{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/1533 - 2025/1944<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2023/1533 <br>KARAR NO\t: 2025/1944<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                       K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/148 E.  -  2023/231 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüz ve Haskız Rekabetin Tespiti, <br>\t\t  Giderilmesi, Ref'i ile Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2023 Tarih ve 2022/148 Esas - 2023/231 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili firmaların ağrı yönetimi, doku rejenerasyonu, kemik yenileme ve yara iyileşmesi üzerine kurulmuş grup şirketleri olduğunu, müvekkili ... Medikal firmasının %40 hissesinin ... Medikal Koz. Ürün. Kırt. ve Tem. Malz. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye, %40 hissesinin ... Sağlık Hizm. Medikal İnş. Gıda Tur. Oto. Taş. San. ve Tic. Ltd. Şti’ye ve %20 hissesinin ... Sağlık Tic. Ltd. Şti.’ye ait olduğunu, hastaların daha genç görünmelerini, kendilerini daha aktif hissetmelerini ve aktif kalmalarını sağlayan yenilikçi tıbbi çözümler sunduğunu, dava konusu markayı uzun yıllardır kullanan, fuarlarda tanıtanın müvekkili firmalar olduğunu, bu nedenle dava konusu marka üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkileri olduğunu, SMK madde 6/9 uyarınca davalı yana ait kötüniyetli marka tescilinin hükümsüzlüğü ve kullanımlarının durudurulmasını gerektirdiğini, müvekkili firmalarda çalışan kimya teknikeri ve kullanılan ürünlerin TSE dosyalarını hazırlayan yetkili personel olan  ... (KYT) ve ... (Üretim Müdürü)'ın işten ayrıldığını ve devamında davalı firmaya geçtiklerini, personellerin firma değiştirmesi akabinde müvekkillerinin uzun yıllardır kullandığı ve satışını yaptığı “...” markasının davalı firma tarafından tescil edildiğini, davalı firmanın yurtdışından mal alırken konşimentoda alıcı kısmına müvekkili şirketlerden “... Medical Kosmetics” adının yazılmış olduğunu ve ürünlerin teslimi sırasında müvekkili şirketin kaşe ve imzasının taklit edildiğinin anlaşıldığını, bu hususta müvekkillerinin yetkili gümrük müdürlüğüne şikayette bulunduğunu, gümrük müdürlüğünün vermiş olduğu cevabından da görüleceği üzere müvekkili firma olan ... Medikal Koz. Ürün. Kırt. Ve Tem. Malz. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. ünvanlı firma kaşeli dilekçenin bulunduğunu, bu hususta ayrıca UYAP üzerinden 15.04.2022 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı yanın açıkça kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımlarının bilindiği halde müvekkili markası olan dava konusu markayı müvekkilinin kulanımını engellemek için tescil ettirdiğini ve müvekkili üzerinden usulsüz olarak yurtdışından ürün almaya çalışıldığını, davalı firmanın TSE’den “...” markası için almış olduğu CE belgesinin ve dosyasının TSE’den istenmesini talep ettiklerini, hazırlanan dosyanın ve belgenin, müvekkilinin “...” için 2018 yılında almış olduğu CE belgesi ile birebir aynı hazırlandığının görüleceğini, davalının ilgili sektördeki kullanımının, sosyal medya hesabında müvekkili aleyhine marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, söz konusu kullanımların müvekkilinin mezkur markaları üzerindeki haklarına ileride telafisi imkansız biçimde zarar vereceğini ileri sürerek, 2019/95976 sayılı tescilin SMK m. 6/1, 6/9, 6/3 uyarınca hukuka aykırı ve haksız olduğunun tespitine, bu sebeple hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının marka hakkına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, men’ine, ref’i’ne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin ... ibareli 3, 10 ve 35/1-4. Sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2019/95976 sayılı markasının, 06.10.2019 tarihli başvuru sonucu tescil edildiğini, ancak davacı şirketlerden ... Ltd. Şti.’nin ihlal iddiasına dayanak aldığı 10. Sınıf ürünleri içeren 2019/106081, 2019/106140 ve 2019/106149 sayılı marka tescil başvurularını 30.10.2019 tarihinde yaptığını, ...  ibareli markanın kullanımı konusunda öncelik hakkının müvekkiline ait olduğunu, bu sebeple tecavüz iddialarının yerinde olmadığını, ... ibaresinin kireçlenmenin fazla ilerlemediği ve kıkırdağın kısmen korunduğu hastalarda (insan), eklem sıvısının kalitesini iyileştirmek için, eklem içine  kıkırdak besleyici hiyalüronik asit maddesini enjekte etmeyi ifade eden viskosüplemantayon kelimesinin ilk dört harfinin alınmasıyla oluşturulmuş jenerik bir kısaltma olduğu ve özellikle de Ortopedi ve Travmatoloji, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kullanılan 5 ile 10. Sınıf ürünlerle ilgili sektörde öteden beri herkes tarafından kullanılan markasal ayırt ediciliği bulunmayan anonim bir sözcük olduğunu, bu olgu anılan sektörde görev yapan Ortopedi ve Travmatoloji, fizik tedavi uzmanı bir hekim ve medikal uzmanı tarafından tevsik olunabildiğini, bu nedenle de müvekkilinin markasıyla davacı markasının karıştırmaya neden olacak bir benzerliğinin bulunmadığını,  müvekkilinin markasal kullanımlarının marka tesciline dayandığını bu sebeple haksız rekabet iddialarının da yersiz olduğunu, müvekkili markasının hükümsüzlüğüne yönelik davacı iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği 2019 106081 sayılı, 2019 106149 sayılı  ve 2019 106140 sayılı ibareli markalarının tümünün 30.10.2019 tarihinde başvurusu yapılmış tesciller olduğu, dolayısıyla bu markaların, 2019 95976 sayılı  ibareli dava konusu davalı markasının başvuru tarihinden (06.10.2019) sonra tescil başvurusu yapılmış markalar olduğundan, SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesine esas alınmalarının mümkün olmadığı,  davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği 2018/113838 sayılı ibareli markasının ise, dava konusu davalı markasından önce başvurusu yapılmış olmakla birlikte, huzurdaki dava tarihi itibariyle hükümden düşmüş olması nedeniyle SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas değerlendirmesine esas alınmalarının mümkün olmadığı, somut olayda 2019 95976  ibareli davalı markası bakımından, davacı markaların kaynaklı olarak, 6769 sayılı SMK 6/1 maddesi kapsamında hükümsüzlük nedeni bulunmadığı, davacı şirketlerin gerçek hak sahipliği iddiasını ispata yönelik olarak sunduğu deliller incelendiğinde, TSE tarafından davacı ... Medikal Kozmetik Ürünleri Kırtasiye ve Temizlik Malzemeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne 20.12.2018 tarihinde verilen ve 20.12.2023 tarihine kadar geçerli olan CE Sertifikasına ilişkin dosyada bulunan “Tam Kalite Güvence Belgesi”nde “AT Tasarım İnceleme Belgesi”nde ürünün kapsamının \"Hyalüronik Asit İçerikli Diz İçi Enjeksiyonu(Steril)\" (...) şeklinde belirtildiği,\tdavacı ... Medikal Kozmetik Ürünleri Kırtasiye ve Temizlik Malzemeleri Pazarlama Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından dava dışı üçüncü şahıslar adına 17.04.2019 ve 08.07.2021 tarihleri arasında düzenlenmiş 25 adet faturanın sunulduğu, iş bu faturalardan sadece iki tanesinin, 2019/95976 sayılı “...” ibareli davalı markasının başvuru tarihinden (06.10.2019) öncesine ait olduğunun anlaşıldığı, davacı şirketlerin çeşitli fuar ve organizasyonlara katılımlarını ve ponsorluklarını gösteren faturalar, fotoğraflar ile broşür örnekleri sunulmuş olmakla birlikte, tarih bilgisi içermeyen bu delillerin değerlendirmeye alınmasının mümkün olmadığı, zira, Yargıtay 11. H.D.'nin 05.02.2014 T., 213/12512 E., 2014/1977 K. Sayılı “ZOO YORK” kararında belirtildiği gibi, hangi tarihte, erede çekildiği belli olmayan fotoğrafların kullanımın ispatı için yeterli olmadığı, az sayıda ve düşük meblağlı faturaların da şüpheyi mucip olduğunun açıl olduğu, sözgelimi gıda sektöründe tescilli bir markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünün istendiği bir davada sadece 2 adet fatura markanın kullanıldığını ispata yeterli görülemeyeceği (11. H.D. 30.04.2014 T. 2014/2295 E., 2014/8122 K.), davacı tarafça sunulan deliller uyarınca, davacının ... ibareli tescilsiz marka kullanımının, davalı marka başvuru tarihi itibariyle oldukça sınırlı düzeyde olduğu, iş bu kullanımın davacının SMK m. 6/3 kapsamında “gerçek hak sahibi” olduğunu ispata yeterli ve elverişli olmadığı, zira söz konusu madde kapsamında gerçek hak sahipliğinden ve buna bağlı hükümsüzlük nedeninden bahsedilebilmesi için, tescilsiz kullanımın yoğun ve yaygın mahiyette olması gerektiği, davacının TSE nezdinde yaptığı kalite belgesi alma işlemleri, SMK kapsamında markasal kullanım teşkil etmediği gibi sadece 2 adet faturanın da davacıya tescilsiz işaret üzerinde hak sağlamasının mümkün olmadığı, davacının ... markası üzerinde 6769 sayılı SMK’nın 6/3. maddesi kapsamında üstün (gerçek) hak sahipliği bulunduğu iddiasının dosya kapsamında ispatlanamadığı, ... markalı ürün için CE Sertifikası başvuru aşamasında hem ... hem de ...'ın aktif rol aldığı, davalı şirketin markasını ve ürünlerini iyi bilen kişileri önce kendi şirketine transfer ettiği, akabinde ise 06.10.2019 tarihinde davacı tarafından yaratıldığını bildiği ve/veya bilebilecek durumda olduğu markası için kendi adına marka tescil başvurusunda bulunduğu, yurt dışından ithalat yaparken davacı ... Medikal şirketi gibi kendi lanse ederek davacı şirketin adını kullandığı, bir süre sonra ise davacı şirketlere ihtarname göndererek bu şirketlerin davalı marka tescilinden önce başlayan markasal kullanımlarını ve ticari faaliyetlerini engellemeye çalıştığı, mevcut eylemlerin yerleşik içtihatlar uyarınca kötüniyet teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının 2019/95976 sayılı markasının SMK 6/9. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının tecavüz ve haksız rekabete ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda 2 tane faturanın tescilsiz işaret üzerinde hak sağlamasının mümkün olmadığının belirtildiğini, fatura sayısının az olduğu gerekçesiyle gerçek hak sahibi olunmadığı sonucuna gidilmesinin haksız bir değerlendirme olduğunu, faturaya konu adetlerin de çok yüksek olduğunu, 1276 adet ... markalı ürünün, 1276 farklı hasta demek olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, mahkemece broşürlerin hazırlanma aşamasına ilişkin 10/07/2019 tarihli mail kayıtlarına değinilmediğini, SMK 6/3 uyarınca da davanın kabulü gerektiğini, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ise ... markasının tescil tarihi ve dosyanın kül olarak değerlendirilmesi sonucu bu yönden de davanın kabulünün gerektiğini, müvekkilinin yoğun ve etkin şekilde kullandığı marka hakkına kötüniyetli olarak müdahale edilmiş olup bu nedenle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete ilişkin taleplerin de kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunun maddi ve hukuki olgulara aykırı olduğunu, rapora itirazlar hakkında ek rapor veya yeni rapor alınarak çelişkilerin giderilmesi gerekmesine karşın, ek rapor veya yeni rapor alınmaması ve hukuka aykırı bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının tesis edilen kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, gerçek olmadığı hakkında ciddi şüphe bulunan 17.04.2019 tarihli faturaların kayıtlı bulundukları BA ve BS formları vergi dairesinden celp edilmeden, hükümde anılan faturalara dayalı olarak müvekkilin davacıların “…marka tescilinden önce başlayan markasal kullanımlarını ve ticari faaliyetlerini engellemeye çalıştığı…” şeklinde gerekçeye yer verilmesinin eksik tahkikat olduğunu, 17.04.2019 tarihli iki faturanın düzenlenme tarihi itibariyle içeriği doğru yansıtmadığı yönünde şüphe doğduğunu, iddiaların niteliğine ve sunulan belgelere göre davacı ... A.Ş.’nin açtığı davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesinin müvekkilinin marka tescilinden 2 yıl sonra gerçekleşmiş, esasen müvekkili tarafından da gerçekleştirilmemiş olayları kötüniyet gerekçesi yapmasının hukuka aykırı olduğunu, bir marka tescil başvurusunda bulunan kişinin, başvurusu yapılan markayla karıştırılması olası aynı veya benzer bir markanın yurdun bir yöresinde sınırlı bir çevrede ve yoğunlukta kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekliliği hususunun, tek başına başvuru sahibinin, ilgili hüküm kapsamında kötüniyetle hareket ettiği sonucuna varılması için yeterli bulunmadığını, zaten markasal nitelikte bulunmayan ibareleri müvekkilinin bilmesinin olanaksız olduğunu, yargılama konusu 2019/95976 sayılı marka tescil başvurusunun, anılan kişilerin müvekkili şirkette çalışmaya başlamalarından 5 ay sonra 06.10.2019 tarihinde yapıldığını, gerekçe kararda yer alan “…yurt dışından ithalat yaparken davacı ... Medikal şirketi gibi kendi lanse ederek davacı şirketin adını kullandığı…”; “konişmentonun alıcı kısmına ... Medical Cosmetics adını yazdığı” şeklindeki görüşün, dosya kapsamına ve maddi vakıalara aykırı olduğunu, müvekkili dışında gelişmiş olay ve işlemler olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.      <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, marka hükümsüzlüğü, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, giderilmesi ve ref'i istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği 2019 106081 sayılı, 2019 106149 sayılı  ve 2019 106140 sayılı ibareli markalarının tümünün 30.10.2019 tarihinde başvurusu yapılmış tesciller olduğu, davacının hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği 2018/113838 sayılı ibareli markasının ise, dava konusu davalı markasından önce başvurusu yapılmış olmakla birlikte, huzurdaki dava tarihi itibariyle hükümden düşmüş olduğu, bu nedenle SMK’nın 6/1. maddesinin somut olaya uygulanma ihtimalinin bulunmadığı, davacı tarafça sunulan delillerden davacının ... ibareli tescilsiz marka kullanımının, davalı marka başvuru tarihi itibariyle oldukça sınırlı düzeyde olması nedeniyle SMK'nın  6/3. maddesi kapsamında davacının “gerçek hak sahibi” olduğunun ispatlanamadığı, ancak ... markalı ürün için CE Sertifikası başvuru aşamasında hem ... hem de ...'ın aktif rol aldığı, davalı şirkette çalışan bu kişilerin öncesinde davacı şirkette çalıştığı, davacı tarafından yaratıldığını bildiği ve/veya bilebilecek durumda olduğu halde söz konusu marka için kendi adına marka tescil başvurusunda bulunan davalının kötüniyetle hareket ettiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 615,40'ar TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 269,85'er TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55'er TL'nin taraflardan ayrı ayrı  tahsili ile hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerine bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025<br>\t\t\t<br> <br>Başkan<br><br> <br>  <br>Üye<br><br> <br> <br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"29c16b44184675f2","SID":"ba2c84a0f72f1ca8"}}