{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/677 - 2025/1197<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br>ESAS NO\t: 2023/677 \t\t                                     ( KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2025/1197<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/12/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2022/57 E 2022/850 K<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat  <br>KARAR TARİHİ\t: 17/10/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 21/10/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacılar vekili, müvekkilleri ile dava dışı ... ile sondaj kuyusu açılması hususunda sözleşme yapıldığını, bu kapsamda davalı ...’ın işletmesinden 23.06.2021 günlü ve 36.473,45 TL bedelli fatura ile TSE logosu ve “...” markasını taşıyan boruların satın alınarak delme işlemine başlanıldığını, ancak çakıllama işlemi yapıldığı sırada sondaj kuyusundaki boruların kırıldığını, bu nedenle kuyunun teslim edilmediğini, yapılan incelemede boruların et kalınlığının 10 mm olmadığının tespit edilmesi üzerine 09.07.2021 tarihinde davalıların kontrol ekibine numune teslimi yapıldığını, kendilerine dönüş yapılmadığından 2021/15 değişik iş sayılı dosyasında bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, tespitin yapılması sırasında boruların üretici firmasının davalı ... şirketi olduğunun öğrenilmesi sonucunda 28.09.2021 günlü ihtarname ile şirkete bildirimde bulunulduğunu, boruların üzerinde TSE ibaresinin yer almasından dolayı adı geçen şirketin de sorumluluğunun olduğunu, davalı ...’ın da kendileri ile yaptığı yazışmalarda şirketin kusurunun bulunduğunu belirttiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminini talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ\t<br>Davalı ... vekili, dava konusu boruların davacı şirket tarafından satın alındığını, bu yüzden ...’ın taraf ehliyetinin bulunmadığını, müvekkilinin üretici ya da uygulayıcı olmadığını, müvekkilinden boru satın alınırken özel bir sipariş de verilmediğini, davalının, davacı için uygun boruyu seçme ve sondaj işini yapmakla da yükümlü olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, boruların 2021 yılı döneminde, davacı şirket tarafından alındığını, borudan bir numunenin 09.07.2021 tarihinde üretici firmaya teslim edildiğini, teslim eden kişinin ... olduğunu, bu kişinin hangi boruyu teslim ettiğinin bile belli olmadığını, ...’ın dava konusu boruları teslim ettiği düşünülse bile Mayıs ayında teslim edilen borular için Temmuz ayında ayıp ihbarında bulunulamayacağını, davacı tarafın yaptırdığı keşfin tarihinin ise 18.08.2021 olduğunu, 2021/15 değişik iş sayılı dosyasında, boruların kırılmasının birçok sebebinin olabileceğini, kuyuda çelik muhafaza kullanılması gerekirken kullanılmadığının ve resmi izinlerin alınmadığının da tespit edildiğini, bu halde davacının kendi kusuru ile zararın oluştuğunun sabit olduğunu, davacının 300 metreye dayanaklı boru almasına rağmen kuyunun 360 metre olarak açıldığını, WHATSAPP konuşmalarının dava ile ilgisinin bulunmadığını, aksine müvekkilinin alacağını isteyen görüşmeler olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... Plastik Boru Sanayi ve Ticaret Limited şirketi vekili, davada müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, davacıların da aktif husumet ehliyetinin olmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, kuyunun 360 metre derinliğinde açıldığını, kullanılan borunun 2. sınıf serisinde olduğunu, kullanıcı hatası olduğunu, küçük boru seçilmekle garanti kapsamı dışında kalındığını, kullanılan çakılının 15 mm’den büyük olmasının köprü yapılmasına neden olacağı için boruların kırılmasına sebebiyet vereceğini, merkezleme yayının da kullanılmadığını, davaya konu kuyunun yanında ikinci kuyu açıldığını, ancak benzer hataları yapmadıklarından çöküntünün oluşmadığını, kuyunun büyük matkapla açılıp açılmadığının, borunun 1 gün askıda kalıp kalmadığının, zeminin plastik boruya uygun olup olmadığının irdelenmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ<br>Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, TBK’ya göre ayıptan alıcıya karşı sadece satıcının sorumlu olduğu, üretici firmanın ayıba karşı tekeffülden alıcıya karşı sorumluluğu bulunmadığı, davalılardan davaya konu borunun üreticisi olan ... Plastik Boru Sanayi ve Ticaret Limited şirketinin üretici firma olması nedeniyle bedel iadesinden sorumluluğu söz konusu olmayacağı, eldeki davada ayıbın kullanmakla ortaya çıkan ayıp olması nedeni ile gizli ayıp niteliğinde olduğu, olağan bir inceleme ile ortaya çıkmayacağı, TTK'nın 23/1-c. maddesi uyarınca, malı inceleme ve ihbar yükümlülüğünün sekiz gün içerisinde yerine getirilmesi gerektiği, somut olayda davalı ...’a ihbarda bulunulduğuna dair herhangi bir belge sunulamadığı, sunulan WHATSAPP görüşmelerinin içeriğinden, ihbarda bulunulduğuna dair bilgi edinilemediği, ...’ye numune teslimi yapılmış ise de bu kişinin üretici firmanın çalışanı olduğu, bu davalıya husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek davalılardan ... şirketi yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile ... bakımından davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İstinaf eden- davacılar vekili tarafından;<br>Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, üreticinin sorumluluğunun yerleşik Yargıtay içtihatları ile kabul edildiği, müvekkili tarafından üreticinin kontrol memuruna göçük sonrası inceleme ile malzemeden numune teslim edildiği, ayıp ihbarının süresinde olduğu, satılan ürünün ayıplı olduğunun yapılan tespit ve dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, müvekkilinin zararının kuruşlandırıldığı, mahkemece bu yönde bir tespit ve hesaplama yapılmadığı, satın alınan borunun TSE standartlarına aykırı olup olmadığının tespitine yönelik inceleme yapılmasına dair ara karardan dönülerek dava ile ilgili karar verilmesinin eksik araştırma olduğu bildirilerek  başvurulmuştur.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık satım sözleşmesine konu malın ayıplı olup olmadığı, ayıp nedeniyle davalıların sorumlu olup olmadığı ve sorumlu ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, satım sözleşmesini konu alan malın ayıplı ifasından kaynaklanan zararın tahsili istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dosya kapsamında fotokopisi bulunan 21/05/2020 tarihli Derin Su Kuyusu Sondajı Sözleşmesi ile dava dışı ... ile davacılar arasında  1 adet sondaj kuyusu açılması konusunda anlaşma sağlandığı anlaşılmıştır. 23.06.2021 düzenleme tarihli ve 36.473,45 TL bedelli fatura ile davalı ...’dan davacı ...…Ltd. Şti. tarafından boru satın alınmış, fatura davacı ...…Ltd. Şti adına düzenlenmiştir. 21/05/2020 tarihli sözleşme fotokopisinin incelenmesinden davacılar arasında bir nevi adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, borunun davacı ...…Ltd. Şti. tarafından davalı ...’dan satın alındığı ve dava dışı ... ile yapılan sözleşme kapsamında kullanıldığı hususu dosya kapsamında anlaşılmış olup, her ne kadar davalılar tarafından davacı ... (... Sondaj ve Madencilik)’in iş bu davada husumetinin bulunmadığı ileri sürülmüş, Mahkemece bu yönde açık bir değerlendirme yapılmamak ile birlikte davacının husumetinin bulunduğu kabul edilerek esas hakkınde hüküm tesis edilmiş ve karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiş olup, açıklanan nedenlerle iş bu davada davacı ... (... Sondaj ve Madencilik)’in husumetinin bulunduğu kabul edilmiştir. <br>Davacılar tarafından satın alınan malın ayıplı olduğu iddiası ile oluşan zararın tahsili amacıyla davacı satıcı ... ve davalı üretici ...…Ltd. Şti.’ye karşı iş bu dava açılmıştır.<br>Üretici ile alıcı arasında bir sözleşme ilişkisi yoktur. Ancak öğretide ve uygulamada üretici ile zarar gören arasında böyle bir bağ olmasa bile üreticinin sözleşme dışı sorumlu tutulabileceği, Türk Hukukunda üreticinin sorumluluğuna ilişkin özel bir sorumluluk düzenlenmemişse de bu konuda TBK’nın 49/1. fıkrasındaki hükmün uygulanabileceği kabul edilmiştir. Bu madde hükmü uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Üreticinin buradaki sorumluluğu kusur sorumluluğudur. Üretici bulunduğu faaliyet gereği hukuk düzenince gerekli olan ve kendisinden beklenebilen tüm özeni göstermesi, önleyici tedbirler alması gerekir.  Üreticinin sorumlu tutulabilmesi için taraflar arasında akdi ilişki bulunması da zorunlu değildir. Üretici TBK'nın 49. madde hükmü uyarınca meydana gelen haksız fiilden sorumludur. Ürün ile üretici (Üreticinin fiili ile üründeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarar) arasında uygun illiyet bağı bulunduğu takdirde üretici meydana gelen zararı tazminle yükümlüdür. Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalı ...…Ltd. Şti.’nin üretici sıfatı ile sorumluğu bulunduğu gözetilmeksizin bu davalıya karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru değildir. <br>Dosya kapsamında fotokopisi bulunan kuyu teslim tutanağı başlıklı 07/07/2021 belgeden çökmenin meydana geldiği, 09/07/2021 tarihli belge ile davacı ... tarafından ...’ye numune verildiği, ayrıca davalı ...…Ltd. Şti.’nin cevap dilekçesinde çökme sonrası davet üzerine yapılan ziyaret sonrasında tespitlerden bahsedildiği, bu halde davalı üretici firmaya ayıp ihbarında bulunulduğu anlaşılmıştır. <br>Mahkemece dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ayıbın gizli ayıp mahiyetinde olduğu tespit edilmiş, ayıplı maldan arta kalan boru olduğu davacı yanca iddia edilen ancak davalı tarafından kabul edilmeyen boru üzerinde inceleme yapılarak tespitlerde bulunulmuştur.<br>Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/15 D.İş sayılı dosyası örneğinin incelenmesinden yerinde yapılan incelemeler ile bir takım tespitlerde bulunulmuş, hazırlanan rapora davalı yanca itiraz edilmiştir.<br>Mahkemece dosya kapsamında mahal mahkemesine talimat yazılarak bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 14/06/2022 tarihli tutanakta belirtilen kuyudan kırılarak çıkarılan borular ya da kuyu içerisinde varsa çıkarılabilecek borular üzerinde inceleme yapılarak boruların ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın niteliği belirlenerek ayıp ihbarının süresinde olup olmadığı, süresinde ise davacının kuruşlandırdığı zararlarının bulunup bulunmadığı ve kapsamı belirlendikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru değildir. <br>Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/57 Esas, 2022/850 Karar ve 20/12/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br>2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davacılara İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br> HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 17/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br> <br>Başkan<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> e-imzalıdır<br> <br>Üye<br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"df06e2ea6a31eeeb","SID":"59926f756806d2ca"}}