{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/486 <br>KARAR NO\t: 2025/1213<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 29/11/2022<br>NUMARASI\t: 2020/366 E. - 2022/204 K.<br>DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkil şirketin 1995 yılında Eskişehirde kurulduğunu ürünleri ve tescilleri ile Türkiye ve dünyada sektörün bilinen lider firmalarından olduğunu, hak sahibi olduğu 2020/02755 5-6 tescil nolu tasarımlarının, Davalı tarafça haksız ve izinsiz olarak hukuka aykırı olarak birebir taklit edilerek piyasa sürül kendileri tarafından tespit edildiğini ve Bursa 21. Noterliği 07.09.2020 tarihli ihtarname çekildiğini, bu ihtarname neticesinde yapılan görüşmede uzlaşma sağlanamaması nedeniyle dava açma zorunluluğu doğduğunu, TPMK nezdinde tescil edilmiş görselleri sunulan ambalaj tasarımlarından doğan 6769 sayılı kanunla belirlenen hakların ihlali nedeniyle maddi ve manevi zarara sebebiyet verildiğini, tüm bu ihlal, tecavüz ve zararların durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilerek önlenmesi ve durdurulması ile Türkiye  sınırları içinde gümrük ve serbest bölge gibi alanlar dahil bulundukları yerde el konulması ve taklit ürünlerin tamamının imhası, davanın kabulü ile kararın kamuya ilan edilmesini, aynıyet derecesinde benzer ürünlerin üretim satış ve tüm mecralarda tanıtımının durdurulmasını, talep etmiştir. <br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın Trabzonda 1998 yılından bu yana faaliyette olan köklü bir firma olduğunu, Davacı ürünleri ile kendi ürünlerinin arasında benzerlik olduğu iddiasının yersiz olduğunu, yanyana getirildiğinde karıştırmaya sebebiyet verecek benzerlik olup olmadığı bakımından değerlendirilmesi gereken ürünlerin, aynı zamanda marketlerde her marka için ayrı ayrı kendi stantlarında satıldığını, ... markalı birçok ürün arasında yer alan kendi marka standındaki ürünlerin başka ürünlerle rafta karşılaştırılması durumunun olmadığı ticari hayatın gerçekleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların ambalaj üzerinde kullanılan marka isimlerinin farklı ve ortalama tüketici tarafından ayırt edilebilir olduğunu, paket tiplerinin, ürün özelliklerini açıklayan ifadelerin, çekirdek ürün görsellerinin, yazı tipinin, ön yüzey alt ve üst kısım tasarımında yer alan detayların ve kullanılan zemin renklerinin, farklı olduğunu, müvekkil firmanın moda ve trendlere göre yenilikçi ambalajlara sahip başka bir çok kuru yemiş ambleme sahip olduğunu, ... çekirdek ambalajında davacı ambalajında yer almayan başka detaylar bulunduğunu, renklerin ise özel kullanıma tahsis edilemeyeceğini, bu konuda örnek yargıtay kararları ve mevzuat uygulamalarının bulunduğunu, müvekkil şirkete göre ulusal bir marka olan Davacının gücünü ki niyetli olarak büyümeye çalışan şirketleri sindirmek için kullandığını, iddiaların haksız ve dayanaksız olduğunu, taklidin söz konusu olmadığını, yersiz iddia ve talepler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Dava tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına ilişkin olup, davacı şirketin 2020/02755 numaralı ambalaj tasarımının sahibi olduğu  5 ve 6 numaralı tasarımların davalı şirketçe haksız olarak benzerinin kullanıldığının iddia edildiği, davalı tarafsa taraf ürünlerinin ambalajlarının benzer olmadığını iddia ederek davanın reddini talep ettiği, mahkememizce davalının ürünleri üzerinde inceleme yapılması için Trabzon Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı davalı ürünleri üzerinde yapılan inceleme ve neticesi sunulan 21/12/2020 tarihli bilirkişi raporuna göre taraf ürünlerinin benzer olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın esası yönünden de  dosyanın öncelikle tasarım konusunda uzman bilirkişiye tevdi edildiği bilirkişi tarafından sunulan 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda taraf tasarımlarının farklı olduğu yönünde görüş bildirildiği, itiraz üzerine aynı bilirkişi heyetine yanına tasarım ve marka hukuku konusunda uzman bilirkişi eklenerek ek rapor alındığı, ek raporda da ambalajların farklı olduğunun belirtildiği, buna göre dava 6769 Sayılı Yasanın 81. Maddesine dayalı tasarım hakkına tecavüz talebine ilişkin olup, tarafların ortak olarak gıda sektöründe ve özellikle çekirdek emtiasında faaliyette bulundukları, davacıya ait 2020/02755 numaralı tasarımın 5 ve 6 numaralı ambalaj desenleri incelendiğinde, çekirdeklerin satıldığı ambalajlara ilişkin tasarım tescili olduğu, davalı ürünlerinin de yine çekirdek ürünlerinin konulduğu ambalajlar olduğu, taraf tasarımları arasında ... olarak benzerlik olduğu fakat dosyamıza aldırılan her üç bilirkişi raporunda da tasarımların farklı olarak değerlendirildiği, ambalaj tasarımı hususunun teknik ve uzmanlık gerektiren konulardan olması sebebiyle bu hususun çıplak gözle değerlendirilemeyeceği ve bu nedenle konusunda uzman bilirkişi heyetince yapılan değerlendirmelere uyulması gerektiği, taraf tasarımları arasında bilirkişi raporları ile benzerlik olmadığı belirtildiğinden mahkemece  bilirkişi raporları doğrultusunda,\"  davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilirkişilerin alanında uzman olmadığını, davalı taraf kullanımları, müvekkili şirkete ait 2020/02755 numaralı tasarımın ihlali mahiyetinde olduğunu, müvekkili şirketin kuru yemiş ve kuru meyve sektöründe  hem ulusal hem de uluslararası alanda isim yapmış bir firma olduğunu, müvekkili şirket Fikri ve Sınai Hakların korunması konusuna önem verdiğini, ürünlerinde kullandığı tüm markaların ve endüstriyel tasarımların tescil işlemlerini ürünler piyasaya sunulmadan önce gerçekleştirdiğini, söz konusu tasarımı TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, davalı müvekkiline ait tasarımı taklit ederek aynısını/ayniyet derecesinde benzerini haksız ve hukuka aykırı olarak piyasaya sürdüğü ve bunun taraflarınca tespit edildiğini, müvekkilinin mavi ... kullandığı \"bol tuzlu\" tasarımında olduğu gibi  hiçbir zorunluluk olmaksızın davalı da, \"bol tuzlu tasarımında mavi rengi tercih ettiğini,  müvekkilinin \"klasik\" olarak adlandırdığı ürün için sarı ... kullanmasına paralel olarak davalı da \"klasik\" olarak adlandırdığı ürün ambalajında da sarı ... kullandığını,  Sınai Mülkiyet Kanunun 55. Maddesinde yer alan tasarım tanımından da açıkça anlaşılacağı üzere \"...\" unsuru tasarımın bir parçası olup yine söz konusu kanunu düzenlemeler kapsamında tasarım ile birlikte korunduğunu, müvekkile ait 2020/02755 numaralı ambalaj tasarımlarından da açıkça görüleceği üzere söz konusu tasarımlar mavi ve sarı ... olarak tescil edildiğini, davalı kullanımlarının müvekkili tasarım hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, ambalaj ürünün üst örtüsü olup, tanınmışlıktan yararlanmak için benzeri yapılmaya çalışıldığını, ambalaj en çok taklit edilen tasarım alanlarından birisi olduğunu, davalı şirket tarafından işbu saikle müvekkili şirketin ambalaj tasarımın aynı/ ayniyet derecesinde benzeri kullanıldığını, dava konusu tasarımların sunulduğu ürünler bakkal ve marketlerde aynı raflarda satışa sunulmakta olup, işbu durum söz konusu ürünlerin tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalini artırdığını,  dava konusu tasarım ile sunulan ürün, tüketici nezdinde günlük hayatın önemli bir bölümünü oluşturan atıştırmalık sınıfında olan \"kara çekirdek\"  olduğunu, bu tür yiyecekler toplumun geneli tarafından sıklıkla ve günlük olarak tüketilen ve satın alınan bir ürünler olduğundan ortalama tüketici kitlesinin toplumun geneli olduğu ve satın alırken tüketici tarafından gösterilecek dikkatin de düşük düzeyde olacağını, davalı 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun 59.  ve 81. maddelerini açıkça ihlal ettiğini, mahkemece verilin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının  mahkeme kararına  karşı istinaf başvurusu hukuka aykırı olduğunu, davacının dilekçesinde müvekkili davalının kullanımlarının davacı şirkete ait 2020/02755 numaralı tasarımın ihlali mahiyetinde olduğunu ve ürünün ambalaj tasarımını bakımından ayniyet derecesinde benzerinin haksız ve hukuka aykırı olarak piyasaya sürüldüğünü  davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının hükme esas alınan bilirkişi raporlarının uyuşmazlık konusunda uzman olmayan  bilirkişiler tarafından hazırlandığı ve mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm tesis ettiği iddiasının hukuki mesnetten uzak olduğunu beyanla davacının istinaf isteminin reddine karar verilerek mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.            <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.    Dava,  davacı adına tescilli 2020/02755 numaralı tasarıma davalı tarafından tecavüzün  tespiti ve giderilmesi  davasıdır. TPMK kaydına göre, 2020/02755 sicil nolu ambalaj deseni  tasarımlarının locarno sınıfı 35 de davacı adına 12/02/2021 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve 27/06/2025  tarihinde yenilendiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.  21/12/2020 tarihli bilirkişi (talimat) raporunda özetle; \"Taraflara ait ürünler üzerinde yazılı olan ibareler incelendiğinde, ... ... ...- ... ... şeklinde ayrık marka kullanımlarının olduğu, tespit edilmiş, tasarım tesciline konu olan tasarımların içerdiği \"...\" unsuru nedeniyle ilgili ... üzerinden mutlak bir koruma sağlanmadığı. Bir rengin bir sektörde kullanılmasına ilişkin mutlak bir koruma veya hak sahipliği ancak ...  ile sağlanmaktadır. Bu nedenle davalı ve davacıya ait ürünlerin incelenmesinde salt ... benzerliği üzerinden ilişki kurulmasının mümkün olmadığı, tespit edilmiş.  Bir tescilli tasarımda kullanılan rengi gerekçe gösterilerek tüm ambalajlarda ilgi rengin kullanılmasının engellenmesi yönünde mutlak bir hakkın oluşturulmasının mümkün olmadığı tespit edilmiştir.  Dava konusu tasarımlar üzerinde kullanılan siyah çekirdek ürünü resmi mevcut bilinen bir ürünün resmi olduğunda, özgün veya karakterize edilmiş herhangi bir özelliği bulunmadığından ilgili ürün resimlerini içeren tasarımlar arasında bu bağlamda ilişki kurulmasını mümkün olmadığı tespit edilmiş. Taraflara ait ürünlerin her ikisinde de aynı konumda ve aynı tasarımsal çizgilerle oluşturulmuş \"yeni\" ibaresini içerir yıldızlı daire şeklinin benzerliği taşıdığı tespit edilmiş. Yapılan karşılaştırmalarda ürünler arasında tasarımsal farklılıkların olduğu tespit edilmiş tasarım tescilinde bulunan ... unsurunun asli unsur olmaması ve siyah çekirdek ürününün resimlerinin farklı biçimlerde farklı ürünlerde bulundurulması tasarımsal benzerlik ortaya çıkarmayacağı tespit edilerek, dosya taraflarına ait ürünlerin ambalaj tasarımları üzerinde yapılan incelemeler ve karşılaştırmalar sonucunda ürünler arasında tasarımsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunmadığı, tasarımlar her he kadar ortak unsurlar içerse de bütünü itibari ile farklı tasarımlardan oluştukları\" belirtilmiştir. 02/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\" Davalı yana ait ... marka ibareli ambalaj tasarımları ile Davacı yana ait ... tescil nolu ambalaj tasarımları arasında, genel görünüm ve detaylarda karıştırılmaya sebebiyet verebilecek benzerlik bulunmadığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde farklı algılanacağı\"belirtilmiştir. 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;\"  Kök raporda varılan; “Davalı yana ait ... marka ibareli ambalaj tasarımları ile Davacı yana ait ... tescil nolu ambalaj tasarımları arasında, genel görünüm ve detaylarda karıştırılmaya sebebiyet verebilecek benzerlik bulunmadığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde farklı algılanacağı” sonuç ve kanaatinin aynen korunduğu, Marka ve Patent Uzmanı tarafından yapılan değerlendirmede; Tasarım Hakkına Tecavüzün oluşabilmesi için tasarım konusu ürünün ayrısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kullanılması gerekmekte olup, tasarım uzmanı bilirkişiler tarafından ve tarafımızca yapılan karşılaştırma ve tek başına davalıya ait ürün ambalajlarının incelenmesinde bilgilenmiş kullanıcı nezdinde davacının tescilli tasarımlarından farklı olarak algılanacağı, genel izlenim itibariyle davalıya ait ürün ambalajlarının davacı adına ... tescil nosu ile tescilli tasarımlarla farklılık arz ettiği, tescilli tasarımın aynısı olmadığı gibi genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı bu nedenlerle SMK 81/i-a maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüzün mevcut olmadığı,\" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, ... malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Burada kanun koyucu patent ve faydalı modelden farklı olarak fonksiyona değil, görünüme koruma bahsetmiştir. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün \"görünümü\" nazara alınarak değerlendirilmelidir. SMK'nın  81.maddesinde,   tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak ,  tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında gösterilmiştir. Ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki  sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından kendi adına tescilli ambalaj tasarımına, davalının tecavüz ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava  ettiği, davalı tarafa  ait ... marka ibareli ambalaj tasarımları ile davacı yana ait ... tescil nolu ambalaj tasarımları arasında, genel görünüm ve detaylarda karıştırılmaya sebebiyet verebilecek benzerlik bulunmadığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde bırakacağı genel izlenimde farklı algılanacağı,  tescilli tasarımlarla farklılık arz ettiği, tescilli tasarımın aynısı olmadığı gibi genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzeri olmadığı da anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair  verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla  yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve 2020/366 E., 2022/204 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"40199e20315838f5","SID":"5391cce4a591b50a"}}