının yasal delillerle kanıtlanamadığının anlaşılmasına,  davacıların adi şirket ortaklığını teşkil eden ... ve ... Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. olup,  davanın her iki davacı adına açıldığı, yargılamada da bu hususta gerekli prosedürün mahkemece tamamlanarak ...'ın kendi adına asaleten şirket adına temsilci sıfatıyla devam edildiğinin anlaşılmasına karşın karar başlığında sadece ... gösterilerek, ... Müh. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. .  Şti.'nin davacı olarak yazılmamasının maddi hata olup, mahallinde talep halinde her zaman düzeltileceğinin mümkün bulunmasına göre, davacılar ... kendi adına asaleten ....Ltd.Şti'yi temsilen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacılar ... kendi adına asaleten ....Ltd.Şti'yi temsilen istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince davacılardan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf talep eden davacılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 23/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br> <br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"183107c7e6b15f65","SID":"f507829351189ec3"}}