{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1678 - 2025/1936<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1678 <br>KARAR NO\t: 2025/1936<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                       \t   K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/01/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/330 E.  -  2023/10 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Markaya Tecavüzün Ve Haksız Rekabetin Tespiti, <br>\t\t  Tecavüzün Men ve Ref'i <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/01/2023 tarih ve 2021/330 E. - 2023/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilleri şirketin kendisine ait \"...” ve “şekil” markasını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanıldığını, müvekkilleri şirkete ait \"...\" ve “şekil” markasının Paris Sözleşmesi ile 6769 sayılı SMK’nın 6/4 ve 6/5. maddeleri anlamında tanınmış marka olduğunu, davalı tarafın eylemlerinin 6769 sayılı SMK uyarınca marka tecavüzü suçu kapsamında bulunduğunu, davalı tarafın iş yerinde ve bir kısım sosyal medya adreslerinde, müvekkilleri şirketin T/03171, 2014 102602 ve 143105 sayılı markalarının aynı/benzerini, müvekkilleri markalarının da tescilli olduğu 18. sınıfta yer alan emtia üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığının tespit edildiğini, davaya dayanak müvekkillerinin markaları ile davalının markasal kullanımlarının benzerliği açısından davalı tarafın üretim ve satışını gerçekleştirdiği ürünler üzerinde kullanmakta olduğu \"...” ve \"...\" markalarının, daha önce dava dışı bir firma tarafından tescile ve markasal kullanıma konu edildiğini, açılan dava ile bu markaların müvekkilleri markalarına tecavüz eder nitelikte olduğuna ve hükümsüzlüğüne karar verildiğini, dolayısıyla davaya konu markalar arasındaki benzerliğin çekişmesiz nitelikte olduğunu, benzerlik değerlendirilmesinde bu hususun dikkate alınması gerektiğini, davalı firmanın basiretli bir tacir gibi davranmadığını, kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, müvekkilleri şirketin tescilli \"...\", “şekil”, \"... şekil” ibareli tanınmış markalarına vaki tecavüzün tespiti, durdurulması, men’i ve ref’i ile davalının haksız eylemlerine son verilerek \"...\", “şekil”, “... şekil” ve \"...\", \"...\" ibaresi/görselini taşıyan tüm ürünlere el konularak toplatılması, bu ibarenin her türlü ürün ve tanıtım aracından çıkartılması, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, müvekkilleri şirketin, dava dışı “... Deri ve Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.” arasında 03.01.2020 tarihinde imzalanan marka lisans / kullanım sözleşmesine istinaden sözleşmede geçen 13 adet markayı kullandığını, Lisans sözleşmesinde geçen 13 adet markanın halihazırda hepsinin tescilli olduğunu, marka tescil belgelerinin sunulduğunu, müvekkilleri şirketin, davacının tecavüz edildiğini öne sürdüğü 3 adet markasını ve/veya benzerini kesinlikle kullanmadığını, bu durumun bizatihi davacının mahkemeye delil olarak sunduğu görseller ile sabit olduğunu, davacı tarafından Ankara 2.FSHHM’nin 2012/40 E.-2013/214 K. sayılı ilamı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtilen \"...\" ve \"...\" markalarının da kendilerince hiçbir surette kullanılmadığını, müvekkilleri şirketin lisans sözleşmesinde geçen tescilli markalar dışında, kullanım hakkı kendinde bulunmayan hiçbir marka/logo/ görseli kullanmadığını, bu durumun davacının mahkemeye delil olarak sunduğu görseller ile sabit olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın kullanımının “ÇANTALAR” ve söz konusu emtianın pazarlanması hizmetleri ile sınırlı olduğu, davalı şirketin, mağazasında çanta satıldığı, girişinde tabelada “....net”, “...” ibaresinin yer aldığı, içeride duvarda da aynı şekilde, söz konusu ibarenin bulunduğu, çantalar üzerinde “noble queen” ibarelerinin bulunduğu, davalıya ait alan adları altında, internet alışveriş siteleri, internet pazaryeri ve sosyal medya hesapları üzerinden çanta ürünlerinin satışının yapıldığı, satıcı profili bölümünde ise her ne kadar marka sahibi olmasa da davalı şirketin bilgilerinin yer aldığı, sosyal medya iletişim bilgilerinde ise sahiplik bilgisi olmamakla birlikte, davalı şirketin iletişim bilgilerinin yer aldığı, bu nedenle de davalı yan ile bağlantının bulunduğu, dosya kapsamında üç ürünün bulunduğu, ürünlerin beyaz bez torbalar içinde yer aldığı ve farklı modellerde çantalar olduğu, alınan fişte de “... – ...” ibaresi olduğu, lisans sözleşmesi kapsamında kullanım hakkı verilen markaların ise “Marka Alt Lisans / Franchise Bayilik Sözleşmesi” başlıklı sözleşmede düzenlendiği, lisans veren tarafın “... Deri ve Tekstil San. ve Tic. Ltd. Şti.” isimli şirket, lisans alan tarafın ise davalı şirket olduğu, sözleşme süresinin 01.01.2020 ile 31.12.2022 tarihleri arasında 3 yıl olarak düzenlendiği, sözleşmeye konu markaların 2012/61303, 2011/27269, 2010/85382, 2012/55678, 2012/102604, 2012/55976, 2010/85320, 2011/27139, 2012/05962, 2012/55665, 2011/51746, 2012/61338 ve 2010/85328 sayılı markalar olduğu, sözleşmeye konu markaların birden fazla sınıf içinde tescilli olmakla birlikte, yukarıda tespit edilen davalı yanın fiili kullanımı ile ilgili sınıflar ve sözleşme kapsamı uyarınca ilgili sınıfların davanın açıldığı tarih itibari ile güncel olan birkaç markanın, inceleme tarihi itibari ile tescil sürelerini doldurdukları ve yenilenmedikleri, markaların 18. Sınıfta yer alan “çantalar” emtialarını da kapsadığı, 2011 27139 sayılı “...” markasında 18. Sınıfta yer alan “çanta” emtiasının bulunmadığı, markalarının tamamında 35. sınıfta yer alan perakendecilik hizmetinin bulunduğu, markalardan 2012 61303, 2012 55678, 2012 102604, 2012 55976, 2012 55665, 2012 61338 sayılı markaların 35. sınıfta yer alan perakendecilik hizmeti içerisinde, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul tasıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil)… bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” hizmetlerinin de yer aldığı, diğer markalarda ise genel olarak perakendecilik hizmetine yer verildiği, taraf markaları ve markasal kullanımlarının çantalar ürünleri içerisinde yer aldığı, dosyaya yansıyan davalı kullanımlarının çanta ürünlerinin satışını da içerdiği, davacı yanın tanınmış markasının “giyim ürünleri” açısından tanınmış olduğunun karar altına alındığı, 143105 sayılı markada “her türlü çanta” emtialarının, 2014 102602 sayılı markada “handbags, key cases, school satchels (school bags), school satchels, saddlebags, shopping bags, carrying cases” emtialarının bulunduğu, bu emtiaların “el çantaları, anahtar çantaları, okul çantaları (okul çantaları), okul çantaları, heybeler, alışveriş çantaları, taşıma çantaları” şeklinde Türkçeye çevrilebileceği, bu hali ile taraf kullanımları ile tescilli sınıflarının aynı aynı tür malları kapsadığı, davalı yanın lisansör olduğu markalar içerisinde “Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil).” emtiasının yer aldığı, bu hali ile taraf markalarının ve markasal kullanımlarının aynı / aynı tür olduğu, davalı yanın eylemli kullanımlarının, “...”, “...”, “...”, “şekil” şeklinde olduğu, şeklin ise genel olarak, “...” öğelerini içerdiği, bu kullanımlarının, inceleme yapılan mağaza, internet sitesi ve ürünlerde yer aldığı, davalının “...” ibaresini ve bu ibareyi içeren bir kısım markaları mağazasında, internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarında “ÇANTA” emtiaları ile bu emtianın satışı hizmetleri için kullandığı, davalı yanın, bir kısım çantalarında yer alan işaretler incelendiğinde, söz konusu kullanımlarda, şeklin ön plana çıktığı, lisans sözleşmesine konu markalardan farklı kullanım olduğu, davalı yanın, “...” ibaresini, özellikle “https://www.....net/” alan adı ile birlikte sosyal medya hesapları üzerinde kullanıldığı, internet sitesinde, çanta ürünlerinin satışının yapıldığı, 2011/27139 sayılı markanın tescilli sınıfları içerisinde, çanta emtiasının olmadığı, diğer taraftan, 35. Sınıf hizmetler içerisinde, “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir ).” hizmetlerinin yer aldığı; davacı markalarında da, “...” ibaresi ile “at üstünde yer alan “... oyuncusu figürünün” yer aldığı, her iki taraf markasında da yer alan “...” ibaresinin aynı anlamlara geldiği, davalı yanın “...” ibaresi ile birlikte kullandığı “...”, “...”, ibarelerinin ise ortak olan ibarelerdeki anlam benzerliğini ortadan kaldırmadığı, fonetik olarak taraf markalarında yer alan ortak ibarelerin okunuşlarının aynı olduğu, “...” şeklinde iki heceli okunuşun her iki taraf markasında aynı olduğu, davalı yanın kullanımlarında yer alan diğer ibarelerin ise söz konusu aynılık derecesini belli oranda düşürdüğü, görsel olarak ise yapılacak karşılaştırmada davacı yanın kelime, şekil + kelime ve şekil birlikte olacak şekilde bileşke markalarının olduğu, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda kompozisyon edildikleri, kelime unsuru olarak “...” ibaresinin yer aldığı, görsel olarak ise at üstüne oyun sopası tutan oyuncu figürünün yer aldığı, davalı yanın kullanımlarının çeşitli olduğu, kelime unsuru içeren kullanımların bulunduğu, bunların “...”, “...”, “...” şeklinde internet sitesi alan adlarında, sosyal medya hesaplarında veya fiş üzerinde yer aldığı, satışa konu ürünler, mağaza veya internet sitelerinde yer alan paylaşımlar üzerinde ise kelime ve şekil unsurlarının bulunduğu, bunların “1864 + şekil”, “... + şekil” şeklide tasnif edilebileceği, şeklin ise at  üstüne oyun sopası tutan oyuncu figürü olduğu, görsel olarak yapılan karşılaştırmada da kelime ve şekil unsurlarının birlikte ön plana çıktığı, davalı yanın eyleminin kullanımına konu, lisans sözleşmesi içerisinde yer alan tescilli markalardan farklı markaların görsel öğelere bakıldığında, birbirlerinin benzeri veya devamı niteliğini taşıdığı, dava konusu edilen görselleri gören bir tüketicinin, benzer kabul edilen mal ve hizmetler karşısında bu markasal kullanımları, davacının “ ''...'' ve ''şekil'' markalarının serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceği, davalı yanın markasal kullanımlarında yer alan “1864” ve “...” ibarelerinin işarete göre çok küçük bir şekilde konumlandırılışı, şekli ön plana çıkarmakta, bir bütün olarak yapılan karşılaştırmada, benzer ibarelerin ve kullanımların bütüne olan etkileri dikkate alındığında, taraf markaları / markasal kullanımları arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan da taraf markaları arasında, benzerlik bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının \"...\" \"...\" ibaresini ve \"ŞEKİL\" unsurlarını sosyal medya hesaplarında kullanmasının ve çanta satışı yapmasının davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitine, tecavüzün men ve ref'ine, davalının \"...\" \"...\" ibaresini ve \"ŞEKİL\" unsurlarını içeren çantalara her türlü tanıtım aracına el konulmasına, bu ibarelerin çanta ve tanıtım araçları üzerinden silinmesi mümkün ise silinmesine, silinmesi mümkün olmayanların imhasına, karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirket ile dava dışı şirketin akdetmiş olduğu lisans sözleşmesine dayalı olarak tecavüz tespiti istenen markaların kullanım hakkını haiz bulunduğunu, yerel mahkemenin kararının hatalı olduğunu, müvekkilinin 03.01.2020 tarihli marka lisans/ kullanım sözleşmesine istinaden salt bu sözleşmenin ihtiva ettiği, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli on üç markayı kullandığını, çelişkili ve hukuka aykırı bilirkişi raporuna dayanılarak verilen yerel mahkeme kararının hatalı olduğunu, lisans sözleşmesinin ihtiva ettiği tescilli on üç adet marka adına, lisans veren tarafından yapılan tescil başvurusundan tescil kararı tarihine kadar geçen süreçte, davacı yan tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığını, sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, marka hakkına tecavüz tespiti istenen markalar hakkında uzun yıllar boyu hukuki bir girişimde bulunmamış olan davacı yanın ortalama 10 ila 11 yılın ardından iş bu davayı ikame etmesinin açıkça kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men ve ref'i  istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının ve markasal kullanımlarının aynı tür olduğu, davalı yanın, kullanımlarının lisans sözleşmesine konu markalardan farklı kullanım olduğu, her iki taraf markasında da yer alan “...” ibaresinin aynı anlamlara geldiği, davalı yanın “...” ibaresi ile birlikte kullandığı “...”, “...”, ibarelerinin ise ortak olan ibarelerdeki anlam benzerliğini ortadan kaldırmadığı, dava konusu edilen görselleri gören bir tüketicinin, benzer kabul edilen mal ve hizmetler karşısında bu markasal kullanımları, davacının ''...'' ve ''şekil'' markalarının serisi, alt markası yahut yeni bir versiyonu sanabileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 45,00-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 570,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3e170e826aeba1ad","SID":"852bba53d603edae"}}