{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2024/54 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/801<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 17/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 25/09/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: 07/10/2025<br>Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP: davacı vekili özetle; davacı ...’nın ... sicil no. ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ ne kayıtlı ve 4.800.000-TL sermayesi mevcut olan davalı ... Otomotiv Sanayi ve Dış Ticaret Ltd. Şti.’nde 1.200.000-TL. toplam itibari değerde % 25 payı bulunduğunu, davacının 19/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısına katıldığını, toplantıda belirli konularda bilgi alma hakkını kullandığını, butlanı ya da iptali talep edilen gündem maddelerine ilişkin muhalefet şerhini toplantı tutanağına işlettiğini, genel kurul kararlarının gerçeği yansıtmayan kayıtlar nazara alındığından, TTK'ye, yönetmeliğe, yasaya ana sözleşmeye, dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, batıl ve iptali gerektiğini, genel kurula dair evrakların davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, o tarihte müdürler kurulunda yer aldığını, ancak müdürler kurulu toplantılarına davet edilmediğini, usulüne uygun olarak hiç bir toplantıya çağrılmadığını ve şirkette ayrımcılık yapılmadığını, limited şirketlere ilişkin kanunda düzenlenmeyen hususlarda, anonim şirketlere ilişkin hükümlerin limited şirkete de uygulandığı prensibi ve atfıyla, davaya konu olağanüstü genel kurul gündemine dair evrakların davacıya T.T.K.’nun 617/3 ve 414 vd. md.leri gereği usulüne uygun şekilde, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, süresi içerisinde iadeli taahhütlü mektupla bildirilmediğini, usul ve yasaya aykırı olağanüstü genel kurulda alınan kararların iptaline karar verilmesi gerektiğini, gündemin 2. Maddesine ilişkin  sunulan 2019-2020-2021 yıllarına ait finansal tabloların, faaliyet raporu, gelir-gider tablosu, bilançonun okunması ve oylanmasına dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, müdürler kurulu yıllık faaliyet raporunun şirketlerin yıllık faaliyet raporunun asgari içeriğinin belirlenmesi hakkında yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, şirketin finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığını, TTK 69. Maddesi uyarınca yıl sonu finansal tablolarının Türkiye Muhasebe Standartlarına uyularak düzenlendiğini, 102 bankalar hesabında 2022 yılı sonu itibariyle 41.096.399,19.-TL. bulunmakta olup, ancak bu tutarın 39.490.000,00.-TL'si vadeli mevduatta yer aldığını, 131. ortaklardan alacaklar hesabının bakiyesi ve 136 diğer çeşitli alacaklar hesabının bakiyeleri 2023 yılındaki 7440 sayılı yasa kapsamında affa tabi tutularak kapandığını,  geçmiş yıllarda ortakların şirketten olan alacakları, ortaklara ödenen kira geliri payları ile yok edilmiş olup, muhasebesel olarak hesapların işleyişi ile ilgili ortakların bilgilendirilmediğini, geçmiş yıllarda bazı ortakların diğer ortaklara kıyasla çok üzerinde şirkete olan borcu, geçmiş dönemde çıkan af yasalarından faydalanarak yok edildiğini, Şirkette ortak ve genel müdür pozisyonunda bulunan ortağın almış olduğu maaş ve huzur hakkı, sektördeki piyasa rayicine göre çok üzerinde bulunduğunu, bu ücretlerin belirlenmesinin, genel kurul tarafından yapılmayıp ; keyfi olarak belirlendiğini, kural gereği şirkette çalışan profesyonellerin maaş tespiti müdürler kurulu tarafından yapılması gerektiğini, müdürler kurulunun alacağı ücretlerin ise, genel kurulda belirlenmesi gerektiğini, ancak iş bu tarihe kadar şirkette ortak ve genel müdür pozisyonunda bulunan ortağın aldığı maaşın genel kurulca belirlenmediğini, şirket kayıtları, bilanço, finansal tablolar çelişkili ve muğlak kayıtlar içermekle birlikte izaha muhtaç olduğunu, iş bu gerçeğe uygun olmayan kayıtlar nedeniyle faaliyet raporu ve finansal tablolar gerçeği yansıtmadığı gibi 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (T.T.K.) m 614 kapsamında bilgi edinme taleplerinin mevcutken; dilekçelerinde belirtilen bilgi talepli soruların, evrakların hakkında tam ve eksiksiz olarak bilgi verilmediğini, taraflarına teslim edilmediğini, sonrasında bir kısım olarak verilen cevapta da genel itibariyle konunun gündemle ilgisi olmadığından bahisle yüzeysel olarak cevap verildiğini, diğer pay sahipleri tarafından şirketin sürekli zarara uğratıldığını, şirketin kar ederken dahi kar payı vb. İlgili mali haklarının çeşitli bahanelerle ödenmediğini, davacının kar payı alma hakkının engellendiğini, genel kurulun 3. Maddesi ile verilen müdürler kurulu diğer üyelerinin davacıyı ibra etmemesi ve yönetimdeki diğer üyelerin ibraya ilişkin kararın usul, yasa ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalıya müşavirlik hizmeti veren şirket ile şirkete atanan bağımsız denetim firmasının ortaklarının aynı kişi olduğunu, şirketlerin arasında organik bağ bulunduğunu, objektif rapor verilemeyeceğini, gündemin 4. Maddesinin 2022 yılıı hesap dönemindeki denetim faaliyetlerini yürütmek için ... Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Anonim şirketinin bağımsız denetim firması olarak seçilmesine dair genel kurul kararının da iptali gerektiğini, bağımsız denetim firmasının yönetim kurulu başkanının .... olduğunu, yine bağımsız denetim firmasının kendi internet sitesinde de çözüm ortakları olarak İhtisas Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi ile birlikte çalıştığını kamuoyuna lanse ettiğini, Davalı şirketin yeminli mali müşavirlik hizmetini yapan şirket ise “ İhtisas Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi” olduğunu,  firmanın gerek kendi internet sitesi gerekse ticaret sicil kayıtları incelendiğinde görüleceği üzere; şirketin tek ortağı ve münferiden imza ve temsile yetkili müdürünün de yine .... olduğunu, TTK 400 ve diğer maddeleri gereği bağımsız denetçi olma şartlarına aykırı olduğunu, ayrıca TTK 399. Maddesine aykırı olarak görevini yerine getireceği faaliyet dönemi bittikten sonra genel kurulca seçildiğini, şirket karının dağıtılmayarak yedek akçeye ayrılması kararı, örtülü kazanç yarattığını ve şirket yönetiminde  söz sahibi olmayan davacı ortak nezdinde hak mahrumiyeti yarattığını, ticari ve mali olarak yönetilmediğinden davacının şirketten kar payı alma hakkının engellendiğini, bu nedenle gündemin 5. maddesine ilişkin  kar payı dağıtılmamasına dair genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin gerçeği yansıtmayan fiktif bilançosuna göre dahi şirketin karını dağıtmayıp kullanabileceği bir yatırımı-projesinin olmadığını, herhangi bir gerekçelerinin de bulunmadığını, gündemin 5. Maddesinin hukuka, usule, yasaya ve dürüstlük kuralına aykırı olup ; iptal edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, TTK 449 ve HMK 389 uyarınca genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılmasını talep ettiklerini, davalı şirketin 19/10/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulunda alınan kararların tamamının  batıl olduğunun tespitine, butlan tespiti taleplerinin kabul görmemesi halinde 2,3,4 ve 5 no'lu genel kurul kararlarının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafından ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA:  davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: <br>davalı şirketin ortaklık yapısında yer alan dört ortağın tamamının akraba olduğunu,  davalı şirketin şirket yakın akrabalık bağlarının olduğu kapalı bir aile şirketi olduğunu, davada ileri sürülen iddialar şirket meselelerinden çok şahsi hırslara dayalı iddialar olduğunu, davalı şirketin toplantı öncesi toplantıya hazırlık işlemlerini TTK'na uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, davacının toplantıya çağrı ve gündemin ilanına ilişkin iddialarının soyut, gerçek dışı ve dayanaktan yoksun olduğunu, davacının toplantı ilanının bildirildiğini, toplantıya katıldığını ve muhalefet şerhini düştüğünü, davacının çok uzun süredir Avusturya'da ikamet ettiğini,  davacının Türkiye'de sabit bir ikametgahı bulunmadığını, dava dilekçesinde bildirdiği adres davacının babasına ait ikametgah adresi olduğunu, yurtdışında yaşamasına rağmen ısrarla şirketin müdürler kurulu üyesi olmayı talep ettiğinden kendisinin 17.01.2019 tarihinde yapılan genel kurulda müdürler kurulu üyeliğine seçildiğini, ancak bu seçimden sonra şirketin idaresine ilişkin hiçbir karara katılmadığını ve yurtdışında yaşamaya devam ettiğini, davacının Türkiye'de sabit ikametgah sahibi olmaması ve davalı şirkete de Türkiye'de herhangi bir adres bildirmemesi nedeniyle tüm iletişimlerin e-mail üzerinden yazılı olarak yapıldığını, davacı kendisine toplantı tarihi bildirilmesine rağmen dava dilekçesinde kendisine usulüne uygun çağrı yapılmadığını iddia ettiğini, şirket müdürler kurulunun 19.09.2023 tarihinde toplanarak genel kurulu 19.10.2023 tarihinde yapılacak genel kurula çağırdıklarını, sonrasında işbu Müdürler Kurulu Kararı ve 19.10.2023 tarihinde gerçekleştirilecek olağanüstü genel kurul toplantısının gündeminin 04.10.2023 tarihli ve 10928 sayılı TTSG'de yayınlandığını ve ilan edildiğini, davacıya toplantı günü, yeri saati, toplantı gündem maddeleri, 04.10.2023 tarihinde şirket Mali İşler Müdürü .... tarafından davacı ...'ya telefon ve e-mail vasıtasıyla bildirildiğini, mail ekinde genel kurul kararı, genel kurul çağrı ilanı ve ilgili dönemlere ait mali tabloların da iletildiğini, davacı benzer şekilde kendisine yapılan genel kurul davetinde de yurtiçi adres bildirmesi halinde ayrıca tebligat yapılacağı kendisine bildirilmesine rağmen, verdiği cevapta yurtiçinde adresinin olmadığını ve kendisine resmi davetiyenin yurtdışına gönderilmesi gerektiğini iddia ederek kendisine e-mail ile gönderilen genel kurul davetini almış olmasına rağmen kabul etmeyeceğini bildirdiğini, ayrıca sadece çağrının gereği gibi yapılmamış olmasının iptal için yeterli kabul edilmediğini ve bu toplantıda alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olmasının gerektiğini, toplantı günü davacıının vekaleten temsil edildiğini ve şirket sermayesinin %100 olarak sağlandığını, davacının kanundan kaynaklı tüm haklarını kullandığını, muhalefet şerhlerinin ayrıntılı ve eksiksiz şekilde tutanağa geçirildiğini, davacı toplantıya katılmamış olsaydı dahi, pay miktarın %25 olduğundan, katılmamasının menfi ya da müspet bir etkisinin olmayacağını, davacının TTK 446. Maddesinde sayılan aykırılıklarının kararın alınmasına etkisini ispat edilmesi gerektiğini, emsal Yargıtay kararları uyarınca genel kurula çağrı usulsüz olsa dahi, kararın iptalini tek başına gerektirmediğini, TTK 447'ye göre genel kurul kararlarının hiçbirisinin bu türden kararlar olmadığını, davacının neden butlan tespiti talep ettiğine ilişkin dava dilekçesinde bir izahatinin bulunmadığını, buna ilişkin somut bir delil sunmadığını, toplantıda alınan tabloların tasdik kararının iptali talebinin yerinde olmadığını, tasdik kararına konu finansal tablolar ve faaliyet raporunun mevzuata ve hakikate uygun olduğunu, davacının iddialarının daha çok gündemin dışında kalan 2022 yılına ilişkin finansal raporlar ve faaliyet raporunun kapsamında olduğunu, gündemin ikinci maddesinde ise 2019,2020, 2021 yıllarına ilişkin olan tablo ve raporların oylandığını, davacının genel kurul gündemi ile ilgili olan ve olmayan sorularının bir kısmının genel kurulda yanıtlandığını, ayrı bir araştırma gerektiren konuların ise 02/11/2023 tarihinde kendisine yazılı ve ayrıntılı olarak bilgi verildiğini, davacının dava konusu toplantıdan önce davalı şirketten/müdürler kurulundan bilgi talebi bulunmadığını, gündemin 3. Maddesinin müdürler kurulunun ibrası olduğunu, davacının genel kurulda teklif ettiği doğrultuda ayrı ayrı yapılan oylamada davacının ibra edilmediğini, diğer tüm müdürlerin ibra edildiğini, davacı dışında şirketin genel müdürü olan ... genel müdürlük hizmetinin ifası için tam zamanlı olarak şirkette çalışan tek müdür olduğunu, kendisine müdür olduğu için değil genel müdür olup tüm zamanını şirkete hasrettiği için ödeme yapıldığını, diğer müdür ve ortakların, davacının şirketten maaş alan tek müdür olmasına itiraz etmediğini, davacının kendisine negatif ayrımcılık yapıldığı yönündeki iddiasının abesle iştigal olduğunu, hatta davacının almış olduğu müdür maaşının usulsüz olduğunu, davacının yurtdışında yaşamakta, herhangi bir fiili çalışması bulunmadığını, genel kurul tarafından da takdir edilen müdürlük ücreti bulunmadığını, davalı şirketin tüm defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, gündemin 4. Maddesinin ise bağımsız denetim kuruluşunun seçilmesi olduğunu, bağımsız denetçi olarak seçilen firmanın yönetim kurulu başkanının aynı kişi olmasının kanunda bağımsızlığı ortadan kaldıran bir hal olarak düzenlenmediğinden düzenlenmediğini, KGK ve Denetim Yönetmeliği'nin 22/V maddesi uyarınca tasdik ilişkisi vergi denetimi kapsamında kabul edilerek bağımsızlığı etkilemeyecek bir hal olarak özellikle düzenlenmiş ve tasdik ilişkisine bilhassa bir istisna tanındığını, bağımsız denetçi olarak seçilen Yeditepe firmasının bağımsız olmadığı yönündeki mevzuata aykırı, soyut iddialar ile adı geçen firmanın bağımsız denetçi olarak seçilmesi kararının iptali talebinin de reddi gerektiğini, gündemin 5. Maddesiyle kar payı dağıtılmaması kararının alındığını,  Gündemin 5. maddesinde ortaklardan ... tarafından verilen sözlü önergede; şirketin nakit akımının sağlanması, aktif  kaynaklarının güçlendirilmesi ve oluşabilecek fırsatların değerlendirilmesi amacıyla 2019-2020-2021 hesap dönemine ilişkin net dönem karının dağıtılmamasını teklif edilmiş ve yapılan görüşmeler  neticesinde; şirketin nakit akımının sağlanması, şirketin gelişimi için yapılacak yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi ve önümüzdeki dönemde planlanan sermaye artırımı göz önüne alınarak ilgili yıllara ait kar payının dağıtılmamasının oy çokluğu ile kabul edildiğini, şirketin Vergi Usul Kanunu ve bağımsız denetim esaslarına göre dağıtılabilir karın farklı olduğunu, şirketin ortakları (davacı da dahil olmak üzere) mülkiyeti davalı şirkete ait şirket merkez binasının değerlemesi yapılarak ortaklara payları oranında satmaya karar verdiğini, ancak bu satış gereği ortaklar şirkete satış bedelini ödememiş ve şirket ortaklardan alacaklı hale geldiğini, daha sonra 7440 Sayılı Kanun'un getirdiği haklardan faydalanarak kanunda belirtilen oranda ek vergiler ödendiğini, kasa ve ortaklar cari hesaplarının düzeltildiğini, satış sonrası her ne kadar ortaklar cari hesapları düzeltilmiş ise de taşınmazın satış değeri şirketin bilançosunda gözükmeye devam ettiğinden Vergi Usul Kanunu ve Bağımsız Denetim esaslarına göre dağıtılabilir kar oranlarının farklı olduğunu, esasen davacı ve diğer ortaklara yasanın getirdiği haktan faydalanarak gayrimenkul devri ile çok ciddi sermaye transferi olduğunu, şirketin özellikle pandemi sonrası otomobil arzının kısıtlanması nedeniyle önümüzdeki dönemde yaşanacak talepleri karşılamak, ekonomik dalgalanmalar, kur şokları ve bilhassa faiz maliyetlerindeki yükseklikler göz önüne alınarak nakit ihtiyacı için yüksek maliyetle dış kaynak kullanmak yerine dönem karının dağıtılmayarak geçmiş yıl karlarına ilave edilmesine karar verildiğini, bu kapsamda karın dağıtıp dağıtılmaması kararı alınırken şirketin ve ortakların menfaati bir bütün olarak dikkate alınarak karar verildiğini, kar payı dağıtılmamasına karar veren çoğunluk ortakların da kar payı almadığını beyanla dava konusu kararların usule ve yasaya uygun olması nedeniyle davacının taleplerinin ayrı ayrı reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:<br>Vergi Dairesi cevapları, ticaret sicil kayıtları, mahkememizce aldırılan 25/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 23/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu,<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların tamanının butlanla batıl olduğunun tespiti , kabul görmemesi halinde 2, 3, 4, 5 nolu genel kurul kararlarının iptali isteminden ibarettir.<br> Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.<br>Mahkememiz tarafından aldırılan  25/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 23/06/2025 tarihli bilirkişi ek raporu bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli bulunması sebebiyle hükme esas alınmıştır.<br>Davacının davayı açma hakkının incelenmesi\t:<br>Her şeyden önce davacının, davalı şirketin hissedarı olduğu, davacının dava konusu genel kurula katılarak alınan kararlara muhalif kaldığı ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı, genel kurul tarihinden itibaren de üç aylık süre içerisinde işbu davayı açtığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>Butlan iddiasının incelenmesi\t\t\t:<br>Bilindiği üzere limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline ilişkin olarak anonim şirketlerin genel kurul kararlarının iptaline düzenleyen hükümler aynen uygulanır (TTK. m. 622). Toplantıya davete ilişkin TTK. m. 414/1 hükmüne göre: “Genel kurul toplantıya, esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Bu çağrı, ilan ve toplantı günleri hariç olmak üzere, toplantı tarihinden en az iki hafta önce yapılır. Pay defterinde yazılı pay sahipleriyle önceden şirkete pay senedi veya pay sahipliğini ispatlayıcı belge vererek adreslerini bildiren pay sahiplerine, toplantı günü ile gündem ve ilanın çıktığı veya çıkacağı gazeteler, iadeli ta ahhütlü mektupla bildirilir”. Dava konusu genel kurul toplantısına ilişkin davetin ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, ayrıca davacıya elektronik ortamda bildirildiği, davacının toplantıya katıldığı anlaşılmaktadır. Toplantıya davet, yetkisiz kişiler tarafından yapılmışsa ya da davet usulüne uygun yapılmamışsa, bir başka deyişle usulsüz de olsa bir davetin varlığından sözedilebiliyorsa alınan genel kurul kararlarının hukuki sonucu iptaledilebilirliktir ( Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. I, Ankara 2013, s. 337-338).<br>Gerçekten de genel kurul kararlarının butlanına ilişkin TTK. m. 447 hükmüne göre: “ (1) Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır”.<br>Görüldüğü üzere konusu itibarıyla bâtıl olan genel kurul kararları, bazı niteliklere sahip paysahipliği haklarını kaldıran veya sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olan kararlara özgülenmiştir. Bunun dışındaki bâtıl genel kurul kararlarının tespitinde ise butlanın ikincilliği ilkesi uygulanır. Bu ilke, özel sebepler dolayısıyla iptal etmenin yeterli ve tatmin edici bir yaptırım oluşturmadığı hallerde hukukun genel hüküm ve ilkelerine göre butlana karar verilmesi anlamını taşır. Sakınma ilkesinin özellikle şekli sebeplerin (eksiklik ve aksaklıkla rın) butlana yol açtığı hallerde gözetilmesi gerekir (Üçışık/Çelik, s. 342).<br>TTK m. 447/1-a hükmünde belirtilen batıl genel kurul kararları, belirtilen hakları düzenleyen Kanun hükümlerini kaldırmayı ve değiştirmeyi amaçlayan genel kurul kararlarıdır. Belirtilen hakların somut bir olayda ihlal edilmesi butlan sonucunu doğurmaz. Genel kurula daveti düzenleyen TTK. m. 414 hükmünde öngörülen şartların tamamen ortadan kaldırılmasını sağlayan genel kurul kararı butlanla sakattır. Örneğin bu hükümde yer alan iki haft alık süreyi üç güne düşüren bir genel kurul kararı butlanla sakat olur. Buna karşılık iki haftalık süreye uyulmaksızın toplantı gününden sadece üç gün önce yapılan bir davet üzerine toplanan genel kurulda alınan kararlar batıl değil iptaledilebilir kararla rdır. Yine paysahiplerinin asgari oy hakkını ortadan kaldıran bir genel kurul kararı butlan sonucunu doğururken bir veya birden fazla paysahibinin oyunun kullanılmasına engel olunması veya kullandıkları oyların geçersiz sayılması halinde alınan genel kurul kararı iptal edilebilir bir karardır (Üçışık/Çelik, s. 342- 343).<br>Yukarıda da ifade etmiş olduğumuz üzere, paysahibinin genel kurula katılma, asgari oy kullanma, dava açma hakkı gibi kanundan kaynaklanan vazgeçilmez nitelikteki temel haklarının sınırlandırılması veya ortadan kaldırılması sonucunu doğuran genel kurul kararları batıldır (TTK. m. 447/1-a). Anonim şirketin tanımına, paysahiplerinin haklarına ve borçlarına ve organsal yapısına aykırı kararlar temel yapıya aykırıdır. Temel yapı ile kastedilen, anonim şirketi taşıyan ana kolonlardır. Bu hakları ortadan kaldıran veya sınırlandıran genel kurul kararları, belirtilen hakları düzenleyen kanun hükmünü kaldırmayı veya değiştirmeyi amaçlayan genel kurul kararlarıdır. Bu ve bu gibi hallerde kanunun emredici hükümlerine aykırı karar alınması halinde genel kurul kararı batıldır. Buna karşılık belirtilen hakların somut bir olayda ihlal edilmesi butlan sonucunu doğurmaz. Örneğin her pay ortağa bir oy hakkı verir bu oy hakkı kanunun emredici hükümlerinden doğan bir haktır. Bu hakkı genel olarak ortadan kaldıran veya sınırlandıran genel kurul kararı batıldır. Buna karşılık bir veya birden fazla paysahiplerinin oyunu kullanmasına engel olunması veya kullandıkları oyların geçersiz sayılması halinde alınan genel kurul kararları iptaledilebilir kararlardır (Üçışık/Çelik, s. 343).<br>Türk Ticaret Kanunu m. 446/1-b hükmünde, “toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri(ne)” anılan kararlar aleyhinde iptal davası açma hakkı tanımak suretiyle, belirtilen ihlallerin genel kurul kararının butlan veya yokluk sonucunu doğurmadığını belirtmiş olmaktadır (Üçışık/Çelik, s. 343 -344). Yargıtay TTK. m. 414 hükmünü emredici nitelikte bir hüküm olarak kabul ettiği halde, bu hükme aykırı bir davet üzerine toplanan genel kurulda alınan kararların iptaledilebilir kararlar olduğunu ifade etmiştir (Y.11.HD’nin 10.11.1989 tarih ve E. 89/6155, K. 8 9/6157 sayılı kararı -YKD, C. XVI, S. 3, s. 390 vd.). Kararın eleştirisi için bkz.; Moroğlu, Davet Merasimine Aykırılık, s. 50 vd.-. Ayrıca bkz.; Y.11.HD’nin 10.12.2002 tarih ve E. 2002/7827, K. 2002/1447 sayılı kararı)<br>Somut olayda, eksik de olsa toplantıya davet yapıldığından TTK. m. 446/1-b hükmü dikkate alınarak butlan şartlarının da bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. <br>Butlan şartları oluşmadığı anlaşıldığından, anlaşıldığından dava konusu genel kurul kararlarının iptali şartlarının bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerekecektir.<br>Yokluk ve butlan hallerinin yanı sıra genel kurul kararlarının hükümsüzlük hallerinden birisi de iptaledilebilirliktir. Genel kurul kararlarına karşı iptal davasını açma hakkını düzenleyen TTK. m. 446 hükmüne göre: “a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren paysahipleri, … iptal davası açabilir”<br>Sözkonusu hükümden de açıkça anlaşıldığı üzere, kural olarak paysahiplerinin iptal davası açabilmeleri için toplantıda hazır bulunmaları, iptale konu ettikleri karara karşı olumsuz oy kullanmaları ve bu muhalefetlerini tutanağa yazdırmaları gerekir. Toplantıda hazır bulunan, karara muhalif olan ve keyfiyeti zapta geçiren paysahiplerinin açmış oldukları iptal davasının kabul edilebilmesi için ayrıca bu kararların yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı olduklarının da kanıtlanması gerekir (TTK. m. 445).<br>Yapılan davete rağmen toplantıya katılmayan ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırmayan bir pay sahibi ancak;<br>- usulüne uygun toplantı davetinin yapılmamış olması,<br>- gündemin gereği gibi ilan edilmemiş olması,<br>- genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmemesi,<br>- genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullanmaları,<br>- müktesep hakların ihlal edilmiş olması,<br>hallerinden birinin varlığı ve bu aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu kanıtlaması durumunda, iptal davası açabilir (Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. I, Ankara 2013, s. 366 vd.)<br>Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK. m. 445 uyarınca yasaya, esas sözleşmeye veya iyiniyet kuralına aykırı kararlara karşı iptal davası açılabilir. Dolayısıyla anılan kararların iptalinin sağlanabilmesi için bu kararların kanun, anasözleşme veya afaki iyiniyete aykırı olması da gerekir. Bir başka deyişle sadece bir takım usuli eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle alınan kararların iptali sağlanamaz. Gerçekten de Yargıtay vermiş olduğu bir kararında bu hususu şu şekilde dile getirmiştir: “…TTK.nun 381 maddesinde yazılı olduğu üzere toplantıda alınan kararların yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddia ve ispat edildiği takdirde iptale karar verilmesi mümkün bulunmaktadır. Sadece usulsüz çağrıya dayanılarak açılan davada iptal kararı verilemiyeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir…” (Y. 11. HD.’nin E. 1991/6466, K. 1993/563 sayı ve 01.02.1993 tarihli kararı).<br>Yargıtay emsal kararları da nazara alınarak; sadece usulsuz çağrıya dayalı olarak iptal kararı verilemeyeceği, anlaşılmakla; iptal yönünden kararların tek tek incelenmesi gerekmiştir. <br> Davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında yönetim kurulu faaliyet raporu ile mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin alınan 2 numaralı karar:<br>Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından  yapılan incelemeler ve tespitler ile davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş oldukları, davalı şirketin öz sermayesini koruduğu, istikrarlı bir şekilde kar elde ettiği, şirketin bir sermaye şirketi özelliği de taşıması nedeniyle kararların oyların çoğunluğuyla alınması, dava konusu kararların hazır bulunanların önemli bir çoğunluğuyla kabul edilmiş olması, yönetim raporlarının usulüne uygun olmadıklarına ilişkin somut bir veriye rastlanmaması, şirketin kar elde etmesi, yine yöneticilerin usulsüz davranmak suretiyle şirketi zarara uğrattıklarına ve yöneticilere verilen yetkinin kötüye kullanılacağına ilişkin bir dosya kapsamında davacının iddialarını kanıtlamaya yönelik somut bir delil de bulunmadığı, faaliyet raporu ile bilanço ve mali tabloların onaylanmasına ilişkin 2 numaralı kararın iptali şartlarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.<br>Davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davacı haricindeki diğer yöneticilerin ibra edilmesine ilişkin alınan 3 numaralı karar: <br>Yöneticilerin ibra edilmemesine ilişkin alınan karar yönünden de dosya kapsamında yöneticilerin ibrasının reddini gerektirir herhangi bir delil olmamasına rağmen, davacının ibra edilmemesine herhangi bir gerekçe de gösterilmeden, diğer davacılarla aynı şartlarda görev yapan davacının ibra edilmemesinin TTK 445. Maddesinin hükmünde yer alan iyi niyet kurallarına aykırı olması nedeniyle davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında davacı haricindeki diğer yöneticilerin ibra edilmesine ilişkin alınan 3 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında bağımsız denetim şirketinin seçilmesine ilişkin alınan 4 numaralı karar : <br>4 numaralı karar ile bağımsız denetim şirketi olarak seçilen .... Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik Anonim Şirketi”nin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; yönetim kurulu başkanının .... olduğu, yine, bağımsız denetim firmasının kendi internet sitesinde de çözüm ortakları olarak İhtisas Yeminli Mali Müşavirlik Limited Şirketi’nin gösterildiği, ihtisas şirketinin davalı şirketin mali müşavirlik hizmetlerini veren şirket olduğu, sicil kayıtlarından şirketin tek ortağı ve münferiden imza ve temsile yetkili müdürünün .... olduğu, bu hususun ayrıca internet sitesinde yer aldığı, TTK 400. Maddesine göre ''... yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ve/veya sermaye şirketi ve bunların ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişiler, ... Denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahi(bi),\" denetçi olamaz.  Somut olayda davalı şirketin mali müşavirlik hizmetlerini veren şirket ile seçilen bağımsız denetim şirketi arasında organik bağ bulunduğunun kabulü gerektiği bu nedenle, davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında bağımsız denetim şirketinin seçilmesine ilişkin alınan 4 numaralı kararın iptaline karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.  <br>Davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında Kar Payı Dağıtılmamasına İlişkin Alınan 5 Numaralı Karar:<br>Karın dağıtılıp dağıtılmayacağı ve dağıtılacaksa ne ölçüde dağıtılacağı hususunda genel kurulun geniş takdir yetkisi bulunmaktadır. <br>Gerçekten genel kurul dağıtılabilir kardan TTK. m. 523/2 hükmüne göre yedek akçe ayırabileceği gibi, belirli şartlar altın da bu karın esas sermayeye eklenmesine de karar verebilir. Ancak genel kurul bu yetkilerini kullanırken bazı sınırlamalara tabidir. Kardan yapılacak ayırımlar konusunda öncelikle emredici kanun hükümlerine riayet etmek gerekir. <br>Bu kapsamda vergi, fon, kanuni yedek akçe gibi emredici kanun hükümleriyle belirlenmiş ayırımların yapılması kaçınılmazdır. İkinci olarak, esas sözleşme hükümleriyle kar dağıtımı konusunda bazı prensipler belirlenmişse genel kurul bunları da bertaraf edemez. Örneğin esas sözleşmede belirli oranda karın dağıtılması öngörülmüş ise, pay sahipleri bakımından güçlü bir müktesep hak oluştuğu için genel kurul bu dağıtımı yapmak zorundadır. Üçüncü olarak, gerçek anlamda genel kurulun takdirine bırakılan ayırımlar konusunda da (TTK. m. 523/2-3), genel kurulun takdir hakkını sınırlayan ilkeler söz konusudur. <br>Bunlar, kanun ve esas sözleşmede belirlenenlerden daha fazla miktarda yedek akçe ayrılmasının geniş anlamda objektif iyi niyet kuralları ile şirketin devamlı gelişmesi ve istikrarlı kar dağıtımı bakımından gerekli olmasıdır. Söz konusu ayırımlara ve kar dağıtımına ilişkin genel kurul kararlarının iptali istenmesi halinde mahkeme bu kriterleri uyulup uyulmadığını araştıracaktır (Güzin Üçışık/Aydın Çelik, Anonim Ortaklıkta Finansal Tablolar, Yedek Akçeler ve Kar Dağıtımı, İstanbul 2018, s. 399-400). <br>Genel kurul kararlarının iptalinin nedenlerinden birisi de, alınan kararın afaki iyi niyet kuralına aykırı olmasıdır. Söz konusu olan afaki iyi niyet, MK. m. 2 hükmünde öngörülen dürüstlük kuralıdır. Genel kurulda çoğunluğu oluşturan belli bir grup pay sahibinin yetkilerini kötüye kullanmak suretiyle, ortaklık dışı özel veya ortaklık ile ilgili kişisel çıkarlarının korunmasına yönelik olarak, azınlıktaki pay sahiplerinin menfaatlerine aykırı bir şekilde aldığı kararlar dürüstlük kuralına aykırı kabul edilmektedir. Ancak kararın dürüstlük kuralına aykırılık oluşturabilmesi için her zaman özel ve şahsi menfaat elde edilmesi zorunlu değildir. Eşit hukuki durumda bulunan pay sahipleri hakkında eşit uygulamalara gidilmemesi suretiyle eşitlik ilkesinin ihlali de, dürüstlük kuralına aykırılığın tespitinde ölçüt olarak kabul edilmektedir. Objektif iyi niyet kuralına aykırılığı, ortaklığın geleceği, işleyişi ve yönetimi bakımından önemi göz önünde tutularak, yersiz şekilde genişletmemek ve ancak ciddi etken sebeplerin varlığı halinde kabul etmek gerekir. Bu bakımdan ancak, çoğunluğun yetkilerini kötüye kullanarak ve dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde, ortaklığa ve diğer pay sahiplerine zarar vermek için kasıtlı olarak alınan bir genel kurul kararının, iyi niyet kuralına dayanarak iptali istenebilir (Üçışık/Çelik, AO, s. 358). <br>Dolayısıyla somut olayda karın hiç dağıtılmamasına ilişkin kararın objektif iyiniyet kuralına da aykırı olmaması gerekeceği, kar payının dağıtılıp dağıtılmaması hususunun takdiri genel kurula ait olmakla birlikte bu yetkinin kullanılması keyfiyete bağlı değildir.  Her ticaret ortaklığı gibi anonim şirketlerin de nihai amacı kar elde edip ortaklarına dağıtmaktır. Pay sahiplerinin yeterli oranda kar payı üzerinde müktesep hakları vardır. Kar payı dağıtımı ancak şirketin inkişafı ve sürekli kar dağıtabilir durumda tutulması için istisnai olarak sınırlanabilir. Kar payı dağıtmamanın uygun ve faydalı olduğunu şirket ispat etmek durumdadır. Kar payının hangi gerekçelerle tam olarak dağıtılmadığı hususunun somut bir şekilde davalı tarafından ortaya konulması gerekmektedir. <br>Türk Ticaret Kanunu’nda ise esas itibariyle, sermaye şirketlerinde yıllık kâr dağıtımı bir zorunluluk olarak kabul edilmiştir. TTK'nun 507.nci maddesine göre her pay sahibi, kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre, pay sahiplerine dağıtılması kararlaştırılmış \"Net Dönem Kârına\" payları oranında katılma hakkına sahiptir.<br>Bunun yanında TTK’nun 523.ncü maddesine göre genel kurul; <br>a) Aktiflerin yeniden sağlanabilmesi için gerekliyse, <br>b) Bütün pay sahiplerinin menfaatleri dikkate alındığında, şirketin sürekli gelişimi ve olabildiğince kararlı kâr payı dağıtımı yönünden haklı görülüyorsa, Kanunda ve esas sözleşmede öngörülenlerden başka yedek akçe ayrılmasına da karar verebilir. <br>Mahkememizce görevlendirilen mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme doğrultusunda dosyaya sunulan bilirkişi kök ve ek raporu ile şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme ve tespitler ile davalı şirketin şirketin cari oranı, asit test oranı ve nakit oranına ilişkin hesaplamalar nazara alındığında, 2019 ve 2020 yılı için kar payı dağılmasının makul olmayacağı ancak 2021 yılında elde edilen net kar, cari olan, nakit oranı ve asit test oranının kar payı dağıtılmasına bir engel teşkil etmediği bu nedenle, davalı şirketin 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın  2021 yılının kar payının dağıtılmasına ilişkin kısımlarının iptaline karar vermek gerektiği anlaşılmıştır.<br>Somut olayda; davacının, davalı şirketin hissedarı olduğu, davacının dava konusu genel kurula katılarak alınan kararlara muhalif kaldığı ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı, genel kurul tarihinden itibaren de üç aylık süre içerisinde işbu davayı açtığı, eksik de olsa toplantıya davet yapıldığından TTK. m. 446/1-b hükmü dikkate alınarak 19/10/2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında butlan şartlarının bulunmadığı, butlan şartları oluşmadığı, dava konusu genel kurul kararlarının iptaline ilişkin ise Yargıtay emsal kararları da nazara alınarak; usulsüz çağrıı yapılsa dahi, sadece usulsuz çağrıya dayalı olarak iptal kararı verilemeyeceği, iptal yönünden kararların tek tek incelenmesine ilişkin yukarıda detaylı olarak anlatıldığı şekliyle davanın kısmen kabulü ile, davalı ... Otomativ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 19.10.2023 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan dava konusunun 3 numaralı davacının ibra edilmemesine ilişkin kısmı ile 4 numaralı bağımsız denetim şirketinin seçilmesine ilişkin kararı ve 5 nolu genel kurul kararının 2021 yılının kar payının dağıtılmasına ilişkin kısımlarının iptali ile, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE,<br>Davalı .... Otomativ Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 19.10.2023 tarihli olağan üstü genel kurul toplantısında alınan dava konusunun 3 numaralı davacının ibra edilmemesine ilişkin kısmı ile 4 numaralı bağımsız denetim şirketinin seçilmesine ilişkin kararı ve 5 nolu genel kurul kararının 2021 yılının kar payının dağıtılmasına ilişkin kısımlarının iptali ile, davacı vekilinin fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harcın peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı 23.023,75 TL posta masrafı, bilirkişi ücreti vb. Masraflar ile  toplam harç gideri 855,20 TL olmak üzere toplam 23.878,95 TL yargılama giderinin dava açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, <br>4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine, <br>5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 30.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>7-Davalı tarafından dosyaya depo edilen gider avansı kullanılmadığından, bu hususta HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine, <br>Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.<br> 25/09/2025<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9bfb533c4dee65d4","SID":"3cf6923e769d3920"}}