{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:19/06/2025<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:29/09/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki sebebiyle 04/06/2018 tarih ve ... seri nolu sevk irsaliyesine konu malların davalı şirkete teslim edildiğini, bedelinin ödenmesi için 05/07/2018 tarihinde ihtarname çekildiğini, çekilen ihtarnamenin tebliğine rağmen ödenmemesi üzerine girişilen takibe itiraz edildiğini beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:<br>Davalı vekili; davacı ile aralarında imzalanan fason imalat sözleşmesi gereğince davacı şirketin müvekkili için fason üretim yapıp teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davacının müvekkiline teslim ettiği bir kısım malın eksik ve hatalı olduğunun tespit edilmesi üzerine sözleşme gereğince müvekkilinin semen ödeme borcundan kaçındığını ve davacıya 07/06/2018 tarihli ihtarname ile takas hakkını kullandığını ihtar ettiğini, bu ihtarnameye cevap verilmediğini, bunun üzerine eksik teslim edilen ürünlerin faturalarını 11/06/2018 tarihli noter ihtarnamesi ile davacıya iade ettiğini, buna ilişkin ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğini, davacının dayanağı olan 04/06/2018 tarihli ... seri nolu faturanın müvekkiline teslim edilmediğini, bunun 03/07/2018 tarihli ihtarname ile davacıya da bildirildiğini, müvekkilinin borcun tamamına itiraz etmesine rağmen 44.500,00 TL ödeme yaptığına ilişkin davacı iddiasının yersiz olduğunu, bu ödemenin ödeme tarihine kadar ki toplam alacak borç ilişkisine karşılık yapıldığını, eksik ve ayıplı mallara ilişkin müvekkili tarafından 07/05/2018 tarihinde fatura kesilip davacıya gönderildiğini bu iade faturasını teslim alan davacının faturaya itiraz etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece 29/06/2020 tarih ... Esas  ... Karar  sayılı kararla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, işbu karar davacı ve davalı tarafından istinaf edilmiş, Dairemizin 10/07/2023 ve ... Esas ... Karar sayılı sayılı kararı ile kararın kaldırılmasına, \"Sevk irsaliyesinde mal bedelleri yazılı olmadığından, bu irsaliye ile teslim edildiği anlaşılan malların rayiç değerinin tespiti ve iddia  ve savunmalar, bildirilen deliller birlikte yapılan ödemeler konusunda ayrıca şartların oluşması halinde  TBK  101 ve 102. maddeleri de değerlendirilerek sonucuna göre yargılamaya devamla  karar verilmesi\" için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı neticesinde dava dosyası Mahkemenin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.<br>Dairemiz kaldırma kararı sonrası Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları ve Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilamı hep birlikte değerlendirildiğinde;davacı tarafça davalı ile yaptığı ticari ilişki karşılığında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağının takip konusu yapıldığı, davalı taraf itirazında, davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirtmişse de, davalının incelenen ve usulüne uygun tuttuğu anlaşılan defterleri ve davacının ibraz ettiği muavin defterlerine göre, davalı şirketin  ticari defterinde toplam 97.015,82 TL tutarındaki 2 adet faturanın  davacı adına alacak olarak kaydedildiği, karşılığında 60.000,00 TL ve 32.698,66 TL reklamasyan olarak davacı adına borç olarak kaydedildiği, davalı şirketin davacı adına alacak kaydettiği 2 fatura bedeline istinaden takip tarihi itibariyle 4.317,26 TL tutarında davalı şirkete borcunun olduğu, dava dilekçesinde ekli muavin defter kayıtlarında davacı şirketin  takip tarihi itibariyle bakiye 130.611,01 TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından ibraz edilen muavin defter kayıtları ile davalı şirketin defter kayıtlarındaki borç farklılığının sebebinin davacı şirketin ibraz ettiği muavin kayıtlarında olup da davalı şirketin kayıtlarında olmayan 49.692,64 TL tutarındaki faturalar ile davacı şirketin muavin defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı şirketin defterlerinde kayıtıl olan 32.698,66 TL tutarındaki davacı adına borç kaydı yapılan faturadan kaynaklandığı, toplam 49.692,64 TL tutarındaki 3 adet faturanın bu faturaların davacı tarafından kabul edildiği, davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olan toplam 32.698,66 TL tutarındaki bir adet faturanın davacı adına e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, e-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kayıt ortamında teslim edilmesinin esas olduğu, e-arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturaların elektronik ortamda da iletilebileceği, bunun için faturanın mal ve hizmetin teslimi anında düzenlenmesi ve irsaliye yerine geçer ifadesinin yazılmasının zorunlu olduğu, ilgili fatura muhteviyatında irsaliye yerine geçer ifadesinin yer aldığı, yine fatura muhteviyatında davacının e-posta adresi olarak adresinin yer aldığının görüldüğünden 32.698,66 TL tutarındaki reklamasyon faturasının davacı şirkete teslim edildiğinin ve davalı tarafından ispat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini sunmayarak HMK'nın 7251 S.K./23. madde ile değişik 222. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı, böylelikle somut ve denetime uygun bilirkişi raporu raporu doğrultusunda takip tarihi olan 16.07.2018 tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 4.317,26 TL tutarında davalı şirketten alacağının olduğu, bu alacağa takip tarihi itibariyle işlemiş yasal faiz tutarının 3,19 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, davalının takipten sonra 24/07/2018 tarihinde yaptığı 44.500,00 TL ödemenin icra müdürlüğünce  gözetilerek borçtan mahsup edilmesine, likit (belirlenebilir)olduğu anlaşılan faturalara dayalı asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalının davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Antalya 14.  İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 4.317,26 TL  asıl alacak ve 3,19 TL işlemiş faiz olmak üzere 4.320,45 TL miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan ... tarihli rapora göre iddia konusu olan 05.07.2018 tarihli ... sıra nolu 32.698,66-TL tutarındaki reklamasyon faturasının davacı şirkete teslim edildiğine dair hiçbir delil olmadığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini, raporda bozma ilamına aykırı olarak takibe konu sevk irsaliyesi dışında faturalar ve cari hesap ilişkisine girilerek inceleme yapıldığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, 10/02/2025 tarihli raporda davalının müvekkili şirkete toplamda 37.015,92 TL borçlu olduğunun hesaplandığını, raporda taraflarınca davalının sigortalı çalışanına teslim edilen mallara karşın davalının da işbu faturaları müvekkiline iade ettiği yönünde tespitler yapılmış olup işbu iade konusunda itirazlarının mevcut olduğunu, davalı tarafından gönderilen hiçbir ihtarname, fatura ve iade konusu malın müvekkiline ulaşmadığını, Antalya 5. Noterliği'nin 07/06/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarı uyarınca müvekkilinin kapı numarası No:... olarak belirtildiğini ve ... isimli daimi çalışan olarak belirtilen şahsa ihtar yapıldı olarak tebliğ mazbatası düzenlendiğini, yine müvekkiline gönderildiği iddia edilen Antalya 17. Noterliği'nin 11/06/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde müvekkilinin kapı numarasının bu kez No:... olarak belirtildiğini fakat yine müvekkilinin daimi çalışanı olarak belirtilen ... isimli şahsa ihtarın teslim edildiği yönünde mazbatanın keşide edildiğini, Antalya 5. Noterliği'nin 13/07/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ mazbatasının sunulmadığını, nereye ve kime tebliğ edildiğinin belirli olmadığını, ihtaratın yapıldığı ... isimli şahsın müvekkilinin çalışanı olmadığını, yine iki farklı adrese yapılan tebligatın aynı şahıs tarafından aynı firma adına kabul edilmiş olmasının çelişki meydana getirdiğini, bilirkişi tarafından işbu hususun da gözardı edildiğini, yine raporda bozma ilamına aykırı olarak takibe konu sevk irsaliyesi dışında faturalar ve cari hesap ilişkisine girilerek inceleme yapıldığını, ... tarihli raporda ise yalnızca 6.021,60-TL tutarında ... numaralı fatura ve 90.994,22-TL tutarında ... numaralı fatura yönünden hesaplama yapıldığını ve takip dayanağı faturalar kapsamındaki diğer alacakları hesaplamaya dahil edilmeyerek 05.07.2018 tarihli ... sıra nolu 32.698,66-TL tutarındaki reklamasyon faturasının davacı şirkete teslim edildiğinin Mahkemece kabul edilmesi halinde davalının 4.317,26.TL tutarında borcu olduğuna yönelik tespitler yapıldığını, neticeten 13/12/2024 tarihli, 10/02/2025 tarihli ve ... tarihli bilirkişi raporlarının gerek kendi içerisinde gerek birbirleri ile gerekse  tüm dosya kapsamı ve dosya kapsamındaki belgelerle çelişkili olması ve işbu raporların bozma ilamına aykırı olarak düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, Yerel Mahkemece dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları arasındaki açık çelişkinin giderilmediğini ve hüküm kurmaya elverişli olmayan ... tarihli ek rapora göre karar verildiğini, aldırılan bilirkişi raporlarının gerek kendi içerisinde gerek birbirleri ile gerekse tüm dosya kapsamı ve dosya kapsamındaki belgelerle çeliştiğini, işbu ... tarihli raporun bozma ilamına aykırı olarak takibe konu sevk irsaliyesi dışında faturalar ve cari hesap ilişkisine girilerek düzenlenmesi nedeniyle de hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, işbu raporun dayanak yapıldığı Yerel Mahkeme kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olup eksik inceleme ile hatalı olarak verildiğini ileri sürerek davalarının tümden kabulüne karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır.<br>Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinden; cari hesaptan kaynaklı 04/06/2018 tarihli G ... seri numaralı teslim faturası ile Bornova 5. Noterliği'nin 05/07/2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi dayanak gösterilmek suretiyle davalı borçlu hakkında 130.611,01 TL asıl alacak 354,26 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 130.965,27 TL alacak üzerinden genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalının borca, faize ve tüm ferilere yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. <br>Dava dilekçesi ekindeki takibe de dayanak gösterilen 04/06/2018 tarihli sevk irsaliyesinin 11 top, 14 koli ve 19 çuval mal için düzenlenmiş olduğu, sevk irsaliyesinin teslim alan sıfatıyla ... isimli bir şahıs tarafından imzalandığı, 130.611,01 TL'nin ödenmesine ilişkin 05/07/2018 tarihli ihtarnamenin 09/07/2018 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.<br>Dairemiz kaldırma kararından önce tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davacı tarafın defter incelemesinin yapılması için adresi itibariyle İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesi'ne talimat yazıldığı ancak davacı şirketin defterlerini inceleme gününde mahkemeye sunmadığından bilirkişi incelemesinin yapılmadığı, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor aldırıldığı anlaşılmıştır. <br>Dairemiz kaldırma kararı doğrultusunda Yerel Mahkemece tekstil mühendisi bilirkişiden  rapor aldırılmış olup, bilirkişi ... tarihli raporunda; davaya konu 04.06.2018 tarih ... sıra nolu sevk irsaliyesinde Aztec Kumaş file 11 top, Aztec Tayt 14 koli, Aztec (gerisi okunmuyor) — 19 Çuval olduğunun belirtildiğini, sevk irsaliyesinde miktarların ( top, koli, çuval) şeklinde belirtildiğini, gönderilen malların topta kaç metre, koli ve çuvalda hangi ürün ve kaç adet bulunduğu tespit edilemediğinden rayiç değerin tespit edilemediğini, ürünlerin cins, adet ve metre gibi özelliklerinin belirtilmesi halinde rayiç değer tespiti yapılabileceğini belirttiği, davacı vekilinin beyan dilekçesi ekinde sevk irsaliyesine dayanak faturaları sunması üzerine tanzim ettiği 12/12/2024 tarihli raporunda ise; davacı vekilinin mahkemeye sunduğu faturalardaki ürünlerin dosya üzerinden yapılan dava tarihindeki rayiç değerlerin toplam bedelinin 213.594,00 TL olabileceğini bildirdiği anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamında mali müşavir bilirkişiden alınan ... tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin icra takip talebinde takip konusu alacağın dayanağını 07/04/2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesi ve cari hesaptan alacak olduğunun belirtilmesine rağmen davacı vekilinin dilekçesinde dava konusu alacağın 146.708,46 TL  tutarındaki faturalardan bakiye kalan 130.611,00 TL tutarındaki fatura bedeli olduğunu iddia ettiği, tekstil mühendisi bilirkişi raporunda fatura muhteviyatındaki ürünlerin dava tarihi itibariyle rayiç değerinin 213.594,00 TL olduğunu belirttiği ancak, davacı tarafından bu ürünlerin toplam bedeli olan 146.708,46 TL üzerinden icra takibine girişildiği gerekçesiyle bizzat davacı tarafça 07/04/2018 tarihli ... seri numaralı sevk irsaliyesine konu malların faturası olduğu belirtilen toplam 146.708,46 TL tutarındaki faturalar esas alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Yine davacı taraf Yerel Mahkemece verilen süre içerisinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmemiş olup bilirkişi tarafından davalı tarafın ibraz edilen ticari defterlerine göre inceleme yapılmış, davalının incelenen ve usulüne uygun tuttuğu anlaşılan defterleri ve davacının ibraz ettiği muavin defter kaydına göre, davalı şirketin  ticari defterinde toplam 97.015,82 TL tutarındaki 2 adet faturanın  davacı adına alacak olarak kaydedildiği, karşılığında 60.000,00 TL ve 32.698,66 TL reklamasyan olarak davacı adına borç olarak kaydedildiği, davalı şirketin davacı adına alacak kaydettiği 2 fatura bedeline istinaden takip tarihi itibariyle 4.317,26 TL tutarında davalı şirkete borcunun olduğu, dava dilekçesine ekli muavin defter kayıtlarında davacı şirketin takip tarihi itibariyle bakiye 130.611,01 TL tutarında davalı şirketten alacağının kayıtlı olduğu, davacı şirket tarafından ibraz edilen muavin defter kayıtları ile davalı şirketin defter kayıtlarındaki borç farklılığının sebebinin davacı şirketin ibraz ettiği muavin kayıtlarında olup da davalı şirketin kayıtlarında olmayan 49.692,64 TL tutarındaki faturalar ile davacı şirketin muavin defterlerinde kayıtlı olmayıp davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olan 32.698,66 TL tutarındaki davacı adına borç kaydı yapılan faturadan kaynaklandığı, toplam 49.692,64 TL tutarındaki 3 adet faturanın davacı tarafından kabul edildiği, davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olan toplam 32.698,66 TL tutarındaki bir adet faturanın davacı adına e-arşiv fatura olarak düzenlendiği, e-fatura uygulamasına kayıtlı olmayan mükelleflere e-arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturanın kayıt ortamında teslim edilmesinin esas olduğu, e-arşiv uygulaması kapsamında düzenlenen faturaların elektronik ortamda da iletilebileceği, bunun için faturanın mal ve hizmetin teslimi anında düzenlenmesi ve irsaliye yerine geçer ifadesinin yazılmasının zorunlu olduğu, ilgili fatura muhteviyatında irsaliye yerine geçer ifadesinin yer aldığı, yine fatura muhteviyatında davacının e-posta adresi olarak adresinin yer aldığı görüldüğünden 32.698,66 TL tutarındaki reklamasyon faturasının davacı şirkete teslim edildiğinin ve davalı tarafından ispat edildiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının usulüne uygun yapılan meşruhatlı davetiyeye rağmen defterlerini sunmayarak HMK'nın 222. maddesinin 3. fıkrası doğrultusunda davalının usulüne uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtları kabul etmiş sayıldığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece dosya kapsamıyla uyumlu, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda takip tarihi olan 16.07.2018 tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye 4.317,26 TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davadan önce takipten sonra yapılan ödemelerin toplam alacaktan düşülerek dava açılması ve bu şekilde karar verilmesi gerekirken Yerel Mahkeme kararının gerekçesinde davalının takipten sonra 24/07/2018 tarihinde yaptığı 44.500,00 TL ödemenin İcra Müdürlüğünce  gözetilerek borçtan mahsup edilmesine karar verilmesi isabetsiz ise de istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma nedeni yapılamayacağından eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>Sonuç olarak; 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, <br>6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına  Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca dava tarihindeki miktar itibariyle 6100 sayılı HMK'nın  361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/09/2025<br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb8ffe40f13481a4","SID":"7237e875173931c1"}}