{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/173 <br>KARAR NO\t: 2025/1737<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ...  \t(...)<br>ÜYE\t\t: ... (...)<br>KATİP\t\t: ...  \t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/135 E.- 2023/805 K. <br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>İSTİNAFA TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t : Davacı vekili <br>KARAR TARİHİ\t : 14/10/2025<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t\t : 14/10/2025<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP: Davacı vekili;  müvekkili ile davalının yöneticisi olduğu dava dışı ... şirketi arasında inşaat  yapım işi kapsamında % 50'şer  paylı  adi ortaklık kurulduğunu, ortakların 22 Haziran 2012 tarihinde yeniden düzenledikleri sözleşmeyle yönettiklerini, ancak ... şirketi yerine getirmesi gereken; sermaye katılımı ve masraflara katılım gibi birçok yükümlüğünü müvekkilinin defaten ikazına ve taleplerine rağmen yerine getirmediğini, müvekkil şirketin bu yükümlülükleri tek başına yerine getirmek zorunda kaldığını, devam eden süreçte Hakem Heyeti kararı kapsamında, işveren tarafından escrow hesaba yapılan ve taraflarca yarı yarıya paylaşılan ödemenin, kendi hesaplarına geçen kısımlarının, geri ödenmesi konusundaki  davalı tarafından yerine getirilmemesi ve müvekkili tarafından bahsi geçen paranın ... adına da ödenmesi nedeniyle müvekkil şirketin zarara uğradığını, davalı tarafa düşen kısmını escrow hesaba ödeme yükümlülüğü bulunduğunu,    davalı yöneticinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında  kusurlu hareketi ile alacaklı durumunda olan müvekkil şirketi doğrudan zarara uğrattığı için sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; şimdilik 100.000 ABD Dolarının iade tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren işlemiş olan ve işleyecek yasal faiziyle tahsilini talep etmiş, 30/05/2023 tarihli dilekçesiyle, talebini 5.937.376,425 USD'ye yükseltmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili;  kesinleşmiş bir icra takibine veya kesinleşmiş bir mahkeme kararına konu bir alacağın bulunmadığını, şirkete ilişkin alacak talep edildiğini,   müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tahkim şartı kabul edildiğini, şirket yöneticilerinin TTK'nın 553 üncü maddesine göre sorumlu olabilmesi için hileli davranış, zarara uğratma kastı ve eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmasının şart olduğunu,   müvekkilinin dava dışı ... şirketini yönetirken ana sözleşmeye, yasalara ve iyi niyet kurallarına aykırı hiçbir davranışı bulunmadığını, diğer taraftan TTK'nın 553.madde uyarınca: alacaklıların zararının dolaylı zarar niteliğinde olması sebebiyle ancak şirkete verilmesi talebiyle alacak davası açabileceğini, zamanaşımı süresinin geçtiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tMAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içerisinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; davanın dayanağının TTK m. 553 hükmü olduğunu, tek ortak ve yönetim kurulu üyesi davalıya karşı açıldığını, gerekçede çelişki bulunduğunu, dava dışı ... şirketinin kendisine ait olmayan, iadesi Hakem heyeti kararı ile talep edilen bedeli ödeme yükümlülüğü olduğunu, davalının müvekkili şirketi ödeme yapmayarak zarar ettirdiğini, doğrudan zarar nedeniyle dava açmak zorunda kaldıklarını, kanunda gösterilen şartların gerçekleştiğini, davalının 4/10/2021 tarihli sicil gazetesine göre 12/10/2024 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi seçildiğini, tek karar alma mekanizması olarak yer aldığını, şirketin mali durumu uygun olmasına karşın ödeme yapmadığını, illiyet bağının kurulduğunu, yazılı olarak bildirildiğini, ancak olumsuz dönüş yapıldığını, vekalet ücretinin fahiş hesaplandığını, nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, adi ortaklık adına ödenen paradan adi ortaklığı oluşturan ... şirketinin hissesine düşen miktarın ortağı ve yöneticisi olan davalıdan tahsiline ilişkindir. \t<br>\tBir mahkeme kararında, tarafların iddia ve savunmalarının özetlerinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür.<br>\tKararın açık ve gerekçeli olması hukuki dinlenilme hakkının sağlanması açısından önemlidir. Tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmalar ve bunların dayandıkları deliller, kararda tartışılıp gerekçeleri açıklandığı ölçüde karar, hukuki dinlenilme hakkına uygun bir karar olacaktır. İddia ve savunmaların kararda tartışılması, gösterilen delillerin incelenmesi, neden bir kısmının diğerine üstün tutulduğunun belirtilmesi ancak gerekçeyle mümkün olacaktır.<br>\tGerekçe sayesinde kararların doğru olup olmadığı denetlenebilir. Gerekçesiz bir kararın üst mahkeme tarafından denetlenmesi de mümkün değildir. Gerekçe, doyurucu olmalı, kararın neden, nasıl, hangi hukuki gerekçeyle ve hangi deliller değerlendirilmek suretiyle verildiği hususlarını içermelidir. Bu hususları içermeyen kararların gerekçeli olduğundan bahsedilemez. <br>\tHâkim, gerekçe sayesinde verdiği hükmün doğru olup olmadığını, yani kendini denetler. Üst mahkeme de bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Taraflar da ancak gerekçe sayesinde haklı olup olmadıklarını daha iyi anlayabilirler. Bir hüküm, ne kadar haklı olursa olsun, gerekçesiz ise tarafları tatmin etmez (Baki Kuru/ Ramazan Arslan/ Ejder Yılmaz,: Medeni Usul Hukuku, 22. Baskı, Ankara 2011, s. 472).<br>\t2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) 141 inci maddesinin üçüncü  fıkrasında, \"Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır\" hükmü bulunmaktadır. Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.<br>\tKanunun aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyması gerekir.<br>\tDosyadaki bilgi ve belgelerden; dava dilekçesinde, davacı ve davalının ortağı olduğu dava dışı şirket arasında kurulan ortaklık kapsamında, davacı tarafından dava dışı şirket adına ödendiği belirtilen miktarın ödenmemesi neticesinde Türk Ticaret Kanununun 549 ila 553 üncü maddeleri uyarınca davalının yönetim kurulu üyesi olmasından kaynaklanan sorumluluğu olduğu iddiasına dayalı talepte bulunulduğu, mahkemece oluşturulan gerekçede ise, \"..davacı tarafından adi ortaklığın diğer ortağı ... şirketinin yöneticisi ve hissedarı olan davalıdan TTK'nin 553 ve devamı maddelerindeki sorumluluk hükümlerine göre dava yoluna da gitmediği, bu açıklamalar ışığında davacının  alacağını adi ortaklığı oluşturan ... şirketinden veya TTK'nın 553 ve devamı maddelerine yöneticilerin sorumluluğu hükümlerine göre davalıdan isteyebileceği, bu ilkelere riayet edilmeden adi ortaklık adına dava dışı şirketin payına düşeni ödeyen davacının, adi ortaklığı oluşturan ... şirketinin hissedarı ve yöneticisi olan  davalıdan isteyemeyeceği,  alacağını ancak adi ortaklığı oluşturan şirketten talep edebileceği\" ifadelerine yer verildiği görülmektedir.  <br>\tBu itibarla; dava dilekçesinde TTK'nın 553 üncü maddesi kapsamında talepte bulunulmasına karşın, mahkemece oluşturulan gerekçede bu yönde dava yoluna gidilmediğinin belirtilmesinin gerekçenin kendi içerisinde çelişkili olduğunu gösterdiği anlaşılmakla, mahkemece gerekçede çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tYeniden oluşturulacak gerekçede, iddia ve savunmaların kararda tartışılması, gösterilen delillerin incelenmesi, neden bir kısmının diğerine üstün tutulduğunun açıklanması gerekmektedir.<br>\tKaldırma nedenine göre, davacının sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir.<br>\tBelirtilen nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin,  01/11/2023  tarih, 2022/135 E.- 2023/805 K.  sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, <br>\tKaldırma kararında belirtilen nedenlere göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, \t<br>\t2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>\t3-)Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,      <br>\t4-)Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvurana iadesine,\t<br>\t5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır  <br><br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır  <br><br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a54d2ade53dc6070","SID":"dd81e1ae9bc9e1d5"}}