{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2022/1993 <br>KARAR NO\t: 2025/1507<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/03/2022<br>NUMARASI\t: 2019/491 Esas - 2022/109 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ: 22/10/2019<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ : 02/10/2025<br>Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından ... numaralı ...Abonman Alt Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... El..Ltd Şti'ne ait İtalya'dan Türkiye'ye sevk edilen 54 adet 1 kap rölye cinsi emtiaların nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtiaların havayolu nakliyesi sırasında kaybolduğunu, sigortalının zararının müvekkili tarafından giderildiğini, davalı hakkında İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip başlatıldığını, davalının takipte istenilen 32.022,95-TL'den 31.673,95-TL'ye itiraz ettiğini belirterek davalının kısmi itirazının iptaline, itiraz edilen alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davalı davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalının konvansiyonun18/1 maddesi uyarınca taşıdığı emtia-kargoya karşı özen borcunu göstermeyerek edimini ifa etmediği,kusurlu olduğu,konvansiyonun 23/3 ve24/1 atfı ile davalı taşıyıcının meydana gelen zıyaı  hasarı sebebi ile zıyaı uğrayan kargoda beher brüt kilogram başına ... ile sınırlı sorumlu olduğu, tazminat bedelinin (2,20 kg-brütx19=) 41,80-... olarak hesaplandığı, davacının davalıdan 41,80-... talep edebileceği, davalının 41,80-...'yi 02/10/2018 tarihinde ödeme tarihindeki kur ile icra dairesine ödediği,kalan miktara itiraz ettiği davacının talep edebileceği miktarın kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; müvekkilinin alacağı temlik alarak aynı zamanda akdi halef konumunda olduğunu, ibranameden kaynaklı halefiyet ve haklarının değerlendirilmediğini, sigorta eksper raporunun delil niteliğinde olduğunu, gönderi takip formuna göre emtianın 22/12/2017 tarihinde kayıp durumuna düştüğünü, hasarın nakliye sırasında meydana geldiğinin eksper tarafından tespit edildiğini, davalının ağır kusurlu olması nedeniyle sınırlı sorumluluk hükümlerinden faydalanamayacağını, kaldı ki sınırlı sorumluluk hesabı yapılması durumunda da talep edilen tutarın üst sınırın altında kaldığını, hasarın havayolu taşıması sırasında meydana geldiğinin davalının kabulünde olduğunu,... hesaplamasında hüküm tarihinde kurun esas alınması gerektiğini, müvekkilinin sigortalıya yaptığı ödeme tarihi itibariyle faize hak kazandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, hava yolu ile taşıma sözleşmesi kapsamında taşınan emtianın kaybı nedeniyle sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin, davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.Davaya konu taşıma İtalya-Türkiye arasında gerçekleştirilmiş olup, her iki devletin taraf olduğu uyuşmazlığa Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır. Somut olayda; davacının ...sigorta poliçesiyle sigortaladığı toplam 54 adet 1 kap 2,2 kg ağırlığındaki rölye cinsi emtianın hava yolu ile taşınmasının davalı taşıyıcı tarafından üstlenildiği, emtianın davalı taşıyıcı tarafından hava taşıması sırasında kaybedildiği, yapılan başvuru üzerine davacı tarafından yaptırılan ekspertiz sonucunda, kaybedilen emtianın bedelinin 32.022,95-TL olarak tespit edildiği ve hasar bedelinin 16/01/2018 tarihinde davacı tarafından sigortalıyaa ödendiği anlaşılmaktadır.Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma esnasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında yükün zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına ... (28/12/2019 tarihinden itibaren 22 ..., 28/12/2024 tarihinden itibaren 26 ...)ile sınırlıdır. Böyle bir bildirim yapılmadığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumludur.Eldeki davada emtianın davalı tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında kaybedildiği sabit olup, emtianın taşıma sırasında kaybı nedeniyle oluşan zarardan, taşıyıcı olan davalı sorumludur. Davalı tarafça konvansiyonun 18/2. maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil de ibraz edilmemiştir.Taşıyıcının sorumluluğu Konvansiyonun 22/3. maddesine göre sınırlı olup, sınırlı sorumluluk halinin istisnası ise, emtia taşıyıcıya verilirken göndericinin, varış yerinde teslim anındaki menfaatine ilişkin özel bir bildirimde bulunması ve gerekiyorsa ek bir meblağ ödemesi halidir. Somut olayda taşıma için davacı tarafından yapılmış özel değer bildirimi bulunmadığı gibi, bu nedenle ek bir ödeme yapılmamıştır. Hava taşıma senedinde gümrük mevzuatı bakımından emtia değerinin gösterilmesi zorunlu olup, emtianın değeri özel değer bildirimi değildir. Diğer taraftan taşıyanın ağır kusurlu olması hali Konvansiyon'da taşıyanın sınırlı sorumluluğunu ortadan kaldıran bir hal olarak düzenlenmemiştir. Taşıtan sigortalı da sorumluluk sınırı ile bağlı olduğundan, sigortalının davacıya gerçek zarar tutarını temlik etmesi de sonucu değiştirmez. Bu nedenle davalının sorumluluğunun taşınan emtianın ağırlığına göre değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı taşıyanın sorumluluğu brüt kilogram başına ... ile sınırlı olup, tazminat bedelinin 2,20 kg-brüt x 19 = 41,80-... kuru karşılığıdır. Davalı, 349-TL yönünden icra takibine itiraz etmeyerek 02/10/2018 tarihinde bu tutarı ve bu tutara isabet eden takip ferilerini icra dosyasına ödediği hususu ihtilaf dışıdır. Montreal Sözleşmesinin 23. maddesi gereğince  karar tarihine en yakın ... kuru ancak dava açılması halinde uygulanabilecek olup, davalının ödemeyi yaptığı tarih itibariyle henüz dava açılmadığı gibi icra takibinde ödenen tutar 41,80 ...'nin ödeme tarihindeki kur karşılığına denk geldiğinden davacının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir.Dvalının icra dosyasına yaptığı ödeme sonucunda davacının sınırlı sorumluluk dahilinde ki alacağı sona erdiğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/10/2025<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4f58dfde62125e9a","SID":"42676b17da3ada46"}}