{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2020/636 <br>KARAR NO\t\t: 2020/651<br><br>DAVA\t\t: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız))<br>DAVA TARİHİ\t\t: 02/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2020<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan, ... Şubesinin ... keşide tarihli, ...-TL bedelli ... seri numaralı çeki aradaki ticari ilişki gereği ... adına düzenlediğini ve ... kargoya teslim ettiğini, ... ile yapılan görüşmelerde taraflarına herhangi bir çek gönderilmediğinin belirtildiğini, kaybolan veya çalınan çekin kötüniyetli üçüncü kişiler tarafından tahsil edilmesinin önüne geçilmesi için ödeme yasağı konulmasını ve çekin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Dosya içerisine dava dilekçesi ekinde çek sureti ibraz edildiği görülmüştür.<br>Dava, TTK'nun 818/s maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken TTK 757 ve devamı maddeleri uyarınca açılmış zayi nedeniyle çek iptali davasıdır.<br>Davacının iptali istenen çeklerin keşidecisi olduğu dava dilekçesi içeriği ve ekli belgelerin kapsamından açıkça anlaşılmaktadır.<br>TTK'nun 651. maddesi gereğince; kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyaın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan  kişi senedin iptaline karar verilmesini isteyebilir. Aynı kanunun 652. maddesine göre de; kıymetli evrakı zayi eden kimse, iptal kararı alarak hakkını senetsiz olarak da ileri sürebilir veya yeni bir senet düzenlenmesini isteyebilir. Keşidecinin senet üzerinde ileri sürebileceği bir hakkı mevcut değildir. Kaldı ki, çek iptali davası hasımsız olup, dava sonunda verilecek iptal kararı çek hamili 3. kişileri bağlamaz. Çekin iptal kararından sonra takibe konu olması halinde de, keşidecinin yine menfi tespit davası açarak bu çekten dolayı borçlu olmadığını ispat etmesi gerekir.<br>Açıklanan nedenlerle, keşideci olan davacının  iş bu iptal davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı düşünce ve yargısına varılmış ve HMK'nun 114/h ve 115/1-2 maddelerindeki düzenlemeler dikkate alınmak suretiyle davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden  REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli harç peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer OLMADIĞINA,<br>3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa iadesine,  <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.15/12/2020<br><br><br>Katip ...<br> ¸(e-imzalı) <br> <br> <br>Hakim ...<br> ¸(e-imzalı) <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e95664118acc0bc4","SID":"5616ec34e23a17c5"}}